Fethi Yıldırım
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Bilinmiyor
- Olay Özeti
Özgür Gündem gazetesinin 25 Ocak 1994 tarihli haberinde ve YAKAY-DER kayıtlarında yer alan bilgilere göre; 32 yaşındaki Fethi Yıldırım DEP Viranşehir İlçe Örgütü Yönetim Kurulu üyesiydi. Fethi Yıldırım 5 Ocak 1994 tarihinde misafir olarak bulunduğu evden çok sayıda askeri kıyafetli güvenlik görevlisi tarafından evdeki diğer kişilerle birlikte gözaltına alındı. Bulunduğu evin sahibi A.K., gece saat 23.00 sularında Fethi Yıldırım'ın abisini arayarak, Viranşehir meydandaki kıraathanenin önünde buluşmak istediğini söyledi. Abi buluşma yerine gittiğinde A.K. ona çok sayıda askeri giyimli güvenlik görevlisinin evi bastığını, içlerinde sivil görevlilerin de bulunduğunu, bu şahısların eve girdikten sonra içeride bulunan herkesi avluya çıkardığını anlattı. A.K.'nin anlattıklarına göre, avluya çıkarılan herkes gözleri bağlanarak emniyete götürüldü. Emniyette gözleri açıldığında aralarında Fethi Yıldırım’ı göremediler ve askerlere sordular. Askerler cevap olarak, Fethi Yıldırım’ın “Emniyetli bir yerde” olduğunu söyledi. Emniyetteki görevlilerden ikisi komiser, ikisi de polis memuruydu ve isimleri O.H., A.K., S.U. ve U.A.'ydı.
Abi Yıldırım kendi çabalarıyla olayı araştırmaya devam etti. Olay tarihlerinde mahalle bekçisi olarak görev yapan A.S.'ye ulaştı. A.S.'nin anlattıklarına göre, olay günü Fethi Yıldırım ayrı bir odaya alındı, oradaki köy korucuları ve JİTEM mensuplarınca bir süre sorgulandı, hakarete uğradı, ardından da Renault marka beyaz bir araca bindirilerek götürüldü. Abisi, Fethi Yıldırım'ın zorla kaybedilmesiyle ilgili olarak cumhuriyet başsavcılığına müracaat etti ancak herhangi bir sonuç alamadı.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafıdan öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi BOTAŞ Askeri Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı. Bunun üzerine Fethi Yıldırım’ın abisi de pek çok kayıp yakını ile birlikte, kardeşinin kemiklerinin Silopi'deki asit kuyularında aranması talebiyle yeniden savcılığa başvurdu.
- Konum
Enlem: 37.23586699999999
Boylam: 39.76237799999999
- Konum
- Şehir
- Şanlıurfa
- İlçe
- Viranşehir
- Kaybedilme Tarihi
- 5 Oca 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 32
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İfade tutanağı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Savcılık müşteki ifade tutanağı
- Soruşturma Sonucu
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Hukuki Süreç Özeti
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafıdan öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi BOTAŞ Askeri Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı. Bu beyanlar üzerine Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, 1 Aralık 2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru sonucunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. İddiaya konu eylemlerin soruşturulması yetki ve görevinin özel yetkili cumhuriyet başsavcılığına ait olması sebebiyle soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek talimatlar yoluyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine karar verildi. Soruşturma kapsamında kazılar yapılacağına dair haberlerin çıkması üzerine, 54 kişinin kaybedildiği veya öldürüldüğü iddiası ile 57 kişi tarafından başvuru yapıldı. 1994 yılında güvenlik güçlerince arkadaşlarıyla beraber gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Viranşehir DEP yöneticisi Fethi Yıldırım’ın abisi, 21 Ocak 2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına müşteki sıfatıyla ifade verdi. Kardeşinin bedeninin bulunması amacıyla, Silopi Kimsesizler Mezarlığı’nda ve BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde (Aslan denilen eski adıyla Sinan Lokantası olarak da bilinen) kazılar yapılmasını talep etti.
Soruşturmaya dayanak oluşturan iddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde, Aslan (eski adıyla Sinan Lokantası) Tesisleri’nde yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11 Haziran 1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12 Haziran 1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç adet bedenin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından aldığı talimatlarla yürüttüğü araştırmaları sonucu hazırladığı fezlekeyi 23 Haziran 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Dosya Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2009/2117 soruşturma sayısıyla yürütülmeye başlandı. 6 Mart 2014 tarihinde Resmi Gazetede kabul edilerek yasalaşan 6526 Sayılı Kanun ile TMK 10. Maddesi ile görevli cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Mart 2014 tarihinde 2014/10160 sayılı yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yollandı ve 2014/939 soruşturma numarasıyla takip edilmeye başlandı.
Haziran 2023 yılında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan incelemede 2014/939 numaralı dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık’ın olduğu görüldü. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 numaralı dosyada görülmektedir.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/939 numaralı dosyada daimi arama kararı alınarak dosya zamanaşımı bürosuna gönderildi. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam ediyor. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyayı incelemek amacıyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi kabul edilmesine rağmen arşivde ve diğer alanlarda dosya hiçbir şekilde bulunamadı. Bunun üzerine savcı ile görüşüldü. Savcı dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, dosyada daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiğini aktardı. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 numaralı dosyaların ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiş ve dosyalarda daimi arama kararları alınmış durumdadır. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.