Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Ebubekir Dayan'ın Zorla Kaybedilmesi

Ebubekir Dayan, İmam Hatip Lisesi mezunuydu. Cizre merkezde müftülüğe bağlı olarak müezzinlik yapıyordu. Cizre’de yaşanan bir çatışmada evine bir lav silahı isabet etti, bu olay sonrası Ebubekir Dayan ağır yaralı kurtulurken dört aydır evli olduğu eşi hayatını kaybetti. İki yıl sonra tekrar evlenen Ebubekir Dayan’ın bir çocuğu oldu.

Olay öncesi Cizre Müftülüğüne gelen devlet güçleri Ebubekir Dayan’ı sordu, arandığını, oraya maaş almaya gelmesi durumunda emniyete haber verilmesini istedi. Ebubekir Dayan’ın müftülükte çalışan bir yakını bu durumu ona iletti ve kendisine dikkat etmesini söyledi. Ebubekir Dayan ise devlet güçleriyle herhangi bir sorunun olmadığını, aranıyorsa da mutlaka bir yanlışlık olduğunu düşündüğünü söyledi ve 17 Ocak 1994 tarihinde maaşını almak için müftülüğe gitti. Müftülükte de Ebubekir Dayan’a emniyetten ifade vermek üzere çağrıldığı söylendi. O da o zamanki müftü yardımcısı Fadıl Bedirhanoğlu'ndan 655.000 lira maaşını aldıktan sonra emniyete gitmek üzere müftülükten ayrıldı.

Ebubekir Dayan’ın babası Halil Dayan o dönemde İdil’in Sırtköy Köyü Harbak mezrasında yaşıyordu. Ebubekir Dayan iki gece eve gelmeyince, Ebubekir'in eşi üç gün sonra Halil Dayan'a haber verdi ve Halil Dayan eşiyle birlikte Cizre'ye geldi. Ebubekir Dayan’ın annesi oğlunu sormak için emniyete gitti. Halk arasında Ramazan Hoca ismiyle tanınan kişi ona orada ne aradığını sordu. Annesi oğlunun gözaltına alındığını duyduğunu, onu sormak için geldiğini söyledi. Ramazan Hoca ona "Ebubekir yok, Abdurrahman burada, oğlunun ismi Ebubekir değil Abdurrahman" dedi. Annesi oğlunun isminin Ebubekir olduğunu, imam olduğunu söyledi. Ramazan Hoca bunun üzerine ona “senin oğlun kafirdir” diye karşılık verdi. Annesi polis memurlarından oğlunun çamaşırlarını kendisine vermelerini istedi, yıkayıp getireceğini söyledi. Polis memuru Ebubekir Dayan'ın iç çamaşırlarını ve bir tek çorabını annesine verdi. Anne ve babası ertesi gün yine geleceklerini, çocukları için yemek getireceklerini söyledi. Ramazan Hoca bunun üzerine “Ona getirdiğin yemeği vermeyeceğim, getirirsen, yüzüne döker, basarım” dedi. Anne ve babası oğullarına ait olan giysileri alıp evlerine döndü. Ona ait iç çamaşırlarını ve bir tek çorabı gören Halil Dayan, oğlunun hayatından endişe etti, öldürülmüş olabileceğini düşündü.

Ertesi günler de oğullarıyla görüştürülmediklerinde babası 19 Ocak'ta Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına iki gündür haber alamadıkları oğlu Ebubekir Dayan’ın kaybolduğunu bildiren bir dilekçe verdi. Ailenin ısrarlı aramaları sonucu gözaltına alındıktan on üç gün sonra (1 Şubat 1994) Ebubekir Dayan'ın cansız bedeninin hastanede olduğu öğrenildi. Onlara yapılan açıklamada kalp krizi geçirdiği söylendi. Ebubekir Dayan’ın cenazesi buradan Cizre'deki evine getirildi. O sırada Halil Dayan ve eşi kendi köylerindelerdi. Cizre'ye geldiklerinde beden tabuta konulmuştu. Tabutu alarak İdil'deki köylerine götürdüler. Gömmeden önce tabutu açan Halil Dayan oğlunun bedeninin tanınmaz halde olduğunu gördü, onu ancak dudağının üstündeki benden tanıyabildi. Bedendeki ağır işkenceleri gören ve “kalp krizi geçirerek öldü” denilmesine inanmayan baba Halil Dayan oğlunun gömülmemesini ve otopsi yapılmasını istedi ancak bu istek kabul edilmedi, evinin bombalanabileceği, baskı göreceği söylendiği için aynı gün Ebubekir Dayan’ın bedeni toprağa verildi.

Halil Dayan, oğlunu gömdükten birkaç gün sonra gelini Saadet Dayan ile savcılığa gitti, savcılıktan onlara emniyete gitmeleri söylendi. Emniyette üç-dört saat bekledikten sonra Ebubekir Dayan’a ait defter, kemer, imam başlığı, saat ve bir miktar para ailesine teslim edildi. Yanlarına gelen uzun boylu, esmer, kilolu bir polis memuru Halil Dayan'a "Senin oğlun nasıl imamdır, ben de İmam Hatip okumuşum. Senin oğlun imamlık yapmaya yeterli değildi. Söyle bakalım Allah'ın kaç ismi vardır?" diyerek onunla dalga geçti. Halil Dayan o polise ve yanındaki beş diğer polise oğlunun hiçbir kötülüğü olmadığını söyledi. Karşılığında söyledikleri Ebubekir Dayan'ın kalp krizinden öldüğüydü. Ancak Halil Dayan gömülmeden önce gördüğü bedenin işkence görmüş olduğundan emindi, yine de oğlunun müftülükteki dosyasında bulunan sağlık raporuna baktı, Ebubekir Dayan'ın hiçbir kalp sorunu yoktu. Olaydan sonra Ebubekir Dayan ile aynı dönem gözaltında kalan kimi tanıklar da ailesine onun gördüğü ağır işkencelerden sözetti.

2009 yılında cezaevinde tutuklu bulunan iki gizli tanığın, Şırnak ili Cizre ilçesinde 1993 -1995 yılları arasında terörle mücadele adı altında faaliyet yürüten bir suç örgütünün varlığından bahsedip işlenen suçlar hakkında ayrıntılı bilgiler vermeleri üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250. Maddesinde Belirtilen Suçlara Bakmakla Yetkili) 2009/906 hazırlık numaralı bir soruşturma başlattı. Savcılığın, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı (soruşturma no 2009/430) ile birlikte yürüttüğü bu soruşturmanın ciddiyetle üzerine düşülmesi sonucu, tanık anlatımlarının birçok eski dosya bilgileri ile örtüştüğü görülerek, önemli kanıtlara ulaşıldı ve şüphelilerin bir kısmı tutuklandı.

Yaşanan gelişmelerin duyulmasıyla bölge kamuoyunda sorumluların tespit edilip, yargılanabileceği umudu doğdu. Bu nedenle 2009 yılında Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde pek çok aile Şırnak Barosu aracılığıyla ve gönüllü avukatların destekleriyle kendi kayıplarının da akıbetlerini öğrenebilmek ve sorumluların bulunması amacıyla uzun süredir hiçbir ilerleme olmamış kayıp dosyaları ile ilgili olarak savcılıklara yeniden başvuru yaptı. Halil Dayan'ın da yeniden yaptığı başvuru sonrasında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/430 soruşturma numarasıyla dosyayı yeniden açtı.

Hukuki süreçte son durum:Soruşturma sürüyor
Soruşturma / Dava tarihi:2009-11-19
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Savcılık müşteki ifade tutanağı

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Ebubekir Dayan 1994-01-17 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Ebubekir Dayan 1994-01-17 Ramazan Hoca (kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS