Maksut Tepeli
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Öğretmen
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 1
- Olay Özeti
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Batman Barosu arşivlerine göre, 1956 yılında Muş’un Varto ilçesinin Omcalı köyünde doğan Maksut Tepeli öğretmendi; Mardin ve Erzincan’da öğretmenlik yaptı. 1980 yılında kendisi gibi TÖB-DER üyesi bir öğretmen olan eşiyle evlendi. 1980 yılının şubat ayında eşi ile birlikte gözaltına alındı ve 5 ay tutuklu kaldı. Serbest bırakılmalarından sonra gerçekleşen 12 Eylül darbesi sonrası çift yine aranmaya başladı, dört yıl boyunca kaçarak yaşamak zorunda kaldı.
Maksut Tepeli’nin bir arkadaşı, 2 Şubat 1984 tarihinde gözaltına alınmıştı. Ş. Ç. isimli arkadaşları olanlardan habersiz, gözaltına alınan bu arkadaşlarının evine geldi. O evdeyken polisler kapıyı kırarak içeri girdi ve S.Ç.’yi de yakaladı. Polis, ev sahibiyle konuştuğunda eve sürekli gelen bir kişinin daha olduğunu öğrendi. Bahsedilen kişi Maksut Tepeli’ydi. İstanbul Küçükbakkalköy’deki evde karakol kuran polis, Maksut Tepeli’nin eve gelmesini bekledi. Eve yaklaştığında kapının kırık olduğunu fark ederek oradan uzaklaşmaya çalışan Maksut Tepeli’ye polis tarafından ateş açıldı. Maksut Tepeli ağır yaralı ve yoğun kan kaybeder halde, bir battaniye içinde Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü. 5 Şubat 1984 tarihinde gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı.
Ş. Ç., H. G., N. A. aynı dönem gözaltına alındıkları Maksut Tepeli’nin gözaltı sürecine dair tanıklık yaptı. Maksut Tepeli ile aynı evde yakalanan Ş. Ç., gözaltındayken polislerin konuşmalarına tanıklık ettiğini, kendilerine “Maksut Tepeli hastaneye kaldırıldı” diyen polislerin kendi aralarında “Yaralı olduğu halde evet ya da hayır bile demiyor” diye konuştuklarını duyunca, Maksut Tepeli’nin yaralı halde işkenceye maruz bırakıldığını anladığını anlattı. H.G. ve N.A., verdikleri ifadede, gözaltında kendilerine işkence eden polislerin onlara Maksut Tepeli’nin cansız bedeninin fotoğrafını gösterdiklerini ve “O öldü, siz konuşmazsanız siz de ölürsünüz” denilerek tehdit edildiklerini söyledi.
O dönem gözaltı süresi 45 gün olduğundan bu süre içerisinde ailesi ondan hiçbir haber alamadı. Gözaltı süresinin dolmasının ardından, Maksut Tepeli ile birlikte gözaltına alınan Ş. Ç. kendi ailesine “Birlikte yakalandığımız arkadaşı öldürdüler” dedi.
Maksut Tepeli’nin o dönem köyünde yaşayan annesi, oğlu ve gelini arandığı için her hafta karakola giderek oğlumu ve gelinimi görmedim diye imza atıyordu. Diğer oğlunu da bir yıl öncesinde cezaevinde kaybeden anneye bir gün “oğlun öldü, artık gelmene gerek yok” denildi. Türkçe bilmeyen anne “Oğlum öldüyse cenazesini verin” dediğinde ise Karakol Komutanı anneyi darp ederek dışarı attı ve “seni de oğlun gibi öldürürüz” diyerek tehdit etti.
Ailesinin bilgisi dışında nüfus kütüğüne Maksut Tepeli’nin 06 Şubat 1984 tarihinde öldüğü kaydedildi. Bu durum 19 yıl sonra eşi kimliğini değiştirmek için nüfus memurluğuna gittiğinde tesadüfen ortaya çıktı. Bunun üzerine aile ve İHD’li avukatlar, 2003′te Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu ama bir sonuç alınamadı. Daha sonra, 3 Mart 2011 tarihinde, aralarında Maksut Tepeli’nin eşinin de yer aldığı toplam on iki kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, zorla kaybedilmeler üzerinden suç duyurusunda bulundular. 2011 yılında yapılan suç duyurusuna ilişkin olan 2012/40291 sayılı soruşturma dosyası da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 24.12.2014 tarihinde verilen zaman aşımı kararıyla takipsizlikle sonuçlandı. Bu karara 22 Ocak 2015’te itiraz edildi ancak İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği 16 Şubat 2015’te itirazın reddine hükmetti.
Maksut Tepeli’nin bedeni hala bulunamadı.
- Konum
Enlem: 40.983333
Boylam: 29.127778
- Konum
- Şehir
- İstanbul
- İlçe
- Ataşehir
- Kaybedilme Tarihi
- 2 Şub 1984
- Yıl
- 1984
- Mağdurun Yaşı
- Yaş:28
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ancak ailesine teslim edilmedi
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İfade tutanağı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Hukuki Süreç Özeti
İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Batman Barosu arşivlerine göre, Maksut Tepeli’nin ölüm tarihinin resmi kayıtlara 6 Şubat 1984 olarak geçtiği, 19 yıl sonra babası kimliğini değiştirmek için nüfus memurluğuna gittiğinde tesadüfen ortaya çıktı. Bunun üzerine aile ve İHD’li avukatlar, 2003′te Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Tepeli ile aynı operasyonda gözaltına alınan ve şubede birlikte sorgulanan A. Y. ve Ş. Ç., Maksut Tepeli’nin işkence gördüğüne tanıklık etti, ifade verdi. Maksut Tepeli’nin 6 Şubat 1984 tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde öldüğünün yazılı olduğu ‘ölü muayene ve zabıt varakası’na ulaşıldı. Bu belgenin altında, Üsküdar Cumhuriyet Savcısının ve Adli Tabibin imzası vardı. Avukatların çalışmaları sonucunda, o dönemde Maksut Tepeli’yi işkenceyle öldüren polislerin kimliklerinin tespit edildiği ama Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığının polisler hakkında takipsizlik kararı verdiği de ortaya çıktı. Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı, 2006 yılında şikayet hakkında takipsizlik kararı verdi. Karara yapılan itiraz, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. 3 Mart 2011 tarihinde, aralarında Maksut Tepeli’nin eşinin de yer aldığı toplam on iki kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, zorla kaybedilmeler üzerinden suç duyurusunda bulundular. 2011 yılında yapılan suç duyurusuna ilişkin olan 2012/40291 sayılı soruşturma dosyası da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 24.12.2014 tarihinde verilen zaman aşımı kararıyla takipsizlikle sonuçlandı. Bu karara 22 Ocak 2015’te itiraz edildi ancak İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği 16 Şubat 2015’te itirazın reddine hükmetti.
Maksut Tepeli’nin bedeni hala bulunamadı.