Bekir Demir
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Married
- Occupation
- Taxi driver
- Dependants
- 5
- Event description
1964 Batman Gercüş doğumlu Bekir Demir ilkokul mezunuydu. Evli ve dört çocuk babasıydı. Ailesiyle birlikte Adana’da yaşıyor, geçimini Adana otogarında taksi şoförlüğü yaparak sağlıyordu. 1993 yılı sonbaharında eşi ve oğluyla birlikte aynı yerde çalıştığı arkadaşı Serdar Tayfur’un Diyarbakır Kulp ilçesine bağlı Alacakepir köyünün Badinek (Yertutan) mezrasında bulunan köyüne misafir olarak gitti. Aynı tarihlerde Kulp-Muş-Bingöl üçgeninde yaklaşık 15 bin asker ve korucunun katıldığı bir operasyon düzenlendi. Bu operasyon 20 günden uzun süre devam etti. Operasyon alanındaki bir vadinin iki yamacı olan Kayalısu ile Alacakepir köyü ve mezralarına baskın düzenlendi ve iki köy de boşaltıldı. Bu baskında ve sonraki günlerde Bekir Demir dahil 50 civarında insan gözaltına alındı. Gözaltına alınan bu kişiler Alacakepir köyü Gundık mezrasına getirildi. Bu tarihten sonra Bekir Demir’den bir daha haber alınamadı.
Bekir Demir'in köydeki operasyonda gözaltına alınması ve zorla kaybedilmesinden yıllar sonra arkadaşı ve olayın görgü tanığı Sedat Tayfur, 2010 yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’ne başvurararak, Bekir Demir, eşi ve çocuklarını 1993 yılının Ekim ayında kayınpederinin oturduğu Alacakepir köyünün Badinek (Yertutan) mezrasındaki evine misafirliğe götürdüğünü söyledi. Bekir Demir ile Adana otogarda taksi şoförlüğü yaptığını, ancak o dönemde korktuğu için ortaya çıkmadığını söyleyen Sedat Tayfur, tanık olduğu olayı şöyle anlattı:
“10 Ekim 1993’te, arkadaşım Bekir Demir, eşi ve oğlu ile birlikte kayınpederimin evine misafir olarak gittik. 2 gün sonra akşam saatlerinde askerler tarafından Kozmê Dağı eteğindeki mezraya top atışları yapıldı, bazı evler isabet aldı. Biz ahırlara kaçtık, bazı köylüler de ormanlık alana girdi. Atış durduktan 2 saat sonra askerler mezraya girdi. Mezrada yaşayan 30 nüfus ile bizi ve Silvan ilçesinden gelen diğer 3 misafiri de köy meydanında topladılar. Erkekleri yüz üstü yere yatırdılar. 10 dakika sonra bizleri kaldırdılar ve kimliklerimizi topladılar. Bolu Komando Tugay'ından bildiğimiz albay, özel timlere ve koruculara emir vererek köyü yakmalarını söyledi. Bunun üzerine askerler ve köylülerin “Osman” olarak tanıdığı korucu başı köyü ateşe verdi. Benimle birlikte mezraya misafir gelen Bekir Demir’in, Batman’ın Gercüş nüfusuna kayıtlı olduğunu öğrenen askerler, burada neden bulunduğunu sordular. Bekir'i daha sonra bir helikoptere bindirip binbaşının yanına götüreceklerini söylediler ve uzaklaşarak gittiler. Ertesi gün tekrar köye gelerek hepimizi toplayıp yüksek bir tepeye götürdüler ve burada ifademizi aldılar. O günden bu yana Bekir Demir’den herhangi bir haber alınamamıştır. Bugüne kadar korktuğumdan dolayı bu olayı fazla kimseyle paylaşamadım. Aradan uzun yıllar geçti ancak ben vicdan azabından geceleri uyuyamıyordum. Bu nedenle başvurdum. Bekir Demir’in akıbetinin araştırılarak faillerinin ortaya çıkarılmasını istiyorum. Herkesin gerçekleri bilmesi lazım."
Bekir Demir’in kardeşi Cahit Demir ise, ağabeyinin akıbetini öğrenmek için bir çok girişimde bulunduklarını ancak bugüne kadar bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Elimizde hiçbir delil olmadığı için bugüne kadar valilik, jandarma ve savcılıklara yaptığımız başvurular hep geri çevrildi, işleme konulmadı. Nereye müracaat ettiysek sonuç alamadık, ağabeyimin izine ulaşamadık. 1995’te, 2002’de başvurular yaptık. Cumhuriyet Savcılığına verdiğimiz dilekçeye karşın bize gelen yazıda, o dönemde öyle büyük bir operasyonun olmadığı bildirildi. İç hukukun tükendiği belirtilmişti. Yengemin psikolojik sorunları olduğu için, onun ifadelerini kayda değer bulmadılar. Biz yıllardır ağabeyime ne olduğunu öğrenmek istiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmak için hazırlık yaptık, elimizde yeterli delil yoktu. Her zaman onun çıkıp geleceği umuduyla bekledik. Yengemin anlattıklarıyla Sedat Tayfur’un söyledikleri örtüşüyor. Bunun değerlendirilebileceğini düşünüyoruz. Bu yüzden Sedat Tayfur’un ifadeleri, görgü tanıklığı doğrultusunda yeniden hukuk süreci başlatacağız.”
Sedat Tayfur’un beyanları sonrası Bekir Demir’in ailesinin başvurusu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği bir yazıyla olayla ilgili bilgi istedi ve “Söz konusu beyanlar doğrultusunda araştırma yapılarak belirtilen tarihlerde ve şekilde böyle bir olayın olup olmadığı, belirtilen şekilde olay olmuş ise herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği, yürütülmüş ise soruşturmanın akıbeti hakkında herhangi bir karar veya fezleke düzenlenip düzenlenmediği, söz konusu olaya ilişkin tüm bilgi, belge ve dökümanların çok ivedi bir şekilde” Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi istendi. Konuyla ilgili bilgi istenen karakol yetkilileri verdikleri yanıtta söz konusu köylerin 1993-1998 yılları arası tamamen boşaltıldığını ve belirtilen tarihlerde bu bölgelerde askeri operasyonlar yapıldığını doğrulandı. Ancak mezra ve köylere değil çevrelerinde bulunan boş arazilere top atışı yapıldığı ileri sürülerek Bekir Demir’in gözaltına alındığı inkar edildi, böyle bir olayın olduğunu doğrulayan bir tanık da olmadığı iddia edildi.
- Geolocation
Latitude: 38.5258521
Longitude: 41.1422334
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- District
- Kulp
- Date of disappearance
- Oct 12, 1993
- Year of disappearance
- 1993
- Age at the time of disappearance
- Yaş:29
- Status of the victim
- Still missing
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Press release or report of human rights organisations
- Printed or online news
- Witness testimony
- Decision by the prosecution office
- Unknown
- Summary of the legal proceedings
Bekir Demir'in zorla kaybedilmesine ilişkin yıllar sonra İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’ne başvurararak tanıklık yapan Sedat Tayfur’un ifadelerinin ardından İHD avukatları aracılığıyla Savcılığa başvuru yapıldı. Başvurunun ardından CMK 250. Maddesiyle yetkili ve görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 21.02.2011 tarihinde Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği bir yazıyla olayla ilgili bilgi istedi ve “Söz konusu beyanlar doğrultusunda araştırma yapılarak belirtilen tarihlerde ve şekilde böyle bir olayın olup olmadığı, belirtilen şekilde olay olmuş ise herhangi bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği, yürütülmüş ise soruşturmanın akıbeti hakkında herhangi bir karar veya fezleke düzenlenip düzenlenmediği, söz konusu olaya ilişkin tüm bilgi, belge ve dökümanlarının çok ivedi bir şekilde” kendilerine gönderilmesini istendi. Konuyla ilgili bilgi istenen karakol yetkilileri 20.03.2011 tarihinde verdikleri yanıtta söz konusu köylerin 1993-1998 yılları arası tamamen boşaltıldığını ve belirtilen tarihlerde bu bölgelerde askeri operasyonlar yapıldığını doğrulandı. Ancak mezra ve köylere değil çevrelerinde bulunan boş arazilere top atışı yapıldığı ileri sürülerek Bekir Demir’in gözaltına alındığı inkar edildi, böyle bir olayın olduğunu doğrulayan bir tanık da olmadığı iddia edildi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin elimizde başkaca bilgi bulunmamaktadır.
