Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Ayten Öztürk'ün Zorla Kaybedilmesi

Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk’ün Malatya Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesine göre Hıdır Öztürk 1992 yılında Tunceli’de İl Özel İdaresinde devlet memuru olarak çalışmaktaydı. 1992 yılının Mayıs ayında bir gün İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazganarıkan kendisini makamına çağırdı. Hıdır Öztürk durumu aktardığı Vali Muavini Bülent Karaçöl’den izin istedi ancak Karaçöl iş yoğunluğu nedeniyle gitmemesini söyledi. Ancak iki-üç gün sonra Alay Komutanı kendisini yeniden çağırınca bu sefer izin alarak görüşmeye gitti. Komutan Hıdır Öztürk’e ailesiyle ilgili sorular sorduktan sonra çocuklarından birinin PKK’ye katılacağı yönünde bir istihbarat aldıklarını, dikkatli olması gerektiğini söyledi. Hıdır Öztürk üç kızının da memur olduğunu ve böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyleyince de Alay Komutanı çocuklarını da alarak yeniden gelmesini istedi.

Hıdır Öztürk bir pazar günü üç kızını da yanına alarak yeniden Jandarma Alay Komutanlığına gitti. Kızları Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazganarıkan’ın Mahmut Bey diye tanıttığı bir kişi tarafından yanından alınarak sorgulandı, daha sonra hep beraber komutanlıktan ayrıldılar. Bu tarihten yaklaşık iki buçuk ay sonra, 28 Temmuz 1992 tarihinde, Hıdır Öztürk’e, kızı Ayten Öztürk’ün çalıştığı Tungaş Gıda AŞ’den telefon edildi ve kızının işe gitmediği bildirildi. Görgü tanıkları Ayten Öztürk’ü üç kişiyle beraber beyaz bir araçta giderken gördüklerini söylediler. Kızından daha sonra haber alamayan Hıdır Öztürk polise ve savcılığa başvurdu ancak herhangi bir bilgi edinemedi.

8 Ağustos 1992’de Elazığ Devlet Hastanesinden gelen bir telefonla kimliği belirsiz bir kadın cesedi bulunduğu Öztürk ailesine bildirildi. Ayten Öztürk’ü bir çoban Elazığ Karşıyaka Kartaltepe mevkiinde yarı gömülü olarak bulmuştu; işkenceden tanınamayacak hale gelmiş bedeninin çeşitli yerleri kesilmiş, yüzülmüş, bazı organları vücudundan ayrılmıştı. Ancak işkence otopsi raporunda yer almadı; detaylı otopsiye ihtiyaç duymayan doktorlar bedendeki bozulmaların gömülü kalmayla ilişkili olduğunu yazmışlardı. Açılan soruşturma adli bir olay olarak ele alındığı için hızla kapatıldı. Hıdır Öztürk daha sonra otopsiyi yapan doktorlar Zülfü Kılıç (2013 itibariyle Ümraniye Özel Afiyet Hastanesinde çalışıyor), Nusret Akpolat (2013 itibariyle İnönü Üniversitesine bağlı Turgut Özal Tıp Merkezi’nde çalışıyor) ve raporu imzalayan savcı Mehmet Ali Gürbüz (2012 itibariyle Ordu Adliyesinde görev yapıyor) hakkında suç duyurusunda bulundu.

Olaydan birkaç ay sonra, 21 Şubat 1993’te gazeteci Soner Yalçın, Hıdır Öztürk’ü arayarak kendi yaptığı araştırmalar sonucunda Jitem Grup Komutanı Cem Ersever’den kızı Ayten Öztürk’ün Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırılarak öldürüldüğünü öğrendiğini söyledi. Olay yıllar sonra 2012’de Abdülkadir Aygan’ın itiraflarında da yer aldı.

Hıdır Öztürk 13 Aralık 2011 tarihinde TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna çağrıldı. Verdiği ifade kamuoyunda da geniş yer buldu ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Aralık ayında Elazığ ve Tunceli Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine harekete geçen Elazığ Cumhuriyet Savcılığı dosyayı yeniden açtı. O dönemde görev yapan kamu görevlilerinin isimleri ilgili kurumlardan istendi. Cinayetin örgütlü suçlar kapsamında olduğuna kanaat getirilmesi üzerine dosya Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Savcılık, ayrıca Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın isminin karıştığı tüm olayların dosyalarını da ilgili yerlerden talep etti.

CMK 250. Maddesi ile Görevli Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava kapsamında 13 Haziran 2012’de Karaburun Cumhuriyet Başsavcılığında tanık olarak ifadesi alınan Hüseyin Oğuz, 1992 yılında Uşak İl Jandarma Komutanlığında Sorgu Amiri olarak görev yaptığını, 1 Temmuz 1993’te Malatya İl Jandarma Komutanlığı Sorgu Amirliğine tayin olduğunu, daha sonra da görevi gereği Tunceli, Elazığ, Bingöl ve Diyarbakır’da bulunan istihbaratçılarla diyalog halinde olduğunu aktardıktan sonra o dönemde Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Bozo kod adlı Yusuf Geyik ve itirafçı Mesut Mehmetoğlu’nun bir ekip oluşturarak bölgede örgüt üyesi süsü verdikleri pek çok sivili infaz ettiklerini bizzat duyduğunu aktardı. 1993 yılında Elazığ Jitem Komutanı Zeki Yüzbaşı’nın kendisine Ayten Öztürk’ün Mahmut Yıldırım tarafından Mazgirt’ten kaçırıldığını, bu sırada yanında itirafçı Mesut Mehmetoğlu’nun da olduğunu, daha sonra Ayten Öztürk’ü Diyarbakır Jitem’e götürdüklerini ve burada üç gün boyunca işkence yaptıktan sonra infaz edildiğini anlattığını aktardı. Olayı kendisine Abdülkadir Aygan’ın da doğruladığını, bu olayla ilgili kayıtların o dönemde Malatya İl Jandarma Komutanlığında tutulduğunu ancak kendisi 1996 yılında ayrıldığı için kayıtların hala durup durmadığını bilmediğini ekledi. Dava kapsamında 28 Mart 2012 tarihinde dönemin Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazganarıkan’ın ifadesi de Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla alındı. Mahkeme 31 Mayıs 2012 tarihinde Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım için yoklukta tutuklama müzekkeresi düzenlenmesine karar verdi. Ayrıca Tabipler Birliği Merkez Konseyi, Ayten Öztürk’ün 8 Ağustos 1992’de Dr. Nusret Akpolat ve Dr. Zülfü Kılıç tarafından gerçekleştirilen harici otopsisinde kesin olmayan bulguların kesinmiş gibi belirtilerek klasik otopsiye gerek görülmediğini, işkence bulgularının görmezden gelinerek mesleki bilgi ve becerilerin gerçeğin ortaya çıkartılması için kullanılmadığı iddialarını göz önüne alarak adı geçen iki doktor hakkında ön inceleme başlattı. Sadece ölü muayene tutanağını inceleyerek ve söz konusu iki doktorun üzerlerine atılı suç isnadını reddeden ifadelerine bakarak bir inceleme yürüten Elazığ Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi ön incelemeci doktorun suç vasfını ortaya koyacak delil yoktur raporu üzerine iki doktor da ceza almadı.

Öztürk ailesi açılan davada herhangi bir ilerleme olmayınca 21 Ekim 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkeme, 21 Nisan 2016’da Anayasa'nın yaşam hakkının düzenlendiği 17. maddesinin usul boyutunun ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ve aileye 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Hukuki süreçte son durum:Davada kesin beraat hükmü verildi
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Evet
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Savcılık işlemleri ve kararları
Gazete veya internet haberi
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Savcılık işlemleri ve kararları
Anayasa Mahkemesi Kararı

Politik Sorumlular

İsim Görev
Turgut Özal Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel Başbakan
İsmet Sezgin İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Eşref Bitlis Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Yılmaz Ergün Emniyet Genel Müdürü
Teoman Koman MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Ayten Öztürk 1992-07-27 Mahmut Yıldırım (Yeşil Kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İstihbarat elemanı
Ayten Öztürk 1992-07-27 Mustafa Sabri Yazganarıkan (Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Ayten Öztürk 1992-07-27 Cahit Aydın (Jandarma, Binbaşı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Ayten Öztürk 1992-07-27 Mesut Mehmetoğlu (İtirafçı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Ayten Öztürk 1992-07-27 Mehmet Yazıcıoğlu Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Çatışmalarda yer alan diğer devlet dışı güçler
Ayten Öztürk 1992-07-27 Aslan Yıldırım (Tunceli Valisi) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Vali
Ayten Öztürk 1992-07-27 Ahmet Demir (Tunceli Emniyet Müdürü) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İl Emniyet Müdürü
Ayten Öztürk 1992-07-27 Dr. Nusret Akpolat (Otopsiyi yapan doktor) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Adli tıp uzmanı, doktor
Ayten Öztürk 1992-07-27 Dr. Zülfü Kılıç (Otopsiyi yapan doktor) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Adli tıp uzmanı, doktor
Ayten Öztürk 1992-07-27 Mehmet Ali Gürbüz (Savcı) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Savcı

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS