Ahmet Sanır
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Single
- Date body found
- Mar 1, 1994
- Occupation
- Children
- Event description
1979 doğumlu Ahmet Sanır ailesi ile birlikte Şırnak merkeze bağlı Araköyü’nde ikamet ediyordu. 1994 yılının Mart ya da Mayıs ayı başında 15 yaşında olan Ahmet Sanır, iki arkadaşı ile Şırnak merkezden Balveren beldesine doğru yürürken yanlarına gelen beyaz renkli Toros marka bir araçtan inen silahlı üç kişi tarafından zorla arabaya bindirilerek götürüldü. O sırada yanında bulunan arkadaşları durumu Ahmet Sanır’ın yakınlarına haber verdi.
Sanır ailesi olayın ardından köy muhtarı ile birlikte Şırnak merkeze bağlı Jandarma Karakol Komutanlığı’na gitti, karakoldakiler aileye Ahmet Sanır’ın orada bulunmadığını söylediler. Sanır ailesi döneme hakim olan korku atmosferi nedeniyle herhangi bir resmi başvuru yapamadı. Ahmet Sanır’ın akıbetini kendi imkanlarıyla araştırmaya başladı. Ahmet Sanır kaybedildikten iki gün sonra, Silopi ilçesine bağlı Doruklu köyünde yaşayan köylüler, bir kişinin beyaz Toros marka bir araçla Sinan Lokantasına getirildiğini, sürüklenerek lokantanın içine götürüldüğünü ve iki-üç dakika sonra içeriden silah sesleri geldiğini anlattılar. Köylülerin anlattığına göre daha sonra aynı kişiler geldikleri araca binerek oradan uzaklaşmış, köylüler de daha sonra içeride buldukları cenazeyi mezarlığa götürerek defnetmişti. Bunun üzerine Ahmet Sanır’ın ağabeyi Yusuf Sanır Doruklu köyü muhtarlığına başvurarak, kimliği belirsiz defnedilen cenazenin üzerinden çıkan kıyafetleri görmek istedi. Muhtarın kendisine gösterdiği kıyafetler Ahmet Sanır’ın kıyafetleriydi.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta, Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen birçok kişinin Silopi Botaş Askeri Tesislerine gömülmüş olduğu beyanı yer alıyordu. Bunun üzerine Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan Elçi Silopi Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu ve bahsi geçen yerlerde kazı yapılmasını talep etti. Kazıların yapılacağı yönünde çıkan haberler üzerine 54 kişinin öldürüldüğü ya da zorla kaybedildiği iddiasıyla 57 kişi tarafından soruşturmaya dahil olma talebiyle başvuru yapıldı.
Yusuf Sanır da Savcılık’tan sözü edilen mezarın açılmasını, DNA testi yapılarak kimliği belirsiz olarak defnedilen kişinin Ahmet Sanır olup olmadığının tespit edilmesini talep etti.
İddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında Botaş Askeri Tesisleri, eski adıyla Sinan Lokantasında yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11.06.1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12.06.1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç kişinin bedeninin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
- Geolocation
Latitude: 37.518974
Longitude: 42.453714
- Geolocation
- City
- Şırnak
- Date of disappearance
- Mar 1, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:15
- Status of the victim
- Discovered dead and buried by other villagers
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Interview with family member (audio and video records)
- Interview with family member (audiotape)
- Decision by the prosecution office
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Summary of the legal proceedings
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta, Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi Botaş Askeri Tesislerine gömülmüş olduğu beyanı yer alıyordu.
Bu beyanlar üzerine Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, 01.12.2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru sonucunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. İddiaya konu eylemlerin soruşturulması yetki ve görevinin Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması gerekçesiyle soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek talimatlar yoluyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine karar verildi. Soruşturma başlatıldığının basında yer alması üzerine 54 kişinin kaybedildiği veya öldürüldüğü iddiası ile 57 kişi tarafından Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapıldı.
Başvurucular arasında bulunan Ahmet Sanır’ın ağabeyi Yusuf Sanır da 16.03.2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade verdi. Yusuf Sanır ifadesinde, kardeşi Ahmet Sanır’ın beyaz Torosa bindirilerek götürüldüğünü yanındaki arkadaşlarından haber aldıklarını, o dönemde korku atmosferinden dolayı herhangi bir yere müracaat edemediklerini, kendi imkanlarıyla kardeşinin akıbetini araştırdıklarını beyan etti. İfadesine göre, araştırmaları sırasında Silopi’ye bağlı Doruklu köyünde kimliği belirsiz bir cenazenin kimsesizler mezarlığına defnedildiği duyumu almaları üzerine Yusuf Sanır köy muhtarına başvurdu. Muhtarın gösterdiği kimsesiz cenazeye ait kıyafetler Ahmet Sanır’a aitti. Yusuf Sanır Savcılık’tan mezarın açılmasını, DNA testi yapılarak kimliği belirsiz olarak defnedilen kişinin Ahmet Sanır olup olmadığının tespit edilmesini talep etti.
Suç duyurusuna dayanak oluşturan iddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında Botaş Askeri Tesislerinde yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11.06.1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12.06.1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç kişinin bedeninin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan aldığı talimatlarla yürüttüğü araştırmaları sonucu hazırladığı fezlekeyi 23.06.2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/2117 soruşturma sayısıyla yürütülmeye başlandı. 06.03.2014 tarihinde Resmi Gazete’de kabul edilerek yasalaşan 6526 Sayılı Kanun ile TMK 10. madde ile yetkili cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20.03.2014 tarihinde 2014/10160 sayılı yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollandı ve 2014/939 soruşturma numarasıyla takip edilmeye başlandı. Soruşturma Mart 2015 itibariyle devam ediyor.