Mehmet Toru
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 24 Nis 1994
- Meslek
- İşçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 4
- Olay Özeti
YAKAY-DER kayıtlarında yer alan bilgilere göre; Mehmet Toru ailesiyle birlikte Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Xuran köyünde (Yatağankaya) ikamet ediyordu ve inşaatlarda kalıp ustası olarak çalışıyordu. Evli ve iki çocuk babasıydı. Arkadaşı Resul Erdoğan da aynı köyde doğup büyümüştü, 20 yaşındaydı ve yeni evlenmişti. İkisinin de birer kardeşi PKK örgütüne katıldığı için sık sık devlet güçleri tarafından baskı görüyor, tehdit ediliyorlardı. Mehmet Toru en son annesine Fındık beldesi karakol komutanı olan Ö.M.’nin kendisine korucu olması için baskı yaptığını da anlatmıştı.
Mehmet Toru ve Resul Erdoğan, 23 Nisan 1994 günü çalışmak için Siirt'e gideceklerdi. Mehmet Toru’nun annesi de domates fidanı almaya Koçyurdu köyüne gitmesi gerektiğini söyleyince birlikte köy muhtarının arabasına bindiler. Araçta aynı zamanda üç erkek daha vardı. Köyden Siirt’e doğru giderken Bizeyna köyü (Koçyurdu) yakınlarındaki karakolun önünde duran şoför, aracın arızalandığını söyledi ve bir saat kadar araçla uğraştı. O sırada aracın yanına gelen askerler Resul Erdoğan, Mehmet Toru ve araçta bulunan diğer erkeklerden ikisini araçtan indirildi. Bu kişilerin askerler tarafından gözleri bağlandı ve karakola götürüldüler. Oğlu gözünün önünden askerler tarafından alınan anne Toru, önce oğlunun peşinden gitmek istedi ancak askerler araçtan inmesine izin vermedi. Daha sonra yürüyerek karakola giden anne Toru bir süre burada oğlundan haber alabilmek için bekledi.
Annesi karakoldan bir sonuç alamayacağını görünce Güçlükonak'a giderek burada devlet güçleriyle yakın ilişkileri olduğu bilinen dönemin belediye başkanının evine gitti ve oğlunun askerler tarafından gözaltına alındığını ve oğlundan haber alamadığını söyleyerek ondan yardım istedi. Anne Toru ertesi gün tekrar belediye başkanının yanına gitti ve ona oğlundan bir haber alıp alamadığını sordu. Başkan anneye Mehmet Toru’yu sormak için Güçlükonak Jandarma Komutanlığına gittiğini ancak orada bulunan yetkililerin kendisine “Bu kişiyi bize sormayın,” dediğini iddia etti ve “Oğlunu gidip kendi evinde ara, buralarda arama,” dedi. Bunun üzerine anne Toru bir sonuç alamadan köyüne geri döndü.
Aynı akşam Resul Erdoğan ve Mehmet Toru ile birlikte alınan kişiler de köye geri döndü. Bu kişiler kendilerini karakola götüren askerlerin onları serbest bırakıldıklarını ancak Resul Erdoğan ve Mehmet Toru'nun bırakılmadıklarını, onlara ne yapıldığını görmediklerini söyledi.
Resul Erdoğan'ın annesi ise oğlunun askerler tarafından gözaltına alındığını köy muhtarına söyledi. Bunun üzerine anne Erdoğan, Koçyurdu Karakoluna gitti ancak Resul Erdoğan orada değildi. Anne Erdoğan da yardım istemek için Güçlükonak belediye başkanının oğlunun evine gitti, ondan kendisiyle birlikte babasının evine gitmeyi istedi. Bunun üzerine birlikte başkanın evine gittiler fakat evde değildi. Başkanın oğlunun evine geri döndüklerinde evde bulunan bir kişi, anne Erdoğan'a oğlunu askere göndermiş olabileceklerini, Güçlükonak Karakoluna gitmesini söyledi.
Anne Erdoğan, ertesi gün Güçlükonak Karakoluna gitti. Karakolun bahçesinde oğlunun ve Mehmet Toru’nun cansız bedenlerini gördü. Askerler önce anne Erdoğan'ın oraya yaklaşmasına izin vermedi. Daha sonra cansız bedenler askerler tarafından A.A. adlı bir kişinin arabasına konuldu ve köye götürülmeleri söylendi. Anne Erdoğan bedenlerin ne halde olduğunu ancak o zaman görebildi. Resul Erdoğan'ın tırnakları sökülmüş, bir parmağı kopmuş, bacakları kırıktı ayrıca üzerinde mermi izleri vardı. Boynunda bir cisimle bağlandığına dair izler vardı. Mehmet Toru da başından silahla vurulmuştu, kurşun yüzünden girip sol kulağından çıkmıştı. Ayrıca ayağında yanık izleri vardı. Bedeninde sopayla vurulmuş gibi morluklar ve sigara izleri vardı.
Anne Toru kızıyla birlikte tekrar Mehmet Toru’yu sormak için karakola doğru yola çıktı. Yolda iki cansız bedenin getirildiği arabaya denk geldi ve oğlu ile arkadaşı Resul Erdoğan’ın öldürüldüklerini gördü. İkisinin de ayağında evden çıkarken giydikleri ayakkabılar yerine daha çok PKK üyelerinin giydikleri “Mekap” ayakkabılarından vardı. Aileleri daha sonra bu ayakkabılar görünecek şekilde cansız bedenlerin üzerlerinin askeri kıyafetlerle örtüldüğü ve “İki terörist öldürüldü,” şeklinde haberleştirildiğini öğrendi. Yakınlarının yanından askerler tarafından gözaltına alınan ve kısa bir süre sonra cansız bedenleri tesadüfen bulunabilen Resul Erdoğan ve Mehmet Toru’nun PKK üyesi olduğu iddia edilmişti. Resul Erdoğan ve Mehmet Toru Xuran köyündeki mezarlığa getirildi ve yakınları tarafından burada defnedildi. Aileleri Resul Erdoğan ve Mehmet Toru’nun askerler tarafından gözaltına alınıp daha sonra ölü bulunmasıyla ilgili olarak dönemin koşulları dolayısıyla herhangi bir hukuki girişimde bulunamadı. Anne Toru ve anne Erdoğan ancak koşulların değiştiğini düşündükleri 2009'da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına giderek bugüne kadar korktukları için başvuruda bulunamadıklarını belirterek şikayet dilekçesi verebildi.
- Konum
Enlem: 37.472115
Boylam: 41.912442
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Güçlükonak
- Kaybedilme Tarihi
- 23 Nis 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/224
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Savcılık müşteki ifade tutanağı
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- Hukuki Süreç Özeti
Mehmet Toru’nun ve Resul Erdoğan'ın yakınlarının 3 Nisan 2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmalarının ardından olayla ilgili şikâyet dilekçeleri ve ifadeleri alınarak yeni bir soruşturma başlatıldı. Daha sonra Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1993-1998 yılları arasında Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde şüpheli B.A. ve kimliği tespit edilemeyen şahıslar tarafından öldürüldüğü iddia edilerek soruşturmanın genişletilmesi amacıyla fezleke hazırlanan 20 kişilik listede Mehmet Toru ve Resul Erdoğan da yer aldı. Söz konusu fezleke, Mart 2012 tarihinde CMK 250. Maddesiyle belirtilen suçlara bakmakla yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Haziran 2023 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan sorgulamada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında (TMK 10. Maddesi ile Görevli) Resul Erdoğan ve Mehmet Toru’nun kaybedilmesine ilişkin 2012/1082 esas numaralı soruşturma dosyasının mevcut olduğu görüldü. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2012/1082 esas numaralı dosya yetkisizlikle kapatılarak (Karar No: 2014/4423 Kapanış Tarihi: 07.03.2014) Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/816 esas numarasına gönderildi. Daha sonra Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014/816 numaralı dosyayı Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlikle gönderdi ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında dosya 2014/1872 esas numarasına kaydedildi.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyaya ilişkin yapılan incelemede ise 2014/1872 numaralı dosyada birçok maktül bulunmasına rağmen çoğu dosyanın ayrılarak farklı esaslara kaydedildiği anlaşılıyor. Resul Erdoğan ve Mehmet Toru adlı maktüllerin dosyası da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/1908 esas numarasına kaydedildi. (Karar No: 2017/166 Karar Tarihi: 01.04.2017). Dosya Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında görülmeye devam ediyor.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/546 dosyası üzerinden 3 Nisan 2009 tarihinde Mehmet Toru’nun ve Resul Erdoğan’ın annelerinin ifadesi alındı. 29 Haziran 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 2009/546 soruşturma numarası ile Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığına yazarak 1993 ve 1994 yıllarında komutanlıkta görev yapan Güçlükonak ilçe jandarma komutanının ve rütbeli personellerinin açık kimlik bilgilerinin ve adreslerinin tespiti ile söz konusu yıllarda komutanlığa bağlı karakolların isimleri ve burada görev yapan rütbeli personellerinin açık kimlik bilgilerinin ve adreslerinin tespiti yapılarak bilgi verilmesi istenmiştir. Güçlükonak Jandarma Komutanlığı 3 Kasım 2009 tarihinde o dönem görev yapan 19 kişinin bilgilerini iletmiştir.
2 Nisan 2010 tarihinde M.E. tanık olarak dinlendi. 7 Nisan 2017 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 2017/1908 soruşturma numarası üzerinden Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığından müştekiler anne Toru ve anne Erdoğan’ın ifadelerinde geçen kişilerin açık kimlik bilgi ve adreslerinin tespitini istedi. 29 Kasım 2017’de Güçlükonak Kaymakamlığı Polis Merkezi Amirliğince anne Toru ve anne Erdoğan’ın ifadelerinde geçen kişilerden dördünün ifadelerinin alındığını, A.A. adlı kişinin vefat ettiğinin bilgisini gönderdi.
15 Ocak 2018’de Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/1908 numaralı dosya üzerinden Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığına 1994 yıllarında Koçyurdu Karakolunda görevli dört kişinin kimlik bilgilerinin ve adreslerinin tespiti istendi. Koçyurdu Karakolundaki görevlilerin bilgilerinin istenme gerekçesi “Resul Erdoğan askere gitmek için arkadaşı Mehmet Toru ile Kürtçe ismi Bizeyna Karakoluna gitmek için evden çıkmış, aynı gün köy muhtarı olan R.E.’nin Mehmet ve Resul’ü Koçyurdu Karakolunda görevli askerler tarafından karakolun önünden almış olduğu müşteki ifadelerinde geçmiştir. İfadelerin devamında Resul Erdoğan’ın Annesinin, Koçyurdu Karakolunun bahçesinde Resul Erdoğan ve Mehmet Toru’nun cenazelerini yerde gördüğü söylenmiştir,” şeklinde ifade edildi.
19 Ağustos 2018’de Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli olarak S.O. adlı kişinin ifadesi alındı. Bu kişi 1993’te Şırnak/Cizre Merkez Jandarma Karakol Komutanlığında görev yaptığını, 1994’te geçici olarak Güçlükonak ilçesi Koçyurdu Jandarma Karakolunda görev yaptığını ifadesinde belirtti. İfadenin devamında Resul Erdoğan ve Mehmet Toru’yu tanımadığını cenzeler hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti. 22 Mayıs 2018’de Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından maktullerin komşusu olan H.E.’nin tanık olarak ifadesi alındı. 26 Kasım 2018’de maktullerin köyden tanıdıkları olan Ş.K.’nin Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca tanık ifadesi alındı. 29 Temmuz 2019’da Tarsus Terörle Mücadele Büro Amirliğince H.C. adlı şahsın şüpheli olarak ifadesi alındı. Bu kişi 1992 yılında Koçyurdu Karakolunda uzman olarak görev yaptığını ve olayı hatırlamadığını söyledi.
21 Ocak 2021’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla H.E.’nin ifadesi alındı. Bu kişi 1994 yılında Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığında görev yaptığını Koçyurdu Karakoluna gittiğinde olayın çoktan yaşanmış olduğunu söyledi. 4 Ocak 2021’de İskele Polis Merkezi Amirliğince N.G. adlı şahsın şüpheli olarak ifadesi alındı. Bu kişi de 1994-1995’e kadar TİM komutanı olarak görev yaptığını, olayı bilmediğini belirtti.
31 Ocak 2022’de Koçyurdu Jandarma Komutanlığı tarafından Y.A.’nın şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı. Y.A. 1994 yılında Koçyurdu Jandarma Komutanlığında karakol uzmanı olarak görev yaptığını ve maktulleri tanımadığını, olayı da bilmediğini söyledi. Savcılık 8 Şubat 2023’te E.K.’nin açık kimlik bilgilerinin tespitini Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığından istedi. Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığı verdiği cevapta E.K.’nin 16 Mart 2018’de vefat ettiğini iletti.
Son olarak 2 Mayıs 2023 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 2017/1908 numaralı dosya üzerinden Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığına “Maktül şahısların ölümü olayı ile ilgili olarak sıkı araştırma yapılarak delil toplanması ve faillerin tespiti ile hazırlanacak evrakın Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi rica olunur,” şeklinde müzekkere gönderildi. 2017/1908 numaralı soruşturma devam etmektedir. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.