İlyas Eren
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- İşçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 9
- Olay Özeti
AİHM’nin 2 Ekim 2003 tarihli kararında yer alan bilgilere göre, 1954 doğumlu İlyas Eren evli ve sekiz çocuk babasıydı. Ailesiyle birlikte yaşadığı Diyarbakır Kulp’a bağlı Dêlit (Yeşil) köy Rindik mezrası 1994 yılının Mart ayında devlet güçlerince yakılarak boşaltıldı. Bunun üzerine Eren ailesi de Kulp merkeze göç etmek zorunda kaldı. İlyas Eren Kulp merkeze taşındıktan sonra da korucu olması için devlet güçleri tarafından sürekli tehdit edildi. İki defa gözaltına alındı ancak serbest bırakıldı.
11 Mart 1997 tarihinde Diyarbakır’a taşınan kayınbiraderine yardım etmek ve kimi işlerini halletmek için Diyarbakır’a gitti. İşlerini bitirdikten sonra tekrardan evine, Kulp’a dönmek için Tekkapı semtindeki Pasur Turizm’e geldi ve buradaki bir kahvede araba beklemeye başladı. Saat 13.50 sıralarında oturduğu masaya gelen sivil kıyafetli iki polis ondan kimliğini istedi, İlyas Eren polislere kimliğini uzattı. Bu sırada iki polis daha yanlarına geldi ve dördü onu tutarak beyaz bir taksiye bindirmeye çalıştı. İlyas Eren polisleri itip direnmeye çalışsa da zorla arabaya bindirildi ve araba oradan uzaklaştı. Onun polisler tarafından zorla götürülmesine çevrede bulunan bir çok kişi de tanık oldu. Görgü tanıkları ve ailesine göre İlyas Eren’in zorla bindirildiği araç koruculara aitti.
Ailesi İlyas Eren’in durumundan haberdar olduktan sonra kardeşi Diyarbakır Savcılığına dilekçeyle şikâyette bulunmak istedi ancak vermek istediği bu dilekçe yetkili kurumlar tarafından bir süre kabul edilmedi. 17 Mart 1997 tarihinde dilekçeyi kabul eden savcılık, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden İlyas Eren’in gözaltına alınıp alınmadığı konusunda bilgi vermesini talep etti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü yetkilileri verdikleri yanıtta tanıkların gözü önünde polisler tarafından gözaltına alınan İlyas Eren’in hiç gözaltına alınmadığını, konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını iddia etti.
Uzun süre bir gelişme kaydedilmeyen soruşturma kapsamında 2002 yılında İlyas Eren'in zorla kaybedilmesi ile ilgili E.G., M.G., Y.E., A.E., A.E. ve T.E. isimli tanıkların ifadelerini aldı. Soruşturma halen devam ediyor.
3 Haziran 1998 tarihinde İlyas Eren’in sekiz yakını AİHM’ye başvurdu. AİHM tarafların uzlaşması sonucunda 2 Ekim 2003 tarihinde dostane çözüm kararı verdi.
Eski JİTEM çalışanı Abdülkadir Aygan'ın 2006 yılında çeşitli haber sitelerinde yer alan itiraflarında İlyas Eren'in zorla kaybedilmesinden dönemin Diyarbakır Saraykapı'daki Merkez İlçe Jandarma Komutanlığında görevli TİM Komutanı Z.E.'nin sorumlu olduğunu belirtti. Aynı ifadelere göre Z.E. JİTEM’de itirafçıların da aralarında bulunduğu grupta TİM komutanıydı. İtirafçılar A.Y., M.G., Abdülkadir Aygan, M.M., S.E. (A.), K.E., TİM komutanı Z.E.'nin emrindeydi. Muş HEP il yöneticisi Harbi Arban, İlyas Eren, Fikri Özgen (79) ve itirafçı Muhsin Gül cinayetlerinde yer aldığı iddia edildi. Z.E.’nin adı, Albay A.Ö. ile birlikte son olarak 11 tutuklu ve hükümlünün öldürüldüğü Ulucanlar Cezaevi Operasyonu Davası’nda geçiyordu. Z.E., Elazığ başta olmak üzere Güneydoğu’da pek çok kentte görev yaptı.
- Konum
Enlem: 37.9249733
Boylam: 40.2109826
- Konum
- Şehir
- Diyarbakır
- Kaybedilme Tarihi
- 11 Mar 1997
- Yıl
- 1997
- Mağdurun Yaşı
- 43
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada zamanaşımı nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- AİHM Kararı
- Dostane çözüm
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM’nin 2 Ekim 2003 tarihli kararında yer alan bilgilere göre, 17 Mart 1997 tarihinde İlyas Eren’nin kardeşi H.E. Diyarbakır Savcılığına şikâyette bulundu. Savcı Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden İlyas Eren’in gözaltına alınıp alınmadığı konusunda bilgi vermesini talep etti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü 2002 yılında İlyas’ın zorla kaybedilmesi ile ilgili soruşturma çerçevesinde çeşitli tanıkların ifadelerini aldı. İlyas Eren’in oğlunun Kulp Cumhuriyet Savcılığına yaptığı şikâyet üzerine Kulp Savcısı yetkisizlik kararı vererek şikâyetin 1997-7410 sayılı hazırlık no ile açılan soruşturma altında incelenmesine karar verdi. İlyas Eren’in zorla kaybedilmesine ilişkin soruşturma halen sürmektedir.
3 Haziran 1998 tarihinde İlyas Eren’in sekiz yakını AİHM’ye başvurdu. AİHM tarafların uzlaşması sonucunda 2 Ekim 2003 tarihinde dostane çözüm kararı verdi.
Mayıs 2023 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında İlyas Eren’in kaybedilmesine ilişkin yapılan sorgulamada 1997/7410 esas numaralı dosyada mağdur sıfatı ile kayıtlı olduğu görüldü. (Kayıt Tarihi:29/05/1997) Fakat dosya takipsizlikle kapatılmış durumdadır. (Karar no: 2014/15082 Kapanış tarihi: 28.10.2014) Takipsizlik kararında tanıkların beyanlarının çelişkili olduğu, başka delil elde edilmediği değerlendirmesi ve TCK’daki 5 yıl (765 Sayılı Kanun 102/4 Maddesi) ve sekiz yıllık (5237 Sayılı Kanun TCK 66/e Maddesi) zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Mayıs 2023 itibariyle bilgiler günceldir.