Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Mehmet İlbasan ve Mustafa Aydın'ın Zorla Kaybedilmesi

Mustafa Aydın ve ailesi 1994 yılında Şırnak'ın Bozalan köyüne bağlı Serav mezrasında yaşıyordu. Aynı yıl içinde yaşanan çatışmalar nedeniyle Serav mezrasını terk ederek aynı köye bağlı Saduvan mezrası civarında kurdukları çadırda kalmaya başladılar. Ağustos 1994'te mezraya gelen Cizre Jandarma Komutanı Cemal Temizöz komutasındaki jandarmalar Mustafa Aydın'ı ve amcaoğulları Arafat Aydın'ı gözaltına aldı. Bu olaya tanık olan aile bireylerine neden gözaltına alındıkları ya da nereye götürüldükleri hakkında herhangi bir bilgi verilmedi.

Mehmet İlbasan ise ailesiyle Şırnak'ın İdil ilçesinde ikamet etmekteydi ve çobanlık yapmaktaydı. Aynı yıl içinde askere gideceği için hayvanlarını Cizre'de oturan Keçan Ömeran aşiretinden Mehmet Tadik adlı şahsa satmış, ancak parasını alamamıştı. Mehmet İlbasan birkaç kez aramasına rağmen ödemeyi yapmayan Mehmet Tadik bir gün Mehmet İlbasan'ı aradı ve parayı ödeyeceğini, Cizre'ye gelmesini söyledi. Aynı gün Cizre'ye gitmek üzere yola çıkan Mehmet İlbasan'dan bir daha haber alınamadı.

Gözaltına alınan Mustafa ve Arafat Aydın’dan herhangi bir haber alamayan Aydın ailesi kendi imkânları ile yakınlarının akıbetleri hakkında bilgi edinmeye çalıştı. Operasyon bölgesindeki askerlere su ve yiyecek taşıyan köylüler Ramazan Aydın ve Mehmet Özdal'dan, Mustafa ve Arafat Aydın'ın, Dideran Aşiretinden Mehmet İlbasan ile birlikte, daha sonra Hisar Jandarma Taburunun inşa edildiği operasyon bölgesinde bir ağaca bağlı şekilde tutulduklarını, özellikle Mustafa'nın yoğun işkence gördüğünü öğrendiler. Birkaç gün sonra Abdulcebbar Özkan adlı bir korucubaşı Mustafa Aydın'ın cenazesini Havuzlu köyüne getirdi ve ailesine teslim etti. Mustafa Aydın'ın bedeninde ağır işkence izleri, bacaklarında ve ayaklarında yanıklar vardı.

Mustafa Aydın ailesi tarafından defnedildikten bir gün sonra Arafat Aydın sağ olarak geri döndü; onun vücudunda da ağır işkence izleri vardı. Yakınlarına Ramazan Aydın ve Mehmet Özdal'ın verdiği bilgileri doğrulayan olayları aktardı; kendilerine Cemal Temizöz'ün emriyle Bedran ve Tayfun kod adlı itirafçıların işkence yaptığını belirtti. Aydın ailesi korktukları için resmi makamlara 2009 yılına kadar herhangi bir başvuruda bulunmadı. Mustafa Aydın'ı kendi imkânlarıyla gömdükten sonra nüfus müdürlüğüne öldüğünü bildirdiler. Hakim Aydın'ın Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verdiği gün tanık olarak belirttiği Mehmet Özdal ve Ramazan Aydın'ın da ifadesi alındı ve 2009/442 numaralı soruşturma dosyasına eklendi. Mehmet Özdal ve Ramazan Aydın ifadelerinde, Mustafa ve Arafat Aydın'ın nerede tutulduklarını köyün ileri gelenlerinden ve korucubaşı olan Abdulcebbar Özkan'dan öğrendiklerini; olay yerine gittiklerini ancak çok yaklaşamadıklarını; Mustafa Aydın'ın elleri arkadan bağlı şekilde bir ağaca bağlı tutulduğunu, Bedran kod adlı Adem Yakin ve Tayfun kod adıyla bilinen biri tarafından sopalarla dövüldüğünü, Cemal Temizöz'ün de 20-30 adım mesafeden olayları izlediğini gördüğünü aktardı. Cemal Temizöz'ün kendilerini görmesi üzerine askerlerin kendilerine doğru yöneldiğini ve hemen oradan uzaklaştıklarını belirttiler.

Mehmet İbsan’ın kaybedilmesinden bir gün sonra babası Cihangir İlbasan Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak durumu bildirdi. Daha sonra da Bozalan köyünün ileri gelenlerinden korucubaşı Abdulcebbar Özkan'dan oğluyla ilgili bilgi almak istedi. Özkan'dan oğlunun Mustafa Aydın'la birlikte daha sonra Hisar Jandarma Taburunun inşa edildiği operasyon bölgesinde bir ağaca bağlı şekilde tutulduğunu ve işkence gördüğünü öğrendi.

Mehmet İlbasan’ın eşi Kadriye İlbasan olay sonrası Cizre'deki tanıdıklarından kocasının alacak verecek meselesi olan Mehmet Tadik’in ödeme yapacağını söyleyip evine davet ettiğini ancak ödeme yapmayıp onu devlet güçlerine ihbar ettiğni öğrendi. Eşi daha sonra askerler tarafından buradan alınıp Cudi Dağı’na götürülmüştü. Bu olaydan bir ay sonra korucu olan Suphi isminde bir şahıs eşine giderek Mehmet İlbasan’ın Cemal Temizöz'ün elinde olduğunu, kendisine talep ettiği kadar para verilirse getirebileceğini söyledi. Kadriye İlbasan bu şahsa iki koyun ve biraz para verdiklerini ancak bu şahıstan da bir daha haber alamadıklarını; daha sonra Abdulcebbar Özkan'dan yardım istediklerini ve Özkan'dan kocasının Cemal Temizöz tarafından Hisar Taburunun bulunduğu yerde tutulduğunu ve Mustafa Aydın ile birlikte işkence gördükten sonra öldürüldüğünü duyduklarını belirtti. Aileler Cemal Temizöz ve Mehmet Tadik'ten şikâyetçi olduğunu belirtti.

Mart 2009'da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında Cizre'nin Kuştepe köyünde yapılan kazıda insan kemiklerine rastlandı. Ardından iki gizli tanığın ifadelerinin şikâyetçi ve tanıkların ifadeleriyle örtüşmesi üzerine hazırlanan Temizöz ve Diğerleri iddianamesinde tanık Mehmet Nuri Binzet'in Aydın ve İlbasan'ın zorla kaybedilmesine ilişkin verdiği bilgiler de yer aldı. Buna göre 1994 yılı yaz aylarında Mustafa Aydın, Arafat Aydın ve Mehmet İlbasan gözaltına alındı ve daha sonra Hisar Taburu olarak kullanılan yere götürüldüler. Olay yerinde Cemal Temizöz, Kamil Atak, Abdulcebbar Özkan, Abdullah Aşan ile başka korucular, askerler ve itirafçılar Abdulhakim Güven ile Adem Yakin da vardı. Mehmet Nuri Binzet ifadesinde özellikle Mustafa Aydın'ın işkence gördüğüne, Arafat’ın bir süre sonra olay yerinden gönderildiğine ve Mehmet İlbasan'ın ölü bir halde kenarda yattığına tanık olduğunu aktardı. Mustafa Aydın'ın Cemal Temizöz’ün talimatıyla Adem Yakin ve Abdulhakim Güven tarafından infaz edildiğini, tabancayla bir el Cemal Temizöz’ün ateş ettiğini gördüğünü, ancak kurşunun isabet edip etmediğini bilmediğini, infazı Adem Yakin'in gerçekleştirdiğini belirtti. Mustafa Aydın'ın cenazesinin ailesine teslim edilmesi talimatının yine Cemal Temizöz tarafından Abdulcebbar Özkan’a verildiğini de ekledi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Nisan 2009'da Mustafa Aydın'ın öldürülmesine ilişkin başlattığı 2009/442 soruşturma numaralı dosyayı 2009/430 numaralı dosya ile birleştirme kararı aldı ve Mustafa Aydın, Temizöz ve Diğerleri davası kapsamına alındı. İddianamede Mustafa Aydın’ın Mehmet İlbasan ile birlikte kaybedilmesine ilişkin bilgiler ve ifadeler yer alsa da cenazesine ulaşılamayan Mehmet İlbasan davaya dahil edilmedi.

İddianamede Mustafa Aydın'ın Cemal Temizöz’ün talimatıyla Bedran kod adlı Adem Yakin, Tayfun kod adlı Hıdır Altuğ ve Ferit kod adlı Fırat Altın (Abdulhakim Güven) tarafından dövülmek suretiyle öldürüldüğü kanaati belirtildi. Kasım 2015'te tüm sanıkların delil yetersizliği gerekçesiyle beraatiyle sonuçlanan davada bir yılı aşkın bir süre ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılanan Kukel Atak, 18 Mart 2011’de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. 1994 yılında Cizre'de Temizöz'ün kurduğu ekipte görev aldığı ve Ramazan Uykur'u öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Temer Atak ise suç tarihinde askerde olduğu iddiasıyla 22 Haziran 2012’de tahliye edildi. Kamil Atak suç vasfı ve delil durumunun değerlendirilmesi sonucu 21 Aralık 2012’de; Hıdır Altuğ ve Fırat Altın (Abdulhakim Güven) 8 Kasım 2013’te, Cemal Temizöz ise 12 Eylül 2014’te tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliye edildi.

23 Mart 2009’da Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı iken tutuklanan ve 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Cemal Temizöz, 2010 yılında Yüksek Askeri Şurâ tarafından emekliye sevk edildi. Davada en son tutuklanan Burhanettin Kıyak ise, üç yıla yakın tutuklu yargılanmasının ardından 2 Nisan 2015’te adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Uzun bir süre Diyarbakır’da görülen, daha sonra Şırnak’a gönderilen dava son olarak güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledildi. Davada 18 Nisan 2015 tarihinde savcılık makamı tarafından verilen esas hakkındaki mütalaada ise tanıkların ifadelerinin ve olaylarla ilgili kesin, inandırıcı ve vicdani kanaate uygun delil bulunmadığı belirtilerek sekiz sanığın ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesini istedi. 5 Kasım 2015 tarihli karar duruşmasında Cemal Temizöz ve diğer sanıkların tamamı beraat etti.

Hukuki süreçte son durum:Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi, yargıtay aşamasında
Soruşturma / Dava tarihi:2009-03-19 2009-09-11
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti
Hukuki süreçte son durum:Soruşturma sürüyor
Soruşturma / Dava tarihi:2009-03-19
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Ses ve görüntü kaydı
İddianame
Savcılık müşteki ifade tutanağı , Savcılık tanık ifade tutanağı , Savcılık işlemleri ve kararları

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Mehmet Moğultay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Mustafa Aydın 1994-08-01 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Mustafa Aydın 1994-08-01 Hıdır Altuğ (Tayfun kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Mustafa Aydın 1994-08-01 Adem Yakin (Bedran kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Mustafa Aydın 1994-08-01 Abdulhakim Güven (Fırat Altın) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Mehmet İlbasan 1994-08-01 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Mehmet İlbasan 1994-08-01 Hıdır Altuğ (Tayfun kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Mehmet İlbasan 1994-08-01 Adem Yakin (Bedran kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
Mehmet İlbasan 1994-08-01 Abdulhakim Güven (Fırat Altın) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS