Nadir Nayci
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Olay Özeti
Soruşturma dosyasında yer alan müşteki ifade tutanağında ve ailenin savcılığa verdiği dilekçede yer alan bilgilere göre; Nadir Nayci, Cizre’de at arabacılığı yapıyordu. Atlarından birini daha önce yaşadığı Aşağıçeşme köyündeki akrabalarına vereceğini söyleyerek evden ayrıldı. Aşağıçeşme köyüne gitmesi için Kuştepe köyünden geçmesi gerekiyordu. Kuştepe köyü, bölge halkı tarafından Hizbullah köyü olarak adlandırılıyodur. Bu köy, özellikle Cizre’de ürkütücü bir yer olarak anlatılır, bu köye gidenlerin bir daha dönmediği söylenirdi. Nadir Nayci de o gece eve dönmedi. Ailesi, onun köydeki akrabalarında kalmış olabileceğini düşündü. Ancak sonraki gün Nadir Nayci’nin atı, eve tek başına döndü. Bunun üzerine oğulları Aşağıçeşme köyüne giderek babalarını sordu fakat yakınları babalarının köye hiç gelmediğini söyledi. Nadir Nayci’nin oğlu, köyün jandarmaya bağlı olduğunu bildiği için İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı C.T.’ye gidip babasının durumunu anlattı. Nayci, C.T.’ye babasının Kuştepe köyündeki kişiler tarafından alıkonulduğundan emin olduğunu söyledi. Nayci, C.T.’den köye bir birlik göndermesini talep etti. Ancak C.T., köye gitmeyeceğini, babasının dağa çıkmış olabileceğini söyledi. C.T. Nayci’ye eğer çok istiyorsa kendisinin köye gidip babasını sormasını söyledi. Nayci, gitmesi durumunda kendisinin de köydekiler tarafından alınacağı korkusuyla köye gitmedi. Nadir Nayci’nin kaybolmasının üzerinden üç gün geçtikten sonra ailesine, Kuştepe köyü yolu üzerinde bir cenaze bulunduğu haberi geldi. Nayci, C.T.’nin yanına giderek bu durumu anlattı ve cenazeye bakmak istediklerini söyledi. C.T., kendisinin söz konusu yere gelmeyeceğini söyledi. Nayci’ye isterlerse kendilerinin gidip bakabileceğini söyledi. C.T., cenazeyi yoldan alırken dikkat etmelerini söyledi. Cenazenin ayağına bir ip bağlayarak çekmeleri gerektiğini çünkü cenazenin altında mayın olabileceğini söyledi. Nayci ailesi, cenazeye bakmak için Kuştepe yoluna gitti, C.T.’nin dediği gibi cenazenin ayağına ip bağlayarak çektiler. Bir çadıra sarılı olan cenaze babalarına ait değildi. Cenaze, 20’li yaşlarında İdilli bir gence aitti. Cizre Devlet Hastanesine götürdüler, hastaneye gelen C.T., aileye cesedi hastaneye getirdiği için kızdı. Onların işi olmadığını söyledi. Nayci savcılık ifadesinde, o dönemde Cizre’deki her olaydan C.T.’nin haberdar olduğunu ve ondan korktukları için savcılığa bile başvuramadıklarını söyledi. Nayci’nin oğlu, 2004 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına babasının kaybedilmesi ile ilgili başvuruda bulundu. Konuyla ilgili olarak Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verildi. Nayci, 17 Mart 2009 tarihinde Kuştepe köyünde bazı kemiklerin bulunması üzerine kendisiyle DNA karşılaştırması yapılması için tekrar Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu.
- Konum
Enlem: 37.332346
Boylam: 42.185474
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Cizre
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Oca 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- 65
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturma sürüyor
- Hukuki Süreç Özeti
Haziran 2023 yılında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan araştırma neticesinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığındaki 2014/1859 soruşturma numaralı toplu dosyanın 40’a yakın klasörden oluştuğu görüldü. Savcılık arşivinden getirilen klasörlere bakıldığında ise son yıllarda yapılan işlemlere dair fiziki çıktıların dosyalara aktarılmadığı ve en son yapılan işlemlerin 2013-2014 yıllarında olduğu görüldü. Bu nedenle dosyanın fiziken incelemesi sonucunda alınan veriler eski işlemlere dair olmakla beraber yeni olduğu söylenen klasörlerde ise 2019 yılına ait bir evraktan sonra tüm klasör tekrar 2013 yılına ait durumdadır. Savcılık tarafından belgelerin UYAP üzerinden kontrolü talebimiz kabul edilmesi üzerine en son eklenen evrak ve işlemlere UYAP üzerinden bakıldığında dosyada var olan maktul ve müştekilerin öğrenilmesi amacıyla sunulan talep sonucunda dosyadaki maktullerin Abdülhakim Tanrıverdi, Abdullah Düşkün, Abdurrahman Güzel, Abdurrahman Yılmaz, Ahmet Berek, Ali Karagöz, Emin Savgat, Emin Karatay, Hediye Erbil, İhsan Arslan, Mahfuze Sezgin, Mehdiye Budak, Mehmet Elçi, Mehmet Turay, Mehmet Acar, Mehmet Sezgin, Mustafa Aydın, Mümine Yanık, Rabia Tanrikulu, Selami Çiçek, Yusuf Şahin olduğu; mağdurların ise Abdulvahap Timurtaş, Abdurrahman Bilik, Ahmet Bulmuş, Enver Akın, Hasan Baykura, İlhan Bilir, Kemal Mübariz, Nadir Nayci, Ömer Sulmaz, Ramazan Bilir olduğu görülüyor.
Nadir Nayci’nin mağdur sıfatı ile kayıtlı olduğu dosyada, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu 29 Haziran 2022 tarihinde 2014/1859 soruşturma dosyası üzerinden Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine “Herhangi bir şüpheli tespit edilip edilmediği, edildi ise yapılan işlemler, şikayet olup olmadığı olmuşsa yapılan işlemlerin,” araştırılması için müzekkere yazdı. Bu araştırma işlemleri için maktül yakınları ile görüşülmesi ve yardım alınması istendi. Savcılıktan edinilen bilgilere göre dosyada henüz bir daimi arama kararı ya da bir ayırma kararı bulunmamaktadır.
Dosyada en son 25 Ocak 2022 tarihinde Abdulhamit Düdük’ün öldürülmesi olayında elde edilen suç eşyalarının Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bilgisi Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2015/47 dosyasınca bildirilmiştir. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.