Ahmet Tekin
person- Image

- Sex
- Erkek
- Civil status
- İmam nikahlı
- Occupation
- Çiftçi
- Dependants
- 6
- Event description
Cumartesi İnsanları’nın 25 Şubat 2012 tarihli basın açıklamasında ve YAKAY-DER kayıtlarında yer alan bilgilere göre; 7 Mayıs 1994 tarihinde Ahmet Tekin, Diyarbakır’dan Lice’ye giderken, içinde bulunduğu araç Sarnığ köyü yakınlarında yol kontrolü yapan askerlerce durduruldu. Şoför ve yolculara “Siz gidin, Ahmet bizim misafirimizdir,” denilerek Ahmet Tekin gözaltına alındı. Ahmet Tekin’i Lice Jandarma Komutanlığında gören görgü tanıkları vardı. Gözaltına alındıktan sonra Ahmet Tekin’den bir daha haber alınamadı. Annesi, Ahmet Tekin’i bulmak için birçok yere başvurmuş olmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemedi.
Anne Tekin, 20 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına verdiği ifadesinde, 1994 yılının Mayıs ayının başında oğlunun Sarnığ köyü yakınlarında Diyarbakır-Lice otobüsünden jandarma tarafından indirilerek götürüldüğünü belirtti. Diyarbakır Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı, olaya ilişkin soruşturma dosyasını Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Anne Tekin, 10 Haziran 2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede oğlunun üç gün gözaltında kaldıktan sonra dördüncü gün gözleri bağlı halde Lice Sağlık Ocağına götürüldüğünü, bunu hem Kıpçak köyü muhtarı hem de kendisinin gördüğünü ancak kendisinin içeri girmesine askerler tarafından izin verilmediğini belirtti. 14 Haziran 2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren bir tanık ise, Tekin’le beraber otobüste olduğunu ve Sarnığ köyüne varmadan jandarmalar tarafından durdurulduklarını anlattı. İfadesine göre jandarmalar herkesi arabadan indirerek kimlikleri toplamışlardı ve kimlikler geri geldiğinde Ahmet Tekin’inki yoktu. Komutanın emri üzerine Tekin orada kalmıştı. Askerler, Tekin’in ifadesinin alınacağını söyleyerek geri kalan kişilerin yola devam etmesini söylemişlerdi.
Süreçle ilgili Hafıza Merkezi’ne ulaşan son bilgiye göre, soruşturmayı sürdüren Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27 Kasım 2014 tarihinde daimi arama kararı alındı. (Sor. No:2014/1087). Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesine ilişkin yürütülen soruşturma, dönemin Bolu Dağ Komando Tugayı Komutanı Y.E.’nin birden fazla kişiyi aynı sebeple öldürmek suçundan yargılandığı davanın iddianamesinde, “Şüphelinin İştirak Ettiği İleri Sürülen ve Soruşturmaları Devam Eden Diğer Eylemler” başlığı altında yer alıyor.
- Geolocation
Enlem: 38.4249512
Boylam: 40.6704089
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- District
- Lice
- Date of disappearance
- 7 May 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- 28
- Status of the victim
- Hâlâ kayıp
- Type of source material
- Gazete veya internet haberi
- İfade tutanağı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Decision by the prosecution office
- Bilinmiyor
- Summary of the legal proceedings
Ahmet Tekin’in annesi 20 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına verdiği ifadesinde, 1994 Mayıs’ı başında oğlu ile tütünlerini satmak üzere Diyarbakır’a geldiğini, kendisinin daha sonra Lice’ye döndüğünü, oğlunun ise şehirde kaldığını, ancak bir gün sonra oğlunun Sarnığ köyü yakınlarında Diyarbakır-Lice otobüsünden jandarma tarafından indirilerek götürüldüğünü belirtti. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı bu ifadeyle birlikte dosyayı, olayın soruşturulması için Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
1 Kasım 1994 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, Lice İlçe Jandarma Komutanlığına yazısında yürütülmekte olan 1994/172 numaralı hazırlık tahkikatı nedeniyle anne Tekin’in ve diğer bir tanığın daha savcılığa müracaatını istedi. Başsavcılığın aynı tarihte ayrıca Lice İlçe Jandarma Komutanlığından bilgi istemesi üzerine 9 Kasım 1994 tarihinde gelen cevapta Ahmet Tekin’in tutuklanmamış ve gözaltına alınmamış olduğu ve aranan şahıslardan olmadığı söylendi. Ahmet Tekin’in Sarnığ köyü yakınlarında askerlerce otobüsten indirilerek karakola götürüldüğünün ise doğru olmadığı iddia edildi.
9 Aralık 1994 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığından, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne yazılan yazıda, jandarmanın 9 Kasım 1994 tarihli cevabına yer verildi ve müştekinin ve dilekçesinde adı geçen tanığın ifadelerine başvurmak üzere hazır bulundurulmalarına dair yazıya ise cevap verilmediği belirtildi. İkisi de 14 Aralık 1994 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tutulan tutanaklarda aranan tanığın köyde olmadığı ve köyün boş olduğu, anne Tekin’in ise yine köyde olmadığı, köyün boş olduğu ve Diyarbakır İli Bağlar Mahallesinde ikamet etmekle beraber kesin adresinin bilinmediği yer aldı. Bu tutanaklar 16 Ocak 1995 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
9 Mart 1995 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik kararı (Hz. No: 1994/172; Görevsizlik No: 1995/12) vererek, “Şikayet olunan görevliler hakkında Memurin Muhakematı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere,” soruşturma evrakını kaymakamlığa gönderdi.
1 Mart 1996 tarihinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığından Lice İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan yazıda, 7 Mayıs 1994 tarihine ait Hizmet Defteri, Nezaret Odası Kayıt Defteri, Operasyon Raporları ile varsa diğer bilgi ve belgelerin onaylı fotokopilerinin, bu belgelerden yararlanılarak iddia edilen olay sırasında görevli olan personelin isim ve adreslerinin ve olayı aydınlatabilecek başkaca bilgi ve belge mevcutsa onaylı fotokopilerinin ivedi olarak gönderilmesi istendi. Bu yazıya verilen 10 Mart 1996 tarihli cevapta 7 Mayıs 1994 tarihinde Ahmet Tekin’in gözaltına alınmasına dair bir veri bulunmadığı belirtildi. İlerleyen süreçte Ahmet Tekin’in gözaltına alındığı ilgili kurumlar tarafından reddedilmeye devam edildi. 13 Mart 1996 tarihli Jandarma Kumandanlığı İnceleme Raporu’nda, olayla ilgili hiçbir kayıt bulunmadığı belirtildi, herhangi bir delil ve emarenin elde edilememesi ve sanıkların da tespitinin mümkün olmamasından dolayı güvenlik güçleri hakkında adli veya idari yönden soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı yönünde görüş bildirildi. Buna paralel olarak, 27 Mart 1996 tarihinde Lice Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun verdiği men-i muhakeme kararı (Karar Sayısı 1996/4), 18 Ekim 1996 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi tarafından onandı (Esas No: 1996/26; Karar No: 1996/27).
23 Mayıs 2003 tarihinde YAKAY-DER adına dönemin YAKAY-DER Başkanı Pervin Buldan, Ahmet Tekin’in ailesinin de içinde olduğu 500 mağdur yakınının dilekçelerini Adalet Bakanlığına sundu. Bu dilekçe 5 Haziran 2003 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, buradan da 9 Haziran 2003 tarihinde Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Aralık 2003’te Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı ayırma kararı ve dosyaların ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilmesine karar verdi (Hz. No: 2003/14627; Karar No: 2003/580). Buna bağlı olarak Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesinin de yer aldığı dosya Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 3 Aralık 2003 tarihli görevsizlik kararıyla Lice Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi (Hz. No: 2003/29026, Karar No:2003/4522).
26 Mart 2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, 2003/662 hazırlık sayısını alan soruşturmayla ilgili Lice İlçe Jandarma Komutanlığından, Jandarma Genel Komutanlığından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden konuyla ilgili bilgi istedi. Hem 17 Mayıs 2004 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünden gelen cevapta, hem de 10 Haziran 2004 tarihinde Diyarbakır Jandarma Genel Komutanlığından gelen cevapta Ahmet Tekin’in örgüte katılmış olabileceğine dair ifadeler yer aldı.
Anne Tekin 10 Haziran 2004 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede 1994 yılında köylerinin etrafındaki köylerin yakılması üzerine ailecek daha fazla kalamayacaklarını anlayarak Diyarbakır’a göç ettiklerini belirtti. İfadesine göre aynı sene içerisinde kalan eşyalarını almak için oğlu Ahmet Tekin’le birlikte köye giderlerken, minibüsleri durduruldu, jandarmalar Tekin’i panzere aldılar. Annesi aynı gün içinde oğlunu görmek için Merkez karakoluna gittiğinde, jandarma ilçe komutanı olan yüzbaşı kendisine fiziksel şiddette bulundu. Tekin üç gün gözaltında kaldıktan sonra dördüncü gün gözleri bağlı halde Lice sağlık ocağına götürüldü. Bunu hem Kıpçak köyü muhtarı hem de annesi gördü ancak annenin içeri girmesine askerler tarafından izin verilmedi.
Ahmet Tekin’in aynı gün ifade veren abisi de olayı aynı şekilde anlattı. 14 Haziran 2004 tarihinde ifade veren bir tanık, Tekin’le beraber otobüste olduğunu, Sarnığ köyüne varmadan jandarmalar tarafından durdurulduklarını anlattı. İfadesine göre jandarmalar herkesi arabadan indirerek kimlikleri topladılar, kimlikler geri geldiğinde Ahmet Tekin’inki yoktu ve komutanın emri üzerine Tekin orada kaldı. Askerler Tekin’in ifadesinin alınacağını söyleyerek geri kalan kişilerin yola devam etmesini söyledi.
10 Ocak 2005 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığına gönderdi (Hz No: 2003/662; Karar No: 2005/02). Bu süreçte Askeri Savcılığın 27 Haziran 2005 tarihinde soruşturmaya esas olmak üzere yeniden bilgi istemesi üzerine Lice İlçe Jandarma Komutanlığından 10 Ağustos 2005 tarihinde gelen cevapta, Tekin’in gözaltına alındığına dair hiçbir kaydın bulunmadığı söylendi. Aynı şekilde Lice Emniyet Amirliği de 18 Temmuz 2005 tarihli cevabında Ahmet Tekin’in yolcu otobüsünden alınmadığını, gözaltında olmadığını ve nezarethane kayıt defterinde kaydının bulunmadığını söyledi.
22 Eylül 2006 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmaya esas olmak üzere 1994/5237 sayılı dosyanın gönderilmesini, Jandarma Genel Komutanlığından da 1993-1994 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanı olan personelin açık kimliği ve adresini istedi. Aynı tarihte Lice Sağlık Ocağından da, 1994 Mayıs ayında Ahmet Tekin’e ait kayıt olup olmadığı konusunda bilgi istedi. Lice Sağlık Ocağı’ndan 12 Ekim 2006 tarihinde gelen cevapta arşivde 1994 yılına dair hiçbir bilgi bulunmadığı söylendi.
13 Kasım 2006 tarihinde ifade veren bir başka tanık ise, 7. Kolordu Komutanlığı Diyarbakır Askeri Savcılığına gönderilmek üzere Kulp Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde Ahmet Tekin’i Lice İlçe Jandarma Komutanlığında gözleri bağlı ve elleri kelepçeli olarak gördüğünü belirtti. 17 Kasım 2006 tarihinde aynı şekilde 48. Motorlu Piyade Tugayı Komutanlığı Trabzon Askeri Savcılığında ifade veren ve 1993-1994 yılları arasında Lice İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapmış olan Uzm. J.IV.Kad. Çavuş, olay hakkında hiçbir bilgisi olmadığını beyan etti. 20 Kasım 2006 tarihinde Ovacık Cumhuriyet Başsavcılığında ifade veren jandarma başçavuş olayı hatırlamadığını ve görev yaptığı süre içinde kimsenin gözaltındayken kaybolmadığını söyledi. 21 Kasım 2006 tarihinde 1. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir Askeri Savcılığında ifade veren ve 1992-1994 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanlığı’nda Merkez Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapmış olan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş da olayı kesinlikle hatırlamadığını, görev yaptığı dönemde şüpheli ve sanıklara hiçbir şekilde kötü muamelede bulunmadığını belirtti. 1 Aralık 2006 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Askeri Savcılığında ifade veren ve 1993-1995 yıllarında Lice İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapmış olan Emekli Jandarma Yarbay Ş.Y. de olayı hatırlamadığını ve görev yaptığı süre içinde kimsenin gözaltındayken kaybolmadığını söyledi. 19 Kasım 2009 tarihinde Lice Asliye Hukuk Mahkemesi, Ahmet Tekin’in gaipliğine karar verilmesine dair dava nedeniyle 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığından ilgili dosya ile ilgili bilgi istedi ve askeri savcılık tarafından 20 Ocak 2010 tarihinde devam eden soruşturma dosyasından ilgili belgeler gönderildi. 28 Aralık 2011 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı Başbakanlık Milli İstihbarat Müsteşarlığından Ahmet Tekin hakkında bilgi istemesi üzerine gelen 6 Şubat 2012 tarihli cevapta Ahmet Tekin’in örgüte katılmış olabileceği belirtildi.
Diyarbakır (TMK 10. Maddesi ile Görevli) Cumhuriyet Başsavcılığınca 11 Ekim 2013 tarihinde hazırlanan iddianamede (Sor. No: 2013/2531, Esas No: 2013/748, İddianame No: 2013/687), şüpheli Y.E.’nin iştirak ettiği ileri sürülen ve soruşturmaları devam eden diğer eylemleriyle ilgili bölümde Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesi de yer aldı. (Bu dava Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2013/106 Esas numarasıyla açıldı.)
29 Kasım 2013 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı görevsizlik kararı vererek (Esas No: 2013/9, Karar No: 2013/127) dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (TMK 10. Maddesi ile Görevli) gönderdi. Bunun nedeni Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında (TMK 10. Maddesi ile Görevli) Ahmet Tekin’in kaybolmasıyla ilgili olarak 1994/5327 esas sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünün ve “Mağdurların sivil şahıs olmaları”, İişkence yapmak, hukuka aykırı olarak gözaltına alarak kişi hürriyetinden mahrum bırakmak eylemlerinin terörle mücadele kapsamında kalsa bile asker faaliyet veya askeri görev olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının” anlaşılmasıydı. 19 Mart 2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında (TMK 10. Maddesi ile Görevli), soruşturma devam ettiği sırada TMK 10. Maddesi ile Görevli Özel Başsavcılıkların görevlerine son verilmesi nedeniyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
8 Eylül 2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 7. Kolordu Askeri Savcılığından gönderilen dosyanın konusu olayın daha önceden soruşturma konusu olduğu tespit edildi ve evrakın birleştirilerek soruşturmaya 2014/9348 soruşturma numaralı evrak üzerinden devam edilmesine karar verildi. 9 Eylül 2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Araştırma Bürosu 2014/9348 soruşturma numaralı dosya hakkında ayırma kararı vererek, Ahmet Tekin’in zorla kaybedilmesinin de dâhil olduğu bir grup soruşturmaya 2014/25370 numarasıyla devam edilmesine karar verdi. Aynı tarihte Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı Kulp Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. 27 Kasım 2014 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı daimi arama kararı vererek Lice İlçe Jandarma Komutanlığından her altı ayda bir düzenli olarak bilgi verilmesine karar verdi (Sor. No:2014/1087).
Mayıs 2023 yılında Lice Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan incelemede 2014/1087 soruşturma numaralı dosyanın 2014/1086 dosyası ile birleştirilmesi kararı verilerek soruşturmaya 2014/1086 numaralı soruşturmada devam edilmesine karar verildiği görüldü (30.03.2016 2016/51 Birleştirme Numaralı Karar). 2014/1086 dosyasına dair mevcut bilgiler kaydedilmiş olsa da Ahmet Tekin hakkında herhangi güncel bilgi görülmemiştir. Mayıs 2023 tarihi itibariyle bilgiler günceldir.