Cemal Özkurt
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 28 Şub 1993
- Meslek
- Esnaf
- Olay Özeti
Cumartesi İnsanları’nın 15 Şubat 2014 tarihli basın açıklamasında ve çeşitli yayın organlarında yer alan haberlerdeki bilgilere göre, Ömer Güven, Şırnak’ın Deştalela köyünde yaşıyordu. Köy halkı yoğun baskı altındaydı. Güven ailesinin de aralarında bulunduğu köylüler 1986 yılında köyü terk ederek Cizre’ye yerleşti. Ömer Güven de Şırnak’ta dükkan açtı. Fakat baskılar devam etti. Evi basılıyor, ölüm tehditleri alıyordu. 26 Şubat 1993 sabahı Şırnak’taki dükkanına gitmek için evden ayrıldı. Akşam, Cemal Özkurt’la beraber Cizre’ye evlerine dönmek üzere yola çıktılar. Eve gelmeyince aramaya başlayan ailesi Ömer Güven'in kullandığı 73 AD 100 plakalı Renault marka aracı ertesi gün ana yoldan uzak bir yerde yakılmış halde buldu. Aracın etrafında bulunan 21 adet boş kalaşnikof kovanı, Güven ve Özkurt'un önce kurşunlanıp daha sonra araçla birlikte yakıldıklarına işaret ediyordu. Cinayetten kısa bir süre sonra, cinayeti işlediklerine dair yapılan bir ihbar üzerine tutuklanan bazı aile fertleri, suçsuz oldukları anlaşılınca beraat ettiler. Yıllarca olayı aydınlatmaya ve failleri bulmaya çalışan aileler hiçbir girişimlerinden sonuç alamadı. Biri henüz doğmamış 3 çocuk babası olan Ömer Güven ve tesadüfen otomobilde bulunan Cemal Özkurt’u öldüren silah, yıllar sonra 1994 yılında gönüllü korucu olan O.A. isimli birine ait çıktı.
Başka bir haber sitesine yansıyan bilgilere göre gönüllü korucu O.A., 27 Nisan 2004 tarihinde kendi isteğiyle silahı teslim etti. İl Emniyet Müdürlüğü İkmal ve Bakım Dairesi Başkanlığına teslim edilen silahla ilgili yapılan ve üç yıl sonra açıklanan balistik inceleme raporu, silahın Güven ve Özkurt cinayetinde kullanıldığını ortaya koydu. Bunun üzerine gözaltına alınan korucu, silahı H.D. isimli bir başka korucudan aldığını söyledi.
“Faili meçhul” dosyası kapsamında ifadesi alınan gönüllü korucu, 25 Haziran 2007 tarihinde Kumçatı'daki evinde intihar etti. O.A., yaşamına son vermeden önce bıraktığı mektupta silahı kimlerden aldığına ve intiharına sebep olaylara ilişkin geniş bilgi verdi. O.A. mektubunda, intiharına korucu H.D. ile İ.Y.’nin sebep olduğunu belirterek; sabıkalı olduğu ortaya çıkan silahı hiçbir şekilde kullanmadığını, silahı aldığında yanında beş kişinin daha bulunduğunu belirtti ve mektubunda bu kişilerin isimlerini açıkladı. O.A.'nın mektubunda yer alan ifadeler, sabıkalı silaha sonradan ruhsat verildiğini de ortaya koydu. Karakolda verdiği çelişkili ifadelere ilişkin bilgiler de aktaran gönüllü korucu O.A., olayların gelişimini şu şekilde anlattı: "Karakola verdiğim ifadede silahı H.D.’den aldığımı söyledim. Ama daha karakoldayken H.D.’nin akrabaları gelip beni tehdit etti. 'Silahı H.’den aldığını söyleme' dediler. Daha sonra da H. gelip bana dedi ki, 'Sen dersen ben H.’den silahı aldım ben seni vallahi öldürürüm. Bu kadar akrabalarımı görüyorsun hepsi ağadır.' Ben de onlardan korktum ve çocuklarıma zarar verecekler diye bir şey diyemedim. H. bana dedi ki karakolda komutana şunları söyle, 'Ben H.’den almadım, mültecilerden aldım. Ben de senin şahidin olacağım. Ben diyeceğim ki; 'O.’nın yanında para yoktu, O.'nın yerine ben para verdim. Ve ben de sen de kurtulmuş olacağız' dedi. Ben de korkudan ifademi değiştirdim. H.’nin bana söylediği şekilde ifademi verdim. Bizi mahkeme serbest bıraktı. Eve geldim ertesi gün İ.Y. beni yanına çağırdı. İ. bana dedi ki, "H.'ye ben sattım o silahı. Sakın bunu kimseye söyleme'”.
Mektupta tehditlere ve can güvenliğinin olmadığına dair savcıya bilgi vermesine rağmen bir sonuç alamadığını kaydeden gönüllü korucu, intihar nedenini ise şöyle aktardı: "Çocuklarıma bir şey olmasın diye kendimi öldürdüm. Çocuklarıma zarar verecekler diye korktum. Kendimi öldürmemin sebebi H.D. ve İ.Y.'dir." O.A.’nın bu mektubunun ortaya çıkması üzerine korucu H.D. olayla ilgili ikinci kez Şırnak'ta gözaltına alınarak tutuklanma talebiyle Şırnak Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Mektupta yazılanları kabul etmeyen H.D., ikinci kez serbest bırakıldı. Gönüllü korucu ve öldürülen Güven'in aileleri, intihar olayından sonra İHD Diyarbakır Şubesine başvurarak gerekli hukuksal sürecin başlatılmasını istedi. Gönüllü korucunun ifadelerinde adı geçen H.D., Musa Anter’in katil zanlısı olarak cinayetten 20 yıl sonra yakalandı.
- Konum
Enlem: 37.518974
Boylam: 42.453714
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- Kaybedilme Tarihi
- 26 Şub 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/455
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları