Orhan Yakar
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Çocuk
- İşçi
- Olay Özeti
AİHM’nin 26 Kasım 2002 tarihli kararındaki ifadelere göre o dönem 16 yaşında olan Orhan Yakar Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde ailesiyle yaşamaktaydı. Haziran 1996’da Orhan Yakar İstanbul’a gitti ve orada birkaç ay boyacı olarak çalıştı. Orhan Yakar’ın ailesi Eylül ayından beri kendisinden haber alamayınca babası İstanbul’a giderek komşularından bilgi almak istedi ancak onlar da iki aydır Orhan Yakar’ı görmemişti. Bunun üzerine baba Yakar oğlunun akıbetinin açığa çıkartılması talebiyle 13 Kasım 1996’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve İstanbul Emniyet Müdürlüğüne dilekçe verdi ve Ağrı’ya geri döndü.
17 Kasım 1996 tarihinde güvenlik kuvvetleri Bingöl’ün Sancak nahiyesinde bir grup PKK üyesini yakalamak için operasyon yürütmekteydi. Yakalananlar arasında Orhan Yakar da vardı. Jandarma raporuna göre 17 Kasım’da tutuklanan Orhan Yakar, 18 Kasım’da güvenlik güçlerine yer göstermek üzere katıldığı operasyonda mayına basarak hayatını kaybetmişti. Ancak ailesinin tüm taleplerine rağmen Orhan Yakar’ın bedeni hiçbir zaman ailesine teslim edilmedi ve bedeni bulunamadı.
AİHM’de geçen jandarma raporlarına göre 17 Kasım 1996 tarihinde jandarma güçleri yürüttükleri operasyon sonucunda Orhan Yakar’ı üzerinde bir silah ve bir miktar mühimmatla tutukladılar. Rapora göre Orhan Yakar saat 14.45’te yakalanmıştı hemen ardından helikopterle İl Jandarma Komutanlığı Sorgu Kısım Amirliğine gönderilmişti. Ancak jandarma raporlarının hiçbirinde Orhan Yakar’ın imzası yoktu. Jandarmanın iddiasına göre, 18 Kasım 1996 tarihinde jandarma öldürülmüş bir PKK üyesini ararken Orhan Yakar da onlarla beraberdi. Jandarmalar olay yerine 40-45 metre kadar uzaklıktayken, önde yürüyen Orhan Yakar bir mayına basarak hayatını kaybetti.
Aynı tarihlerde Doğubayazıt Jandarma Komutanlığı baba Yakar’a oğlunun örgüte katıldığı ve yakalanıp Bingöl’de gözaltında tutulduğu bilgisini verdi. Bunun üzerine baba Yakar oğlundan bir haber almak için Bingöl’e gitti. Bingöl Jandarma Komutanlığında baba Yakar’a oğlunun bir mayına basarak öldüğü söylendi. Baba Yakar, 23 Aralık 1996 tarihinde Bingöl Cumhuriyet Savcılığına başvurarak oğlunun cenazesinin kendisine verilmesini talep etti. Oğlunun sağ yakalanıp infaz edildiğini düşünen baba Yakar, ayrıca 6 Ocak 1997 tarihinde Bingöl Jandarma Komutanlığından oğlunun ölümü ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri talep etti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, jandarma komutanlığının ulaştırdığı bilgi ve belgeleri 22 Mayıs 1997 tarihinde baba Yakar’ın avukatına gönderdi.
DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan 2008 yılında Bingöl'de bir operasyon sırasında sağ yakalanan ancak daha sonra "Mayına basarak öldü," denilen Orhan Yakar'ın cenazesinin ailesine verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Cenazenin, hava ve arazi şartlarının elverişsizliği, bedenin parçalanmış olması ve "Terör" tehdidi sebebiyle otopsi ve adli inceleme için olay yerinden getirilmediğinin öne sürüldüğü yanıtta, Yakar'ın cenazesini olay yerinde bırakan 17 jandarma personeli hakkında Bingöl Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen men-i muhakeme kararının Danıştay 2. Dairesi tarafından 20 Mart 2002 tarihinde bozulduğu, ancak sanıklara isnat edilen suçun zaman aşımına uğramasından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirildi. Valilik İl İdare Kurulunun kararındaki ifadelere göre, operasyonda görevli jandarma sanıklardan bir bölümünün olayda herhangi bir ihmallerinin olmaması, diğer sanıkların ise operasyonda görevli olmamaları nedeniyle Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu’nun 5. Maddesi ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca men-i muhakemelerine karar verildi.
- Konum
Enlem: 38.885464
Boylam: 40.496624999999995
- Konum
- Şehir
- Bingöl
- Kaybedilme Tarihi
- 17 Kas 1996
- Yıl
- 1996
- Mağdurun Yaşı
- 16
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ancak ailesine teslim edilmedi
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- Gazete veya internet haberi
- TBMM soru önergesi
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- AİHM Kararı
- Dostane çözüm
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM’nin 26 Kasım 2002 tarihli kararında geçen jandarma raporlarına göre 17 Kasım 1996 tarihinde jandarma güçleri yürüttükleri operasyon sonucunda Orhan Yakar’ı üzerinde silah ve mühimmatla tutukladılar. Rapora göre Orhan saat 14.45’te yakalanmıştı hemen ardından helikopterle İl Jandarma Komutanlığı Sorgu Kısım Amirliğine gönderilmişti. Ancak Jandarma raporların hiçbirinde Orhan Yakar’ın imzası yoktu.
İstanbul’da oğlunu bulmaya çabalayan baba Yakar 13 Kasım 1996 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığına başvurdu ve oğlunun bulunmasını ve başına bir şey geldiyse sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Baba Yakar oğlu için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne de bir dilekçe verdi ve sonrasında Ağrı’ya köyüne döndü. Oğlunun hayatını kaybettiği tarihlerde Doğubayazıt Jandarma Komutanlığı tarafından kendisine oğlunun örgüte katıldığı ve yakalanıp Bingöl’de gözaltında tutulduğu bilgisi verildi. Bunun üzerine baba Yakar oğlundan bir haber almak için Bingöl’e gitti. Bingöl Jandarma Komutanlığında baba Yakar’a oğlunun bir mayına basarak öldüğü söylendi. Baba Yakar 23 Aralık 1996 tarihinde Bingöl Cumhuriyet Savcılığına başvurarak oğlunun cenazesinin kendisine verilmesini talep etti. Oğlunun sağ yakalanıp infaz edildiğini düşünen baba Yakar ayrıca 6 Ocak 1997 tarihinde Bingöl Jandarma Komutanlığından oğlunun ölümü ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri istedi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, jandarma komutanlığının ulaştırdığı bilgi ve belgeleri 22 Mayıs 1997 tarihinde baba Yakar’ın avukatına gönderdi.
DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan 2008 yılında Bingöl'de bir operasyon sırasında sağ yakalanan ancak daha sonra "Mayına basarak öldü," denilen Orhan Yakar'ın cenazesinin ailesine verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Cenazenin, hava ve arazi şartlarının elverişsizliği, bedenin parçalanmış olması ve "Terör" tehdidi sebebiyle otopsi ve adli inceleme için olay yerinden getirilmediğinin öne sürüldüğü yanıtta, Yakar'ın cenazesini olay yerinde bırakan 17 jandarma personeli hakkında Bingöl Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen men-i muhakeme kararının Danıştay 2. Dairesi tarafından 20 Mart 2002 tarihinde bozulduğu ancak sanıklara isnat edilen suçun zaman aşımına uğramasından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirildi. Valilik İl İdare Kurulunun kararındaki ifadelere göre, operasyonda görevli jandarma sanıklardan S.C., F.Y., R.K., Ü.D., F.A., Ş.A., İ.O., İ.K., S.Ç., M.M., V.İ.’nin olayda herhangi bir ihmallerinin olmaması, sanıklar C.T., Ş.G., H.A., İ.Ç., Y.U. ve E.D.’nin ise operasyonda görevli olmamaları nedeniyle Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu’nun 5. Maddesi ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 164. Maddesi uyarınca men-i muhakemelerine karar verildi.
Oğlu Orhan Yakar’ın bedenini bulma konusunda çabaları sonuç vermeyen ve oğlunun sağ yakalanıp askerlerce infaz edildiğine inanan baba Yakar 8 Nisan 1997 tarihinde AİHM’ye başvurdu. Mahkeme 16 Nisan 2002 tarihinde dosyayı kabul etti ve 5 Temmuz 2002 tarihinde taraflara dostane çözüm önerisinde bulundu. Hem baba Yakar’ın hem de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onay vermesiyle 26 Ağustos 2002 tarihinde dostane çözüm için taraflar uzlaştı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemeye gönderdiği yazılı açıklamayla AİHS'nin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesini ihlal ettiğini kabul etti.