Ahmet Tekin
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Living with common-law spouse
- Occupation
- Peasant
- Dependants
- 6
- Event description
Tekin ailesi Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşıyordu. Evli ve 5 çocuk babası olan ve çiftçilikle uğraşan Ahmet Tekin, 07.05.1994 tarihinde Diyarbakır’dan Lice ilçesine giderken güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Annesi Kıymet Tekin, oğlunu aramak üzere Lice İlçe Merkezi’ne gittiğinde kendisini son kez, gözleri ve elleri bağlı olarak gördü. YAKAYDER, İHD Diyarbakır Şubesi’nin internet sitesi ve bazı haber sitelerinde yer alan bilgilere göre, Ahmet Tekin, Diyarbakır’dan Lice’ye giderken araç Sarnığ köyü yakınlarında yol kontrolü yapan askerlerce durduruldu. Şoför ve yolculara “Siz gidin, Ahmet bizim misafirimizdir” denilerek Ahmet Tekin gözaltına alındı. Ahmet Tekin’in kardeşi Bedri Tekin’in açıklamasına göre, Ahmet Tekin’i Lice Jandarma Komutanlığı’nda gören görgü tanıkları vardı. Kıymet Tekin de oğlunun durumuyla ilgili bilgi almak istediğinde kendisini gördü ve ağlamaya başladı. Feryadı üzerine, adının Şahabettin olduğunu tahmin ettikleri yüzbaşı Kıymet Tekin’i darp etti; Kıymet Tekin’in aldığı darbeler sonucu gözü şişti ve morardı. Kıymet Tekin defalarca Diyarbakır DGM Başsavcılığı’na başvurmasına rağmen sonuç alamadı.
Kıymet Tekin 20.10.1994 tarihinde Diyarbakır DGM Başsavcılığı’na verdiği ifadesinde, 1994 Mayısı başında oğlu ile tütünlerini satmak üzere Diyarbakır’a geldiğini, kendisinin daha sonra Lice’ye döndüğünü oğlunun ise şehirde kaldığını, ancak bir gün sonra oğlunun Sarnığ köyü yakınlarında Diyarbakır-Lice otobüsünden jandarma tarafından indirilerek götürüldüğünü belirtti. Diyarbakır DGM Başsavcılığı bu ifadeyle birlikte, olayın soruşturulması için dosyayı Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Anne Kıymet Tekin 10.06.2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede oğlunun 3 gün gözaltında kaldıktan sonra 4. gün gözleri bağlı halde Lice sağlık ocağına götürüldüğünü, bunu hem Kıpçak köyü muhtarı hem de kendisinin gördüğünü ancak kendisinin içeri girmesine askerler tarafından izin verilmediğini belirtti. Daha sonra ise Tekin’den bir haber alınamadı. Kıymet Tekin oğlunu bulmak için birçok yere başvurmuş olmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemedi.
Kıymet Tekin’in yanı sıra ağabey Bedri Tekin de Savcılığa benzer bir ifade verdi. 14.06.2004 tarihinde ifade veren Mühüttün Kaçan ise Tekin’le beraber otobüste olduğunu, Sarnığ köyüne varmadan jandarmalar tarafından durdurulduklarını anlattı. İfadesine göre Jandarmalar herkesi arabadan indirerek kimlikleri topladılar, kimlikler geri geldiğinde Ahmet Tekin’inki yoktu ve komutanın emri üzerine Tekin orada kaldı. Askerler Tekin’in ifadesinin alınacağını söyleyerek geri kalan kişilerin yola devam etmesini söylediler.
Süreçle ilgili merkezimize ulaşan son bilgiye göre, en son soruşturmayı sürdüren Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.11.2014 tarihinde daimi arama kararı alındı ve Başsavcılık aynı zamanda Lice İlçe Jandarma Komutanlığından her 6 ayda bir düzenli olarak bilgi verilmesine karar verdi (Sor. No:2014/1087).
Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesine ilişkin yürütülen soruşturma, dönemin Bolu Hareketli Tugay Komutanı Yavuz Ertürk’ün birden fazla kişiyi aynı sebeple öldürmek suçundan yargılandığı davanın iddianamesinde, “Şüphelinin İştirak Ettiği İleri Sürülen ve Soruşturmaları Devam Eden Diğer Eylemler” başlığı altında yer alıyor.
- Geolocation
Latitude: 38.4249512
Longitude: 40.6704089
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- District
- Lice
- Date of disappearance
- May 7, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:28Ay:6Gün:14
- Status of the victim
- Still missing
- Type of source material
- Decision and correspondences of prosecutor
- Press release or report of human rights organisations
- Printed or online news
- Statement by victim/complainant
- Decision by the prosecution office
- Unknown
- Summary of the legal proceedings
Kıymet Tekin 20.10.1994 tarihinde Diyarbakır DGM Başsavcılığına verdiği ifadesinde, 1994 Mayısı başında oğlu ile tütünlerini satmak üzere Diyarbakır’a geldiğini, kendisinin daha sonra Lice’ye döndüğünü, oğlunun ise şehirde kaldığını, ancak bir gün sonra oğlunun Sarnığ köyü yakınlarında Diyarbakır-Lice otobüsünden jandarma tarafından indirilerek götürüldüğünü belirtti. Diyarbakır DGM Başsavcılığı bu ifadeyle birlikte dosyayı, olayın soruşturulması için Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
01.11.1994 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, Lice İlçe Jandarma Komutanlığına yazısında yürütülmekte olan 1994/172 numaralı hazırlık tahkikatı nedeniyle Kıymet Tekin’in ve Mehmet Aksaray’ın savcılığa müracaatını istedi. Başsavcılığın aynı tarihte ayrıca Lice İlçe Jandarma Komutanlığından bilgi istemesi üzerine 09.11.1994 tarihinde gelen cevapta Ahmet Tekin’in tutuklanmamış ve gözetim altına alınmamış olduğu ve aranan şahıslardan olmadığı söylendi, kişinin Sarnığ köyü yakınlarında askerlerce otobüsten indirilerek karakola götürüldüğü olayının ise uydurma senaryolar olduğu iddia edildi.
09.12.1994 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne yazılan yazıda, jandarmanın 09.11.1994 tarihli cevabına yer verildi ve müştekinin ve dilekçesinde adı geçen tanığın ifadelerine başvurmak üzere hazır bulundurulmalarına dair yazıya ise cevap verilmediği belirtildi. İkisi de 14.12.1994 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan tutanaklarda Mehmet Aksaray’ın köyde olmadığı ve köyün boş olduğu, Kıymet Tekin’in ise yine köyde olmadığı, köyün boş olduğu ve Diyarbakır İli Bağlar Mahallesinde ikamet etmekle beraber kesin adresinin bilinmediği yer aldı. Bu tutanaklar 16.01.1995 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
09.03.1995 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik kararı (Hz. No: 1994/172; Görevsizlik No: 1995/12) vererek, “şikayet olunan görevliler hakkında Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere” soruşturma evrakını Kaymakamlığa gönderdi.
01.03.1996 tarihinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığından Lice İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan yazıda, 7 Mayıs 1994 tarihine ait Hizmet Defteri, Nezaret Odası Kayıt Defteri, Operasyon Raporları ile varsa diğer bilgi ve belgelerin onaylı fotokopilerinin, bu belgelerden yararlanılarak iddia edilen olay sırasında görevli olan personelin isim ve adreslerinin ve olayı aydınlatabilecek başkaca bilgi ve belge mevcutsa onaylı fotokopilerinin ivedi olarak gönderilmesi istendi. Bu yazıya verilen 10.03.1996 tarihli cevapta, 07.05.1994 tarihinde Ahmet Tekin’in gözaltına alınmasına dair bir veri bulunmadığı belirtildi.
İlerleyen süreçte Ahmet Tekin’in gözaltına alınması ilgili kurumlar tarafından reddedilmeye devam edildi. 13.03.1996 tarihli Jandarma Kumandanlığı İnceleme Raporunda, olayla ilgili hiçbir kayıt bulunmadığı belirtildi, herhangi bir delil ve emarenin elde edilememesi ve sanıkların da tespitinin mümkün olmamasından dolayı güvenlik güçleri hakkında adli veya idari yönden soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı yönünde görüş bildirildi. Buna paralel olarak, 27.03.1996 tarihinde Lice Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun verdiği men-i muhakeme kararı (Karar Sayısı 1996/4), 18.10.1996 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi tarafından onandı (Esas No: 1996/26; Karar No: 1996/27).
23.05.2003 tarihinde YAKAYDER adına Başkan Pervin Buldan bir dilekçe ile Ahmet Tekin’in ailesinin de içinde olduğu 500 mağdur yakınının dilekçelerini Adalet Bakanlığı’na sundu. Bu dilekçe 05.06.2003 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, buradan da 09.06.2003 tarihinde Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Aralık 2003’te Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı tefrik kararı ve dosyaların ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilmesine karar verdi (Hz. No: 2003/14627; Karar No: 2003/580). Buna bağlı olarak Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesinin de yer aldığı dosya Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2003 tarihli görevsizlik kararıyla Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi (Hz. No: 2003/29026, Karar No:2003/4522).
26.03.2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı 2003/662 hazırlık sayısını alan soruşturmayla ilgili Lice İlçe Jandarma Komutanlığından, Jandarma Genel Komutanlığından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden konuyla ilgili bilgi istedi. Hem 17.05.2004 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünden gelen cevapta, hem de 10.06.2004 tarihinde Diyarbakır Jandarma Genel Komutanlığından gelen cevapta Ahmet Tekin’in örgüte katılmış olabileceğine dair ifadeler yer aldı.
Kıymet (Tekin) Aydeniz 10.06.2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede 1994 yılında köylerinin etrafındaki köylerin yakılması üzerine ailecek daha fazla kalamayacaklarını anlayarak Diyarbakır’a göç ettiklerini belirtti. İfadesine göre aynı sene içerisinde kalan eşyalarını almak için oğlu Ahmet Tekin’le birlikte köye giderlerken, minibüsleri durduruldu, jandarmalar Tekin’i panzere aldılar. Ayverdi aynı gün içinde oğlunu görmek için Merkez karakoluna gittiğinde, jandarma ilçe komutanı olan yüzbaşı kendisine fiziksel şiddette bulundu. Tekin 3 gün gözaltında kaldıktan sonra 4. gün gözleri bağlı halde Lice sağlık ocağına götürüldü. Bunu hem Kıpçak köyü muhtarı hem de Kıymet Ayverdi gördüler ancak annenin içeri girmesine askerler tarafından izin verilmedi. Daha sonra ise Tekin’den bir haber alınamadı. Ayverdi oğlunu bulmak için birçok yere başvurmuş olmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemedi.
Aynı gün ifade veren abisi Bedri Tekin de olayı aynı şekilde anlattı. 14.06.2004 tarihinde ifade veren Mühüttün Kaçan, Tekin’le beraber otobüste olduğunu, Sarnığ köyüne varmadan jandarmalar tarafından durdurulduklarını anlattı. İfadesine göre jandarmalar herkesi arabadan indirerek kimlikleri topladılar, kimlikler geri geldiğinde Ahmet Tekin’inki yoktu ve komutanın emri üzerine Tekin orada kaldı. Askerler Tekin’in ifadesinin alınacağını söyleyerek geri kalan kişilerin yola devam etmesini söyledi.
10.01.2005 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığına gönderdi (Hz No: 2003/662; Karar No: 2005/02). Bu süreçte Askeri Savcılığın 27.06.2005 tarihinde soruşturmaya esas olmak üzere yeniden bilgi istemesi üzerine Lice İlçe Jandarma Komutanlığından 10.08.2005 tarihinde gelen cevapta, Tekin’in gözaltına alındığına dair hiçbir kaydın bulunmadığı söylendi. Aynı şekilde Lice Emniyet Amirliği de 18.07.2005 tarihli cevabında Ahmet Tekin’in yolcu otobüsünden alınmadığını, gözetim altında olmadığını ve nezarethane kayıt defterinde kaydının bulunmadığını söyledi.
22.09.2006 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmaya esas olmak üzere 1994/5237 sayılı dosyanın gönderilmesini, Jandarma Genel Komutanlığından da 1993-1994 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanı olan personelin açık kimliği ve adresini istedi. Aynı tarihte Lice Sağlık Ocağından da, 1994 Mayıs ayında Ahmet Tekin’e ait kayıt olup olmadığı konusunda bilgi istedi. Lice Sağlık Ocağı’ndan 12.10.2006 tarihinde gelen cevapta arşivin 5 yıldan daha öncesine dayalı olması nedeniyle 1994 yılına dair hiçbir bilgi bulunmadığı söylendi.
13.11.2006 tarihinde Ramazan Kaçan, 7. Kolordu Komutanlığı Diyarbakır Askeri Savcılığına gönderilmek üzere Kulp Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde Ahmet Tekin’i Lice İlçe Jandarma Komutanlığında gözleri bağlı ve elleri kelepçeli olarak gördüğünü belirtti. 17.11.2006 tarihinde aynı şekilde 48. Motorlu Piyade Tugayı Komutanlığı Trabzon Askeri Savcılığında ifade veren ve 1993-1994 yılları arasında Lice İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapmış olan Uzm. J. IV. Kad. Çvş. Kemal Alkan, olay hakkında hiçbir bilgisi olmadığını beyan etti. 20.11.2006 tarihinde Ovacık Cumhuriyet Başsavcılığında ifade veren J. Bşçvş. Nedim Çelebi olayı hatırlamadığını ve görev yaptığı süre içinde kimsenin gözaltındayken kaybolmadığını söyledi. 21.11.2006 tarihinde 1. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir Askeri Savcılığında ifade veren ve 1992-1994 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’nda Merkez Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapmış olan J. Astsb. Kd. Bşçvş. Hasan Çakır da olayı kesinlikle hatırlamadığını, görev yaptığı dönemde şüpheli ve sanıklara hiçbir şekilde kötü muamelede bulunulmadığını belirtti. 01.12.2006 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Askeri Savcılığında ifade veren ve 1993-1995 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapmış olan Em. J. Yarbay Şahap Yaralı da olayı hatırlamadığını ve görev yaptığı süre içinde kimsenin gözaltındayken kaybolmadığını söyledi.
19.11.2009 tarihinde Lice Asliye Hukuk Mahkemesi, Ahmet Tekin’in gaipliğine karar verilmesine dair dava nedeniyle 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığından ilgili dosya ile ilgili bilgi istedi ve Askeri Savcılık tarafından 20.01.2010 tarihinde devam eden soruşturma dosyasından ilgili belgeler gönderildi.
28.12.2011 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlığından Ahmet Tekin hakkında bilgi istemesi üzerine gelen 06.02.2012 tarihli cevapta Ahmet Tekin’in örgüte katılmış olabileceği belirtildi.
Diyarbakır (TMK 10. Maddesi ile Görevli) Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.10.2013 tarihinde hazırlanan iddianamede (Sor. No: 2013/2531, Esas No: 2013/748, İddianame No: 2013/687), şüpheli Yavuz Ertürk’ün iştirak ettiği ileri sürülen ve soruşturmaları devam eden diğer eylemleriyle ilgili bölümde Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesi de yer aldı. (Bu dava Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2013/106 Esas numarasıyla açıldı.)
29.11.2013 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı görevsizlik kararı vererek (Esas No: 2013/9, Karar No: 2013/127) dosyayı Diyarbakır (TMK 10. Madde ile Yetkili ve Görevli) Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Bunun nedeni Diyarbakır (TMK 10. Madde ile Yetkili ve Görevli) Cumhuriyet Başsavcılığında Ahmet Tekin’in kaybolmasıyla ilgili olarak 1994/5327 esas sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünün ve “mağdurların sivil şahıs olmaları”, “işkence yapmak, hukuka aykırı olarak gözaltına alarak kişi hürriyetinden mahrum bırakmak eylemlerinin terörle mücadele kapsamında kalsa bile asker faaliyet veya askeri görev olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının” anlaşılmasıydı. 19.03.2014 tarihinde Diyarbakır (TMK 10. Madde ile Yetkili ve Görevli) Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma devam ettiği sırada TMK 10. Madde ile Yetkili Başsavcılıkların görevlerine son verilmesi nedeniyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. 08.09.2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 7. Kolordu Askeri Savcılığından gönderilen dosyanın konusu olayın daha önceden soruşturma konusu olduğu tespit edildi ve evrakın birleştirilerek soruşturmaya 2014/9348 soruşturma numaralı evrak üzerinden devam edilmesine karar verildi. 09.09.2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Araştırma Bürosu 2014/9348 soruşturma numaralı dosya hakkında ayırma kararı vererek, Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesinin de dahil olduğu bir grup soruşturmaya 2014/25370 numarasıyla devam edilmesine karar verdi. Aynı tarihte Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
27.11.2014 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı daimi arama kararı vererek Lice İlçe Jandarma Komutanlığından her 6 ayda bir düzenli olarak bilgi verilmesine karar verdi (Sor. No:2014/1087).
