Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Ramazan Elçi'nin Zorla Kaybedilmesi

Kamuoyunda Temizöz ve diğerleri adıyla bilinen davanın iddianamesindeki bilgilere göre, Cizre-Silopi karayolu üzerinde Şahin Dinlenme Tesisleri olarak bilinen terk edilmiş benzinlik içerisinde 14.02.1994 tarihinde gözleri bağlanmış bir şahsın ateşli silahla öldürüldüğü belirlendi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca üzerinden kimlik çıkmayan şahsın ölü muayene tutanağı hazırlandı ve belediye tarafından kimsesizler mezarlığına defnedildi. Savcılık, dosya kapsamında herhangi bir soruşturma yürütmeden ve bu yönde herhangi bir delil bulunmadığı halde, söz konusu eylemin “PKK örgütü mensuplarınca iç hesaplaşma neticesi meydana geldiğini” iddia eden İlçe Jandarma Komutanı Cemal Temizöz imzalı yazıya istinaden 07.04.1994 tarihinde görevsizlik kararı verdi ve dosyayı Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

Olaydan 11 yıl sonra, 08.06.2005 tarihinde Ramazan Elçi’nin eşi Kerime Elçi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vererek öldürülen şahsın eşi Ramazan Elçi olduğunu belirterek belediye tarafından yapılan defin işlemi sırasında kardeşi Nurettin Elçi’nin kimlik tespiti yaptığını iddia etti ve eşinin eşkâli ile üzerindeki kıyafetlere ilişkin bilgi verdi. Müştekinin bu iddiaları üzerine CMK 250 Maddesinde belirtilen suçlara bakmakla görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı tahkikatta, şikayete konu Ramazan Elçi'nin, Nüfus Müdürlüğüne, kalp rahatsızlığı sonucu öldüğünün bildirildiğini tespit etti ve müracaatçılar hakkında suç uydurma suçundan suç duyurusunda bulundu. Ancak savcılık müştekilerin iddialarını da araştırmaya aldı ve aynı tarihte Nurettin Elçi’nin de ifadesini aldı. Nurettin Elçi ifadesinde, 1994 yılında, ağabeyi olan Ramazan Elçi ile birlikte Cizre’de bakkal dükkanı işlettiğini; Şubat ayı başlarında 21 (Diyarbakır) plakalı beyaz Renault marka bir araçla dükkanlarına gelen silahlı 2 sivil kişinin ağabeyini “bizimle geleceksin” diyerek araca bindirerek götürdüklerini; 4-5 gün sonra ağabeyinin adliyeden serbest bırakılacağını düşündüğü için adliye önünde beklediğini, fakat civardaki konuşmalardan bir kişinin ölü olarak Cizre Devlet Hastanesine getirildiğini duyduğunu; bunun üzerine önce hastaneye ardından da mezarlığa gittiğini ve defin sırasında cenazenin baş kısmına bakarak ağabeyini teşhis ettiğini belirtti. Nurettin Elçi ayrıca defin işlemini gerçekleştiren belediye görevlileri arasında Abdullah Elçioğlu olduğunu ifadesine ekledi.

Savcılık dosya kapsamında Ömer Elçi, Abdullah Gök ve Halit Onaç’ın da tanık olarak beyanlarına başvurdu. Her üç tanık da 05.08.2005 tarihli benzer beyanlarında Cizre’nin Yafez caddesinde bakkal dükkanı işleten Ramazan ve Nurettin kardeşlerden Ramazan’ın, 1994 yılının ikinci ayında dükkanda bulunduğu bir sırada beyaz renkli 21 plakalı bir araçtan gelen iki kişi tarafından götürüldüğünü gördüklerini belirtti. 10.08.2005 tarihinde ifadesi alınan Mehmet Geçim ise 1994 yılında Cizre Belediyesinde zabıta olarak görev yaparken Abdullah Elçiturunu ile 2-3 diğer görevlinin mezarlıkta bir cenazeyi gömdükleri sırada bir kişinin gelerek gömülen kişinin yüz kısmına baktığına ve “oy kardeşim” diye bağırdığına şahit olduğunu belirtti. Olay üzerine kendisinin de gömülen şahsa bakarak şahsın bakkallık yapan Ramazan Elçi olduğunu tespit ettiğini ekledi. Abdullah Elçiturunu da savcılıktaki beyanında köylüsü olduğu için defin işlemi sırasında Ramazan Elçi’yi tanıdığını ifade etti.

Alınan ifadeler sonrasında DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, 27.09.2005 tarihinde dosyayı, atılı suçun yasadışı PKK terör örgütü üyelerince gerçekleştirildiğine dair delil olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/975 numaralı dosyası üzerinden devam eden soruşturma, (Cizre Belediye Başkanı ve korucubaşı Kamil Atak’ın kardeşi) Mehmet Nuri Binzet'in 2009 yılındaki itirafları sonrasında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/906 soruşturma numarası ile hazırlanan 2009/972 numaralı iddianame kapsamına alındı. Müşteki ve tanık anlatımlarının, Mehmet Nuri Binzet ile dosya gizli tanıkları, Tükenmez Kalem ile Sokak Lambası'nın (Hıdır Altuğ ve Abdülhakim Güven) itirafları ile uyduğu gerekçesiyle maktul Ramazan Elçi’nin şüpheli Cemal Temizöz'ün talimatı ile Tuna kod adlı şahıs tarafından ateşli silah ile vurulmak suretiyle öldürüldüğü kanaati belirtildi.

Kamuoyunda Temizöz ve diğerleri adıyla bilinen davaya zemin teşkil eden iddianamede, 1993-95 yılları arasında Cizre İlçe Jandarma Bölük Komutanı olan Cemal Temizöz’ün Bedran/Şahin kod adlı Adem Yakin, Ferit kod adlı Fırat Altın ve Tayfur kod adlı Hıdır Altuğ ile gerçek isimleri tespit edilemeyen uzman çavuşlar Yavuz Güneş, Selim Hoca, Cabbar ve Tuna kod isimlerini kullanan şahıslardan oluşan sivil bir sorgu/infaz timi kurduğu, bu grupla, 22 kişiyi terörle mücadele adı altında işkenceyle sorguladığı, zorla kaybettiği ya da öldürdüğü iddia edildi. Tuna kod isimli şahsın bir trafik kazasında öldüğü ancak diğerlerinin gerçek isimleri belirlenemediği için haklarında kamu davası açılamadığı belirtildi. Sanıklar hakkında “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, örgüt üyesi olmak, cinayete azmettirmek ve cinayet”ten Cemal Temizöz için dokuz, Kamil Atak ve Adem Yakin için yedi, Fırat Altın (Abdülhakim Güven) için altı, Hıdır Altuğ için üç, Temer Atak için iki ve Kukel Atak için bir kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. 2009 yılında sanıklardan Kamil Atak, Cemal Temizöz, Temer Atak, Adem Yakin ve Fırat Altın (Abdülhakim Güven) tutuklanarak yargılanmaya başlandı. Mart 2009’dan beri firari olarak aranan Kukel Atak ise 8 Ocak 2010’da yakalanarak tutuklandı. Dava başladıktan yaklaşık üç yıl sonra, müdahil avukatların çabalarıyla dönemin belgelerindeki imzalardan çapraz karşılaştırma yapılarak kimliği tespit edilen “Yavuz hoca” ya da “Yavuz Güneş” kod adıyla bilinen Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak da 27 Temmuz 2012’de Ankara’da tutuklandı.

Bir yılı aşkın bir süre ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılanan Kukel Atak, 18 Mart 2011’de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. 1994 yılında Cizre'de Temizöz'ün kurduğu ekipte görev aldığı ve Ramazan Uykur'u öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Temer Atak ise suç tarihinde askerde olduğu iddiasıyla 22 Haziran 2012’de tahliye edildi. Kamil Atak suç vasfı ve delil durumunun değerlendirilmesi sonucu 21 Aralık 2012’de; Hıdır Altuğ ve Fırat Altın (Abdulhakim Güven) 8 Kasım 2013’te, Cemal Temizöz ise 12 Eylül 2014’te tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliye edildi. 23 Mart 2009’da Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı iken tutuklanan ve 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Cemal Temizöz, 2010 yılında Yüksek Askeri Şurâ tarafından emekliye sevk edildi. Davada en son tutuklanan Burhanettin Kıyak ise, üç yıla yakın tutuklu yargılanmasının ardından 2 Nisan 2015’te adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilen davanın son duruşması 5 Kasım 2015'te görüldü. Tüm sanıklar delil yetersizliğinden beraat etti.

Hukuki süreçte son durum:Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi, yargıtay aşamasında
Soruşturma / Dava tarihi:2005-06-08 2009-09-11
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İddianame

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Ramazan Elçi 1994-02-01 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Ramazan Elçi 1994-02-01 Gündür Güler (Tuna kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS