Hasan Bayram
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Unknown
- Date body found
- May 15, 1994
- Occupation
- Unknown
- Event description
AİHM’nin 18 Ocak 2005 tarihli kararındaki ifadelere göre, 12 Mayıs 1994 gününü 13 Mayıs’a bağlayan gece boyunca askerler ile PKK militanları arasında silahlı çatışma yaşandı. Yolçatı köyünün bir mezrasında yaşayan Maço ailesi 12 Mayıs gecesi boyunca süren çatışmanın ardından sabaha karşı evlerini terk ederek Lice’ye doğru yola çıktı. Ancak askerler tarafından durduruldular ve Abdulvahap Maço alıkonuldu. Sabah Yolçatı köyünden Kamil Menteşe de çatışma bitince sürüsünü köyün dışına çıkarmak için evden ayrıldı ancak köye doğru gelen askerler tarafından durdurularak alıkonuldu. Saat altı civarında köye baskın yapan askerler bütün köy halkını camii avlusunda toplayarak sorguladı. Daha sonra Sabri Akdoğan, Hasan Bayram, Yusuf Bozkuş ve Reşit Demirhan’ı da alıkoyarak diğer köylülere köyü terk etmelerini emretti.
Baskının ardından köyü terk etmeye zorlanan ve iki gün boyunca köye girişleri yasaklanan yakınları Sabri Akdoğan, Abdulvahap Maço, Reşit Demirhan, Yusuf Bozkuş, Hasan Bayram ve Kamil Menteşe’den bu süre içinde bir haber alamadı. Üçüncü gün köye girişlerine izin verilen köylüler evlerinin yakıldığını gördü; kayıpların aileleri Cumhuriyet Savcılığına başvurarak akıbetleri hakkında bilgi almak istedi ama herhangi bir cevap alamadı.
15 Mayıs 1994'te Reşit Demirhan, Sabri Akdoğan ve Hasan Bayram'ın, 16 Mayıs 1994'te Abdulvahap Maço'nun, 17 Mayıs 1994'te ise Yusuf Bozkuş ve Kamil Menteşe'nin cenazeleri köylüler tarafından bulundu. Hepsi kafalarına ve bedenlerine isabet eden kurşunlarla öldürülmüştü; Kamil Menteşe’nin bedeninde işkence izleri vardı ve sağ kulağı kesilmişti.
İç hukukta açılan soruşturmalarda hiç ilerleme olmayınca Menteşe, Bozkuş, Demirhan ve Maço aileleri 12 Kasım 1994’te AİHM’ne başvurdu. Mahkeme, yaptığı incelemelerin ardından AİHS'nin yaşam hakkını koruyan 2. maddesi (usulden) ile etkili başvuru hakkını koruyan 13. maddelerinin ihlal edildiğine karar verdi ve hükümeti tazminat ödemeye mahkum etti.
- Geolocation
Latitude: 38.42495120000001
Longitude: 40.67040889999999
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- District
- Lice
- Date of disappearance
- May 13, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:37Ay:2Gün:10
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Press release or report of human rights organisations
- Decision by the prosecution office
- Decision of non-prosecution due to statute of limitations
- Summary of the legal proceedings
13 Mayıs 1994 gecesi çatışmalarında ölen iki jandarma eri dolayısıyla sorumluları bulmak için yürütülmüş iki soruşturma sırasında 18.05.1994 ve 01.06.1994 tarihlerinde yazılmış savcılık kararlarından, söz konusu tarihteki çatışmanın Bolu Komando Tugay’ı komutasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. 13 Mayıs’ta güvenlik güçlerince alınkonulduğu iddia edilen Hasan Bayram’ın cenazesi 15 Mayıs 1994 tarihinde Reşit Demirhan ve Sabri Akdoğan ile birlikte bulunmuş ve Lice Sağlık Ocağına getirilerek, burada otopsi yapılmıştır. Otopside kişilerin kurşun ile öldürüldükleri belirlenmesine rağmen kurşunlar balistik incelemeye gönderilmemiş ve kişilerin ne mesafeden öldürüldükleri tespit edilmemiştir.
Söz konusu üç kişi; Sabri Akdoğan, Reşit Demirhan ve Hasan Bayram için Lice Cumhuriyet Başsavcılığının 1994/57 numarasıyla açtığı soruşturma dosyasından elimizde bulunan son evrak 2005 tarihlidir ancak soruşturmanın güncel durumuna ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Soruşturma dosyasındaki evraklara göre sorumluları bulmaya ve cezalandırmaya elverişli, etkin bir soruşturma yürütülmemiştir.
Savcılığın aynı operasyon sırasında güvenlik güçlerince alıkonulduğu iddia edilen ve daha sonra cenazeleri bulunan isimleri belli diğer şahıslar için yürüttüğü 1995/57 numaralı soruşturma ile ilişkili iki soruşturması daha vardır: 1994/58 ve 59. Bu üç soruşturmaya ilişkin, 29.12.1998 tarihinde Celal Çakıl, Mustafa Bayram, Femin Akdoğan ve Süleyman Yıldırım adlı beş tanığın ifadesi alınmıştır. İfade veren tanıklardan Süleyman Yıldırım, olay tarihinde kendisiyle beraber yedi kişinin Sabri Akdoğan’ın evinden alınıp, askerlerin karargah kurduğu Babik mezrasına götürüldüğünü, oradan Yolçatı köyü mezarlığına götürülüp 7 kişinin vurulduğunu, kendisinin ise yaşı sebebiyle serbest bırakıldığını iddia etmiştir. Bu 7 kişi, Sabri Akdoğan, Yusuf Bozkuş, Abdulvahap Maço, Reşit Demirhan, Kamil Menteşe, Hasan Bayram ve Mehmet İlkkaya’dır.
Savcılık, 28.12.1998 tarihinde jandarmadan ilgili zamana ait gözaltı kayıt defterini istemiş, defter 31.12.1998 tarihinde gönderilmiş, ancak aydınlatıcı bir bilgi alınamamıştır. Yine 28.12.1998 tarihinde savcılık, yürüttüğü üç soruşturmaya ilişkin Yolçatı ve Kabakaya köyü muhtarlarını çağırmış, jandarma tarafından köylerin boşalmış olup Kabakaya muhtarının Diyarbakır’da ikamet ettiği, Yolçatı’nın ise görev alanı dışında kaldığı cevabı verilmiştir. Savcılığın 28.12.1998 tarihli üç soruşturmaya ilişkin yazılarından biri de Yolçatı’nın bağlı olduğu jandarmada dönemin görevlilerinin isminin bildirilmesine ilişkindir. Bu isimler jandarma tarafından Hasan Çakır, Özkan Demirören, Taner Aksoy, Ali Kaya, Cevdet Karaca ve Mustafa Ayrık olarak savcılığa verilmiştir.
Savcılık 12.02.1999 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığından 10-15 Mayıs 1994 tarihinde Bolu Komando Tugayının bölgede olup olmadığına ilişkin bilgi istemiş, cevaba dair bir veri bulunamamıştır. Yürüttüğü üç soruşturmayla da ilişkili olduğu kanaatiyle, 11.02.1999 tarihinde Lice Savcılığı 1994 yılında Aziz Akdemir ve Niyazi Bozkurt’un yoklama kaçağı olarak şubeye getirilip getirilmediğine ilişkin bilgi istemiş, askeri şubeden gelen cevapta Aziz Akdemir’e ilişkin kayıt bulunduğu, Niyazi Bozkuş’a ilişkin ise bulunamadığı yazmaktadır. Ancak Jandarmanın nezaret kayıt defterinde 21.05.1994 günü Bolu Komando Tugayı emriyle Niyazi Bozkuş’un yoklama kaçağı statüsü dolayısıyla alınıp askeri şubeye teslim edildiği yazmaktadır. Bundan sonra 31.01.2000 tarihinde Sabri Akdoğan’a ilişkin 1994/57 numaralı soruşturma üzerinden daimi arama kararı çıkartılmıştır. 2004 yılına kadar savcılık ile Jandarma arasında yapılan yazışmalarda bir gelişme sağlanamamıştır. 13-14 Mayıs 1994 tarihinde yapılmış ve Hasan Bayram’ın da arasında olduğu 26 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanmış operasyona ilişkin ilk olay yeri inceleme 2001 yılında yapılmıştır. Bu 26 kişiden isimleri tespit edilerek soruşturmalara dahil edilen yedi kişiden biri olan Hasan Bayram’ın ailesi, iç hukukta etkili bir soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle AİHM’ye başvuran Menteşe, Bozkuş, Demirhan ve Maço ailelerinin aksine AİHM’ye başvurmamıştır.