Zorla Kaybedilenler Veritabanı

Abbas Çiğden

Meslek:Çoban
Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler:0
Kaybedilme Tarihi:1988-01-01
Kaybedildiği Yer:Şırnak, Silopi
Bedenin bulunduğu tarih:1988-01-01

Birlikte kaybedilen diğer kişiler

Feyzi Bayan
Münür (Münir) Aydın
Reşit Eren
Sadun Bayan
Üzeyir Arzık

Şüpheliler

İsim Katılım derecesi
Silopi Jandarma Tabur Komutanlığı Şiddet veya zorlama içeren fiillere katılım şüphesi

Politik Sorumlular

İsim Görev
Kenan Evren Cumhurbaşkanı
Necip Torumtay Genel Kurmay Başkanı
Hayri Kozakçıoğlu OHAL Bölge Valisi

Abbas Çiğden, Feyzi Bayan, Münür (Münir) Aydın, Reşit Eren, Sadun Bayan ve Üzeyir Arzık'ın Zorla Kaybedilmesi

Abbas Çiğden'in babası Ahmet Çiğden, Münür (Münir) Aydın'ın babası Tahir Aydın, Reşit Eren'in abisi Abdullah Eren, Sadun Bayan'ın babası Cemalettin Bayan, Feyzi Bayan'ın abisi Fadıl Bayan ve Üzeyir Arzık'ın abisi Osman Arzık'ın 2009 yılında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri ifadelere göre 1988 yılında, Silopi’ye bağlı Derebaşı köyüne yakın Deştik diye bilinen mezrada çatışma çıktı. Ertesi gün, Derebaşı köyünden bir grup genç yetiştirdikleri meyveleri satmak için katırlarla Silopi’ye doğru yola çıktı. Yolun ortasında askerler köylülerin etrafını sardı ve kimlik kontrolü yaptı. Kontrol sonrasında gruptan dört çiftçi olan Reşit Eren, Sadun Bayan, Feyzi Bayan ve Üzeyir Arzık ile yoldan geçmekte olan iki çoban Abbas Çiğden, Münür (Münir) Aydın operasyon bölgesinde askerlere yol göstermeleri için alındı. Sadun Bayan'ın babası Cemalettin Bayan da İnci Hekimoğlu'nun 9 Şubat 2009'da Taraf Gazetesinde yayımladığı yazı dizisindeki ifadelerine göre meyve satmak üzere yola çıkan grup içindeydi ve askerlerin çocuklarını yol göstermek üzere almasından sonra askerlerin talimatı üzerine köyüne geri dönmüştü. Ertesi gün, Silopi askeri taburuna yakın oturan bazı köylüler, 200 metre yükseklikte bir helikopterden taburun bahçesine insan bedenleri atıldığını söyledi. Bunun üzerine yakınları gözaltına alınan aileler tabura gitti ancak tabur komutanı onları içeri almadı ve çocuklarının cenazesinin taburda olduğunu reddetti. Köylülerin cenazelerini teslim alana kadar gitmeyiz ısrarıyla ortam gerildi ve kaymakamlık halk tarafından taşlandı. Hürriyet Gazetesi olayı arka planı ve nedeninden bahsetmeksizin "Bunlar Türk olamaz" başlığıyla haberleştirdi. Bunun üzerine tabur komutanı köylülere savcıyla birlikte gelmeleri halinde cenazelerini teslim alabileceklerini söyledi. Savcıyla birlikte yeniden tabura gelen köylüler yakınlarının bedenlerini teşhis etti. Aileler Abbas Çiğden, Münür Aydın, Reşit Eren, Sadun Bayan, Feyzi Bayan ve Üzeyir Arzık'ın bedenlerini teslim alarak Silopi mezarlığına defnetti. Ailelerden bazıları savcılığa başvurdu ancak soruşturma açılıp açılmadığını da neticesini de öğrenemedi.

Olaydan iki üç gün sonra Avukat Orhan Doğan ve o dönem ANAP milletvekili olan Nurettin Yılmaz taziyeye gelip olayla ilgili bilgi aldı. Cemalettin Bayan hepsine oğlunu ve diğer köylüleri askerlerin öldürdüğünü anlattı ancak olay resmi tutanaklara PKK ile çıkan çatışmada öldükleri şeklinde girmişti. Onlar gittikten sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden çağrılan Cemalettin Bayan sorgulandı ve akşam köye döndüğünde muhtar olan kardeşi Abdülkerim'den, köyün boşaltılması için emir geldiğini, eğer boşaltmazlarsa kimseyi canlı bırakmayacaklarını söylediklerini öğrendi. Bunun üzerine Bayan ailesi köyü boşaltıp Silopi'ye taşındı. Cemalettin Bayan oğlunun askerler tarafından öldürüldüğünü anlatmayı sürdürdüğü için çeşitli defalar gözaltına alındı; dayak ve kötü muameleye maruz kaldı. O dönem hukuki yollardan hiçbir girişimde bulunamayan ailelerin 2009 yılında yeniden verdikleri dilekçe üzerine Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı 2008/3151 numarasıyla soruşturma açtı. Elimize ulaşan bilgilere göre soruşturma Aralık 2012 tarihi itibariyle devam ediyor.

© Zorla Kaybedilenler Veritabanı 2017. All Rights Reserved.
Website design by Eugene, Development supported by HURIDOCS