Faik Candan
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Married
- Date body found
- Dec 13, 1994
- Occupation
- Lawyer
- Politician
- Event description
Faik Candan, 1962 yılında Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesi Büyükdamlacık köyünde doğdu. Avukattı. 1991-1993 yılları arasında Ankara DEP il başkanlığı yaptı. ÇHD üyesiydi. DEP il başkanlığı yaptığı dönemde sık sık ölümle tehdit ediliyordu. 1993 yılında il başkanlığı görevinden ayrıldı.
2 Aralık Cuma günü öğleden sonra bankaya gitmek üzere bürosundan ayrıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Kaybolduğunda üzerinde cep telefonu, çağrı cihazı ve ruhsatlı tabancası bulunuyordu. Ailesi Faik Candan’ın akşam eve dönmemesi üzerine onu aramaya başladı. ÇHD’ye başvuran aile burada bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada Faik Candan’ın zorla kaybedilmesinin Kürt aydınlarına yönelik süregelen politik tutumun bir devamı olduğu belirtildi ve bulunması istendi. Ancak herhangi bir sonuç alınamadı.
13.12.1994 günü Ankara Bala ilçesi Çavuşlu köyü Ergin yaylasında, köy yolu kenarında hendek içerisinde başından ve göğsünden silahla vurularak öldürülmüş gözleri kravatla bağlı cansız bir erkek bedeni bulundu. Yapılan incelemede bedenin Faik Candan’a ait olduğu anlaşıldı. Otopsi raporunda iki tabancadan yapılan atışlarla 5-12 Aralık tarihleri arasında işkence yapılarak öldürülmüş olduğu saptandı. 15.12.1994 tarihli otopsi raporuna göre ölümün 10 gün ila 3 gün önce gerçekleştiği belirtiliyordu.
Ayhan Çarkın, yıllar sonra konuyla ilgili verdiği ifadesinde Avukat Faik Candan’ın öldürülmesiyle ilgili olarak: “Faik Candan, bürosundan alındıktan sonra Oğuz, ben ve Ercan Ersoy bizim kullandığımız arabayla gittik. Biz avukatın bulunduğu aracı takiben peş peşe 4 veya 5 araçla gittik. Gölbaşı’ndan sonra biz araçla devam ettik. Konya yolunda sol tarafta açık arazide Ahmet Sakarya’nın öldürdüğünü kendi beyanıyla duydum. Ondan sonra ben aylarca göreve gitmedim. İhraç edilmek istedim, silahı da bıraktım. Sonra peşimi bırakmadılar. Abdullah Çatlı’nın yardımıyla İstanbul’a gittik,” şeklinde konuştu.
Susurluk hükümlüsü olan eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın’ın açıklamaları, 1990´larda meydana gelen faili meçhul cinayetlerle ilgili dosyaları yeniden açtırdı. Davanın 2011 Ağustos’taki duruşmasında Faik Candan’ın öldürülmesiyle ilgili olarak konuşan kardeşi Mustafa Candan, ağabeyinin bir ara HEP Ankara İl Başkanlığı yapması nedeniyle tehditler aldığını hatırlatarak: “Ağabeyime ait Keçiören Sanatoryum Lale Sokak’ta bulunan evin balkonunda akşamüstü oturduğum esnada, içinde iki kişinin olduğu vişne çürüğü renginde eski model bir Ford araç evin önüne geldi. Aracı kullanmayan şahsın, eliyle aracı kullanan şahsa ağabeyimin evini gösterdiğini gördüm. Bunu ağabeyime anlattım, bir şey demedi; zaten o sıralar sürekli tedirgindi bir haldeydi. Daha sonra Susurluk olayının patlak vermesi üzerine basında çıkan haberlerde, bu gördüğüm şahsıların, özellikle parlak yüzlü şahsın Abdullah Çatlı, yanındakinin de İbrahim Şahin olduğunu teşhis ettim. Abdullah Çatlı ve arkadaşlarının Şereflikoçhisar’da bir benzinliklerinin bulunduğu haberleri üzerine, söz konusu benzinliğe gittim, şahsıları görebilir miyim diye baktım. Bu olayı şimdiye kadar hiç kimseye anlatamadım. Bunun sebebi yaklaşık 20 nüfusa babamla birlikte ben bakmaktaydım. Bu kapsamda babamın yaşlı olması, o dönemin konjonktürel ortamı ve çekinmemiz sebebiyle anlatmadım. Ama ben Abdullah Çatlı ve İbrahim Şahin’i ağabeyimin evinin önünde araç içerisinde gördüm, bu konudaki beyanımda ısrarcıyım,” şeklinde konuştu ve söz konusu kişilerden şikayetçi olduğunu belirtti.
Faik Candan’ın zorla kaybedildiği ve öldürüldüğü dönemde Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şube Başkanı olan Avukat Kazım Genç de aynı duruşmada tanık olarak ifade verdi. Genç, şu bilgileri verdi: “Emniyet’i aradık, kendilerinde olmadığı bilgisi verildi. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe ile görüştük. ‘Devlet bu işi çözer’ dedi. Daha sonra Candan’ın cesedi Bala ilçesinde bulundu. Teşhise gittiğimizde savcı ‘Bu kişi 12-13 gündür kayıp diyorsunuz, ama iç çamaşırları tertemiz’ demişti. Demek ki öldürülmeye götürülürken giysileri giydirildi. O dönemde Ankara’da yaygın olarak Mehmet Ağar ve İbrahim Şahin’in denetiminde dört tane infaz timi olduğu belirtiliyordu. Kürt aydınları, ya kravatla gözleri bağlanmış ya da kravatla boğulmuş halde ölü bulunuyordu. Bence aydınlara bu işten uzak durun mesajı veriliyordu. Çünkü kravat Anadolu’da okumuş insan simgesi sayılır.”
Çarkın’ın ifadeleriyle başlatılan soruşturma kapsamında açılan dava hala Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Soruşturma başladıktan sonra tutuklanan ve aralarında cinayetleri itiraf eden Ayhan Çarkın’ın da bulunduğu 8 eski özel harekatçı serbest bırakıldı. Dava kapsamında Faik Candan’ın zorla kaybedilip öldürülmesiyle ilgili olarak Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin, Lokman Külünk hala tutuksuz yargılanmaya devam ediyor.
- Geolocation
Latitude: 39.9333635
Longitude: 32.8597419
- Geolocation
- City
- Ankara
- Date of disappearance
- Dec 2, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:32Ay:7Gün:21
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Latest status as suspect in the act
- Faced charges but acquitted, decision taken to appeal
- Type of source material
- Bill of indictment
- Press release or report of human rights organisations
- Printed or online news
- Decision by the prosecution office
- Decision of acquittal due to lack of evidence, case taken to Supreme Court
- Name of the court case
- Ankara JITEM Case
- Summary of the legal proceedings
Ankara Barosu üyesi Avukat Faik Candan’ın, 02.12.1994 tarihinde saat 16.00’da bankaya gitmek üzere bürosundan ayrıldığı; ancak bir daha kendisinden haber alınamadığı, ayrıca Emniyet Müdürlüğü ve DGM Cumhuriyet Savcılığının konu hakkında bilgileri olmadığına dair belge, 06.12.1994 tarihinde, Avukat Tuncay Alemdaroğlu tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuştur. 14.12.1994 tarihinde, Bala ilçesi Ergün köyü yaylası mevkiinde bir erkek cesedi olduğunun Başsavcılığa bildirilmesi üzerine olay yerinde yapılan incelemede şahsın kimliği Faik Candan olarak belirlenmiş, olay yerinde 5 adet boş 9mm çapında kovan bulunmuş ve şahsın gözlerinin siyah renk desenli bir kravat ile bağlandığı tespit edilmiştir. Ayrıca otopsi raporunda iki ayrı tabancadan yapılan atışlarla 5-12 Aralık tarihleri arasında işkence yapılarak öldürülmüş olduğu saptanmıştır.
Sürdürülmekte olan soruşturma kapsamında çeşitli kişilerin ifadeleri alınarak olay tarihinde Bala ilçesi Ergün köyü mevkiinde Faik Candan’ın görüldüğü doğrulanmıştır. 06.01.1995 tarihinde Bala Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazısında, olayın faillerinin kimliklerinin henüz belli olmadığını ifade etmiştir. 16.1.1995’te, Bala Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet Bakanlığı’na gönderilen yazıda, fail ya da faillerinin tespiti konusunda ilerleme olmadığı; ancak soruşturmanın devam ettiği yönünde bilgi verilmiştir. 1995-1999 yılları arasında aralarında Faik Candan’ın iş arkadaşları, olay günü orada bulunanlar ve fail olabileceğinden şüphe duyulan kişilerin de dahil olduğu çok sayıda kişinin ifadesine başvurulmuş ancak soruşturmayı aydınlatacak verilere ulaşılamamıştır. Sürekli tekrarlanan tek açıklama, faillerin bulunması yönündeki çalışmaların ve soruşturmaya konu olayla ilgili çalışmaların devam ettiği yönünde olmuştur.
Bu arada geçen dönemde, 05.03.1997 tarihinde, İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Emre Ulu, Mustafa Altınok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça ve Mehmet Korkut Eken hakkında “Susurluk Davası” kapsamında 1993-1996 yılları arasında cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturmak, hakkında tevkif ve yakalama müzekkeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek" suçlarından 765 sayılı TCK’nın 313/2-3, 296, 40 maddeleri gereği cezalandırılmaları istemiyle bir kamu davası açılmıştır. Bu dava 12.2.2001 tarihinde mahkumiyet kararı ile sonuçlanmasına rağmen, yapılanmanın lideri olarak ismi geçen İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar, milletvekili dokunulmazlğı nedeniyle ilk etapta ceza almamış olsa da, 15.09.2011 tarihinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Susurluk Davası kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu iddiasıyla örgüt yöneticiliğinden 5 yıl hapis cezası vermiştir.
1993-96 yılları arasında aralarında Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da bulunduğu zorla kaybedilen veya yasadışı keyfi infaz edilen 19 kişiye ilişkin ilk olarak 2011 yılında başlatılan soruşturmanın iddianamesine, 20.12.2013 tarihinde aralarında Faik Candan’ın da yer aldığı on sekiz cinayet daha eklenerek yargılamaya dahil edilmişlerdir. 03.01.2014 tarihinde, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan faili meçhullere ilişkin iddianameyi kabul etmiştir. Duruşmalarda eski MİT Güvenlik Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün kendisine verilen 29 kişilik infaz listesini mahkemeye sunmuş olması önemli gelişmelerden birisi olark kayda geçerken aynı zamanda pek çok tanık dinlemesi de gerçekleşmiştir. Halen devam eden mahkemenin izleme tutanaklarına www.failibelli.org sitesinden erişilebilir.
