Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Muhsin Taş'ın Zorla Kaybedilmesi

AİHM’nin 14 Kasım 2000 tarihli kararındaki ifadelere göre Muhsin Taş, 14 Ekim 1993 sabahında Cizre'nin Cudi mahallesinde polis ve jandarmalar tarafından yürütülen bir operasyon sırasında dizinden vurularak Binbaşı Cemal Temizöz'ün emrindeki jandarmalar tarafından gözaltına alındı. Askeri kaynaklarca 9 Kasım 1993 tarihinde gözaltındayken kaçtığı iddia edilen Muhsin Taş’tan bir daha haber alınamadı.

Muhsin’in babası Beşir Taş 17 ya da 18 Ekim tarihlerinde Cizre'ye gelip oğlunun durumunu öğrenmek için Cumhuriyet Savcısını görmeye gitti. Savcı 15 günlük gözaltı süresinin dolmasından sonra gelmesini isteyince Beşir Taş Şırnak ve Cizre'deki jandarma yetkililerine başvurarak yaralı oğlu hakkında bilgi almaya çalıştı ama bir sonuç alamadı. 15 günlük sürenin sonunda oğlunun gözaltı süresinin uzatıldığı gerekçesiyle yine bilgi alamayan Beşir Taş, 18 Kasım 1993’te Savcılığa yeni bir dilekçe sundu. Beşir Taş dilekçesinde oğlunun akıbetini merak ettiğini ve hayatından endişe ettiğini belirtti. Yaklaşık bu tarihlerde Savcı Beşir Taş’a oğlu Muhsin’in kaçtığını bildirdi. Beşir Taş ise Savcıya sözlü olarak bu olaya inanmadığını belirtti ve oğlunun işkencede öldürüldüğünü düşündüğünü söyledi.

Cizre Savcısı Atilla Ceyhan, ne Beşir Taş’ın endişelerine ne de yargılanmayı bekleyen bir tutuklunun kaçmasına izin verilmesine karşılık olarak Muhsin Taş'ın kaçtığı iddiası hakkında soruşturma başlatmadı. 13 Aralık 1993 tarihinde savcı görevsizlik kararı verdi ve örgüt üyesi olmakla suçlanan Muhsin Taş hakkındaki dosyayı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısına gönderdi. Görevsizlik kararında Taş’ın örgüte tekrar katılmak için kaçtığının bariz olduğu belirtiliyordu. Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı da soruşturmayı Muhsin Taş'ın zorla kaybedilişi hakkında değil, örgüte üye olup olmadığı hakkında yürüttü.

Oğlunun gözaltındayken zorla kaybedildiğini düşünen ve resmi makamlara yaptığı başvurulardan bir sonuç alamayan baba Beşir Taş, 7 Haziran 1994 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Yönelik Sözleşme’nin eski 25. maddesine uygun olarak bir başvuruda bulundu. Komisyonun başvuruyu 5 Mart 1996’da kabuledilebilir bulmasıyla, Komisyon, 7-8 Mayıs 1998 tarihleri arasında Ankara'da bir tanık dinleme duruşması yaptı. Sadece olayın içinde yer almış resmi makamlardan isimlerin tanık olarak yer aldığı duruşma sonucunda Komisyon, Muhsin’in zorla kaybedilmesiyle ilgili saptamalarda bulundu ve Muhsin Taş’ın zorla kaybedilmesiyle ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin sorumlu olduğu tespitini yapıp resmi makamların açıklamalarını ve sunduğu belgeleri inandırıcı bulmadı. Tanıklar şöyleydi: Cizre Cumhuriyet Savcısı Atilla Ceyhan, Cizre Devlet Hastanesinde Muhsin’i tedavi eden Dr. Zekeriya Palpas, Şırnak Askeri Hastanesinden Dr. Ahmet Can, Binbaşı Cemal Temizöz, Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak, Binbaşı Erol Tuna, Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Kemal Kılıçlı, Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş Adem Akyüz, Jandarma Astsubay Üstçavuş Dursun Öztürk ve itirafçı Nedim Kaya.

Komisyonun yaptığı saptamalara göre, Ekim-Kasım 1993 tarihlerinde Irak ve Suriye sınırına yakın olan Cizre, PKK ile güvenlik güçleri arasındaki silahlı çatışmaların yoğun olduğu bir yerdi. O sıralarda Cizre İl Jandarma Komutanı, Jandarma Binbaşı Cemal Temizöz idi. 14 Ekim sabahı asker ve polisler tarafından yürütülen operasyon sırasında dizinden vurulan Muhsin Taş, Binbaşı Cemal Temizöz'ün emrindeki jandarmalar tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili 14 Ekim 1993 tarihli jandarma raporunda Muhsin Taş'ın bir kalaşnikof, bir tabanca ve el bombalarıyla yakalandığı belirtildi. Bu rapora ve Binbaşı Temizöz'ün sözlü ifadesine göre, Muhsin yakalanır yakalanmaz gerçek adını ve kod adını söylemiş, ardından da Cizre'ye PKK adına faaliyette bulunmak üzere geldiğini belirtmişti.

Resmi makamların açıklamalarına göre yakalanması sırasında jandarmaların yaptığı kısa bir sorgulamadan sonra Muhsin, sabaha karşı Cizre Devlet Hastanesi'nde Dr. Zekeriya Palpas tarafından muayene edildi. Doktorun hazırladığı rapora göre Muhsin’in dizinde mermi giriş ve çıkış izi ve sağ diz kapağının altında yara vardı ancak bilinci yerinde idi ve hayatı o sırada tehlikede değildi. Tıbbi teçhizat bulunmadığı ve ortopedi uzmanı olmadığı için Dr. Palpas, Muhsin’in Mardin'e transferini tavsiye etti. Bunun üzerine Muhsin Cizre ve Şırnak arasında gidip gelen konvoyların sorumluluğunu üstlenen Şırnak İl Jandarma Komutanlığından Binbaşı Erol Tuna'ya teslim edildi.

Ancak komisyonun taleplerine rağmen resmi makamlar Muhsin Taş’ın Cizre’de gözaltına alınmasına dair hiçbir tutanak ve kayıt sunamadılar. Hastane kayıtlarını da inceleyen Komisyon Muhsin Taş’ın gözaltı süresi boyunca almış olması gereken tıbbi yardımı ve desteği alamadığı ve gözaltı süresi boyunca nerede tutulduğunun tespit edilemeyeceği sonucuna vardı.

9 Kasım 1993 tarihinde saat 16.30'da el yazısı ile yazılıp Jandarma Grup Komutanı Şeyhmus Kara ve her ikisi de Grup Komutanı olan Jandarma Üsteğmen Burak Buğra ve Tarık Göktürk tarafından imzalanan olay tespit tutanağına göre, Muhsin Taş, Gabar Dağlarında PKK sığınaklarını bulmak için yürütülen bir operasyonda yardım ederken koltuk değneğiyle yürümek suretiyle kaçmıştı. Ancak Komisyon, 9 Kasım 1993 tarihli olay tespit tutanağının güvenilir bir belge olmadığını saptadı. Rapor, Muhsin Taş'ın çatışma çıktıktan sonra bölgenin dağlık olmasından ve yeterince aydınlık olmamasından faydalanarak kaçtığını belirtmekle yetinirken operasyona katılan jandarmaların sayısını, şüphelinin yanında kaç kişi olduğunu, şüphelinin kelepçelenip kelepçelenmediğini, kelepçelenmediyse sebebini vs belirtmemiş, şüpheliyi yakalamak için yapılanlar hakkında bilgi verilmemişti. Raporda belirtilen saatler de makul görünmemekteydi. Çatışmanın 16.15'te çıktığı belirtilmişti; ancak çatışma çıktıktan sonra şüphelinin kaçması, kaçışın tespit edilmesi, başarısız bir arama, çeşitli telsiz görüşmelerinin dinlenmesi, raporun hazırlanıp 16.30'da üç görevli tarafından imzalanması gibi olayların 15 dakika içinde gerçekleşmesi Komisyon’a inandırıcı gelmedi. Tanık olarak dinlenen doktorların iddialarına göre yakalanmasından 25 gün geçtiği için Muhsin iyileşmeye başlamış olmalıydı ve bu sebeple kaçacak gücü vardı. Muhsin’in sağlık durumuna dair tıbbi bilgilerin yetersiz olduğu tespitini yapan Komisyon bu açıklamaları da inandırıcı bulmadı. Devletin Muhsin’in kaçıp tekrardan örgüte katıldığı iddialarını dayandırdığı iki itirafçının tanıklıklarını da dinleyen Komisyon tanıkların açıklamalarını da inandırıcı bulmadı ve itirafçıların açıklamalarındaki tutarsızlıkları ayrıntılı bir şekilde ortaya koydu.

Yapılan tanık dinleme duruşmasının ardından Komisyon 14 Kasım 2000 tarihinde kararlarını açıkladı. Komisyona göre Türkiye Cumhuriyeti devleti Komisyona ikna edici ya da tatmin edici belgeler ve bilgiler sunamamış, Muhsin’in yaşama hakkını koruma altına alma sorumluluğunu yerine getirmemiş ve Muhsin’in zorla kaybedilmesiyle ilgili gerekli hukuki soruşturmayı yapmamıştır. Sonuç olarak Komisyon verdiği kararla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin esastan ve usulden, işkence yasağını düzenleyen 3. maddesinin başvuran bakımından, özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesinin ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddelerinin ihlal edildiğine hükmederek devleti Muhsin’in babası Beşir Taş’a tazminat ödemeye mahkum etti.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Soruşturma / Dava tarihi:1994-10-01
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

AİHM kararı
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Beytullah Mehmet Gazioğlu İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Muhsin Taş 1993-10-14 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Muhsin Taş 1993-10-14 Burhanettin Kıyak (Yavuz kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Muhsin Taş 1993-10-14 Nedim Kaya (İtirafçı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Muhsin Taş 1993-10-14 Şeyhmus Kara (Jandarma Grup Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Muhsin Taş 1993-10-14 Burak Buğra (Üsteğmen, Jandarma Grup Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Muhsin Taş 1993-10-14 Tarık Göktürk (Jandarma Grup Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Muhsin Taş 1993-10-14 Atilla Ceyhan (Cizre Cumhuriyet Savcısı) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Savcı

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS