Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Mahmut Abak ve Mehmet Emin Abak'ın Zorla Kaybedilmesi

Mahmut Abak ve kuzeni Mehmet Emin Abak, şoför ve muavin olarak Mardin-Kızıltepe arasında beraber minibüs işletmeciliği yapıyordu. Yaşadıkları Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Hindula (Eroğlu) köyü üzerinde koruculuk baskısı vardı, ancak köylüler korucu olmak istemiyorlardı. Köye her Cuma baskın yapılıyordu. 14 Ocak 1995 tarihinde de Mardin Merkez Jandarma Komutanlığı’na bağlı Cevizli Komutanlığı’ndan Mardin merkez bölük komutanı Şeref Çakmak, Kızıltepe komutanı Binbaşı Hasan Atilla Uğur ve Kızıltepe bölük komutanı Üsteğmen Ahmet Boncuk’un komutasındaki asker ve korucular gelerek köydeki herkesin evini boşalttı. Köylülerden bazılarını meydanda topladı, bazılarının da evlerinden çıkmalarını yasakladı. Mahmut Abak ve Mehmet Emin Abak dâhil olmak üzere kimi köylüler asker ve korucular tarafından boşaltılan Mustafa ve Hüsamettin Abul'un evine götürüldü. Bütün gece dışarda bekletilen köylüler Mustafa ve Hüsamettin Abul’un evinden gelen işkence seslerine tanık oldu. Aynı zamanda köye gelen askerler köylülerin hayvanlarını kestiler, tüm kışlık odunlarını yaktılar. Götürüldükleri evde yoğun işkence gören Mahmut Abak ertesi gün sabahın erken saatlerinde bir battaniye içinde, Mehmet Emin Abak ise yaralı bir şekilde iki askerin kolları arasında köyden götürüldü. Askerler Abakların işlettiği minibüse de el koydu.

Bu olaydan 40 gün önce, 5 Aralık 1994 tarihinde, kendisi de minibüs şoförü olan Mahmut'un babası Süleyman Abak da, akrabaları Abdurrahman Abi ile birlikte gözaltına alınmış, daha sonra cenazeleri Kızıltepe-Viranşehir arasında bulunan Şahvelat Köprüsü'nde bulunmuştu. Süleyman Abak ve ailesi koruculuk baskısı altındaydı.

Aynı gün (15 Ocak 1995) ilerleyen saatlerde köye gelen Cevizli Jandarma Karakolu’na bağlı asker ve korucular tüm köylülere köyü boşaltması yönünde emir verdi. Köy boşaltılana kadar 3-4 gün köyde kalan korucular arasında Dogan köyü korucuları İsmet Korgay ve Abdo Korgay, Cevizli köyü korucuları Şeyhmus İdiz, Mehmet İdiz ve İsmet İdiz, Genco Üskeren ve Mahmut Demir de vardı. Mehmet Emin Abak’ın ailesi önce Kızıltepe’ye, 2-3 ay sonra da Bursa’ya göç etti. 1998’te Bismil’e dönen aile köye dönüşlerin başladığı 2001’de köylerine geri döndü. Köy boş kaldığı süre boyunca defalarca tekrar tekrar yakıldı. Mahmut Abak ve Mehmet Emin Abak’ın beraber işlettikleri minibüs aynı gün Urfa’nın Ceylanpınar ilçesi Sarayçesme köyünde yakılmış halde bulundu. Mehmet Emin Abak'ın ailesi dönemin koşullarında resmi kurumlara başvuru yapmaya çekiniyorlardı. Çevrelerinde kendilerine yardımcı olabileceğini söyleyen ve para isteyen kişilere çokça para verdiler, ancak oğullarından herhangi bir haber alamadılar. Baba Halil Abak Kızıltepe Savcılığı'na başvurdu, savcı dilekçesini yırttı.

Abakların gözaltına alınmalarından yaklaşık bir ay sonra, 11.02.1995 tarihinde Mardin’in Kızıltepe ilçesi Kırkkuyu Köyü Aysun (Tılzerin) mezrasındaki bir yağmur kuyusundaki sular, o sene fazla yağmur yağmasından dolayı yükseldi. Bir çoban yükselen suda cansız bir erkek bedeni görerek telefonla İlçe Jandarma Komutanlığı’na bildirdi. Kuyunun bulunduğu yere giden jandarma görevlileri kuyudaki bedeni köylülerle beraber çıkardı. Bedenin üzerinden Mahmut Abak’a ait nüfus cüzdanı çıktı. Ardından yapılan otopsi Mahmut Abak’ın işkence görerek öldürüldüğünü gösteriyordu. Jandarma bedeni belediyeye teslim etti. Mahmut Abak belediye tarafından defnedildi. Daha sonra annesi Sultani Abak’a elbiseleri verildi ve defnedilmeden önce çekilen fotoğrafları gösterildi.

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1995’te başlattığı soruşturmada hiçbir ilerleme olmadan 2011 yılında daimi arama kararı verildi. Ancak İHD Mardin Şubesinin ısrarlı takibi sonunda yürütülen ek soruşturma kapsamında Mehmet Emin Abak’ın bedeninin de Mahmut Abak’ın bedeninin bulunduğu kuyuda olabileceğinden hareketle kazı çalışması yapılmasına karar verildi. Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığı tarafından 23.05.2013 ve 10-11 Haziran 2013 tarihlerinde Tilzerin köyündeki kuyularda yapılan kazı çalışmasında üç kişiye ait insan kemikleri ve giysi parçaları bulundu. Kazı çalışması sırasında gelen köylülere polis biber gazı sıkarak onları dağıtmaya çalıştı. Kızıltepe ilçesine yaklaşık 20 kilometre mesafede Ceylanpınar yolu üzerinde bulunan bir köy olan Aysun köyü, 1993 ile 2000 yılları arasında "güvenlik" gerekçesi ile boşaltılmıştı. Baba Halil Abak oğlu Mehmet Emin’in gözaltına alınırken üzerinde olan kırmızı kazağını teşhis etti; İstanbul Adli Tıp Kurumunun yaptığı DNA incelemesi de sonucu 23 Nisan 2014'te doğruladı; üç kişiye ait olduğu tespit edilen kemiklerden biri Mehmet Emin Abak'a aitti. Mehmet Emin Abak'ın cenazesi ailesine teslim edildi ve 25 Nisan'da defnedildi.

İHD Mardin Şubesinin de girişimleri sonucunda 2009 yılında yeniden canlandırılan soruşturmaların ardından Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı Temmuz 2013'te bir fezleke hazırladı. 20 Temmuz 2014’te hazırlanan iddianamede, içlerinde Abakların da olduğu, 1993-96 yıllarında Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşanan 22 zorla kaybetme ve faili meçhul cinayetin şüphelisi olarak dördü ordu mensubu beşi korucu olan ve Bıçak Timi olarak bilinen bir Jitem ekibi tespit edildi. Ancak daha ilk duruşma görülmeden, dava güvenlik gerekçesiyle Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’nden Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne nakledildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 03.03.2015 tarihinde görülen ilk duruşmada sanıklar Hasan Atilla Uğur ve Eşref Hatipoğlu’nun rütbeleri nedeniyle CMK M.161/5’e dayanarak dosyanın izin istemiyle HSYK’ya gönderilmesine karar verildi. 18.10.2015 tarihinde görülen duruşmada ise HSYK’dan cevap gelmediği gerekçesiyle bir sonraki duruşma 15.01.2016 tarihine ertelendi. Duruşma öncesi HSYK’nın sanıkların “silahlı örgüt kurmak” ve “tasarlayarak insan öldürmek” suçlarından yargılandıkları için izin alınmasına gerek olmadığına ve doğrudan kovuşturma yapılabileceğine hükmeden kararı mahkemeye ulaştı. 15 Ocak tarihli duruşmada müdafii avukatları mahkeme heyetinin çekilmesini talep etti. Savcının usule ve esasa aykırı olduğu gerekçesiyle reddettiği bu talebi mahkeme heyeti yetkili merciiye gönderme kararı aldı. Bir sonraki duruşma 27 Nisan 2016 tarihinde görülecek. Davaya ilişkin geniş özet için tıklayın.

Davanın asker sanıkları Ergenekon davasından bir süre tutuklu kalan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu, Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk ve Başçavuş Ünal Alkan. Dört askerin, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele’nin (JİTEM) Mardin ve Diyarbakır’daki yöneticileri olduklarının belirtildiği ve “Bıçak Timi” olarak adlandırılan örgütün korucu olan üyeleri ise Abdurrahman Kurga, Mehmet Emin Kurga, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılınçaslan ve İsmet Kandemir. Dokuz sanık, “Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve bu örgüte üye olmak, tasarlayarak insan öldürmek” suçlarından yargılanıyor.

İddianamede mağdur ifadeleri, tanık beyanları, İstanbul CBS tarafından Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen belgeler, keşif tutanakları, iletişimin denetlenmesi tedbirinden elde edilen veriler, İstanbul ve Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüklerince hazırlanan JİTEM raporları, Adli Tıp Kurumu raporları, şüphelilere ait nüfus ve adli sicil kayıtları delil olarak gösterildi.

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada şüpheli sıfatıyla yer alan Hasan Atilla Uğur 2007 yılında Albay rütbesiyle emekli oldu. Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihinde gözaltına alındı. Savcı tarafından mahkemeye sevk edilerek tutuklandı. 5 Ağustos 2013 tarihinde açıklanan mahkeme kararı sonucunda "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan, suçun işlendiği tarih göz önünde bulundurularak eski TCK'nın 147. maddesi gereğince, 20 yıl hapis cezasına, "Kişisel verileri ele geçirme" suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca "Ateşli Silahlar Kanununa muhalefetten" 2 yıl 3 ay hapis ile 4 bin 500 Lira para cezası da uygulandı ve toplamda 29 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Özel yetkili mahkemeleri kaldıran, tutukluluğu azami 5 yılla sınırlayan yasa değişikliğiyle hakkında verilmiş ceza hükmü olmasına rağmen Mart 2014'te tahliye edildi. Diğer sanık emekli Albay Eşref Hatipoğlu ise emekli Üsteğmen Tünay Yanardağ ile birlikte Lice'de 1993 yılında Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 2'si asker 16 kişinin ölümüyle ilgili tutuksuz yargılanıyor.

Hukuki süreçte son durum:Dava devam ediyor
Soruşturma / Dava tarihi:1995-02-11 2015-03-03
Anayasa Mahkemesi Başvurusu:Hayır
Hukuki süreç özeti

KAYNAKLAR:

Mağdur yakını ile görüşme

Ses ve görüntü kaydı
Ses ve görüntü kaydı
Ses ve görüntü kaydı
İfade tutanağı
İddianame
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları
Gazete veya internet haberi
İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları ve/veya raporları

Politik Sorumlular

İsim Görev
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller Başbakan
Nahit Menteşe İçişleri Bakanı
Mehmet Moğultay Adalet Bakanı
İsmail Hakkı Karadayı Genel Kurmay Başkanı
Aydın İlter Jandarma Genel Komutanı
Ünal Erkan OHAL Bölge Valisi
Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü
Sönmez Köksal MİT Müsteşarı

Kaybedilenler

Kaybedilen Kişi Tarih Şüpheliler Katilim derecesi Görev
Mahmut Abak 1995-01-15 Hasan Atilla Uğur (Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı, Albay) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Mahmut Abak 1995-01-15 Eşref Hatipoğlu (Diyarbakır İl Jandarma Komutanı, Albay) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İl Jandarma Komutanı
Mahmut Abak 1995-01-15 İsmet Kandemir (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mahmut Abak 1995-01-15 Ünal Alkan (Jandarma) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mahmut Abak 1995-01-15 Abdurrahman Kurğa (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mahmut Abak 1995-01-15 Mehmet Salih Kılınçaslan (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mahmut Abak 1995-01-15 Ahmet Boncuk (Jandarma Üsteğmen) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mahmut Abak 1995-01-15 Mehmet Emin Kurğa (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mahmut Abak 1995-01-15 Ramazan Çetin (MHP Kızıltepe ilçe eski başkanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Çatışmalarda yer alan diğer devlet dışı güçler
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Hasan Atilla Uğur (Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı, Albay) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İlçe Jandarma Komutanı
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Eşref Hatipoğlu (Diyarbakır İl Jandarma Komutanı, Albay) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi İl Jandarma Komutanı
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 İsmet Kandemir (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Ünal Alkan (Jandarma) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Abdurrahman Kurğa (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Mehmet Salih Kılınçaslan (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Ahmet Boncuk (Jandarma Üsteğmen) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Jandarma
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Mehmet Emin Kurğa (Korucu) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Korucu
Mehmet Emin Abak 1995-01-15 Ramazan Çetin (MHP Kızıltepe ilçe eski başkanı) Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi Çatışmalarda yer alan diğer devlet dışı güçler

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS