Beşir Başkök
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 24 Eyl 2012
- Meslek
- Çiftçi
- Olay Özeti
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma evrakları, çeşitli gazetelerde çıkan haberler ve YAKAY-DER kayıtlarındaki ifadelere göre 22 Haziran 1993 tarihinde akşam saatlerinde asker ve koruculardan oluşan bir ekip tarafından Şırnak Güçlükonak’a bağlı Hirareş (Özbaşoğlu) köyüne baskın düzenlendi. Askerler tüm köylüleri köy okulu bahçesinde topladı. Üç gün boyunca okulda gözaltında tutulan köylüler burada sorguya çekildi.
Askerler sorgu sonrası köylülerden evli ve bir çocuk babası Ömer Çetin’i gözaltına alarak karakola götürdü. Daha sonra evinde arama yapıp herhangi bir şey bulamayan askerler Ömer Çetin’i "Konuşmazsan eşini köy meydanında çırılçıplak soyup dolaştıracağız," diyerek tehdit etti. Ömer Çetin baskılara dayanamayıp evin balkonundan atlayarak kaçmaya çalıştı ancak askerlerin açtığı ateşle yaralandı. Olayı izleyen köylüler “Ömer öldürüldü,” diye çığlık atmaya başladı. Ömer Çetin’in babası da sesleri duyar duymaz pencereye koştu. Pencereden baktığında oğlunun kanlar içinde yerde yattığını gördü. Yaralı bir şekilde caminin duvarına kadar sürünerek giden Ömer Çetin orada bulunan taşların arasında gizlendi. Askerler caminin yanına gelerek Ömer Çetin’i buldu. Ömer Çetin yaralı bir şekilde askerler tarafından battaniyeye sarılarak köyün içinde sürüklenerek dolaştırıldı. Daha sonra köy sakinlerinden olan Ahmet Güler, Sait Şen, Beşir Başkök, Abdullah Güler ile birlikte askerler tarafından köyden götürüldü. Aradan birkaç gün geçtikten sonra ailesi Ömer Çetin’in yanmış bedenini köyden bir kilometre kadar uzaklıkta köy okuluna yakın taşlık alanda taşların altında saklanmış bir şekilde buldu. Bedeninde ağır işkence ve yanık izleri vardı.
Köylüler aynı taşlık alanda Ömer Çetin ile birlikte gözaltına alınan Ahmet Güler’in de cenazesini buldu. Köylüler tarafından bulunan bu iki cenaze aileler tarafından alınarak gizlice defnedildi. Olay günü gözaltına alınan ve olaydan yaralı kurtulmayı başaran aynı isme sahip yedi çocuk babası Ahmet Güler yıllar geçtikten sonra yaşananları şöyle anlattı: “Ömer Çetin ve benimle aynı isme sahip Ahmet Güler adlı iki arkadaşımızı köy yakınlarında öldürdüler. Sonra asker ve korucular Sait Şen, Beşir Başkök, Abdullah Güler ve beni buğday tarlaların olduğu dağlık alana götürdü. ‘Örgüte yardım ettiğinizi kabul edin’ dediler. Köylü olduğumuzu ve toprakla uğraşmaktan başka işimiz olmadığını, kimseye yardım etmediğimizi söyledik. ‘Kabul edin ya da sizi öldüreceğiz’ demelerine rağmen reddettik. Hepimizi bir çukurun içerisine attılar. Ben otururken silah sesleriyle birlikte arkadaşlarım üzerime düşmeye başladı. Bağırış çağırış ortasında bir de bomba attılar. Kendime geldiğimde köye gidip olanları anlattım.”
Ahmet Güler'in köye gelişinden sonra aileler onun tarif ettiği yere giderek yakınlarının cenazelerini aradı. Cenazeler buğday tarlalarında bulundu. Köylüler korktuklarından dolayı buldukları cenazeleri Ahmet Güler ve Ömer Çetin’in cenazeleri gibi köyün bir noktasında gizlice ve alelacele defnetti. Olaydan yaralı olarak kurtulan Ahmet Güler, olay sonrası verdiği ifadede olayı olduğu gibi anlatmasına rağmen herhangi bir adli işlem yapılmadı. Olaydan sonra köylüler güvenlik güçlerinin baskısı nedeniyle köylerini boşaltmak zorunda kaldı. Yaralı kurtulan Ahmet Güler de Batman’a göç etti.
Aileler 19 yıl sonra cenazelerini köyde gömdükleri yerden çıkarmak için savcılığa başvuruda bulundu. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen faili meçhul soruşturması kapsamında 19 Ocak 2012 günü yapılan kazıda, elbiseleriyle gömülmüş halde Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Güler’e ait kemikler çürümeden kalan elbise parçalarından teşhis edilerek bulundu. Kurşun izlerinin belirgin şekilde görüldüğü kemikler DNA testi için Adli Tıp Kurumuna gönderildi. 24 Eylül 2012 günü Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Güler'e ait olduğu belirtilen kemikler Adli Tıp Kurumunda yapılan DNA testinden sonra savcılık tarafından ailelere teslim edildi. Aileler kemikleri törenle defnetti.
22 Şubat 2012 günü de Zivoga Hecîelî (Yağızoymak) köyü ile Özbaşoğlu köyleri arasında Yağızoymak Taburu mevkiindeki boş arazide yapılan ikinci kazıda Ömer Çetin ve Ahmet Güler’e ait olduğu düşünülen cenazeler de bulundu. 28 Ekim 2013 günü bulunan kemikler kimlik tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Ahmet Güler'in kemikleri, kimlik tespitinin ardından Cizre Savcılığı tarafından ailesine teslim edildi ve ailesi tarafından Cizre Asri Mezarlığı’nda törenle toprağa verildi.
- Konum
Enlem: 37.472115
Boylam: 41.91244199999999
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Güçlükonak
- Kaybedilme Tarihi
- 22 Haz 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/616
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- Hukuki Süreç Özeti
Abdullah Güler, Ahmet Güler, Beşir Başkök, Ömer Çetin ve Sait Şen’in zorla kaybedilmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK 10. Maddesi ile Görevli) tarafından yürütülen 2012/1082 numaralı soruşturma Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin ardından 2014/1872 numaralı soruşturma dosyasına kaydedildi. 2017 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığının ayırma kararıyla dosya, 2017/1899 soruşturma numarasına kaydedilmiştir.
2023 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında (TMK 10. Maddesi ile Görevli) yapılan sorgulamada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2012/1082 esas numaralı soruşturmanın mevcut olduğu, dosyanın yetkisizlikle kapandığı görüldü (Karar No. 2014/4423 Kapanış Tarihi 07.03.2014). Dosya daha sonra Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/816 esas numarası ile gönderilmişti. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan sorgusunda 2014/816 dosyasının Cizre Cumhuriyet Başsacılığına yetkisizlikle gönderildiği ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında dosyanın 2014/1872 esasınna kaydedildiği görüldü.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki sorgusunda ise 2014/1872 numaralı dosyada birçok maktül bulunmasına rağmen, çoğu dosyanın ayrılarak farklı esaslara kaydedildiği görüldü. Abdullah Güler, Beşir Başkök, Mehmet Sait Şen, Ömer Çetin, Ahmet Güler adlı maktüllerin dosyaları Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında 2017/1899 esasına kaydedilmişti (Karar No: 2017/157 tarih: 01.04.2017). Dosyada meçhul faillerin yanında A.E. şüpheli konumundadır. Dosya Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında halen görülmektedir.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2017/1899 numaralı dosyaya göre; Ömer Çetin’in kardeşi 26 Eylül 2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/546 numaralı dosyası üzerinden şikayet dilekçesini Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş; 27 Temmuz 2009’da da ifadesi alınmıştır. Mehmet Akdağ 26 Mart 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına aynı dosya kapsamında Abdullah Güler, Beşir Başkök, Mehmet Sait Şen ve Ahmet Güler’in öldürüldüğü ve kendisinin yaralanması ile ilgili şikayette bulunmuş, 18 Mayıs 2009’da ifadesi alınmıştır. Ahmet Güler’in kız kardeşi 26 Mart 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş, 2009/430 numaralı dosya üzerinden 18 Mayıs 2009’da ifadesi alınmıştır. Sait Şen’in eşi de 26 Mart 2009’da şikayette bulunmuş ve 2009/430 numaralı dosyası üzerinden 27 Mart 2009’da ifadesi alınmıştır. Beşir Başkök’ün kız kardeşi de 27 Mart 2009’da Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş ve 2009/430 numaralı dosya üzerinden 27 Mart 2009’da ifadesi alınmıştır. Köyden bir M.A. isimli tanık, 2009/430 numaralı dosya üzerinden 27 Mart 2009’da ifade vermiştir.
12 Ocak 2010, 8 Haziran 2010, 12 Haziran 2010 tarihlerinde, üç itirafçı Fındık Tabur Komutanlığının ve korucuların yaptığı operasyonu, nasıl gerçekleştiğini, köylülere neler yapıldığını anlatmış ve bu tanıklar gizli tanık sıfatıyla isimleri paylaşılmadan dinlenmişti.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09 Şubat 2023’te Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığına gönderilen 2017/1899 sayılı müzekkere ile, 1993 yılı Haziran-Temmuz aylarında Güçlükonak ilçesinde görevli güvenlik korucularının açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti istenmişti. Güçlükonak Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına 14 Şubat 2023 tarihinde güvenlik ve koruculara ait bilgi ve belgenin bulunmadığı bilgisini iletmişti.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, 2009/546 numaralı dosya üzerinden 17 Mart 2010 tarihinde Güçlükonak Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığına 1993’te Güçlükonak ilçesine bağlı Özbaşoğlu isimli köyün hangi askeri birliğe bağlı olduğu tespitini ve bu askeri birlikte 1993’te görev yapan rütbeli personelin açık kimlik ve adres bilgilerinin gönderilmesini istemişti (Bu köye ilişkin araştırma yapılmasının nedeni maktullerin bu köyde kaybedilmiş olmalarıdır). Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığı 29 Haziran 2009’da cevap vermiş ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına, 1993-1994 yıllarında Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanı ve rütbeli personellerin bulunduğu 19 kişinin bilgisini iletmişti.
Tanık M.E.Ş.’nin ifadesi üzerine Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 2009/546 numaralı dosya üzerinden Güçlükonak İlçe Jandarma Komutanlığından 17 Mart 2010’da Abdullah Güler, Beşir Başkök, Mehmet Sait Şen, Ömer Çetin ve Ahmet Güler’in 1993’te Güçlükonak ilçesi Yağızoymak köyündeki mezarlığa gömüldükleri iddiasıyla mezarlarının tespiti, yakında oturanlardan beyan alınması; tespitteki kişilerin beyanlarının alınması istenmişti. 3 Temmuz 2010’da Yağızoymak köyünden üç kişinin mezarları bilmediğini söylemesi üzerine köyün muhtarının beyanına başvurulmuş ve muhtar İ.P. üç isimsiz kişi, Sait Şen, Abdullah Güler, Beşir Başkök’e ait mezarların yerlerini ve etrafındaki mezarları söylemiş; sonrasında belirlenen bölgenin krokisi çizilmiş ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
19 Ocak 2012 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Yağızoymak köyünde fethi kabir işlemi yapılarak ölen kişilere ait olduğu iddia edilen üç mezardan kemik, DNA örnekleri ve diğer kalıntıların alınmasını istemişti.
23 Şubat 2012 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK 250. Maddesinde Belirtilen Suçlara Bakmakla Yetkili) üzerinden Ömer Çetin ve Ahmet Güler’in mezarlarının Özbaşoğlu köyüne defnedildiği bilgisi alınmıştı.
Son olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 14 Şubat 2014’te 2013/42 talimat numarası ile korucu ve komutanlıkta bulunan personellerden üç kişinin ifadesini almıştı. Dosya hakkındaki bilgiler Haziran 2023 itibariyle günceldir.