Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Ali İhsan Çiçek ve Tahsin Çiçek'in Zorla Kaybedilmesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 05.09.2001 tarihli kararındaki ifadeler, İHD Diyarbakır Şubesi ve Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Yakay-der)’nin kayıtları ve çeşitli basın yayın organlarında çıkan haberlere göre Tahsin Çiçek, Kredi Yurtlar Kurumu’nda memur olarak çalışırken 1991 yılında İstanbul’a sürgün edildi. Tayinini geri alamayınca istifa ederek önce Diyarbakır’a, ardından köyü Tılé'ye gelerek yerleşti. Evli ve altı çocuk babasıydı.

10 Mayıs 1994 günü sabah saat 06.00 sıralarında Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Dernek (Tilé) köyüne Bolu Dağ Komando Tugayı’na bağlı askerler tarafından baskın düzenlendi. Baskında kadın ve çocuklar bir tarafta bekletilirken erkekler cami önünde toplandı ve kimlik kontrolü yapıldı. Kimlik kontrollerinin ardından Tahsin Çiçek, Ali İhsan Çiçek, Ramazan Akyol, Fevzi Fidantek, Mehmet Demir ve Mehmet Özinekçi gözaltına alındı. Lice Jandarma Komutanlığı’na yaya olarak götürülen altı kişi daha sonra Bolu Tugayı’na bağlı askerlerin kaldığı, o dönemde gizli gözaltı merkezi olarak kullanılan Lice Yatılı Bölge Okulu’na götürüldü. Gözaltının ikinci gününde Çiçek kardeşler diğer dört kişiden askerler tarafından serbest bırakılacakları söylenerek ayrıldı. Üçüncü gün diğer dört kişi serbest bırakıldı ancak köylerine döndüklerinde Ali İhsan ve Tahsin Çiçek köye dönmemişti. İki kardeşten o günden sonra haber alınamadı.

Olaydan 17 gün sonra, 27 Mayıs 1994’te, köylüler bu kez Tahsin Çiçek’in oğlu 16 yaşındaki Çayan Çiçek’in askerler tarafından kimlik kontrolünün ardından kendi tarlalarından gözaltına alındığına şahit oldu. Çayan Çiçek doğuştan gece körüydü ve gün ışığında da çok sınırlı görüşü vardı.

İki oğlunun ardından torunu da gözaltına alınan Hamsa Çiçek aynı dönemlerde gözaltına alınarak Lice Yatılı Bölge Okulu’nda tutulan birkaç köylüyle bağlantıya geçerek oğullarının akıbeti ve nerede tutuldukları hakkında bilgi almaya çalıştı. Kısa bir süre sonra gözaltına alınıp serbest bırakılan bir köylü Lice Yatılı Bölge Okulu’nda Tahsin Çiçek ve Dibek köyü nüfusuna kayıtlı iki kardeş (25 Nisan 1994 tarihinde gözaltına alınan ve halen kayıp olan Mehmet ve Muharrem Tanrıverdi adlı kardeşler) ile birlikte kaldığını, onlarla birlikte Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’na getirildiğini ancak daha sonra Tahsin Çiçek ve Tanrıverdi kardeşleri görmediğini söyledi. Başka iki köylü de tariflerden Çiçek kardeşlerle aynı dönemde gözaltında tutulmuş olabileceklerini belirtti. Hamsa Çiçek ve kızı birçok kez Lice Jandarma Komutanlığı’na ve Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu ancak hiçbir bilgi alamadı; sadece sözlü olarak Çiçeklerin gözaltında olmadığı söylendi.

Lice Cumhuriyet Savcılığı, 1997 yılında açtığı soruşturma kapsamında Çiçek kardeşlerle aynı zamanda gözaltına alınan Ramazan Akyol, Fevzi Fidantek, Mehmet Demir ve Mehmet Özinekçi’nin ifadelerini aldı. Dört kişi de ayrı ayrı verdikleri ifadelerinde olayları benzer şekilde anlatarak operasyonu, gözaltına alınmalarını, Yatılı Bölge Okulu’nun bodrum katında gözleri bağlı olarak tutulmalarını ve Çiçek kardeşlerin ikinci günün sonunda bırakılmak üzere yanlarından alındığını, kalan dört kişinin ise üçüncü gün serbest bırakıldığını anlattı. Jandarmalar tarafından ifadeleri alınan köy muhtarı ve iki köylü ise iddia edilen tarihte köye operasyon düzenlenmediğini iddia etti. Soruşturma kapsamında incelenen gözaltı kayıtlarına göre Tahsin ve Ali İhsan Çiçek kardeşler 24 Nisan 1994’te gözaltına alınmış, 26 Nisan’da serbest bırakılmıştı.

Tahsin, Ali İhsan ve Çayan Çiçek’in gözaltına alındığının inkar edilmesi ve akıbetleri hakkında herhangi bir bilgiye ulaşamamaları nedeniyle Çiçek ailesi, savcılık, jandarma ve İHD’nin ardından 8 Kasım 1994’te AİHM’ye başvurdu. Mahkeme davayı kabul ettikten sonra ilki Haziran 1997’de ikincisi Haziran 1998’de olmak üzere Ankara’da 8 tanığın ifadesini aldı. Hamsa Çiçek ifadelerinde oğlu Tahsin Çiçek’in köyden bazı kişilerle arasında sorun olduğunu; kaybedilmesinden yaklaşık bir ay önce köyün muhtarının oğlu tarafından jandarmaya şikayet edilmesi nedeniyle bir hafta boyunca gözaltına alındığını; çıktığında ise köy muhtarı ile konuyla ilgili tartıştığını; Mayıs ayındaki operasyonda gözaltına alınmasından bir süre sonra köy muhtarının oğlunun kendisine Ali İhsan’ın öldürüldüğünü, Tahsin’in ise askerlerin elinde olduğunu söylediğini belirtti.

Mahkeme, devletin sunduğu belgeleri inceleyip gösterdiği tanıkları dinledikten sonra tutarsızlıklar ve daha önceki benzer olaylardaki deneyimleri göz önünde bulundurarak Tahsin ve Ali İhsan Çiçek ile ilgili olarak başvuran Hamsa Çiçek ve dinlediği diğer tanıkların ifadelerini doğru buldu ve iki kardeş hakkında 5 Eylül 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. (esastan), işkence yasağını düzenleyen 3. (başvuranlar açısından), özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. ve etkili soruşturma hakkını düzenleyen 13. maddelerinin ihlal edildiğine karar vererek Türkiye Cumhuriyeti devletini maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm etti. Mahkeme, Çayan Çiçek’in gözaltına alınması ve sonrasında zorla kaybedilmesine ilişkin yeterli delil sunulamadığı için ihlal kararı vermedi.

Kulp ilçesinde 1993’te işlenen 11 faili meçhul cinayetin sorumlusu olduğu gerekçesiyle hakkında 7 Ekim 2013’te dava açılan emekli Tuğgeneral Yavuz Ertürk’le ilgili aralarında Çiçeklerin de bulunduğu 9 soruşturma daha yürütüldüğü bilgisi davanın iddianamesinde de yer aldı. İddianameye göre, dönemin Bolu Komando Tugayı Komutanı Tuğgeneral Ertürk’ün adı, Kulp-Lice-Genç üçgeninde 1993-94’te gerçekleşen ve 25 kişinin öldüğü 9 ayrı olayda daha geçiyor. Cinayetlerden, ismi belirlenemeyen ‘Yarbay Ramazan’ kod adlı bir asker ile bir üsteğmen, 2 astsubay ve bir uzman çavuş da sorumlu tutuluyor. “Kasten öldürme” suçundan 11 kez müebbet ile “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “halkı silahlı isyana teşvik” suçlarından 25 yıla kadar hapis cezası istenen davada tek sanık olan Yavuz Ertürk tutuksuz olarak yargılanıyor.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Soruşturma / Dava tarihi:1997-01-01
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

AİHM kararı
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Gazete veya internet haberi

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Ali İhsan Çiçek 1994-05-10 Yavuz Ertürk (Tuğgeneral, Bolu 2. Tugayı Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Hareketli Tugay
Tahsin Çiçek 1994-05-10 Yavuz Ertürk (Tuğgeneral, Bolu 2. Tugayı Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Hareketli Tugay

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS