Şakir (Şükrü) Demir
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Çiftçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 9
- Olay Özeti
YAKAY-DER’in verilerine ve daha sonra gazetelerde çıkan haberlere göre 14 Mayıs 1995 tarihinde Mardin Midyat Jandarma Komutanlığına bağlı askerler, Midyat’a üç kilometre mesafedeki Kerşafê (Budaklı) köyüne baskın düzenledi ve bazı köylüleri gözaltına aldı. Köyün muhtarı Hasan Duru’nun da aralarında olduğu köylülerden dördü kısa sürede serbest bırakıldı. Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Şakir (Şükrü) Demir ve Abdülkadir Demir’e ise akşamüstü serbest bırakıldıklarına dair imza attırıldı. Olaya tanık olan köy muhtarının anlatımına göre askerler bu dört kişiye köye yaya olarak dönmelerini söyledi. Dördü yola koyulduktan kısa bir süre sonra karakol ile köy arasındaki tepeden birkaç el silah sesi geldi. Daha sonra köylüler iki askeri aracın karakola doğru gittiğini gördü. Gözaltına alınan Mehmet Emin Atuğ, Hizni Bilmen, Şakir (Şükrü) Demir ve Abdülkadir Demir’den bir daha haber alınamadı.
Aynı gün aralarında Yüzbaşı Hilmi Kahraman, soyadı bilinmeyen Başçavuş Ziya ve Astsubay Metin’in de olduğu bir grup asker ve korucu tarafından köye tekrar baskın yapıldı ve köylülerden köyü terk etmeleri istendi. Atuğ, Bilmen ve Demir aileleri başka yakınlarına da zarar geleceği korkusu ile 2003 yılına kadar herhangi bir hukuki işlem başlatmadı. 2003 yılında Midyat Cumhuriyet Savcılığına verdikleri dilekçede yakınlarının akıbetini soran aileler, kaybedilenlerin ve faillerinin bulunmasını istedi. Midyat Cumhuriyet Savcılığı başvurudan beş yıl sonra, 3 Mart 2008 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığını şu gerekçeyle bildirdi: "Kayıp ve öldükleri iddia edilen Mehmet Emin Atuğ, Şükrü Demir, Abdülkadir Demir ve Hizni Bilmen'den alınan nüfus kayıt örneklerinde yetişkin ve sağ olduklarının anlaşıldığı, bu zamana dek Cumhuriyet Başsavcılığımızca herhangi bir kayıp ve ölüm ihbarı yapılmadığı, öldürüldüğü iddia edilen şahısların cesetleri ve mezarlarının bulunmadığı, bu haliyle Mehmet Emin Atuğ, Şükrü Demir, Abdülkadir Demir, Hizni Bilmen'in öldürüldüklerine dair herhangi bir delilin bulunmadığı, şikâyetçilerin soyut iddiasından başka araştırmayı gerektirecek bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.”
Savcılığın kararından bir süre sonra bölgede kayıpların araştırılması için savcılıklara yapılan diğer başvurular aileleri yeniden harekete geçirdi. Yeniden başvuru yapan kayıp yakınları Ş.B., S.D., F.A. ve L.D.’nin itirazlarını reddeden Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Eylül 2009 tarihli kararında, yeni delillerin elde edilmediği, dolayısıyla soruşturmanın yeniden açılmasının gerekmediğine hükmetti. Mahkeme, yeni delillerin bulunması halinde soruşturmanın yeniden açılması imkanının yasalarca mevcut olduğunu da hatırlattı. Aileler bunun üzerine İHD Mardin Şubesine başvurarak hukuki yardım talep etti.
- Konum
Enlem: 37.415148
Boylam: 41.37343
- Konum
- Şehir
- Mardin
- İlçe
- Midyat
- Kaybedilme Tarihi
- 14 May 1995
- Yıl
- 1995
- Mağdurun Yaşı
- 70
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)