Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Cemile Şarlı ve Ramazan Şarlı'nın Zorla Kaybedilmesi

Şarlı ailesi Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı yaklaşık elli haneli bir köy olan Ulusoy'da (Vanik) yaşamaktaydı. 1993 yılının Aralık ayında köyün okulu güvenlik nedeniyle kapalıydı ve köylüler Yelkenli Jandarma Komutanı Dursun Ertuğrul'un talimatıyla gece boyunca okulun civarında silahlarıyla nöbet tuttular.

23 Aralık 1993 gecesi Ulusoy'daki okulda nöbet tutan dört köylü, K. A., R. T., Y. Ç. ve N. A., saat 22.30-23.30 sıralarında 4-5 silahlı kişinin bir araçla okula doğru geldiğini görünce önce sözlü ihtarda bulundu; daha sonra da araca doğru ateş açtı. Yaklaşık 15 dakika süren karşılıklı çatışma sonrasında araç geri çekildi. Köylüler gecenin ilerleyen saatlerinde ağır silahların da kullanıldığı çatışma sesleri duydular.

24 aralık sabahı saat 03.00-03.30 civarında kamuflaj kıyafetleri giymiş 6 silahlı adam İsmet Orakçı'nın evine gelerek kendilerini Ahmet Şarlı'nın evine götürmesini istediler. Cemile Şarlı'nın evde olmadığını, geceyi Abdullah Milyas'ın evinde geçirdiğini öğrenince İsmet Orakçı'yı Şarlı ailesinin evinde bıraktılar ve yanlarına Abdullah Milyas'ın evini göstermesi için Ramazan Şarlı'yı da alarak çıktılar. Abdullah Milyas, Ramazan Şarlı ve Cemile Şarlı'yı zorla yanlarına alarak evden ayrılan altı kişi daha sonra Abdullah Milyas'ı serbest bıraktı; ancak Ramazan Şarlı ve Cemile Şarlı'dan bir daha haber alınamadı. Görgü tanıklarının bir kısmı Ramazan Şarlı ve Cemile Şarlı'yı götüren altı kişinin asker olduğunu, bir kısmı ise PKK militanı olduğunu iddia etti; ancak her iki ihtimalde de zorla götürüldükleri güvenilir tanıklarca ifade edildi.

Şarlı ailesi olayın ertesinde Tatvan Savcılığına bir dilekçe ile başvurarak Cemile ve Ramazan Şarlı'nın akıbetini öğrenmek istedi. Savcılığın Jandarma Komutanlığından ilgili kişilerin gözaltında olup olmadığı bilgisini talep etmesi üzerine Jandarma Komutanlığı 27 Aralık 1993'te gözaltında olmadıklarını bildirdi. Tatvan Savcısı Mustafa Yabanoğlu bu bilgi üzerine Cemile ve Ramazan Şarlı'nın PKK militanları tarafından kaçırılmış olabilecekleri iddiasıyla 11 Ocak 1994 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderdi.

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi yerel yetkililere standart bir yazı gönderdi ve dosyadaki gelişmeleri üç ayda bir bildirmelerini isteyerek daimi arama kararı verdi. Bunun üzerine aile 31 Ocak 1994'te yeniden Bitlis Savcılığına bir dilekçe ile başvurarak Cemile ve Ramazan Şarlı'nın güvenlik güçlerince gözaltına alındıklarını bildirdi ve hakim karşısına çıkarılıp çıkarılmadıklarını sorarak nerede tutulduklarını öğrenmek için bilgi talep etti. Baba Ahmet Şarlı ise Diyarbakır İHD'ye başvurarak çocuklarının 24 Aralık 1993 sabahında güvenlik güçlerince gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alamadıklarını bildirdi. Soruşturmada hiçbir ilerleme kaydedilmeyince anne Cemile Şarlı 23 Haziran 1994'te AİHM'ye başvurdu. AİHM dosyayı kabul etti ve 4 Ekim 1997 ile 6 Mayıs 1998 tarihlerinde Ankara'da başvuranlar, görgü tanıkları ve diğer ilgililerin ifadelerini aldı. AİHM, yaptığı incelemelerin ardından 22 Mayıs 2001 tarihinde verdiği kararla AİHS'nin etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesinin ve bireysel başvuru hakkını düzenleyen eski 25. maddenin ihlal edildiğine karar verdi; devleti Şarlı ailesine tazminat ödemeye mahkûm etti.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

AİHM kararı

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Cemile Şarlı 1993-12-24
Ramazan Şarlı 1993-12-24

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS