Sadık Ulumaskan
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Married
- Occupation
- Unknown
- Event description
4 Aralık 1997 tarihinde Sadık ve Seyithan Ulumaskan, akrabaları Aziz Büyükmaskan ile bir kahvehanede buluşmak üzere Şanlıurfa'dan arabayla Diyarbakır’a doğru yola çıktılar.
Aynı günün akşamı Aziz, İsmail Ulumaskan’ı arayarak Sadık ve Seyithan’ın buluşmaya gelmediklerini söyledi. Bunun üzerine İsmail, Aziz ile buluşmak üzere hemen Diyarbakır’a doğru yola çıktı ancak Aziz buluşmaya gelmedi.
5 Aralık 1997 tarihinde İsmail, polise kardeşinin ve babasının önceki gün kaybolduğunu haber verdi.
10 Aralık 1997 tarihinde mağdurların aracı Şanlıurfa-Diyarbakır yolunda, kilidi zorlanmış, yan camı açık ve plakaları çıkarılmış olarak bulundu.
Aynı tarihte Aziz yetkililere verdiği ifadede, Seyithan ile 2 Aralık 1997 tarihinde telefonda konuşarak iki gün sonra Diyarbakır’da bir kahvehanede buluşmak üzere sözleştiklerini ancak Seyithan ve Sadık’ın randevuya gelmediklerini söyledi. Daha sonra Aziz polis tarafından arandığını öğrenip yakalanmamak için İsmail ile buluşmasına gitmediğini ifade etti.
12 Aralık 1997 tarihinde Mustafa Ulumaskan, Şanlıurfa ve Viranşehir Cumhuriyet Savcılıklarına dilekçe vererek yakınlarının kaybolmasından Aziz’in sorumlu olduğunu belirtti.
23 Aralık 1997 tarihli tutanağa göre polis söz konusu kahvehanenin sahibinin ve çalışanlarının, kayıp kişilerin fotoğraflarını göstererek, ifadelerini aldı. İfade sahipleri kayıp kişileri kahvehanede görmediklerini söylediler.
5 Ocak 1998 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına Sadık ve Seyithan’ın gözaltına alınmadıklarını bildirdi.
13 Ocak 1998 tarihinde Mustafa Ulumaskan, Viranşehir polisine Sadık ve Seyithan’ın Aziz ve üç itirafçı tarafından Diyarbakır yakınlarında durdurulduğunu ve Diyarbakır Jandarma Komutanlığına götürüldüğünü söyledi.
25 Temmuz 2000 tarihinde yakınları Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne Sadık ve Seyithan’ın içlerinde devlet yetkililerinin, itirafçıların ve köy korucularının da olduğu organize bir suç örgütü tarafından kaçırıldığını iddia ettiler. Yakınlar, Behçet Dağlı ve çavuş Metin Denli aracılığıyla komutan Mithat Batur’a Seyithan ve Sadık’ın serbest bırakılması için para verdiklerini iddia ettiler. Ayrıca, Abdulgafur Yılmaz, Ramazan Temel ve Ahmet Budancır adlı kişilerin aracılığıyla Seyithan ve Sadık’ı bulmaya çalıştılar ve Ahmet’e bir cep telefonu ve yüklü bir miktar para verdiler. 7 Eylül 2000 tarihinde ifadesi alınan Behçet Dağlı, Sadık ve Seyithan’ın bulunmasına yardım etmek amacıyla komutan Mithat Batur’u aradığını teyit etti. İfadesi alınan Ahmet Budancır Sadık ve Seyithan’ın bulunması için aileye yardım etmeye çalıştığını ancak para almadığını söyledi.
Tüm soruşturma boyunca kayıpların yakınları bir çok defa değişik makamlara yakınlarının kaybolmasıyla ilgili başvurdular ve ifadelerinde adı geçen kişilerin de yetkililer tarafından ifadeleri alındı.
Sadık ve Seyithan’ın yakınları 4 Nisan 2001 tarihinde AİHM’ye başvurdu. AİHM verdiği kararda, Sadık ve Seyithan’ın kaybolmalarına ilişkin koşulları aydınlatamasa dahi konuyla ilgili yetkililer tarafından yapılan soruşturmanın etkili olduğuna karar vererek başvuruyu kabuledilemez buldu.
- Geolocation
Latitude: 37.1674039
Longitude: 38.7955149
- Geolocation
- City
- Şanlıurfa
- Date of disappearance
- Dec 4, 1997
- Year of disappearance
- 1997
- Age at the time of disappearance
- HAH/act/260
- Status of the victim
- Still missing
- Type of source material
- ECHR application
- Press release or report of human rights organisations
- Decision by the prosecution office
- Investigation continues
- Verdict of ECHR
- Inadmissibility based on the merits
- Summary of the legal proceedings
4 Aralık 1997 tarihinde Sadık ve Seyithan Ulumaskan, akrabaları Aziz Büyükmaskan ile bir kahvehanede buluşmak üzere arabayla Diyarbakır’a doğru yola çıktılar.
Aynı günün akşamı Aziz, İsmail Ulumaskan’ı arayarak Sadık ve Seyithan’ın buluşmaya gelmediklerini söyledi.
5 Aralık 1997 tarihinde İsmail, polise kardeşinin ve babasının önceki gün kaybolduğunu haber verdi.
10 Aralık 1997 tarihinde mağdurların aracı Şanlıurfa-Diyarbakır yolunda, kilidi zorlanmış, yan camı açık ve plakaları çıkarılmış olarak bulundu.
12 Aralık 1997 tarihinde Mustafa Ulumaskan, Şanlıurfa ve Viranşehir Cumhuriyet Savcılıklarına dilekçe vererek yakınlarının kaybolmasından Aziz’in sorumlu olduğunu belirtti.
23 Aralık 1997 tarihli tutanağa göre polis söz konusu kahvehanenin sahibinin ve çalışanlarının, kayıp kişilerin fotoğraflarını göstererek, ifadelerini aldı. İfade sahipleri kayıp kişileri kahvehanede görmediklerini söylediler.
5 Ocak 1998 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına Sadık ve Seyithan’ın gözaltına alınmadıklarını bildirdi.
13 Ocak 1998 tarihinde Mustafa Ulumaskan, Viranşehir polisine Sadık ve Seyithan’ın Aziz ve üç itirafçı tarafından Diyarbakır yakınlarında durdurulduğunu ve Diyarbakır Jandarma Komutanlığına götürüldüğünü söyledi.
25 Temmuz 2000 tarihinde yakınları Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne Sadık ve Seyithan’ın içlerinde devlet yetkililerinin, itirafçıların ve köy korucularının da olduğu organize bir suç örgütü tarafından kaçırıldığını iddia ettiler. Yakınlar, Behçet Dağlı ve çavuş Metin Denli aracılığıyla komutan Mithat Batur’a Seyithan ve Sadık’ın serbest bırakılması için para verdiklerini iddia ettiler. Ayrıca, Abdulgafur Yılmaz, Ramazan Temel ve Ahmet Budancır adlı kişilerin aracılığıyla Seyithan ve Sadık’ı bulmaya çalıştılar ve Ahmet’e bir cep telefonu ve yüklü bir miktar para verdiler. 7 Eylül 2000 tarihinde ifadesi alınan Behçet Dağlı, Sadık ve Seyithan’ın bulunmasına yardım etmek amacıyla komutan Mithat Batur’u aradığını teyit etti. İfadesi alınan Ahmet Budancır Sadık ve Seyithan’ın bulunması için aileye yardım etmeye çalıştığını ancak para almadığını söyledi.
Tüm soruşturma boyunca kayıpların yakınları bir çok defa değişik makamlara yakınlarının kaybolmasıyla ilgili başvurdular ve ifadelerinde adı geçen kişilerin de yetkililer tarafından ifadeleri alındı.
Sadık ve Seyithan’ın yakınları 4 Nisan 2001 tarihinde AİHM’ye başvurdu. AİHM verdiği kararda, Sadık ve Seyithan’ın kaybolmalarına ilişkin koşulları aydınlatamasa dahi konuyla ilgili yetkililer tarafından yapılan soruşturmanın etkili olduğuna karar vererek başvuruyu kabuledilemez buldu.