Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Hüseyin Taşkaya'nın Zorla Kaybedilmesi

Daha önceleri inşaat işçiliği yapan, maddi durumu düzeldikçe müteahhitlik yapmaya başlayan ve devlet ihaleleri alan Hüseyin Taşkaya hakkında bir süre sonra güçlü aşiretler tarafından PKK örgütü ile bağlantısı olduğu söylentisi yayıldı. Hüseyin Taşkaya'nın yakınları adının infaz listelerine alındığı söylentisini çok fazla duymaya başlayınca başına bir şey gelmeden Siverek'i terk etmesini istedi. Her ne kadar Hüseyin Taşkaya başına bir şey gelmeyeceğini çünkü söylentilerin doğru olmadığını ve kimseye bir zararı dokunmadığını söylese de baskılar artınca ailesinin güvenliği için İstanbul'a gelerek ev tuttu. Dört gün sonra geri gelerek büyük oğlu hariç -inşaatların başında durması için onu Siverek'te bıraktı- ailesinin geri kalanını İstanbul'a götürdü ve birkaç gün içinde yarım bıraktığı inşaatı tamamlamak için Siverek'e döndü. Kendisi Siverek'e döndükten sonra büyük oğlunu da ailesinin yanına İstanbul'a gönderdi. Planı, elindeki inşaat işini bitirince ailesinin yanına giderek İstanbul'a yerleşmekti. Ancak Siverek'e döndükten birkaç gün sonra, 6 Aralık 1993'te öğlen bir civarında, Sultan Taşkaya'nın annesinin evine baskına gelen onlarca araç dolusu asker, polis ve korucular tarafından gözaltına alındı. Gelen ekip içinde Sedat Bucak'ın kardeşi korucu Ahmet Bucak da vardı. Sokak ortasında herkesin gözü önünde çıkan arbede sırasında Sultan Taşkaya'nın ablası Zeliha Çınar'ın kolu kırıldı; Hüseyin Taşkaya'nın gözaltına alınmasını engellemeye çalışan aile üyeleri "bırakmazsanız sizi de alırız, gece gelir evinizi yakarız," denerek tehdit edildi.

Hüseyin Taşkaya'nın gözaltına alındığı operasyon kapsamında, ertesi gün Siverek’te fırın işleten Ahmet Kalpar da gözaltına alındı. 28 yaşındaki Ahmet Kalpar HEP ve daha sonra da HADEP üyesi olmuştu. Kendine ait fırını işletiyordu. 7 Aralık 1993’te işyerine Renault marka bir araçla gelen üç kişi tarafından “Sedat Ağa seni çağırıyor” diyerek götürüldü. Fırında çalışan tanıkların kardeşi Mustafa Kalpar’a verdiği bilgiye göre gelenlerden biri Bucak aşireti korucularından Şıh Osman Koçak’tı, diğer iki kişiyi yüzleri sarılı olduğu için tanıyamamışlardı.

Hüseyin Taşkaya’nın gözaltına alındığı günün gecesi gerçekleşen bir trafik kazasında Hüseyin Taşkaya'yı gözaltına almaya gelen ekipte yer alan üç korucu (birinin adı Kemal Özer) ve yine aynı gün gözaltına alınan Sultan Taşkaya'nın amcasının kızı -adı Hatun- öldü. Haberi telefonla alan Sultan Taşkaya, oğlu ve kaynı ile birlikte hemen Siverek'e döndü. Hüseyin Taşkaya gözaltına alındıktan sonra aileden kimse açıkça tehdit edilmediyse de korucular ve askerler her gün üç-dört defa aileyi korkutmak için evin önünden silahlarıyla geçmeye başladı.

Hüseyin Taşkaya'dan 9 gün haber alamayan aile önce daha sonra Refah Partisi’nden milletvekilliği yapan Ahmet Kırvar’ın evine giderek olayı anlattı. O esnada Siverek emniyetinden Ahmet Kırvar’a telefon geldi ve telefonda ‘Hüseyin elimizde’ denildi. Bunun üzerine aile karakola giderek Hüseyin Taşkaya’nın ne zaman bırakılacağını sordu ancak bizde değil, onu Sedat ve Ahmet Bucak’a sorun yanıtını aldı. Daha sonra üsteğmen Ahmet Şenyurt, Hüseyin Taşkaya’nın bir saat kadar ellerinde bulunduğunu daha sonra ise iki sivil polis tarafından alındığını belirtti. Emniyete 16 yaşındaki oğluyla birlikte giden Sultan Taşkaya'ya oğlunu da alıp Siverek'i terk etmesi yoksa oğlunun başının da yanacağı söylendi. Bunun üzerine Sedat Bucak aşiretinden koruculara giden aile onlardan da aynı cevabı aldı. Arzuhalciler bile korktukları için aile adına dilekçe yazmayı kabul etmedi; büyük uğraşlar sonunda yazdırabildikleri dilekçeden de sonuç alamadılar. Kardeşi Abdülaziz Taşkaya’nın Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurunun ardından savcılıkça yapılan soruşturmanın ve toplanan delillerin neticesinde ‘Hüseyin Taşkaya’nın Siverek ilçe merkezinde Jandarma ve korucular tarafından alındığına dair müştekinin soyut iddiası dışında herhangi bir delil elde edilemediğinden, başsavcılıkça takibata yer olmadığı’ iddiasıyla 6.9.1994 tarihinde Takipsizlik Kararı verildi.

Bir ay boyunca her yere başvuran, Diyarbakır'a gidip gelen ve bütün çabalarına rağmen eşinin akıbetine ilişkin hiçbir bilgi alamayan, tehditlerle ve göz korkutmalarla karşı karşıya kalan Sultan Taşkaya bütün her şeyini Siverek'te bırakarak İstanbul'a göç etmek zorunda kaldı. Ortaokul çağındaki oğulları ailenin geçimini sağlayabilmek için okulu bırakıp çalışmaya başladı. Senelerce beyaz araba gördüklerinde ya da kapıları çalındığında korktular. Hüseyin Taşkaya'nın küçük erkek kardeşi ağabeyinin akıbetini öğrenebilmek için her yere başvurdu; İstanbul'a geldikten sonra Cumartesi Anneleri'ne katıldı. Hüseyin Taşkaya zorla kaybedildikten bir süre sonra ATV kanalında fotoğrafı kayıp şahıs olarak yayınlandı ancak gözaltına alındığından hiç bahsedilmedi.

Hüseyin Taşkaya'nın kardeşi, daha önce kendisine 6 ay sonra devlet bırakır diyen Sedat Bucak'ın evine giderek ağabeyinin akıbetini yeniden sordu. Sedat Bucak ağabeyinin gözaltına alındığını kabul etse de akıbetini bilmediklerini, aldıktan sonra devlete teslim ettiklerini söyledi. Taşkaya ailesi daha sonra AKP milletvekili olan dönemin Urfa Valisi Ziyaeddin Akbulut'a da başvurdu ancak bir sonuç alamadı. Tüm şikâyetlere rağmen Türkiye'de hiçbir dava açılmadı. Aile iki defa AİHM'ye de başvurdu ancak başvuruları ikisinde de reddedildi.

19 yıldır kardeşinin akıbetini öğrenmeye çalışan Faik Taşkaya KCK davası kapsamında tutuklandı ve cezaevinde kaldı. İHD İstanbul Şubesi Gözaltına Kayıplara Karşı Komisyonun yayınladığı bilgi notlarına göre Taşkaya'yı gözaltına almak için gelen 30 araçlık konvoyu Üsteğmen Mehmet Şentürk yönetiyordu. Konvoyda Ahmet Bucak, Sedat Edip Bucak, Ahmet Ersin Bucak ile Bucak aşiretine bağlı korucular Halil Beyazkaz, İsmet Özeyranoğlu, Kemal Üzeyroğlu, Mustafa Üzeyroğlu ve emniyet mensupları da vardı. Başbakanlık Teftiş Kurulunca hazırlanan 13 Ağustos 1997 tarihli Susurluk Raporu’nda Bucak-Devlet ilişkisi belgelendi ve Urfa’da gözaltında kaybedilen kişilerin sorumluları listesinin tamamında Bucak Aşireti'nin varlığına işaret edildi. Rapora göre 1993 Eylül’ünden itibaren güvenlik güçleri bölgede yaptığı operasyonların tamamını Bucak Aşireti’nde devretme eğilimine girdi; operasyonları aşiret ileri gelenleri planlayıp uyguladı; 1993 Aralık ayında Sedat Bucak, Korkut Eken’e devletten roketatar ve benzeri güçte silah isterken; İl Jandarma Alay Komutanı Albay Seral Saral’dan da Jandarma bölgesinde “illegal insan alma yetkisi” istedi. Bucak’ın kendisine zorluk çıkaran görevliler olduğunu söylemesi üzerine Saral ve Eken, bu konunun halledileceği ile ilgili taahhüt verdi.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses kaydı
İfade tutanağı
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Tevfik Ziyaeddin Akbulut (Şanlıurfa Valisi) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Vali
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Hüseyin Fidanboy (Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcısı) Kanun dışı bir fiili ortaya çıkartmak için gerekli adımları atmada başarısızlık şüphesi Savcı
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Mehmet Cebe (Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İl Emniyet Müdürü
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Mustafa Tekin (Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube Müdürü) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İl Emniyet Müdürü
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Seral Saral (Şanlıurfa Jandarma Komutanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Ahmet Şentürk (Üstteğmen) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Asker
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Sedat Bucak (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Ahmet Bucak (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Ahmet Ersin Bucak (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Halil Beyazkaz (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 İsmet Özeyranoğlu (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Kemal Üzeyroğlu (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Hüseyin Taşkaya 1993-12-06 Mustafa Üzeyroğlu (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS