Fethi Yıldırım
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Single
- Occupation
- Unknown
- Event description
32 yaşındaki Fethi Yıldırım DEP Viranşehir İlçe Örgütü Yönetim Kurulu üyesiydi. Ağabeyi Süleyman Yıldırım’ın 21 Ocak 2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadeye göre Fethi Yıldırım 5 Ocak 1994 tarihinde misafir olarak bulunduğu evden çok sayıda askeri kıyafetli güvenlik görevlisi tarafından evdeki diğer kişilerle birlikte gözaltına alındı. Bulunduğu evin sahibi A.K., gece saat 23:00 sularında Fethi Yıldırım'ın kardeşi Süleyman Yıldırım'ı arayarak, Viranşehir meydandaki kıraathanenin önünde buluşmak istediğini söyledi. Süleyman Yıldırım buluşma yerine gittiğinde A.K. ona çok sayıda askeri giyimli güvenlik görevlisinin evi bastığını, içlerinde sivil görevlilerin de bulunduğunu, bu şahısların eve girdikten sonra içeride bulunan herkesi avluya çıkardığını anlattı. A.K.'nin anlattıklarına göre, avluya çıkarılan herkes gözleri bağlanarak emniyete götürüldü. Emniyette gözleri açıldığında aralarında Fethi Yıldırım’ı göremediler ve askerlere sordular. Askerler cevap olarak, Fethi Yıldırım’ın “emniyetli bir yerde” olduğunu söyledi. Emniyetteki görevlilerden ikisi komiser, ikisi de polis memuruydu ve isimleri Osman Harman, Alptekin Kartal, Selçuk Uygur ve Uğur Avşar'dı.
Süleyman Yıldırım kendi çabalarıyla olayı araştırmaya devam etti. Olay tarihlerde mahalle bekçisi olarak görev yapan A.S.'ye ulaştı. A.S.'nin anlattıklarına göre, olay günü Fethi Yıldırım ayrı bir odaya alındı, oradaki köy korucuları ve Jitem mensuplarınca bir süre sorgulandı, hakarete uğradı, ardından da Renault marka beyaz bir araca bindirilerek götürüldü. Süleyman Yıldırım kardeşi Fethi Yıldırım'ın zorla kaybedilmesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etti ancak herhangi bir sonuç alamadı.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafıdan öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi Botaş Askeri Tesislerine gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı. Bunun üzerine Süleyman Yıldırım, kardeşinin kemiklerinin Silopi'deki asit kuyularında aranması talebiyle yeniden savcılığa başvurdu.
- Geolocation
Latitude: 37.23586699999999
Longitude: 39.76237799999999
- Geolocation
- City
- Şanlıurfa
- District
- Viranşehir
- Date of disappearance
- Jan 5, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:32
- Status of the victim
- Still missing
- Type of source material
- Press release or report of human rights organisations
- Printed or online news
- Statement by victim/complainant
- Victim statement to prosecutor
- Decision by the prosecution office
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Summary of the legal proceedings
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafıdan öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi Botaş Askeri Tesislerine gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı.
Bu beyanlar üzerine Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, 01.12.2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru sonucunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. İddiaya konu eylemlerin soruşturulması yetki ve görevinin Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması sebebiyle soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek talimatlar yoluyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine karar verildi. Soruşturma kapsamında kazılar yapılacağına dair haberlerin çıkması üzerine, 54 kişinin kaybedildiği veya öldürüldüğü iddiası ile 57 kişi tarafından başvuru yapıldı. Daha önce birçok makama başvuru yapıp sonuç alamamış olan Süleyman YIldırım 21.01.2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına müşteki sıfatıyla ifade verdi. Kardeşinin bedeninin bulunması amacıyla Sinan Tesislerinde, Silopi Kimsesizler Mezarlığında ve Botaş Askeri Tesislerinde kazılar yapılmasını talep etti.
Soruşturmaya dayanak oluşturan iddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında Botaş Askeri Tesislerinde, Aslan (eski adıyla Sinan) tesislerinde yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11.06.1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12.06.1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç adet bedenin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından aldığı talimatlarla yürüttüğü araştırmaları sonucu hazırladığı fezlekeyi 23.06.2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/2117 soruşturma sayısıyla yürütülmeye başlandı. 06.03.2014 tarihinde Resmi Gazete’de kabul edilerek yasalaşan 6526 Sayılı Kanun ile TMK 10. madde ile yetkili cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20.03.2014 tarihinde 2014/10160 sayılı yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yollandı ve 2014/939 soruşturma numarasıyla takip edilmeye başlandı. Dosyada 09.04.2014 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daimi arama kararı verildi.
