Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Tevfik (Teyfik) Kusun'un Zorla Kaybedilmesi

36 yaşındaki Diyarbakırlı Tevfik Kusun, 26 Temmuz 1995’te gözaltına alındıktan sonra zorla kaybedilen ve işkence görmüş bedeni Dicle Nehri’nden çıkarılan Fahri Kusun’un kardeşiydi. Fahri Kusun öldürüldükten sonra Tevfik Kusun da gözaltına alınmış, sonunun ağabeyi gibi olmaması için ellerindeki listede adı bulunan kişilerle ilgili bilgi toplaması yönünde tehdit edilmişti. Tevfik’e gösterilen listede ağabeyi Fahri’nin ve birkaç kişinin daha ismi kırmızıyla çizilmişti; dayısı Abdulbaki Işık da listedeydi. Bunun üzerine derhal dayısına ve diğer tanıdığı kişilere haber verdi. Abdulbaki Işık da hemen Diyarbakır’ı terk ederek birkaç ay Mersin’de kaldı.

Bir süre sonra Abdulbaki Işık, devletin Lice’de evi yakılan mağdurlara yeni bir ev tahsis edeceğini, bunun için mağdurların şahsen başvurması gerektiğini duydu. Bunun üzerine 28 Ekim 1995’te Diyarbakır’a dönerek Beşyüzevler diye adlandırılan yerleşim birimindeki konutlar için Diyarbakır Kapalı Spor Salonu'nda dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan ve birçok devlet yetkilisinin izlediği kura çekimine gitti. Ancak adının kura listesinde olmadığını görünce salondan ayrılıp oğlunun evine gitmek üzere yola çıktı. Yolda beyaz bir Renault Toros marka araçtaki üç kişi tarafından gözaltına alındı. Abdulbaki'den bir daha haber alınamadı. Ailesinin yetkili kurumlara yaptığı başvurularda gözaltında olmadığı söylendi. 9 Kasım 1995 tarihinde Abdulbaki Işık'ın cenazesi Fehmi Akyürek ve Ramazan Ayhan adlı iki kişiyle beraber Dicle nehri kıyısında bulundu. Diyarbakır'ın 8 km kadar güneyindeki Çarıklı Fabrikası Köyü yakınlarında cenazeleri bulunan üç kişinin elleri arkadan bağlanmıştı ve vücutlarında işkence izleri vardı. Abdulbaki Işık’ın cesedi “güvenlik gerekçesiyle” ailesine verilmedi. Aynı gece saat 23 sularında yine askeriyeye ait bir araçla alınıp Mardinkapı Mezarlığı'na götürüldü ve alelacele defnedildi.

Tevfik Kusun ağabeyinin zorla kaybedilmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştu. Bundan dolayı kendini polis olarak tanıtan kişiler Tevfik Kusun’u telefonla sık sık arayarak komisyona olan başvurusunu geri almasını istiyordu. 29 Kasım 1996 günü saat 14.00 sıralarında bekçilik yaptığı 500 Evler inşaatında 4 sivil polis tarafından 72 AN 958 plakalı beyaz bir Toros marka otomobile zorla bindirilerek götürüldü. İnşaatın müteahhiti Osman Gül olaya tanık oldu ve aracı takip etti. Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü görünce de siyasi şube polislerine durumu bildirdi. Polisler Tevfik Kusun’un gözaltına alındığını ve kısa sürede bırakılacağını belirtti ancak Tevfik’ten başkaca bir haber alınamadı.

24.12.1996 tarihinde Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masasında görevli polisler babasını arayarak Tevfik Kusun’un cenazesinin Adıyaman’da olduğunu belirtti. Kusun ailesinden dört kişi Adıyaman’a gitti ancak bilgi doğru değildi. Bu süreçte aile sürekli kendini polis olarak tanıtan kişiler tarafından rahatsız edildi. 1997 yılının ilk haftasında ailesine ismini vermeyen bir şahıs Tevfik Kusun’un cenazesinin Bozova’da olduğunu haber verdi. Cenazesi 17.12.1996 tarihinde Urfa’nın Bozova ilçesinde bir çoban tarafından bulunmuş ve 20.12.1996 tarihinde Bozova Belediyesi tarafından gömülmüştü. Yapılan otopside üç gün önce öldürülmüş olabileceği, kafasına tek kurşun sıkıldığı, göğüs kemiği dahil birçok kemiğinin kırık olduğu ve işkence yapıldığı tespit edilmişti. Aile işlemlerin ardından cenazeyi teslim aldı.

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Necmettin Erbakan Başbakan
Meral Akşener İçişleri Bakanı
Şevket Kazan Adalet Bakanı
İsmail Hakkı Karadayı Genel Kurmay Başkanı
Teoman Koman Jandarma Genel Komutanı
Necati Bilican OHAL Bölge Valisi
Alaaddin Yüksel Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Tevfik (Teyfik) Kusun 1996-11-29

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS