Şeyhmuz Yavuz
person- Image

- Sex
- Erkek
- Civil status
- Bilinmiyor
- Date body found
- 17 Mar 1994
- Occupation
- Bilinmiyor
- Event description
AİHM’nin 1 Şubat 2005 tarihli kararına göre; 11 Mart 1994 tarihinde Şeyhmuz Yavuz, Diyarbakır’ın merkezindeki bir pastanede üç kişi tarafından kaçırıldı. Belirsiz bir tarihte, Diyarbakır ili Kuşlukbağı köyünde bir şantiyede kafasından ve kalbinden vurulmuş kimliği belirsiz bir beden bulundu. Bedenin yakınlarında bir aracın tekerlek izleri, iki tane kovan ve bir mermi vardı. 17 Mart 1994 tarihli olay yeri raporunda, bedenin Şeyhmuz Yavuz’a ait olabileceği belirtildi.
18 Mart 1994 tarihli otopsi raporunda Şeyhmuz Yavuz’un kafasından aldığı iki kurşun ve göğsünden aldığı bir kurşunla hayatını kaybettiği belirtildi.
14 Temmuz 1994 tarihinde polis, bir itirafçıyı yakaladı. Bu kişinin üstünde Browning marka bir silah bulundu.
Yapılan incelemede, olay yerinde bulunan kovanların yakalanan itirafçının silahından çıktığı anlaşıldı. İtirafçının üzerinde, yakalanan silah ile ilgili "Silahın, Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde tarafından verildiğine dair" komiser A.K.'nın imzası bulunan bir de evrak ele geçirildi.
- Geolocation
Enlem: 37.9249733
Boylam: 40.2109826
- Geolocation
- City
- Diyarbakır
- Date of disappearance
- 11 Mar 1994
- Year of disappearance
- 1994
- Age at the time of disappearance
- HAH/act/277
- Status of the victim
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Latest status as suspect in the act
- Yargılandı fakat ceza almadı
- Yargılandı, ceza aldı ve mahkumiyetini doldurdu
- Type of source material
- AİHM kararı
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Decision by the prosecution office
- Davada kesin mahkumiyet hükmü verildi
- Name of the court case
- Şeyhmuz Yavuz Davası
- Verdict of ECHR
- 6 aylık zaman sınırına uyulmaması nedeniyle usülden kabul edilemezlik kararı
- Summary of the legal proceedings
İtirafçı, 19 Temmuz 1994 tarihinde verdiği ifadesinde, pişmanlık yasasından yararlandığını, itirafçı olarak emniyet ile birlikte çalıştığı için silahın kendisine verildiğini ve Diyarbakır İstihbarat Müdürlüğünün kendisinden Şeyhmuz Yavuz’un PKK militanı olup olmadığını öğrenmesini talep ettiğini belirtti. Şeyhmuz Yavuz’un kaçırıldığı gün Hüseyin Başkurt ve diğer bir polis memuru ile bir pastanede buluştuklarını ve Şeyhmuz Yavuz’un buraya gelmesiyle onu yakaladıklarını ve arabayla Kuşlukbağı’na (Diyarbakır) doğru götürdüklerini ifade etti. Yolda bir inşaat alanında durduklarını ve iki polisin Şeyhmuz Yavuz’u sorguya çekmeye başladığını; daha sonra polislerin kendisinden silahını bırakarak uzaklaşmasını istediklerini, uzaklaştıktan sonra da iki ya da üç el silah sesi duyduğunu belirtti. Şeyhmuz Yavuz’un üzerinde birtakım belgeler ve 3000 Alman Markı bulunduğunu, polislerin Şeyhmuz Yavuz’u öldürdüklerini söylemeden belgeleri Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine teslim ettiklerini anlattı.
19 Ekim 1994 tarihinde Şeyhmuz Yavuz’u öldürdüğü suçlamasıyla İsmail adlı itirafçının aleyhine dava açıldı. 19 Eylül 1995 tarihli duruşmada İsmail, fotoğraflardan olayda rol alan bir polis memurunu teşhis etti.
8 Nisan 1996 tarihinde Cizre’de bu polis memurunun ifadesi hakim tarafından alındı. Polis memuru, İsmail’in iddialarını reddetti. Turkuaz renkte bir Doğan SLX araca sahip olduğunu; İsmail ile 1992 yılında Cizre Emniyet Müdürlüğünde itirafçı olarak çalışırken tanıştığını; Şeyhmuz Yavuz’u ise tanımadığını söyledi. Polis memuru ilk beyanlarında Diyarbakır’a 1993 yılından sonra hiç gitmediğini belirttiyse de daha sonra ortaya çıkan delillerde 1994 yılında da Diyarbakır'a gittiği ve olay tarihinde de polis evinde kaldığına dair belgeler ortaya çıktı. Bunun üzerine beyanlarını değiştiren polis memurunun yeni ifadelerinden, daha önce kimliği tespit edilemeyen üçüncü polis memurunun kimliği tespit edildi ancak mahkeme, kimliği tespit edilen bu polis memurunun ifadesinin alınmasına gerek görmedi.
21 Mayıs 1997 tarihinde itirafçı tarafından teşhis edilen polis memuru hakkında Şeyhmuz Yavuz’u öldürme suçundan yakalama emri çıkarıldı ve aynı gün tutuklandı. Polis memuru, henüz yargılama devam ederken, 12 Ağustos 1997 tarihinde serbest bırakıldı.
22 Mayıs 1997 tarihli iddianame ile Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, polis memuru aleyhine Şeyhmuz Yavuz’u öldürmekten dava açtı.
17 Haziran 1997 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, polis memuru ve itirafçı aleyhine açılmış davaları birleştirdi.
9 Eylül 1997 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, itirafçıyı kasten adam öldürmekten suçlu buldu ve hakkında o dönemde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 448. Maddesinde belirtilen alt sınır olan 24 yıldan hüküm verdi. Sanığın duruşmalardaki iyi hali göz önüne alınarak ceza 20 yıla düşürüldü. İkinci sanık olan polis memurunun ise delil yetersizliğinden beraatine karar verdi. Müdahil vekili kararı temyiz etti ancak Yargıtay beş ayda kararı onadı.
15 Mart 1999 tarihinde Şeyhmuz Yavuz’un eşi ve çocukları Şeyhmuz Yavuz’un zorla kaybedilmesine ilişkin olarak AİHM’ye başvurdular. AİHM verdiği kararda başvuruyu, başvuranlar altı aylık süre kuralına uymadıkları için reddetti.