Hasan Esenboğa
person- Image

- Sex
- Male
- Civil status
- Married
- Date body found
- Dec 28, 1994
- Occupation
- Peasant
- Event description
1994 yılı başlarında korucu olmayı reddeden Kırkağaç (Bênat) köyü askerlerce yakıldı. Köylüler eşyalarını toplamaya bile izin verilmeden evlerinden çıkartıldı, askerler her tarafa rengi sarıya çalan bir toz döküp tüm köyü ateşe verdi. Bunun üzerine Esenboğa ailesi Fındıklı köyüne yerleşti. Ancak koruculuk dayatması devam etti ve korucu olmayı reddettikleri için askerler köyün gençlerini örgüte yardım ettikleri iddiasıyla gözaltına almaya devam etti.
13 Ağustos 1994 tarihinde Fındık Bölge Jandarma Karakoluna bağlı askerler köye bir operasyon düzenleyerek tüm evlerde arama yaptı ve daha sonra da aralarında Hasan Esenboğa'nın ağabeyi Bahri Esenboğa'nın da olduğu altı kişiyi, İlhan İbak, Ahmet Özdemir, Fikri Şen, Ahmet Özer, Bahri Esenboğa ve Mehmet Dayan'ı, gözaltına aldılar. Bu altı kişiden sadece Mehmet Dayan yaklaşık bir ay sonra serbest bırakıldı, geri kalanlardan bir daha haber alınamadı.
Hasan Esenboğa ağabeyi ile diğer dört köylü hakkında çıkartılan milis söylentilerinin ve gözaltına alınmalarının para için olduğunu düşünüyordu; ağabeyinin akıbetini öğrenebilmek için çok uğraştı. Bahri Esenboğa ve diğer dört köylü zorla kaybedildikten yaklaşık dört ay sonra, 25 Aralık 1994'te Hasan Esenboğa hayvanları için saman almaya Cizre'ye gitti ve bir daha geri dönmedi. Cizre'nin en işlek caddelerinden Dörtyol'da içinde Cemal Temizöz'ün de olduğu beyaz bir araca zorla bindirildiğini görenler vardı ancak korktukları için hiçbiri tanıklık yapmak istemedi. Hasan Esenboğa'nın cenazesi dört gün sonra Cizre-İdil yolu üzerindeki boş bir arazide köylüler tarafından bulundu. Eşi savcılığa dilekçe verdiyse de bir sonuç alamadı. Esenboğa ailesi bir avukat tuttu ama hukuki süreçte herhangi bir gelişme olmadı. Esenboğa ailesi olaydan iki buçuk, üç yıl kadar sonra Cizre'ye taşındı.
- Geolocation
Latitude: 37.332346
Longitude: 42.185474
- Geolocation
- City
- Şırnak
- District
- Cizre
- Date of disappearance
- Dec 25, 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- Yaş:34Ay:11Gün:21
- Status of the victim
- Discovered dead and returned to the family
- Type of source material
- Interview with family member (audio and video records)
- Press release or report of human rights organisations
- Decision by the prosecution office
- Decision of non-prosecution due to statute of limitations
- Summary of the legal proceedings
28 Aralık 1994 tarihinde, İdil-Cizre Karayolu üzerinde köylülerce Hasan Esenboğa’nın cenazesinin bulunması üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 1994/287 soruşturma numarası ile soruşturma başlattı. Savcılığın olay yerinde yaptığı tespitlerde, cesedin gözleri bağlı bir şekilde bir kayaya yaslanır vaziyette bırakıldığını, vücudunda darp izleri olduğunu ve bir ip veya telle boğularak öldürüldüğünü dış muayene ile tespit eden savcılık, maktule klasik otopsi yaptırmadı. Olay yeri tespit tutanağında cesedin yanında boş bir kovan olduğu da belirtildi.
Savcılığın talebi ile Hasan Esenboğa'nın eşi ve kayınvalidesi 24 Ocak 1995 tarihinde ifade verdi. Savcılık maktulün iş ilişkisinde bulunduğu kişilerin ifadesini aldı, maktulü son gören kişilerin bulunması için polisten araştırma talep etti. Bu araştırmalardan bir sonuç elde edilemeyerek dosyada 19 Nisan 1996 tarafından daimi arama kararı alındı. 1 Ocak 2010 tarihine kadar İdil İlçe Jandarma Komutanlığı ile yasa gereği zorunlu rutin yazışmalar yapıldı ancak faillere dair hiçbir bilgiye ulaşılmadı.
Sürüncemede kalan soruşturmanın ardında, 2010 yılında Kadriye Esenboğa, Cizre Cumhuriyet Savcılığına yeniden suç duyurusunda bulundu** ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/1267 soruşturma numarası ile soruşturma başlattı. Şikâyetçi 1994 yılında belirt(e)mediği ayrıntıları bu başvuruda dile getirdi. Bunlardan ilki, eşinin bedenini gördüğünde başında iki kurşun izi olduğuydu. Savcılığın olay yerinde yaptığı ölü muayenesinde ise beden yanında kovan bulunduğu belirtildiği halde böyle bir bilgi bulunmuyordu. Diğer önemli bir husus ise şikâyetçinin kocasının beyaz Toros araç ile alındığını görenler olduğunu ve maktulü araca bindirenlerin Yavuz, Ramazan Hoca, Bedran ve Selim kod adlı şahıslar olduğunu belirtmesiydi. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 14 Nisan 2010 tarihinde yetkisizlik kararı vererek şüphelilerin isimleri ile birlikte dosyayı İdil Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Soruşturma, İdil Cumhuriyet Başsavcılığında 1994/287 soruşturma numarası üzerinden devam etmekte.
Savcılık, şikâyetçinin bildirdiği görgü tanığını dinledi. Tanık, Hasan Esenboğa'nın kaybolduğu tarihte başvurmaya gittikleri savcılıkta şüphelileri gördüğü halde korktuğu için bu şahısları tanımadığını söylediğini belirtti. Şikayetçilerin vekilleri Bedran kod adlı kişinin Adem Yakin, Yavuz Kod adlı kişinin ise Burhanettin Kıyak olduğunu ve bu şahısların 20 kişinin kaybedilmesi ve öldürülmesi suçlamasıyla kamuoyunda “Temizöz Davası” olarak bilinen davada yargılandıklarını ve tutuklu olduklarını savcılığa bildirdi.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararında şüpheli olarak geçen Adem Yakin'in ifadesi, İdil Cumhuriyet Savcılığınca “Tanık” olarak alındı. Burhanettin Kıyak'ın ise 16 Ekim 2012 tarihinde henüz ifadesi alınmamıştı. Şikâyetçi vekili 16 Ekim 2012 tarihinde İdil Cumhuriyet Savcılığının görevsizlik kararı vermesini ve dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (Terörle Mücadele Kanunu 10. Maddesi ile yetkili) göndermesini talep etti. Elimize ulaşan evraka göre 8 Mayıs 2013 tarihi itibariyle dosyada başkaca işlem yapılmadı.
** 2009 yılında cezaevinde tutuklu bulunan iki gizli tanığın, Şırnak ili Cizre ilçesinde 1993 -1995 yılları arasında terörle mücadele adı altında faaliyet yürüten bir suç örgütünün varlığından bahsedip işlenen suçlar hakkında ayrıntılı bilgiler vermeleri üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250. Maddesinde Belirtilen Suçlara Bakmakla Yetkili) 2009/906 hazırlık numaralı bir soruşturma başlattı. Savcılığın, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı (soruşturma no 2009/430) ile birlikte yürüttüğü bu soruşturmanın ciddiyetle üzerine düşülmesi sonucu, tanık anlatımlarının birçok eski dosya bilgileri ile örtüştüğü görülerek, önemli kanıtlara ulaşıldı ve şüphelilerin bir kısmı tutuklandı. Yaşanan gelişmelerin duyulmasıyla bölge kamuoyunda sorumluların tespit edilip yargılanabileceği ve adaletin sağlanabileceği umudu doğdu. Bu nedenle 2009 yılında Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde yüzlerce aile Şırnak Barosu aracılığıyla ve gönüllü avukatların destekleriyle kendi kayıplarının da akıbetlerini öğrenebilmek ve adalete ulaşabilmek amacıyla yıllardır hiçbir ilerleme olmamış kayıp dosyaları ile ilgili olarak savcılıklara yeniden başvuru yaptı. Bu başvurular sonucunda savcılık yüzlerce dosya arasından zorla kaybedilmesinin ardından cesedi bulunmuş ya da yasadışı ve keyfi olarak infaz edilmiş 20 maktul açısından ulaştığı delillerle, faillerde birlik olduğunu tespit edip dava açtı. İş bu dava kamuoyunda “Temizöz ve Diğerleri Davası” olarak bilinmektedir ve Kasım 2015'te tüm sanıkların delil yetersizliğinden beraatiyle sonuçlanmıştır. Diğer dosyalar için ise açılmış olan soruşturmalar halen devam etmektedir.
