Mehmet Bilgeç
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Unknown
- Occupation
- Businessmen
- Event description
Silopi'de esnaf olarak çalışan Halil Birlik, 1996'da bir yandan Irak'la ticaret yapmaya da başladı. Bir süre sonra adının ölüm listesine alındığı dedikoduları ilçede yayılmaya başladı, tanıdıkları dikkatli olmasını, hatta Silopi'den taşınmasını öğütlediler ama Halil Birlik başına bir şey gelmesi için bir sebep olmadığını söyleyerek ciddiye almadı. 7 Kasım 1996'da sabah 07.30 civarında eşinin kardeşi Mehmet Bilgeç'le birlikte bir taksiyle Irak'a gitmek üzere yola çıktı ve ikisinden de bir daha haber alınamadı. Evden ayrılmalarından yaklaşık iki saat sonra Mehmet Bilgeç'in evine gelen taksi şoförü Ö.Ö. Habur Sınır Kapısı'nda çıkış işlemlerini tamamladıktan sonra araçlarının bir ekip tarafından durdurulduğunu ve Halil Birlik ile Mehmet Bilgeç'in gözaltına alındığını, kendisinin ise serbest bırakıldığını anlattı. Birlik ve Bilgeç aileleri Silopi Emniyet Müdürlüğü'ne ve Jandarma Komutanlığı'na başvurdu ancak ikisinden de aynı cevabı aldı: Bizde yok, Irak'a geçmiş görünüyorlar. Daha sonra savcılığa yaptıkları başvurularda da hep Irak'ta oldukları cevabını aldılar. Aileler ilk birkaç gün içinde dönemin DYP'li Silopi Belediye Başkanı Neşet Öktem'le ve DYP'li Şırnak milletvekili Mehmet Tatar'la da görüştüler ancak ikisi de yapabilecekleri bir şeyleri olmadığını söyledi. Birkaç gün hiçbir haber alamayan aileler topluca Habur Sınır Kapısına yürüyüş yapmayı düşündüler ancak Emniyet Müdürlüğü'nden yapmamaları yönünde uyarı gelince vazgeçtiler. Takip eden zamanlarda aileler kaybedilen Halil Birlik ve Mehmet Bilgeç'le ilgili bilgi edinebileceğini iddia eden bir sürü kişiye defalarca para ödedi ancak akıbetlerine ilişkin hiçbir bilgi edinemediler. Birlik ailesi Diyarbakır'da MİT'le çalıştığı bilinen Lami isimli birisine değişik zamanlarda 100 bin dolara yakın para ödedi ancak hiçbir bilgiye ulaşamadı.
1992-1995 arasında JİTEM, sonrasında da TSK bünyesinde çevirmen olarak görev yapan ve 2009'da Cihan Haber Ajansı'na gönderdiği bazı itirafları basına yansıyan Yıldırım Beyler iki işadamınının adının infaz listesine o yıllarda Özel Kuvvetler bünyesindeki MAK (Muharebe Arama Kurtarma Birliği) Tabur Komutanı Mustafa Levent Göktaş tarafından eklendiğini; iki işadamının aracını Irak'a geçiş için kullanılan Hezil Çayı üzerindeki 48. köprüde durdurarak kendi aracına aldığını, taksi şoförünü ise yeğenini şahsen tanıdığı ve haber elemanı olarak yararlandığı için serbest bıraktığını; iki işadamını bölgede Mete Yüzbaşı olarak bilinen Mustafa Levent Göktaş'a teslim ettiğini; sorgularının ardından infaz edildiklerini ve cesetlerinin Adanalı A. Astsubay ile Ş. Başçavuş tarafından 2. Bölük'ün alanı içinde kalan Ateşalan mevkiine gömüldüğünü anlattı. Bu itiraflar avukatları harekete geçirdi. Şırnak Barosu, söz konusu yerin kazılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu. Baro Başkanı Nuşirevan Elçi ve kayıp işadamlarının aile avukatları Nazan Birlik ile Kamil Özdemir başsavcılığa dilekçeyi birlikte sundu. Avukatlar, özel yetkili savcı nezaretinde Beyler'in ifadesinde geçen ölüm tarlalarında kazı yapılmasını talep etti. Şırnak Savcılığı bir süre sonra adı geçen yerlerde bir keşif yaptı ve hazırladığı raporu kazı işlemlerinin yapılması için Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığına iletti. Ancak Şubat 2010'da yapılan kazılardan herhangi bir sonuç elde edilemedi.
- Geolocation
Latitude: 37.3055432
Longitude: 42.4983217
- Geolocation
- City
- Şırnak
- District
- Silopi
- Date of disappearance
- Nov 7, 1996
- Year of disappearance
- 1996
- Age at the time of disappearance
- HAH/act/64
- Status of the victim
- Still missing
- Type of source material
- Press release or report of human rights organisations
- Victim statement to prosecutor
- Decision by the prosecution office
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Summary of the legal proceedings
Mehmet Bilgeç'in imam nikahlı eşi Hadice Çağlın'ın 2 Şubat 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifade sonrasında 2008/3151 soruşturma numarasıyla dosya açıldı. Çeşitli internet sitelerine yansıyan haberlere göre eski JİTEM çalışanı Yıldırım Beyler'in 2009'da bazı basın organlarında yayınlanan itiraflarından sonra Şırnak Barosu, itiraflarda adı geçen yerlerin kazılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu (bu başvuru ve sonrasındaki gelişmelere dair evraklar Merkezimizde bulunmamaktadır). Şırnak Savcılığı bir süre sonra adı geçen yerlerde bir keşif yaptı ve hazırladığı raporu kazı işlemlerinin yapılması için Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığına iletti. Ancak Şubat 2010'da yapılan kazılardan herhangi bir sonuç elde edilemedi.
