Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Mehmet Şen'in Zorla Kaybedilmesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 30 Haziran 2004 tarihli kararı, Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (Yakay-der) kayıtları, İHD Urfa şubesinin hazırladığı Urfa Kayıpları kitabı, Cumartesi İnsanlarının 161. hafta Diyarbakır buluşması ve çeşitli basın yayın organlarında yer alan bilgilere göre Mehmet Şen, 1945 yılında, Urfa'nın Birecik ilçesi Ayran Köyü'nde doğdu. Antep'in Nizip ilçesinde DEP çalışmalarında yer alıyordu ve 27 Mart 1994 yılında yapılacak olan yerel seçimlerde Birecik-Ayran Beldesi'nde DEP'in belediye başkan adayı idi. Ancak adaylıktan çekilmesi için pek çok kez tehdit edilmişti ve sürekli takip ediliyordu. Yoğun baskı ve şiddet ortamından dolayı DEP yapılacak yerel seçimlere katılmama kararı aldı. Seçimden bir gün önce, 26 Mart 1994 tarihinde Mehmet Şen, Birecik'te işletmekte olduğu Çağdaş kahvesinden kendisini polis olarak tanıtan sivil giyimli ve silahlı dört Jitem elemanı tarafından gözaltına alındı. Gelenler Nizip emniyetinden değildi ve silah doğrultarak Mehmet Şen’den kimliğini göstermesini istediler. Kimliğe baktıktan sonra da “Tamam amirim, şahıs doğru, aldık” dediler. Gitmek istemeyip direnen Mehmet Şen onlara kim olduklarını, onu nereye götürdüklerini sordu. “Emniyete gideceğiz, sana soracağımız bir kaç soru var” denildi ve dışarda çalışır halde bekleyen 34 PLT 30 plakalı Doğan SLX marka arabaya zorla bindirildi. Olaya pek çok kişi şahit oldu. Mehmet'in konulduğu araba ve onu takip eden, içinde üç kişinin daha olduğu araba Antep yoluna doğru hareket etti. Olaydan haberdar olan eşi Nuray Şen hemen Nizip Emniyet Müdürlüğünü aradı. “Haberimiz yok, biz almadık” yanıtını aldı. Ardından Antep ve Urfa Emniyet Müdürlüklerini aradı. Buralardan da “bizde yok” yanıtını aldı. İHD'ye ve Cumhuriyet Savcılığına başvurdu. DEP'ten yardım istedi, belediyeye gitti. Ancak başvurduğu hiç bir yerden bir sonuç alamadı.

30 Mart günü DEP Antep İl Binası'nda başlatılan açlık grevine de polis ani bir baskın yaptı ve grevcileri, parti yöneticilerini ve çalışanlarını gözaltına aldı. Dört gün sonra, 30 Mart'ta Özgür Gündem gazetesi ve DEP Antep il teşkilatını arayan kimliği belirsiz bir kişi, Şen'in cenazesinin Antep Devlet Hastanesi'nde olduğunu bildirdi. Mehmet'in ölü bedeninde yoğun işkence izleri vardı, parmaklarının tümü kırılmıştı ve kafasından aldığı iki kurşunla öldürülmüştü.

Nuray Şen, devletin olayı aydınlatmaması üzerine 4 Nisan 1994’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Mahkeme, 30 Haziran 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yaşam hakkını güvence altına alan 2. maddesinin usul yönünden ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi ve devleti Şen ailesine tazminat ödemeye mahkum etti.

İtirafçı ve eski Jitem elemanı Abdulkadir Aygan’ın 2004 yılında basına yansıyan beyanlarına göre Mehmet Şen, Nizip Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli Ahmet ve Sedat adlı polislerin işbirliği sonucu Yeşil tarafından 26 Mart 1994'te kaçırıldı. Tırnakları çekilen, parmakları ezilen ve vücudunun çeşitli yerlerine işkence edilen Şen'in cenazesi birkaç gün sonra Antep'te bir çukura atılmış olarak bulundu. Ajandasındaki Şen ile ilgili istihbarat raporunu da Jitem'in haftalık istihbarat toplantısından aldığını belirten Aygan, bilgilerin bu toplantıda ortaklaştırıldığını söyledi. Raporda, Mehmet Şen'in eski TSİP üyesi olduğu, Necip kod adını kullandığı, yerel seçimlerde önce DEP'ten aday olduğu, DEP'in seçimlerden çekilmesi üzerine bağımsız adaylığını koyduğu bilgisine yer veriliyordu. Belli bir sistematiğe sahip olan istihbarat raporunda Mehmet Şen'in eşkali, "Uzun boylu, esmer, kır saçlı, normal yapılı” olarak belirtilmiş, 13 Mart 1994'te Birecik'e gittiği, güvenlik kuvvetleriyle tartışmaktan çekinmediği notu da düşülmüş ve "Faili meçhul olayları Devlete mal etmeye çalışan bir tiptir. Kendisine aşırı güvenir," bilgisi yer alıyordu.

Ergenekon dava dosyaları ve iddianamelerinde dönemin Şırnak Alay Komutanı Cemal Temizöz'e ait bir ölüm listesinde Mehmet Şen'in de ismi geçmekteydi. Halen Diyarbakır’da devam etmekte olan ve sanıkları arasında “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Musa Anter cinayeti zanlısı Abdulkadir Aygan ile rütbeli askerler de bulunan Jitem davasında, sanıkların 1991-96 yılları arasında kaçırıp sorguladıktan sonra öldürdükleri öne sürülen 26 kişiden birisi de Mehmet Şen. Korucu , itirafçı ve güvenlik güçleri ile çalışan sivil memurlardan oluşan bu sanıkların isimleri: “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Abdülkadir Aygan (Aziz Turan), Muhsin Gül, Fethi Çetin (Fırat Can Eren), Faysal Şanlı, Hayrettin Toka, Hüseyin Tilki (Hüseyin Eren), Ali Ozansoy (Ahmet Turan Altaylı), Adil Timurtaş, Recep Tiril (Recep Erkal), Kemal Emlük (Erhan Berrak), Saniye Emlük (Emel Berrak), İbrahim Babat (Hacı Hasan), Mehmet Zahit Karadeniz, Lokman Gündüz.

Diyarbakır Başsavcılığı, JİTEM hakkında açtığı ilk davanın iddianamesinde, uzun yıllar varlığı tartışma konusu olan yapılanma için, “Sözde devlet adına ancak, yasadışı yollarla birçok adam öldürme, adam kaldırma ve terör örgütü PKK yandaşı olduklarına inandıkları veya sandıkları kişiler aleyhine ve kendi çıkarlarına gasp eylemleri yapan çete” tanımı yaptı. Açılan ilk dava, daha sonra açılan bir başka davayla birleştirildi ve 5 kez askeri mahkeme ile sivil mahkeme arasında gidip geldi. Hem askeri hem de sivil mahkemenin yargılamayı yapmaya yetkili olmadıkları yönündeki açıklamaları nedeniyle çözülemeyen yetki krizi Yargıtay’a taşındı ve Yargıtay’ın kararıyla dosya sivil mahkemeye, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Bu davanın da daha önce Musa Anter’in öldürülmesiyle ilgili açılan davayla birleştirilmesi talep edildi. Bu davayla ilgili yargılama sürerken, unutulmuş bir dosya da gün yüzüne çıktı. Diyarbakır Başsavcılığı, 2006’da, JİTEM elemanı, itirafçı Abdülkadir Aygan’ın itiraflarıyla kaleme alınan bir kitapla ilgili soruşturma başlattı. Kitapla ilgili yapılan inceleme sonunda, JİTEM’in 26 ayrı infazının kitapta açıkça anlatıldığı sonucuna varıldı. Bir kısmı devam eden davada da geçen mağdurların bir bölümünün isimleri şöyle: Mehmet Salih Dönen, Zahid Turan, Vedat Aydın, Talat Akyıldız, Harbi Arman, Musa Anter, Hasan Kaya, Metin Can, Mehmet Şen, Necati Aydın, Ramazan Keskin, Mehmet Aydın, Murat Aslan, İdris Yıldırım, Servet Aslan, Edip Aksoy, Mehmet Sıddık Etyemez, Ahmet Ceylan, Şahabettin Latifeci, Abdulkadir Çelikbilek, İhsan Baran, Fehti Yıldırım, Abdulkerim Zuğurli, Zana Zuğurli, İzzettin Acet, Mehmet Emin Kaynar. Ancak, bu isimlerle ilgili harekete geçileceği aşamada Diyarbakır Savcılığı dosyayla ilgili görevsizlik kararı verdi. Kararda, askeri yapılanma içinde bulunan JİTEM ve asker şüphelilerle ilgili soruşturma yapma yetkisinin Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nda olduğu belirtildi. 2006’da yaşanan bu gelişmelerden sonra dosya unutuldu. Ancak, 7 yıl sonra, 2014 yılı başında, askeri savcılıktan, görevsizlik kararı geldi ve dosya bu kez Terörle Mücadele Kanunu ile (TMK) sorumlu sivil savcılığa gönderildi.

Kararda, suç örgütünün eylemleri, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olup adam kaçırmak, öldürmek, ülke birliğini ve bütünlüğünü bozmak” şeklinde sıralandı ve sanıkların işledikleri suçun askeri suç kapsamında olmadığı belirtilerek, her ne kadar 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi gereğince şüpheliler içinde asker kişiler olsa dahi, işledikleri suçların askeri suçlar kapsamında olmadığı belirtildi. 353 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre askeri mahkemelerin, asker kişilerin ancak askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili işledikleri suçlara bakmakla yükümlü oldukları, ancak dosyada yazılı suçların çete, adam öldürme ve suç örgütü olduğunu, bununla ilgili soruşturma yapma yetkisinin ise adli makamlara ait olduğu ifade edildi. Yeniden gönderilen dosyada, 2006’dan bu yana herhangi bir işlem yapılmadı.

Hukuki süreçte son durum:Bilinmiyor
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

AİHM kararı
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Gazete veya internet haberi
Gazete veya internet haberi
Gazete veya internet haberi

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Seyfi Oktay Adalet Bakanı
Doğan Güreş Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Mehmet Şen 1994-03-26 Mahmut Yıldırım (Yeşil Kod) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İstihbarat elemanı
Mehmet Şen 1994-03-26 Ahmet (Nizip Terörle Mücadele Şubesi) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Polis
Mehmet Şen 1994-03-26 Sedat (Nizip Terörle Mücadele Şubesi) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Polis

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS