Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Kuddusi Adıgüzel ve Mirze Ateş'in Zorla Kaybedilmesi

Kuddusi Adıgüzel 1952 yılında Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Kanıkaya (İnkaya) köyünde dünyaya geldi. Beş erkek iki kız kardeşi vardı. İlkokulun sonuna kadar okuyabildi. Evli ve beş çocuk babasıydı. Çiftçilik, inşaat işçiliği, pazarcılık gibi çeşitli işler yapıyordu. Köylerine askerler tarafından sürekli baskın yapılıyor ve o da diğer köylüler gibi zaman zaman gözaltına alınarak işkence görüyordu. Bu nedenle buradan Diyarbakır’a göç etti ancak ekonomik sorunlar nedeniyle bir süre sonra Kulp merkeze geri döndü. Ancak baskılar devam etti, bir dönem tutuklandı ve dört ay cezaevinde kaldı. Çıktıktan sonra da sürekli ölümle tehdit edildi, Kulp’u terk etmesi söylendi. Ekonomik koşullar nedeniyle Kulp dışında gidebileceği bir yer olmadığından Dûderya (Konuklu) köyüne döndü. Kaybedilme tarihinden üç ay önce Dûderya askerler tarafından yakıldı.

15 Mart 1994 tarihinde gece 03.00 sıralarında Kulp Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler tarafından Dûderya (Konuklu) köyü Arıklı mezrasındaki evi korucu ve askerler tarafından basıldı. Askerler aynı gece daha önce aynı köyde ikamet etmekte olan Mirze Ateş’in evine de baskın düzenlemiş, kendisini, eşini ve çocuklarını gözaltına alarak Kuddusi Adıgüzel’in evine de beraberlerinde götürmüştü. Asker ve korucular Kuddusi Adıgüzel’in evinin kapılarını kırarak içeri girdi. Gelenlerden biri Ali binbaşı olarak bilinen komutandı. Asker ve koruculardan bir kısmının yüzü maskeliydi. Evi arandı. Kuddusi eşi ve çocuklarının gözü önünde yere yatırıldı. Göğsüne ateşe verilerek eritilen naylon damlatıldı, ağır işkenceler yapıldı. İlerleyen saatlerde Kuddusi Adıgüzel ve Mirze Ateş gözaltına alınarak Kulp ilçesinde Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Ağabeyi Zeki Adıgüzel, Kuddusi’nin gözaltında olduğunu diğer kardeşi Hakkı’dan üç gün boyunca serbest bırakılmaması üzerine öğrendi. Zeki Adıgüzel, Kulp İlçe Jandarma Komutanlığına Belediye Başkanı Fahri Aydın’la beraber gitmek istiyor, tek başına giderse bilgi alamayacağını düşünüyordu. Fahri Aydın bu teklifi kabul etmeyince köyün Muhtarı Mizbah Akdeniz’le beraber Jandarma Komutanlığına gitti. Komutanlıkta Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ali Ergülmez, Zeki Adıgüzel’e “kardeşinin suçunu biliyor musun?” diye sordu. Zeki Adıgüzel bilmediği cevabını verdi. Jandarma Komutanı Ali, Kuddusi’nin “PKK örgütüne yardımcı olduğunu” söyledi ve devam etti “bütün ısrarlarıma rağmen kardeşin herhangi bir sığınak veya silah yeri göstermedi, bu nedenle kardeşini Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığına gönderdim” dedi. Aile üyelerinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ve Jandarma Komutanlığına yaptığı müracaatları da sonuçsuz kaldı.

Aynı dönemde Diyarbakır Jandarma Komutanlığında gözaltında olan Muhterem Ayata (Hayato), Reşat Pamuk, Eşref Ateş serbest bırakıldıktan sonra Kuddusi Adıgüzel’i gözaltında gördüklerini, yan yana duran ayrı hücrelerde birlikte üç ay yirmi gün boyunca kaldıklarını belirtti.

Bunun üzerine Zeki Adıgüzel, Diyarbakır DGM Savcılığına başvuruda bulunmak istedi. 29.04.1994’te Savcılığa dilekçeyi vermeye gittiğinde içeri alınmadı. Yetkililer dilekçeyi alıp bir süre sonra iade ediyor, kardeşinin isminin gözaltı kayıtlarında bulunmadığını söylüyorlardı. Tekrar tekrar başvurmak istedi, fakat hiçbir dilekçesi işleme konulmadı. Sonunda Zeki Adıgüzel İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesine başvuruda bulundu. Olay sivil toplum örgütlerinin yardımıyla Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Gönülsüz ve Zorla Kaybolmalar Çalışma Grubu Başkanlığına intikal etti. 1994’te sivil toplum örgütleri kanalıyla bilgilendirilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, Gönülsüz ve Zorla Kaybolmalar Çalışma Grubu’nun girişimi üzerine Kuddusi Adıgüzel’in zorla kaybedilmesiyle ilgili Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Daha sonra Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı, Kuddusi Adıgüzel’in PKK örgütü tarafından kaçırıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verip, dosyayı Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na yolladı. (Hazırlık no:1994\72 – Karar no:1996\17)

Aile, Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığından neye dayanarak örgütün kaçırdığına karar verildiğini öğrenmek ve kayıp ettirilmenin gerçekleşebileceği olası yerlerden gözaltı kayıtlarının gönderilmesini istedi. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Kulp Jandarma Komutanlığından ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığından 1994 yılına ait gözaltı kayıt defterlerini ve Muhterem Ayata, Reşat Pamuk, Eşref Ateş’in tespit edilerek, konu ile ilgili ifadelerinin alınmasını istedi. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığının istemlerine rağmen Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ısrarla kayıtları göndermedi. İnceleme yaptığını ve kayıtlarda Kuddusi Adıgüzel’in adına rastlanmadığına dair cevap verdi, ancak defterlerin asıllarını göndermedi.

Yetkililer aradan geçen sekiz yıl boyunca aile ile irtibat kurup ifadelerini almadı. Muhlise Adıgüzel’in bulunamadığı, adresin geçerli olmadığı gibi nedenlerden dolayı ifadesinin alınamadığı öne sürüldü. Oysa aynı dönemde Muhlise Adıgüzel, dava sürecine katılmak ve bilgi edinmek için başvurularda bulunuyordu. Kuddusi Adıgüzel’in gözaltında olduğunu söyleyen, aynı dönemde gözaltına alınmış Muhterem Ayato ve Eşref Ateş gibi isimler de adreslerinde bulunamadıkları gerekçesiyle ifade vermeye çağrılmadı.

12 Mayıs 2002 tarihinde Diyarbakır DGM’ye başvuran eşi Muhlise Adıgüzel, Savcılığa mübaşir aracılığıyla Kürtçe olarak verdiği beyanda “1994’de asker ve korucular kocam Kuddusi Adıgüzel’e ellerini arkadan bağlayarak sabaha kadar işkence yapmış sonra götürmüşlerdi. Savcılığa gittim, savcılık kocamı jandarma ve emniyetin gözaltına almadığını, örgüt tarafından kaçırıldığını söyledi. Kocam kaybolduktan 3 ay sonra 8 cesedin bulunduğu yere gittik. Kocamın giysilerini tanıdım, korktuğumdan o zaman söyleyemedim” dedi. 12 Haziran 1994 tarihinde Kulp İlçesi Bağcılar köyü Düzpelit mezrası Malase Kevirikok mevkiinde yakılmış olarak bulunan 8 kişiyle DNA eşleşmesi talebinde bulundu. O dönemde olay yerinde bulunan Kasım Altun adlı tanık, 14.03.2003 tarihli ifadesinde 8 bedenin defnedilmesi için bölgede bulunduğu sırada Kuddusi Adıgüzel’i teşhis ettiğini, fakat orada bulunan savcı ve askeri yetkililerin teşhise izin vermediğini beyan etti. Sorsalardı çekindiği için söyleyemeyeceğini ekledi. 28.05.2003’te aile, bulunan 8 kişinin bedenlerinin incelenmesini istedi. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemeler sonunda bedenlerden hiçbirinin Kuddusi Adıgüzel’e ait olmadığı sonucuna ulaşıldı.

İç hukuk yollarında herhangi bir ilerleme olmayınca Muhlise Adıgüzel avukatı aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Fakat Mahkeme AİHS’nin 35. maddesindeki altı aylık başvuru süresinin geçtiği gerekçesiyle davayı usulden kabul edilemez buldu.

Hukuki süreçte son durum:Soruşturma sürüyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti
Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Ses kaydı
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Gazete veya internet haberi
AİHM kararı
Savcılık işlemleri ve kararları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Kuddusi Adıgüzel 1994-03-15 Ali Ergülmez (Yüzbaşı, Kulp İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Kuddusi Adıgüzel 1994-03-15 Abdullah (Kulp İlçe Jandarma Komutanlığı, soyadı bilinmiyor) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Kuddusi Adıgüzel 1994-03-15 Ceyhun (Sivrice Janadarma Karakolu, soyadı bilinmiyor) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mirze Ateş 1994-03-15 Ali Ergülmez (Yüzbaşı, Kulp İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Mirze Ateş 1994-03-15 Abdullah (Kulp İlçe Jandarma Komutanlığı, soyadı bilinmiyor) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mirze Ateş 1994-03-15 Ceyhun (Sivrice Janadarma Karakolu, soyadı bilinmiyor) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS