Zorla Kaybedilenler Veritabanı

İhsan Arslan'ın Zorla Kaybedilmesi

1993 yılının Aralık ayı sonunda bir pazar günü sabah erken saatlerde panzerlerle Cudi mahallesine gelen askerler mahalledeki bütün erkekleri meydanda topladı. Bir süre sonra askerler İhsan Arslan'ı serbest bırakıp mahalleyi terk ettiler ancak İhsan Arslan tam evine yaklaşmışken aralarında Kamil Atak, Kukel Atak, Ahmet Atak, Temer Atak, Rauf Atak ve Mehmet Nuri Binzet'in de bulunduğu 10-15 kişilik bir korucu grubu Arslan'ın önünü kesti ve ellerindeki taşlarla dövmeye başladı. Aynı sabah gözaltına alınan Ali Karagöz'le ellerinden birbirlerine bağladıkları İhsan Arslan'ı götürmelerini engellemeye çalışan Şevkiye Arslan'ı da tartaklayarak uzaklaştırdılar. Kucağındaki bebeğini komşusuna emanet eden Şevkiye Arslan peşlerinden koşarak takip etti ve eşiyle Ali Karagöz'ün Kukel Atak'ın evine götürüldüğünü gördü. O dönemde Kamil Atak ve kardeşi Kukel Atak'ın evinin altındaki sığınaklar bu tip yasadışı gözaltılar için kullanılmaktaydı. Şevkiye Arslan Kukel Atak'ın evine girdiklerini görünce eve doğru koştu ama üzerine köpekleri saldılar. Bunun üzerine kaçan Şevkiye Arslan Kamil Atak'ın kayınpederi Hacı Salih'in evine sığındı. Hacı Salih'ten eşini bırakmaları için aracılık etmesini istedi; İhsan Arslan'ın hayatı boyunca kimseye zarar vermediğini, hiçbir şeyle alakası olmadığını anlattı ama Hacı Salih elinden bir şey gelmeyeceğini söyledi. Şevkiye Arslan o sırada eve gelen Kamil Atak'a da "Allah rızası için kocamı bırak, o hiçbir şey yapmadı," diye yalvardı ancak İhsan Arslan henüz yarım saat önce gözaltına alınmış olmasına rağmen Kamil Atak "İhsan çoktan gitti, sen de kalk evine git, yemin ediyorum aşirette kadınlar öldürülseydi şimdi seni de öldürürdüm" dedi.

Ne yapacağını bilemeyen Şevkiye Arslan eşinin kardeşi Yusuf Arslan'ın dükkânına giderek olanları anlattı. İhsan Arslan'ın bırakılması için bir sürü kişiyi araya sokmaya çalıştılar ama sonuç alamadılar. Yusuf Arslan, Kamil Atak ve ailesine kardeşini bırakmaları için defalarca para verdi ama her seferinde bırakacağız deyip bırakmadılar. Olaydan birkaç gün sonra Kukel Atak'ın eşi Xece, Yusuf Arslan'ın dükkânına gelerek İhsan Arslan'ın üç gündür kendi evlerinin altında tutulduğunu, kendisini İhsan Arslan'a abdest alması için su verirken gören kocasının "niye namaz kılıyorsun ki yarım saatlik ömrün kaldı," dediğini anlattı. Şevkiye Arslan'ın ifadesine göre olaydan bir yıl kadar sonra Kukel Atak karısını öldürdü ama olay reşit olmayan bir oğlu tarafından üstlenilerek kaza olarak gösterildi. Yine Şevkiye Arslan'ın ifadesine göre Abdulhakim’in eşi Fatma da Yusuf Arslan'a gelerek İhsan Arslan'ın cebindeki 3.000 Mark'ı karısına ulaştırmaları için Kamil Atak'ın adamlarına verdiğini ama parayı alan kişilerin Şevkiye Arslan'a ulaştırmak yerine parayla eve televizyon aldığını anlattı ve daha sonra o da öldürüldü.

İlerleyen günlerde Kamil Atak ve oğulları Şevkiye Arslan'ın evine gelerek "bana oy verin İhsan'ı bırakayım," dedi. Şevkiye Arslan tüm ailesine durumu anlatarak onları da oy vermeye ikna etti. Kamil Atak seçimleri kazandığı gün Yusuf Arslan bir koç alarak tebrik etmeye ve kardeşini sormaya gitti ancak Kamil Atak "kardeşin elimden çıktı," dedi. Ertesi gün Şevkiye Arslan tekrar Kamil Atak'ın evine gitti ancak ısrarla kocasını sorunca Kamil Atak "git yoksa seni de öldürürüm," diye karşılık verdi. Kamil Atak Şevkiye Arslan'ı öldürmekle tehdit edince kardeşi savcılık başvurusunu onun yapmasını istemedi. Cizre Savcılığına başvuruyu İhsan Arslan'ın kardeşi Yusuf Arslan ve amcasının oğlu Abdülcelil Arslan yaptı. Ancak verdikleri dilekçeyi savcı yırtıp attı, işleme koymadı. Arslan ailesinden çeşitli kişileri tehdit eden korucular, daha sonra Şevkiye Arslan'a şikâyetçi olmaması karşılığında para vermeyi de teklif etti ancak Şevkiye Arslan bu teklifi de reddederek olaydan iki ya da üç yıl sonra Cizre Emniyetine tekrar başvurdu ve sonrasında yine Kamil Atak'ın akrabaları tarafından ölümle tehdit edildi.

Mehmet Nuri Binzet (Kamil Atak'ın kardeşi) 2009 yılında verdiği ifadede pek çok başka olayın yanı sıra İhsan Arslan'ın nasıl öldürüldüğünü de anlattı. Binzet ifadesinde İhsan Arslan'ın evinden alındıktan sonra Kukel Atak'ın evinin altındaki sığınağa götürüldüğünü; kendisinin ve Bayram Polat'ın nezarethanede nöbet tuttuklarını; ertesi gün geçici köy korucuları tarafından yakalanan Emin Tanrıverdi'yi bir gün boyunca İhsan Arslan ile birlikte aynı nezarethanede tuttuklarını, ertesi gün de serbest bıraktıklarını ama Kamil Atak'ın İhsan Arslan ile Emin Tanrıverdi'yi aynı nezarethanede tuttukları için kendilerine çok kızdığını çünkü İhsan Arslan'ın infaz edilme durumu olduğunu; İhsan Arslan'ın nezarethaneye getirildikten iki veya üç gün sonra Selim Hoca diye bilinen astsubay ile Yavuz kod adlı JİTEM grup lideri (Burhanettin Kıyak) tarafından sorgulandığını; bu arada nezarethaneye Abdulhakim Güven ve Bedran kod adlı Adem Yakin'ın da gelip gittiğini; dördüncü gün İhsan Arslan'ı Abdulhakim Güven, Adem Yakin, Selim Hoca, Ahmet Page ve Şahin Pürnek ile birlikte alarak Kuştepe köyündeki Hizbullahçıların kullandığı bir sığınağa götürdüklerini; İhsan Arslan'ın burada infaz edileceğini bildiği için kendisinin ve Ahmet Page ile Şahin Pürnek'in sığınağın dışında beklediğini; bir süre sonra sığınaktan iki el ateş sesi geldiğini ve biraz sonra da Abdulhakim Güven, Adem Yakin ve Selim Hoca'nın birlikte çıktığını; kimin ateş ettiği konuşulmamış olsa da yüz ifadesinden ve silahını toplamasından Adem Yakin'ın infazı gerçekleştirmiş olduğunu düşündüğünü anlattı.

Şevkiye Arslan bu ifadelerden sonra açılan Temizöz ve Diğerleri davasında müşteki durumunda. Temizöz ve diğerleri adıyla bilinen dava, Cizre korucubaşı ve belediye başkanı Kamil Atak’ın kardeşi Mehmet Nuri Binzet ve Sokak Lambası ve Tükenmez Kalem takma adlarını kullanan iki itirafçının (Hıdır Altuğ ve Abdülhakim Güven) ifadeleri üzerine 14 Temmuz 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameyle başladı. İddianamede, 1993-95 yılları arasında Cizre İlçe Jandarma Bölük Komutanı olan Cemal Temizöz’ün Bedran/Şahin kod adlı Adem Yakin, Ferit kod adlı Fırat Altın ve Tayfur kod adlı Hıdır Altuğ ile gerçek isimleri tespit edilemeyen uzman çavuşlar Yavuz Güneş, Selim Hoca, Cabbar ve Tuna kod isimlerini kullanan şahıslardan oluşan sivil bir sorgu/infaz timi kurduğu, bu grupla, 22 kişiyi terörle mücadele adı altında işkenceyle sorguladığı, zorla kaybettiği ya da öldürdüğü iddia edildi. Tuna kod isimli şahsın bir trafik kazasında öldüğü ancak diğerlerinin gerçek isimleri belirlenemediği için haklarında kamu davası açılamadığı belirtildi. Sanıklar hakkında “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, örgüt üyesi olmak, cinayete azmettirmek ve cinayet”ten Cemal Temizöz için dokuz, Kamil Atak ve Adem Yakin için yedi, Fırat Altın (Abdülhakim Güven) için altı, Hıdır Altuğ için üç, Temer Atak için iki ve Kukel Atak için bir kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. 2009 yılında sanıklardan Kamil Atak, Cemal Temizöz, Temer Atak, Adem Yakin ve Fırat Altın (Abdülhakim Güven) tutuklanarak yargılanmaya başlandı. Mart 2009’dan beri firari olarak aranan Kukel Atak ise 8 Ocak 2010’da yakalanarak tutuklandı. Dava başladıktan yaklaşık üç yıl sonra, müdahil avukatların çabalarıyla dönemin belgelerindeki imzalardan çapraz karşılaştırma yapılarak kimliği tespit edilen “Yavuz hoca” ya da “Yavuz Güneş” kod adıyla bilinen Uzman Çavuş Burhanettin Kıyak da 27 Temmuz 2012’de Ankara’da tutuklandı.

Bir yılı aşkın bir süre ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılanan Kukel Atak, 18 Mart 2011’de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. 1994 yılında Cizre'de Temizöz'ün kurduğu ekipte görev aldığı ve Ramazan Uykur'u öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Temer Atak ise suç tarihinde askerde olduğu iddiasıyla 22 Haziran 2012’de tahliye edildi. Kamil Atak suç vasfı ve delil durumunun değerlendirilmesi sonucu 21 Aralık 2012’de; Hıdır Altuğ ve Fırat Altın (Abdulhakim Güven) 8 Kasım 2013’te, Cemal Temizöz ise 12 Eylül 2014’te tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliye edildi. 23 Mart 2009’da Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı iken tutuklanan ve 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Cemal Temizöz, 2010 yılında Yüksek Askeri Şurâ tarafından emekliye sevk edildi. Davada en son tutuklanan Burhanettin Kıyak ise, üç yıla yakın tutuklu yargılanmasının ardından 2 Nisan 2015’te adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilen davanın son duruşması 5 Kasım 2015'te görüldü. Tüm sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildi.

Hukuki süreçte son durum:Davada delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildi, yargıtay aşamasında
Soruşturma / Dava tarihi:2000-01-25
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
İddianame

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
İhsan Arslan 1993-12-27 Cemal Temizöz (Cizre İlçe Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
İhsan Arslan 1993-12-27 Temer Atak Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
İhsan Arslan 1993-12-27 Kamil Atak Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
İhsan Arslan 1993-12-27 Kukel Atak Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
İhsan Arslan 1993-12-27 Rauf Atak Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
İhsan Arslan 1993-12-27 Mehmet Nuri Binzet Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
İhsan Arslan 1993-12-27 Hıdır Altuğ (Tayfun kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
İhsan Arslan 1993-12-27 Burhanettin Kıyak (Yavuz kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
İhsan Arslan 1993-12-27 Adem Yakin (Bedran kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı
İhsan Arslan 1993-12-27 Abdulhakim Güven (Fırat Altın) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İtirafçı

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS