Yusuf Bozkuş
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Unknown
- Date body found
- May 17, 1994
- Occupation
- Unknown
- Event description
AİHM’nin 18 Ocak 2005 tarihli kararındaki ifadelere göre, 12 Mayıs 1994 gününü 13 Mayıs’a bağlayan gece boyunca askerler ile PKK militanları arasında silahlı çatışma yaşandı. Yolçatı köyünün bir mezrasında yaşayan Maço ailesi 12 Mayıs gecesi boyunca süren çatışmanın ardından sabaha karşı evlerini terk ederek Lice’ye doğru yola çıktı. Ancak askerler tarafından durduruldular ve Abdulvahap Maço alıkonuldu. Sabah Yolçatı köyünden Kamil Menteşe de çatışma bitince sürüsünü köyün dışına çıkarmak için evden ayrıldı ancak köye doğru gelen askerler tarafından durdurularak alıkonuldu. Saat altı civarında köye baskın yapan askerler bütün köy halkını camii avlusunda toplayarak sorguladı. Daha sonra Sabri Akdoğan, Hasan Bayram, Yusuf Bozkuş ve Reşit Demirhan’ı da alıkoyarak diğer köylülere köyü terk etmelerini emretti.
Baskının ardından köyü terk etmeye zorlanan ve iki gün boyunca köye girişleri yasaklanan yakınları Sabri Akdoğan, Abdulvahap Maço, Reşit Demirhan, Yusuf Bozkuş, Hasan Bayram ve Kamil Menteşe’den bu süre içinde bir haber alamadı. Üçüncü gün köye girişlerine izin verilen köylüler evlerinin yakıldığını gördü; kayıpların aileleri Cumhuriyet Savcılığına başvurarak akıbetleri hakkında bilgi almak istedi ama herhangi bir cevap alamadı.
15 Mayıs 1994'te Reşit Demirhan, Sabri Akdoğan ve Hasan Bayram'ın, 16 Mayıs 1994'te Abdulvahap Maço'nun, 17 Mayıs 1994'te ise Yusuf Bozkuş ve Kamil Menteşe'nin cenazeleri köylüler tarafından bulundu. Hepsi kafalarına ve bedenlerine isabet eden kurşunlarla öldürülmüştü; Kamil Menteşe’nin bedeninde işkence izleri vardı ve sağ kulağı kesilmişti.
İç hukukta açılan soruşturmalarda hiç ilerleme olmayınca Menteşe, Bozkuş, Demirhan ve Maço aileleri 12 Kasım 1994’te AİHM’ne başvurdu. Mahkeme, yaptığı incelemelerin ardından AİHS'nin yaşam hakkını koruyan 2. maddesi (usulden) ile etkili başvuru hakkını koruyan 13. maddelerinin ihlal edildiğine karar verdi ve hükümeti tazminat ödemeye mahkum etti.
- Geolocation
Latitude: 38.42495120000001
Longitude: 40.67040889999999
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- District
- Lice
- Date of disappearance
- May 13, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:60Ay:4Gün:12
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Type of source material
- Press release or report of human rights organisations
- Decision by the prosecution office
- Decision of non-prosecution due to statute of limitations
- Verdict of ECHR
- Violation of the right(s)
- Articles violated according to ECHR verdict
- Article 13: Right to an effective remedy
- Article 2: Procedural violation of the right to life
- Summary of the legal proceedings
17.05.1994 tarihinde köylülerce cenazeleri bulunan Kamil Menteşe ile Yusuf Bozkuş için Lice Cumhuriyet Başsavcılığı 1995/59 numarasıyla soruşturma başlattı. Savcılığın aynı olaya ilişkin 1994/57 ve 58 numarası ile yürüttüğü iki soruşturma daha mevcut.
Soruşturma kapsamında 29.12.1998 tarihinde ifadesi alınan Süleyman Yıldırım, olay tarihinde kendisiyle beraber 7 kişinin Sabri Akdoğan’ın evinden alınıp, askerlerin karargah kurdukları Babik mezrasına götürüldüklerini, sonra ise Yolçatı köyü mezarlığına götürülüp öldürüldüklerini, kendisinin ise serbest bırakıldığını söyledi. Bu 7 kişinin arasında Yusuf Bozkuş da vardı.
28.12.1998 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü üç soruşturmaya ilişkin Yolçatı ve Kabakaya köyü muhtarlarını çağırdı, jandarma tarafından köylerin boşalmış olup Kabakaya muhtarının Diyarbakır’da ikamet ettiği, Yolçatı’nın ise görev alanı dışında kaldığı cevabı verildi.
Savcılığın 28.12.1998 tarihli üç soruşturmaya ilişkin yazılarından biri de Yolçatı’nın bağlı olduğu jandarmada dönemin görevlilerinin isminin bildirilmesine ilişkindi. Bu isimler jandarma tarafından Hasan Çakır, Özkan Demirören, Taner Aksoy, Ali Kaya, Cevdet Karaca ve Mustafa Ayrık olarak savcılığa verildi. Savcılık 12.02.1999 tarihinde Lice İlçe Jandarma Komutanlığından 10-15 Mayıs 1994 tarihinde Bolu Komando Tugayının bölgede olup olmadığına ilişkin bilgi de istedi ancak cevaba dair bir veriye ulaşılamadı.
Yürüttüğü üç soruşturmayla da ilşkili olduğu kanaatiyle, 11.02.1999 tarihinde Lice Savcılığı 1994 yılında Aziz Akdemir ve Niyazi Bozkurt’un yoklama kaçağı olarak şubeye getirilip getirilmediğine ilişkin bilgi istedi. Askeri şubeden gelen cevapta Aziz Akdemir’e ilişkin kayıt bulunduğu, Niyazi Bozkuş’a ilişkin ise bulunamadığı yazdı. Ancak Jandarma’nın nezaret kayıt defterinde 21.05.1994 günü Bolu Komando Tugayı emriyle Niyazi Bozkuş’un yoklama kaçağı statüsü dolayısıyla alınıp askeri şubeye teslim edildiği yazılıydı. Bundan sonra savcılık 1995/59 dosyası üzerinden daimi arama kararı çıkardı ve savcılık ile jandarma arasında olayın faillerinin bulunamadığına ilişkin yazışmalar sürdü.
13-14 Mayıs 1994 tarihinde yapılmış ve Hasan Bayram’ın da arasında olduğu 26 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanmış operasyona ilişkin ilk olay yeri inceleme 2001 yılında yapıldı. Bu 26 kişiden isimleri tespit edilerek soruşturmalara dahil edilen yedi kişiden biri olan Yusuf Bozkuş’un ailesi, iç hukukta etkili bir soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Menteşe, Demirhan ve Maço aileleriyle birlikte AİHM’ye başvurdu. 36217/97 numaralı başvuru sonucunda AİHM, sözleşmenin 2. maddesinin usul ve 13. maddesinin ihlaline karar vererek devleti ailelere tazminat ödemeye mahkum etti.