Hüseyin Demir
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Married
- Date body found
- Oct 1, 1994
- Occupation
- Merchant
- Event description
Yakay-Der'in (Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) kayıtlarına göre 29 yaşındaki Hüseyin Demir, 90'lı yıllarda köy boşaltmalar ve işkenceler konusunda bilgi sahibi olmak isteyen yabancı basın mensuplarının bölgeye girişi devlet güçleri tarafından engellendiği için basın mensuplarını gizli yollardan köye getirip götürüyor, bu nedenle devlet güçleri ve Cizre merkezde bulunan korucular tarafından tehdit ediliyordu.
Baba Ramazan Demir'in şikayeti üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma evraklarındaki ifadelere göre Hüseyin Demir, 26 Eylül 1994 tarihinde iş ortağı A.Y. ile beraber Şırnak şehir merkezinden Silopi İlçesi’ne gitmek üzere yola çıktı. Silopi’ye yaklaştıkları sırada kullandıkları otomobili Toros marka beyaz renkli bir araç takip ve taciz etmeye başladı. Silopi’ye girdikten hemen sonra ise beyaz renkli otomobil önlerini kesti. Otomobilin içinden çıkan iki kişi, A.Y.’nin kafasına ve ensesine tekme ve yumruklarla vurdu, "Seni istemiyoruz, Hüseyin arabadan çıksın," diye bağırdı. İki şahıs, tüm direnmelerine rağmen Hüseyin Demir’i araçtan zorla çıkartarak kendi otomobillerine bindirdi ve oradan uzaklaştı. A.Y., gördüğü şiddetin etkisiyle aracı takip edemedi. Sadece Cizre istikametine doğru yol aldıklarını gördü.
1 Ekim 1994 tarihinde, Hüseyin Demir’in bedeni, Şırnak’ın İdil İlçesi, Sırtköy Köyü, Kofah (Kubak) Mezrası'nda hayvanlarını otlatan bir çoban tarafından bulundu. Otopsi raporuna göre, Hüseyin Demir birkaç gün önce öldürülmüştü; gözleri bağlıydı ve kurşun yaraları vardı.
Başlatılan soruşturmada yalnızca Hüseyin Demir’in babası Ramazan Demir’in ve iş arkadaşı C.Y.’nin ifadesine başvurulmuşken, Savcılık daimi arama kararı verdi. Bunun üzerine 15 yıl boyunca Savcılık ve İlçe Jandarma Komutanlığı arasında yasa gereği rutin yazışmalar yapıldı. Ancak, Jandarma bu süre içerisinde Hüseyin Demir’in akıbeti hakkında herhangi bir şey bulamadı.
2009 yılında, zamanında korktuğu için herhangi bir yere başvurmayan A.Y., olay ile ilgili tanıklık yaptı. Aynı yıl baba Ramazan Demir, Ahmet Çıplak ve Abdulkadir Uğur isimlerini şüpheli olarak gösterdi.
Demir ailesi vekilleri aracılığıyla yaptıkları araştırmalar sonucu 1994-1995 yılları arasında İdil İlçesi Sulak Köyü Jandarma Karakolu’nda Ahmet Çıplak adında rütbeli bir askerin görevli olduğunu öğrendi. Ayrıca, Abdulkadir Uğur ismi itirafçı Abdulkadir Aygan’ın basın organlarına verdiği beyanlarında Adıyamanlı Apo kod adlı Uzman Çavuş olarak geçmekte.
- Geolocation
Latitude: 37.3055432
Longitude: 42.4983217
- Geolocation
- City
- Şırnak
- District
- Silopi
- Date of disappearance
- Sep 26, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:29Ay:1Gün:13
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Press release or report of human rights organisations
- Decision by the prosecution office
- Decision of non-prosecution due to statute of limitations
- Summary of the legal proceedings
01.10.1994 tarihinde, İdil - Cizre Karayolu üzerinde bir arazide kimliği belirsiz bir beden bulunması üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay yeri görgü ve tespit tutanağı ve otopsi raporu düzenlendi, ancak klasik otopsi yapılmasına gerek duyulmadı. Tutanak ve rapora göre, bedenin gözleri bağlıydı ve kurşun yaraları vardı. Ayrıca, üzerinde para bulunmuştu.
Jandarma, bedeni bulan çoban F.Ç.’nin ifadesini aldı. F.Ç., hayvanlarını otlatırken bedene tesadüfen rastlamış, etrafta başka birini görmemişti.
İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, C.Y.’nin ifadesine başvurdu. C.Y., olay günü Hüseyin Demir’in beraber işlettikleri dükkanın borçlarını ödemek için, üzerinde para ile Silopi’ye doğru yola çıktığını, sonrasında sivil şahıslar tarafından Silopi’de kullandığı arabadan zorla çıkartılarak yine sivil bir arabayla götürüldüğünü duyduğunu anlattı. Savcılığın ifadesine başvurduğu Ramazan Demir ise, oğlunun ölüm haberini çalışmak için gittiği İzmir’de duyduğu için olayın gerçekleşme biçimi hakkında bilgi sahibi değildi.
Soruşturmada başkaca bir işlem yapmayan İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, 27.12.1994 tarihinde daimi arama kararı vererek soruşturma için İdil İlçe Jandarma Komutanlığı’nı görevlendirdi. Bu tarihten itibaren, İdil Cumhuriyet Başsavcılığı ile İdil İlçe Jandarma Komutanlığı arasında yasa gereği yapılan rutin yazışmalar 2009 yılına kadar sürdü ancak fail veya faillere ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamadı.
03.03.2009 tarihinde, Ramazan Demir vekili aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvurdu. Bu sefer dilekçesinde, geçen süre içerisinde korktuğu için hiçbir yere başvuramayan ve olay tarihinde Hüseyin Demir ile beraber olan iş arkadaşı A.Y.’nin anlatımlarına yer verdi. Ayrıca, 05.10.1994 tarihinde Savcılık’ta ifade veren C.Y.’nin de aynı korkuyla gerçekleri ifade edemediğini söylerek ifadesine tekrar başvurulmasını talep etti. İfadesine başvurulmasını talep ettiği diğer kişiler Ömer Demir, Kerime Demir ve A.Y. idi.
Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, A.Y., Ömer Demir ve Ramazan Demir’in ifadesine başvurdu. Hepsi kaçırılma anına ilişkin anlatımlarda bulundu.
Ek olarak, Ramazan Demir, Hüseyin Demir’in cenazesinden sonra taziyeye gelenlerden birinin kendisine İdil ve Cizre İlçelerinde adam kaçıran Ahmet Çıplak ve Abdulkadir Uğur isimli şahısların olduğunu söylediğini beyan ederek bu isimlerin araştırılmasını talep etti.
22.11.2012 tarihinde, vekili aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvuran Ramazan Demir, yaptıkları araştırmalar sonucu 1994-1995 yılları arasında İdil İlçesi Sulak Köyü Jandarma Karakolu’nda Ahmet Çıplak adında rütbeli bir askerin görevli olduğunu öğrendiklerini, ayrıca itirafçı Abdulkadir Aygan’ın basın organlarına verdiği beyanlarında Apo kod adlı Uzman Çavuş Abdulkadir Uğur isimli bir kişiden söz ettiğini beyan etti. Her iki ismin de araştırılmasını talep etti.
Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararına istinaden itiraz başvurusu da reddedilince Demir ailesinin avukatı Haziran 2015’te Anayasa Mahkemesine başvurdu.
- Verdict of the Constitutional Court
- Inadmissible based on procedural grounds - Non-compliance with the one month rule
