Ahmet Güler
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Unknown
- Date body found
- Oct 28, 2013
- Occupation
- Peasant
- Event description
22.06.1993 tarihinde akşam saatlerinde 300 civarında asker ve korucu tarafından Şırnak Güçlükonak’a bağlı Hirareş (Özbaşoğlu) köyüne baskın düzenlendi. Askerler tüm köylüleri köy okulu bahçesinde topladı. Üç gün boyunca okulda gözaltında tutulan köylüler burada sorguya çekildi.
Askerler sorgu sonrası köylülerden evli ve bir çocuk babası Ömer Çetin’i gözaltına alarak karakola götürdü. Daha sonra evinde arama yapıp herhangi bir şey bulamayan askerler Ömer Çetin’i "Konuşmazsan eşini köy meydanında çırılçıplak soyup dolaştıracağız" diyerek tehdit etti. Ömer Çetin baskılara dayanamayıp evin balkonundan atlayarak kaçmaya çalıştı ancak askerlerin açtığı ateşle yaralandı. Olayı izleyen köylüler “Ömer öldürüldü” diye çığlık atmaya başladı. Ömer Çetin’in babası da sesleri duyar duymaz pencereye koştu. Pencereden baktığında oğlunun kanlar içinde yerde yattığını gördü. Yaralı bir şekilde caminin duvarına kadar sürünerek giden Ömer Çetin orada bulunan taşların arasında gizlendi. Askerler caminin yanına gelerek Ömer Çetin’i buldu. Ömer Çetin yaralı bir şekilde askerler tarafından battaniyeye sarılarak köyün içinde sürüklenerek dolaştırıldı. Daha sonra köy sakinlerinden Ahmet Güler, Sait Şen, Beşir Başkök, Abdullah Güler, Ahmet Güler ile birlikte askerler tarafından köyden götürüldü.
Ömer Çetin’in babası oğlunun yaşayıp yaşamadığını öğrenmek, öldürüldüyse cenazesini almak için karakola gitti. Babası komutana “Ben kendi gözümle gördüm oğlumu öldürdüğünüzü. Bari cenazesini verin” dediğinde, komutan “Oğlun yaşıyor, öldürmedik” diye cevap verdi. Babası, komutanla konuşurken karakolun bahçesine kazılmış bir çukurdan “Baba, baba” diye bir ses duydu. Bunun üzerine komutan “Oğlunun sesini duydun, yaşıyor işte. Şimdi git buradan,” diyerek babayı oradan gönderdi.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra ailesi Ömer Çetin’in yanmış bedenini koku ve sivrisineklerin yönlendirmesiyle köyden bir kilometre kadar uzaklıkta köy okuluna yakın taşlık alanda taşların altında saklanmış bir şekilde buldu. Bedeninde ağır işkence ve yanık izleri vardı.
Köylüler aynı taşlık alanda Ömer Çetin ile birlikte gözaltına alınan Ahmet Güler’in de cenazesini buldu. Köylüler tarafından bulunan bu iki cenaze aileleri tarafından alınarak gizlice defnedildi. Olay günü gözaltına alınan ve olaydan yaralı kurtulmayı başaran aynı isme sahip 7 çocuk babası Ahmet Güler daha sonra yaşananları şöyle anlattı: “Ömer Çetin ve benimle aynı isme sahip Ahmet Güler adlı iki arkadaşımızı köy yakınlarında öldürdüler. Sonra asker ve korucular Sait Şen, Beşir Başkök, Abdullah Güler ve beni buğday tarlaların olduğu dağlık alana götürdü. “Örgüte yardım ettiğinizi kabul edin” dediler. Köylü olduğumuzu ve toprakla uğraşmaktan başka işimiz olmadığını, kimseye yardım etmediğimizi söyledik. “Kabul edin ya da sizi öldüreceğiz” demelerine rağmen reddettik. Hepimizi bir çukurun içerisine attılar. Ben otururken silah sesleriyle birlikte arkadaşlarım üzerime düşmeye başladı. Bağırış çağırış ortasında bir de bomba attılar. Kendime geldiğimde köye gidip olanları anlattım.”
Ahmet Güler'in köye gelişinden sonra aileler onun tarif ettiği yere giderek yakınlarının cenazelerini aradı. Cenazeler buğday tarlalarında bulundu. Köylüler korktuklarından dolayı buldukları cenazeleri Ahmet Güler ve Ömer Çetin’in cenazeleri gibi dini vecibeleri yerine getirmeden köyün bir noktasında gizlice ve alelacele defnetti.
Olaydan yaralı olarak kurtulan Ahmet Güler, olay sonrası verdiği ifadede olayı olduğu gibi anlatmasına rağmen herhangi bir adli işlem yapılmadı.
Olaydan sonra köylüler güvenlik güçlerinin baskısı nedeniyle köylerini boşaltmak zorunda kaldı. Yaralı kurtulan Ahmet Güler de Batman’a göç etti.
Şartların uygun olmasını bekleyen aileler 19 yıl sonra cenazelerini köyde gömdükleri yerden çıkarmak için savcılığa başvuruda bulundu. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen faili meçhul soruşturması kapsamında 19 Ocak 2012 günü yapılan kazıda, elbiseleriyle gömülmüş halde Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Gülere ait kemikler çürümeden kalan elbise parçalarından teşhis edilerek bulundu. Kurşun izlerinin belirgin şekilde görüldüğü kemikler DNA testi için Adli Tıp’a gönderildi.
22 Şubat 2012 günü de Yağızoymak (Zivoga Hecîelî) köyü ile Özbaşoğlu köyleri arasında Yağızoymak Taburu mevkiindeki boş arazide yapılan ikinci kazıda Ömer Çetin ve Ahmet Güler’e ait olduğu düşünülen cenazeler bulundu. Bulunan kemikler kimlik tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
24 Eylül 2012 günü Güçlükonak Özbaşoğlu köyünde kazılarda bulunan Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Güler'e ait olduğu belirtilen kemikler Adli tıp kurumunda yapılan DNA testinden sonra savcılık tarafından ailelere teslim edildi. Aileler kemikleri törenle defnetti.
28 Ekim 2013 günü Şırnak'ın Güçlükonak ilçesine bağlı Hirareş (Özbaşoğlu) köyündeki kazıda ulaşılan Ahmet Güler'in kemikleri, kimlik tespitinin ardından Cizre Savcılığı tarafından ailesine teslim edildi ve ailesi tarafından Cizre Asri Mezarlığında törenle toprağa verildi.
- Geolocation
Latitude: 37.472115
Longitude: 41.91244199999999
- Geolocation
- City
- Şırnak
- District
- Güçlükonak
- Date of disappearance
- Jun 22, 1993
- Year of disappearance
- 1993
- Age at the time of disappearance
- HAH/act/615
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Decision by the prosecution office
- Investigation continues
- Summary of the legal proceedings
Abdullah Güler, Ahmet Güler, Beşir Başkök, Ömer Çetin ve Sait Şen’in zorla kaybedilmesine ilişkin Diyarbakır TMK. 10. Madde ile görevli Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü 2012/1082 numaralı soruşturma Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin ardından 2014/1859 numaralı soruşturma dosyasına kaydedildi. Soruşturma Haziran 2015 itibariyle devam ediyor.