Selami Çiçek
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Single
- Date body found
- Jun 10, 1994
- Occupation
- Workers
- Event description
Selami Çiçek, 1992 yılında gerçekleşen Cizre Emniyet Müdürlüğü’nün taranması olayına karıştığı şüphesiyle tutuklandı; Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 24 yıl hapis hükmü Yargıtay tarafından bozulunca yaklaşık altı ay sonra serbest bırakıldı. 1993 yılının sonunda gittiği askerlikten sağlık sorunları nedeniyle erken terhis edilen Selami Çiçek ağabeyleriyle birlikte Cizre otogarındaki yazıhanelerinde çalışmaya başladı.
10 Haziran 1994'te sabah saat 10-11 civarında beyaz bir Toros marka araçla otogara gelen üç JİTEM elemanı Selami Çiçek'le bir süre konuştuktan sonra ifaden var diyerek araca bindirdiler. Gelen üç kişiden ikisinin ellerinde telsiz ve kaleşnikof silah vardı; kamuflaj yelekleri giymişlerdi. Toros marka araç otogardan çıkarken ağabey Cudi Çiçek de kamyonuyla otogara girmekteydi ve tam girişte karşılaştılar. Selami Çiçek'in bahsi geçen üç kişi tarafından araca bindirildiğine şahit olan A.E, N.Ç ve O.T olayı anlatınca Cudi Çiçek hemen bir araçla Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne gitti. Emniyette Selami Çiçek'in kendilerinde olmadığı söylenince bütün akrabaları İdil, Silopi ve Şırnak merkez de dahil olmak üzere her yerde Selami Çiçek'i aramaya başladı. Emniyetteki görevliler Cemal Temizöz'ün komutanı olduğu Cizre Merkez Jandarma Karakolu'nu aradılar ama Selami Çiçek'in orada da olmadığı söylendi. Yaklaşık beş-altı saat sonra ağabey Nadir Çiçek'e gelen bir telefonla Silopi Botaş Tesisleri civarında yolda (Üçağaç Köyü E-24 Devlet Karayolu üzerinde) bir erkek cesedi bulunduğunu öğrendiler ancak onlar Silopi'ye varana kadar ceset Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Silopi Belediyesi'ne teslim edilmiş ve Başköy kimsesizler mezarlığına gömülmüştü. Çiçek ailesi Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nda kendilerine gösterilen elbiseler ve fotoğraflardan Selami Çiçek'i teşhis ettiler ve ertesi gün Belediye görevlileri ile beraber mezarı açarak Cizre'ye götürdüler. Selami Çiçek başından tek kurşunla öldürülmüştü. Elindeki giysi parçaları ve vücudundaki darp izlerinden kendisini öldürmeye çalışanlarla boğuştuğu anlaşılıyordu. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1994/545 soruşturma numarasıyla açtığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı'nın yürüttüğü soruşturmada hiçbir ilerleme kaydedilmedi.
2009 yılında, Cizre’de 1990’lı yıllarda yaşanan olaylarla ilgili olarak yapılan gizli tanıklıkların medyada yer alması üzerine, yüzlerce aile Şırnak Barosu aracılığı ve gönüllü avukatların destekleriyle kendi kayıplarının da akıbetlerini öğrenebilmek savcılıklara yeniden başvuru yaptı. Ağabey Cudi Çiçek de 3 Haziran 2009'da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na tekrar başvurdu. Hem Cudi Çiçek hem de tanık olarak ifadesi alınan O.T o dönemde bölgede çalışan JİTEM elemanlarının fotoğrafları kendilerine gösterildiği takdirde Selami Çiçek'i götüren üç kişiyi tespit edebileceklerini söylediler ancak fotoğraf teşhisi yapılmadı. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 23 Kasım 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na olayla ilgili soruşturma yürütülüp yürütülmediğini sorarak varsa ilgili evrakların gönderilmesini talep eden bir dilekçe gönderdi. Aynı gün Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan ve Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden soruşturmayla ilgili bilgi talep etti. Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan gelen 12 Eylül 2009 tarihli ve olayı aydınlatacak herhangi bir ipucu ya da delile ulaşamadıklarını bildiren bir tutanak üzerine ertesi gün olan 24 Kasım 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir yazı göndererek dosyanın fail-i meçhul olup Daimi Arama dosyasına alındığını ve tahkikatın devam ettiğini bildirdi.
jitemciler.blogspot.com (http://jitemciler.blogspot.com/2010/12/1993-yilinda-sirnak-alay-komutanligina.html#more) adlı sitede yer alan ve eski bir JİTEM elemanının ifadeleri olduğu iddia edilen habere göre 1993 yılında Cizre'den Topal Emin isminde bir JİTEM ihbarcısı Şırnak Alay Komutanlığı'na Cizre otobüs terminalinde çalışan Selami Çiçek ve Abdurrahman Yılmaz'ın milis olduğu bilgisini verdi. Bu dönemde Şırnak Alay Komutanlığı'nda sorgu amiri Arif Başçavuş, yardımcısı Tayfun Astsubay, Uzman Çavuş Kaan ve birkaç itirafçıdan oluşan bir JİTEM ekibi vardı ve ekip direk İl Jandarma Alay Komutanı Baki Onurlubaş'a bağlıydı. Bu bilgiyi alan Şırnak JİTEM'i, Rabun takma isimli itirafçı Mardin Nusaybinli Mehmet Bilgiç ve Barış takma isimli bir diğer itirafçıyı Selami Çiçek ve Abdurrahman Yılmaz'ın yakalanıp sorgulanmaları ve infaz edilmeleri için Cizre'ye gönderdi. Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı'na da yardımcı olmaları için talimat verildi. Rabun ve Barış takma isimli itirafçılar Cizre'deki JİTEM elemanlarının yardımıyla ilk önce Selami Çiçek'i alıp sorguladılar ve daha sonra infaz ettiler. Bu arada Abdurrahman Yılmaz'ı alamayıp Şırnak'a geri döndüler. Kısa bir süre sonra Cizre JİTEM elemanları Abdurrahman Yılmaz'ı gözaltına aldı ve Şırnak Alay Komutanlığı'na gelip almaları için haber gönderdi. Rabun ve Barış takma isimli itirafçılar başlarında Tayfun Astsubay ile birlikte tekrar Cizre'ye gönderildi ve Abdurrahman Yılmaz'ı teslim alıp Şırnak'a döndü. Şırnak'ta bir müddet sorgulanan Abdurrahman Yılmaz da daha sonra infaz edildi.
- Geolocation
Latitude: 37.332346
Longitude: 42.185474
- Geolocation
- City
- Şırnak
- District
- Cizre
- Date of disappearance
- Jun 10, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:24Ay:5Gün:9
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Interview with family member (audio and video records)
- Decision by the prosecution office
- Investigation continues
- Summary of the legal proceedings
Selami Çiçek, 1992 yılında gerçekleşen Cizre Emniyet Müdürlüğünün taranması olayına karıştığı şüphesiyle tutuklanmış, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 24 yıl hapis hükmü Yargıtay tarafından bozulunca yaklaşık altı ay sonra serbest bırakılmıştır.
1993 yılının sonunda gittiği askerlikten sağlık sorunları nedeniyle erken terhis edilen Selami Çiçek ağabeyleriyle birlikte Cizre otogarındaki yazıhanelerinde çalışmaya başlamıştır.
10.06.1994 tarihinde, sabah saat 10.00 civarında beyaz Toros marka bir araçla otogara gelen üç JİTEM elemanı Selami Çiçek’le bir süre konuşmuş, ifade vermesi gerektiğini söylemiş ve Selami Çiçek’i araca bindirerek götürmüşlerdir. Gelen üç kişiden ikisinin ellerinde telsiz ve kaleşnikof silah bulunduğu ve kamuflaj yelekleri giydikleri görülmüştür.
Toros marka araç otogardan çıkarken o sırada kamyonuyla otogara giren Selami Çiçek’in ağabeyi Cudi Çiçek ile karşılaşmışlardır. Selami Çiçek'in bahsi geçen üç kişi tarafından araca bindirildiğine şahit olan Abdulgafur (Abdullah) Elçi, Nadir Çiçek ve Osman Tonçer (Tuncer) olayı anlatınca, Cudi Çiçek hemen bir araçla Cizre Emniyet Müdürlüğüne gitmiştir.
Emniyette Selami Çiçek'in gözaltına alınmadığı söylenince bütün akrabaları İdil, Silopi ve Şırnak merkez de dâhil olmak üzere her yerde Selami Çiçek'i aramaya başlamıştır. Emniyetteki görevliler Cemal Temizöz’ün komutanı olduğu Cizre Merkez Jandarma Karakolunu aramışlar ancak Selami Çiçek’in orada da olmadığı söylenmiştir.
10.06.1994 tarihinde saat 12.00 sıralarında Üçağaç köy muhtarı Cizre Jandarma Komutanlığına giderek köy yolu kenarında ölü bir erkek bedeninin olduğunu bildirmiştir. Olay Yeri Tespit Tutanağında görevli askerler “Olayın muhtemelen PKK terör örgütünün iç hesaplaşması olduğu” sonucuna varmıştır. Olay yerinde ayrıca iki adet boş tabanca kovanı bulunmuştur.
10.06.1994 tarihli ve 1994/545 hazırlık numaralı Olay Yeri Otopsi ve Keşif Zaptında, Silopi Botaş Tesisleri civarında yolda (Üçağaç köyü ile E-24 Devlet Karayolunu birleştiren köy yolu üzerinde) ölü bir erkek bedeni bulunduğu, ateşli silah yaralanması sonucu beyin dokusunun tahribatına bağlı kafa içi kanama sonucu ölümün gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca kesin ölüm sebebi belli olduğundan klasik otopsiye gerek olmadığına karar verilmiştir. Tutanakta ayrıca bedenin üzerinde kimliğini tespite yarayacak herhangi bir belge bulunamadığına, bedenin kimliği ve sahibi belirsiz olduğundan belediye zabiti Mehmet Müldür’e defin için teslim edilmesine ve ölenin elbiselerinin teşhis için muhafaza edilmesine karar verildiği yazılmıştır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, 1994/545 numarasıyla soruşturma başlatmıştır.
Aynı gün Selami Çiçek’in 26.03.2009 tarihli dilekçesinde belirttiği üzere, Silopi’den ailenin tanıdığı bir kişi Nadir Çiçek’i aramış ve Botaş karakoluna varmadan Cudi tesislerinin karşısında ölü bir erkek bedeni bulunduğunu, Silopi Savcılığı tarafından alınıp Belediyeye teslim edildiğini, Silopi Başköy Kimsesizler Mezarlığına gömüldüğünü haber vermiştir. Aile Silopi'ye varana kadar Selami Çiçek’in bedeni Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Silopi Belediyesine teslim edilmiş ve Başköy Kimsesizler Mezarlığına gömülmüştür.
Çiçek ailesi Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında kendilerine gösterilen elbiselerden ve daha sonra talep üzerine açılan mezardan bizzat Selami Çiçek’i teşhis etmişler ve ertesi gün Belediye görevlileri ile beraber mezarı açarak Cizre’ye götürmüşler ve Cizre Mezarlığına gömmüşlerdir. Selami Çiçek’in başından tek kurşunla öldürüldüğü, elindeki giysi parçaları ve vücudundaki darp izlerinden kendisini öldürmeye çalışanlarla boğuştuğu düşünülmüştür.
13.06.1994 tarihinde, sadece Nadir Çiçek, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermeye çağırılmıştır. İfadesinde özetle, kardeşi Selami Çiçek ile uzun süredir Cizre Ekspres Habur Tur Yazıhanesinin işletmecisi olarak çalıştığını, 10.06.1994 günü saat 10.15 gibi dört kişinin beyaz Renault Toros marka 47 AV 407 plakalı otomobille kardeşini götürdüklerini, yüzlerini görmediğini ancak polis gibi davrandıklarını, bunun üzerine Emniyet Müdürlüğüne kardeşinin gözaltına alınıp alınmadığını sorduğunu ancak olumsuz cevap aldığını, sonradan ölü bir beden bulunduğunu duyduğunu ve savcılığa başvurduğunu söylemiştir.
14.06.1994 tarihinde, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığından Selami Çiçek’in öldürülmesi olayının faillerinin sıkı ve gizli bir biçimde araştırılarak yakalanmalarını, yakalandıklarında hazır edilmelerini, yakalanmadıkları takdirde üç ayda bir kendilerine bilgi verilmesini talep etmiştir.
01.08.1994 tarihinde, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda, Nadir Çiçek’e savcılıkta hazır edilmesi için bilgi verilmesini talep etmiştir.
07.09.1994 tarihinde, Nadir Çiçek’e Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında hazır bulunması gerektiğine yönelik belge tebliğ edilmiştir.
10.02.1995 tarihinde, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda, Nadir Çiçek’in Selami Çiçek’in öldürülmesi olayıyla ilgili bilgi ve görgüsünün nelerden ibaret olduğu ve ayrıca “yasadışı PKK terör örgütü ile bir ilişkisinin olup olmadığının” etraflı bir şekilde sorularak tespiti ve tanzim olunacak ifade tutanağının gönderilmesi talep edilmiştir.
22.02.1995 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazdığı yazı ile Nadir Çiçek’in beyanının alınması için savcılıkta hazır edilmesini talep etmiştir. 17.03.1995 tarihinde, yazıya cevap verilmediği için aynı talep tekrar edilmiştir. 31.03.1995 tarihinde, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda, Nadir Çiçek’in bir aydır Irak’ın Zaho kentinde işi nedeni ile bulunduğunun tespit edildiğini ve ne zaman döneceğinin öğrenilemediğini belirtmiştir.
03.05.1995, 07.12.1995, 07.06.1996, 12.04.1999, 09.10.2001, 04.02.2002, 14.05.2002, 01.04.2003, 12.12.2006 tarihlerinde, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığından Selami Çiçek’in öldürülmesi olayının faillerinin sıkı ve gizli bir biçimde araştırılarak yakalanmalarını, yakalandıklarında hazır edilmelerini, yakalanmadıkları takdirde üç ayda bir kendilerine bilgi verilmesini talep etmiştir. 07.05.1995, 12.12.1995, 07.01.1996, 10.06.1996, 29.08.1996, 19.01.1997, 08.04.1997, 27.03.1998, 28.06.1998, 25.04.1999, 31.05.2000, 01.09.2000, 26.04.2001, 24.09.2001, 05.04.2002, 15.05.2002, 05.04.2003, 17.06.2003, 28.09.2003, 23.03.2004, 25.06.2004, 15.10.2004, 15.03.2005, 20.07.2005, 12.10.2005, 15.05.2006, 21.09.2006, 12.09.2009 tarihlerinde, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı olayın faillerinin araştırmalar sonunda tespit edilememiş olduğunu belirtmiştir.
Ayrıca jitemciler.blogspot.com adlı sitede yer alan ve eski bir JİTEM elemanının ifadeleri olduğu iddia edilen habere göre, 1993 yılında Cizre’den Topal Emin isminde bir JİTEM ihbarcısı Şırnak Alay Komutanlığına Cizre otobüs terminalinde çalışan Selami Çiçek ve Abdurrahman Yılmaz’ın milis olduğu bilgisini vermiştir. Bahsi geçen yazıda, bu dönemde Şırnak Alay Komutanlığında sorgu amiri Arif Başçavuş, yardımcısı Tayfun Astsubay, Uzman Çavuş Kaan ve birkaç itirafçıdan oluşan bir JİTEM ekibi olduğu ve ekibin doğrudan İl Jandarma Alay Komutanı Baki Onurlubaş’a bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu bilgiyi alan Şırnak JİTEM’i, Rabun takma isimli itirafçı Mardin Nusaybinli Mehmet Bilgiç ve Barış takma isimli bir diğer itirafçıyı Selami Çiçek ve Abdurrahman Yılmaz’ın yakalanıp sorgulanmaları ve infaz edilmeleri için Cizre'ye göndermiştir. Cizre İlçe Jandarma Komutanlığına da yardımcı olmaları için talimat verilmiştir. Rabun ve Barış takma isimli itirafçılar Cizre’deki JİTEM elemanlarının yardımıyla ilk önce Selami Çiçek’i alıp sorgulamış ve daha sonra infaz etmişlerdir. Bu arada Abdurrahman Yılmaz’ı alamayıp Şırnak’a geri dönmüşlerdir. Kısa bir süre sonra Cizre JİTEM elemanları Abdurrahman Yılmaz’ı gözaltına almış ve Şırnak Alay Komutanlığına gelip almaları için haber göndermiştir. Rabun ve Barış takma isimli itirafçılar, başlarında Tayfun Astsubay ile birlikte tekrar Cizre'ye gönderilmiş ve Abdurrahman Yılmaz’ı teslim alıp Şırnak'a dönmüşlerdir. Şırnak’ta bir müddet sorgulanan Abdurrahman Yılmaz da daha sonra infaz edilmiştir.
2009 yılında cezaevinde tutuklu bulunan iki gizli tanığın, terörle mücadele adı altında faaliyet yürüten bir suç örgütünün varlığından bahsedip işlenen suçlar hakkında ayrıntılı bilgiler vermesi üzerine CMK 250. maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/906 hazırlık numaralı bir soruşturma başlatmıştır. Savcılığın, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/430 soruşturma numaralı dosyası ile birlikte yürüttüğü bu soruşturmanın ciddiyetle üzerine düşülmesi sonucu, tanık anlatımlarının birçok eski dosya bilgileri ile örtüştüğü görülerek, önemli kanıtlara ulaşılmış ve şüphelilerin bir kısmı tutuklanmıştır. Yaşanan gelişmelerin duyulmasıyla bölge kamuoyunda sorumluların tespit edilip yargılanabileceği umudu doğmuştur. Bu nedenle 2009 yılında Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde pek çok aile Şırnak Barosu aracılığıyla ve gönüllü avukatların desteğiyle kendi kayıplarının da akıbetlerini öğrenebilmek ve sorumluların bulunması amacıyla uzun süredir hiçbir ilerleme olmamış kayıp dosyaları ile ilgili olarak savcılıklara yeniden başvuru yapmıştır.
26.03.2009 ve 03.06.2009 tarihlerinde, Cudi Çiçek bu gelişmeler üzerine, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına tekrar başvurmuş ve şikâyet dilekçesi vermiş; JİTEM görevlileri ve onlara liderlik eden Cemal Temizöz’den şikâyetçi olmuştur. Dilekçelerinde, kardeşi Selami Çiçek’i götüren JİTEM elemanlarını, olaya şahit olan Abdulgafur (Abdullah) Elçi, Nadir Çiçek, Osman Tonçer (Tuncer) ve o dönem otogarda büfeci olarak çalışan Hamit Onur’u teşhis edebileceğini belirtmiştir. Ayrıca o dönemde Cizre’den Silopi’ye kimsenin JİTEM’den habersiz gidemeyeceğini, Cizre köprüsünde araçların ve şahısların çok sıkı bir şekilde arandığını ifade etmiştir.
30.03.2009 tarihinde CMK m. 250 ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/906 numaralı soruşturma kapsamında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıda Cizre’de 1990-2000 yılları arasında jandarma ve polis bölgelerinde meydana gelen faili meçhul cinayetler ve zorla kaybetmelerle ilgili ayrıntılı bir tablo hazırlanması, 1993-1994 yıllarına ait nezarethane kayıt defterlerinin ve aynı yıllara ait İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından İl Jandarma Komutanlığına gönderilen vukuat raporlarının temin edilmesi, tanık Mehmet Nuri Binzet ve gizli tanık Tükenmez Kalem’in beyanlarında yer alan olaylarla ilgili yürütülen soruşturma dosyalarından Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar kapsamında tanık beyanlarının yeniden alınması, fotoğraf teşhis ve fethi kabir işlemlerinin gerçekleştirilmesi, kimlik tespiti açısından gerekliyse biyolojik incelemelerin yapılması, mermi çekirdek ve kovanlarının gerekli kriminal incelemelerinin tamamlanması talep edilmiştir.
31.03.2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/430 numaralı soruşturma kapsamında bu taleplerin yerine getirilmesini Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığından istemiştir.
24.04.2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2009/430 numaralı soruşturma kapsamında CMK m. 250 ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına 30.03.2009 tarihli talebinin sonucu bildirilmiştir.
03.06.2009 tarihinde, Cudi Çiçek müşteki sıfatıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermiştir. İfadesinde önceki ifadelerine ek olarak, o dönemde ilçede benzer görünümlü JİTEM elemanları bulunduğunu, bunlardan Hüseyin Bülbül, Ramazan, Bedran, Abdulhakim adlı kişileri hatırladığını belirtmiştir.
03.06.2009 tarihinde, Osman Tonçer tanık sıfatıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermiştir. İfadesinde özetle, 1994 yılı yaz aylarında Selami Çiçek’in JİTEM elemanları tarafından götürülmesi olayına tanık olduğunu söylemiş, bu sivil görünümlü kişilerin ellerinde kaleşnikof ve telsiz olduğunu, eğer görürse kendilerini teşhis edebileceğini belirtmiştir.
Hem Cudi Çiçek’in hem de tanık olarak ifadesi alınan Osman Tonçer’in o dönemde bölgede çalışan JİTEM elemanlarının fotoğrafları kendilerine gösterilmesi halinde Selami Çiçek’i götüren üç kişiyi tespit edebileceklerini söylemiş olmalarına rağmen fotoğraf teşhisi yapılmamıştır.
23.11.2009 tarihinde, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına olayla ilgili soruşturma yürütülüp yürütülmediğini sorarak varsa ilgili evrakların gönderilmesini talep eden bir dilekçe göndermiştir. Aynı gün Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığından ve Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğünden soruşturmayla ilgili bilgi talep etmiştir.
12.09.2009 tarihinde, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı, olayı aydınlatacak herhangi bir ipucu ya da delile ulaşamadıklarını bildiren bir tutanak göndermiştir.
24.11.2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına bir yazı göndererek dosyanın fail-i meçhul olup Daimi Arama dosyasına alındığını ve tahkikatın devam ettiğini bildirmiştir.
25.12.2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına bir yazı göndererek Selami Çiçek’in öldürülmesi olayıyla ilgili olarak Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı 1994/545 soruşturma dosyasında tahkikat başlamış olduğunu, tahkikat sonucunda dosyanın daimi aramaya alındığını, daimi arama kararının devam ettiğini bildirmiş ve dosyanın bir örneğini göndermiştir.
25.03.2010 tarihinde, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, CMK 250. maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına 2009/430 numarası üzerinden yürütülen soruşturmaya ilişkin tahkikat aşamasını ve değerlendirmelerini göndermiştir. Buna göre öncelikle CMK 250. maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/906 numaralı soruşturma üzerinden yürüttüğü ve daha sonradan Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının 2009/430 numarasına kaydedildiği belirtilmiştir. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı değerlendirmesinde, Selami Çiçek’in öldürülmesi iddiası ile ilgili elde edilen bilgiler ve değerlendirmeler paylaşılmıştır.
02.05.2012 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığından Selami Çiçek’in öldürülmesine ilişkin 1994/545 numarasıyla yürütülmüş olan soruşturmada verilmiş kararın ve otopsi tutanaklarının gönderilmesini talep etmiştir.
18.05.2012 tarihinde, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı ayırma kararı vermiştir. Buna göre CMK 250. maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/906 numarası üzerinden yürütülen soruşturmanın Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/430 numarası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
06.02.2013 tarihinde, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/430 numaralı soruşturmasını tamamlayarak, fezlekeyle TMK m.10 ile görevli ve yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. TMK m.10 ile görevli ve yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında dosya 2013/466 soruşturma numarasına kaydedilmiştir.
20.03.2014 tarihinde, TMK m.10 ile görevli ve yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 6526 sayılı yasanın 19. maddesi ile TMK m.10 ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarının görevine son verilmesi sebebiyle, yetkisizlik kararı vererek 2013/466 numaralı soruşturma dosyasını Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş, dosya burada 2014/1859 sayılı soruşturma sırasına kaydedilmiştir.
18.10.2014 tarihinde, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 014/1859-02 numaralı soruşturma dosyası kapsamında, Cizre Emniyet Müdürlüğüne yazdığı yazıda, aralarında Selami Çiçek’in de bulunduğu 21 maktulün öldürülmesi iddiasına ilişkin olarak; maktullerin ölümleri veya kaybolmaları iddiasına ilişkin olarak herhangi bir şüpheli tespit edilip edilmediği, tespit edilmişse bu şüpheli hakkında ne tür işlemler yapıldığının tespit edilmesi, kayıtların tetkiki ile maktullerin ölümleri veya kaybolmaları iddiasına ilişkin olarak Cizre Emniyet Müdürlüğüne herhangi bir şikayetin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bu konuda ne tür işlemler yapıldığının tespiti, bu işlemler sırasında gerekiyorsa, maktul yakınları ile görüşülmesi ve yardım alınması, olay yerinin Jandarma bölgesinde bulunması halinde, gönderilen müzekkerenin iade edilmemesi ve Jandarma görevlileri ile koordinatlı bir şekilde bu işlemlerin yapılması, soruşturmaya konu olaya ilişkin olarak Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında 11 klasör halinde evraklar mevcut olup gerekirse irtibata geçilerek belgelerin tahsis edilmesi taleplerinde bulunmuştur.
.....04.2015 tarihinde, Cizre Emniyet Müdürlüğü, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına, ilgili soruşturmaya ilişkin hazırladığı 30.03.2015 tarihli “Arşiv Araştırma Tutanağı”nı göndermiştir. Buna göre, soruşturma evrakına konu ölümlerin veya kaybolmaların akıbeti ile ilgili olarak Asayiş Büro Amirliği, Şehit Murat Akançay Polis Merkez Amirliği ve Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı ile soruşturma konusu ile ilgili olarak gerekli araştırmanın yapılması için yazışmalar yapılmış, Şehit Murat Akançay Polis Merkez Amirliği ve Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı ile yapılan yazışmalardan henüz yanıt gelmemiş, yanıt gelmesi halinde gönderileceği belirtilmiştir. Asayiş Büro Amirliğinin cevap yazısı ve TEM Büro Amirliği arşiv kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde hazırlanan araştırma tutanağı gönderilmiştir. Araştırma tutanağında Selami Çiçek hakkında arşiv kayıtlarında herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı belirtilmiştir.
14.05.2015 tarihinde,Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca, 2014/1859 numaralı soruşturma dosyası kapsamında, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğünden, Selami Çiçek isimli maktulün 1993 yılında Silopi ilçesinde öldürülmesi olayıyla ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir fail tespit edilip edilmediği ve konu ile ilgili olarak herhangi bir kamu davası açılıp açılmadığının tespitini talep etmiştir.