Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Hasan Gülünay'ın Zorla Kaybedilmesi

1992 yılı Mayıs ayı ortalarında Artvin Şavşat'a gitmek isteyen Ali Ekber Atmaca arandığı için arkadaşı Hasan Gülünay'ın kimliğini aldı. Ali Ekber, ihbar üzerine Şavşat dönüşü yolda polis tarafından yakalandı ve işkencede öldürüldü. Ali Ekber Atmaca'nın üzerinden çıkan kimlikteki isim basına “Hasan Güldal” olarak yansıdı. Bu nedenle Hasan Gülünay’ın ve ailesinin Ali Ekber Atmaca’nın yakalandığından haberi olmadı.

Bu sırada Hasan Gülünay da takip edilmeye başladı. Haziran ayı içinde dönmesini bekledikleri Ali Ekber Atmaca dönmeyince, Gülünay ailesi evini değiştirdi. İşkencede öldürülüp yakınlarının haberi olmadan gömülen Ali Ekber Atmaca’nın gerçek kimliği ile ölüm nedeni, birlikte gözaltına alınıp tutuklananların ona ait bilgileri duyurması ile duyuldu. Ali Ekber Atmaca'nın ailesine ölüm haberini aynı mahallede oturan Hasan ve Birsen Gülünay verdi. Hasan Gülünay kaybedilmeden önce bir kez gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Temmuz ayı başında Ali Ekber Atmaca, Artvin'deki kimsesizler mezarlığından çıkarılıp Hasköy’de toprağa verildi, bir hafta sonra da anma töreni yapıldı.

Ali Ekber Atmaca'nın anmasına gitmeyen Hasan Gülünay, 20 Temmuz 1992’de Tarabya'daki evinden işe gitmek üzere çıktı ve bir daha geri gelmedi. Olayın gerçekleşme anına dair hiç tanık bulunamadı. Eşinin sabaha kadar eve gelmemesinden tedirgin olan Birsen Gülünay, o sabah önce kendi ailesine haber verdi. İki gün sonra avukat Ulutan Gün ile görüşerek, onun yönlendirmesiyle Sultanahmet Savcılığına başvurdu. Ayaküstü koridorda yapılan görüşmede durumu anlatan aileye savcı, Hasan Gülünay’ı tanıdığını belli ederek, “zaten Hasan Gülünay aranıyormuş, siz de haber alırsanız gelin bize bilgi verin,” dedi.

Gözaltında olma ihtimaline karşı Gayrettepe’ye giden aileye orada olmadığı bilgisi verildi. Birsen Gülünay ve ağabeyi 1992 yılı Temmuz ayında İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesinde açlık grevine başladı. Dokuz günlük açlık grevi sırasında aile, Süleyman Demirel'e çok imzalı bir dilekçe göndererek olayı duyurdu. Birsen Gülünay ve dört çocuğu üzerinde “babamız yirmi iki gündür yok, babamız nerede, babamızı istiyoruz” yazan tişörtlerle Sultanahmet meydanında basın açıklaması yaptı. Tünel'de bir yürüyüş ve telgraf eylemi gerçekleştirdi. Açlık grevi sonrasında aile, Ankara'ya giderek Hasan Gülünay'ın durumunu meclise taşıdı. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Hasan Gülünay’ın durumunu araştıracağına dair aileye söz verdi ancak herhangi bir geri dönüş yapmadı. Kendileri gibi Erzincanlı olan İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ ile görüşen Hasan Gülünay'ın ağabeyine Hüseyin Kocadağ “Hasan Gülünay sağ, içeride ama biraz işkence gördüğü için yaraları var, yaralarını iyileştiriyorlar. Yaralarını iyileştirdikten sonra açıklayacaklar” bilgisini verdi. Aile bu bilgiyi bir basın açıklaması ile duyurunca eve gelen Emniyet yetkilileri Hasan Gülünay'ın ağabeyinden, İstanbul’da diğer emniyet yetkililerinin de olduğu bir toplantıda, Hüseyin Kocadağ'ın böyle bir şey söylediğini yalanlamasını istedi. Hasan Gülünay’ın ağabeyi söylenileni yaptı. Aile iki, üç defa Adli Tıp morguna giderek Hasan Gülünay’ın bedenini aradı; Uluslararası Af Örgütü ile görüşülerek süreci anlattı.

Gülünay ailesi açlık grevindeyken İnsan Hakları Derneğini arayan bir kişi, aynı tarihte Gebze Dilovası’nda plajda bir çöp bidonunun yanında yakılmış bir erkek cesedi bulunduğu haberini okuduğunu söyledi. İnsan Hakları Derneğinden avukatlar, Hasan Gülünay’ın eniştesi ile birlikte Gebze'ye gitmeden önce Jandarma karakolunu arayarak bilgi ve eşkâl sordu. Telefonda verilen yanıt bedenin Hasan Gülünay'a ait olma ihtimalini gösteriyordu, ancak Dilovası’na gidildiğinde gömülme işleminin tamamlanmış olduğu ve tip tarifinin değiştirildiği görüldü. Plajda bir ailenin yanmış bedenin fotoğrafını çektiği bilgisini alan Gülünay ailesi, bu aileyi araştırdığı halde bulamadı; fotoğrafın filmini tab eden fotoğrafçı da fotoğrafların yandığını söyledi. Gebze Dilovası'nda bulunan cesetle ilgili bunların dışında hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Ankara'dan gelerek yanık bedeni sahiplenen başka bir aileye, bir araştırma ya da DNA testi yapılmadan beden teslim edildi.

Hasan Gülünay’ın kaybolduğu tarihlerde gözaltına alınıp bırakılan E. Ç. “Benim adım Hasan Gülünay, beni öldürecekler, gözaltında kaybedecekler” diye bağıran bir ses duyduğunu ama kendisinin bağıran kişinin yüzünü bizzat görmediğini söyledi. Bu bilginin basına yansımasından sonra E. Ç.'nin ailesinin evine baskın yapılarak tehdit edildiği öğrenildi. E. Ç.'ye daha sonra tekrar ulaşılamadı. Hasan Gülünay’ın muhabir olarak çalışan kızı Deniz Gülünay, 2009-2010 yıllarında iki kez polis tarafından taciz edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçe dışında 1992 yılında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunuldu. Savcılık 31 Ekim 2012 tarihinde 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Karara itiraza ret cevabı alan şikayetçiler 8 Nisan 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuru yaptı. Anayasa Mahkemesi 21 Nisan 2016 tarihinde yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlal edildiğine ancak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden soruşturma yapılmak üzere ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine, zamanaşımı nedeniyle yer olmadığına karar verdi. Başvurucunun tazminat talebi olmaması nedeniyle herhangi bir tazminata hükmedilmedi.

Hukuki süreçte son durum:Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
Soruşturma / Dava tarihi:2009-05-29
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Evet
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Ses ve görüntü kaydı
Gazete veya internet haberi
İfade tutanağı
Anayasa Mahkemesi Kararı

Politik Sorumlular

İsim Görev
Turgut Özal Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel Başbakan
İsmet Sezgin İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Eşref Bitlis Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Yılmaz Ergün Emniyet Genel Müdürü
Teoman Koman MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Hasan Gülünay 1992-07-20 Hüseyin Kocadağ (İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Polis

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS