Hazım Ünver
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Bilinmiyor
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 3
- Olay Özeti
Savcılık tutanaklarına ve yakınlarının ifadelerine göre, Hazım Ünver 1967 yılında Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Delaka köyünde doğdu. Küçüklüğünden beri ayağının biri sakattı. 90’lı yılların çatışmalı ortamı ve köylerine yönelik baskılardan dolayı ailesiyle birlikte Adana’ya göç etmişti. Evli ve bir kız bir erkek iki çocuk babasıydı.
Hazım Ünver 1996 yılının Ekim ayında Adana’dan Uludere’de bulunan amcasının yanına ziyarete geldi ve ayağıyla ilgili sağlık sorunları nedeniyle tedavi için Irak’a gitmek istediğini söyledi. Uzun süre geri dönmeyince amcası Irak’taki akrabalarını arayarak Hazım Ünver’in durumunu sordu. Akrabaları, Hazım Ünver’in yaklaşık bir ay önce yanlarından ayrıldığı cevabını verdi. Amca, bunun üzerine gümrük kapısına gitti. Irak gümrüğünden yeğeninin Irak’tan çıkış yaparak Türkiye’ye girmiş olduğunu öğrendi. Ancak ona daha sonra ne olduğunu öğrenemedi. Kendi imkanlarıyla yeğeninin akıbetini öğrenmeye çalışan amca, arayışlarına devam ederse yeğeninin başına gelenlerin kendi başına da geleceği yönünde tehdit edildi. Hazım Ünver’den bir daha haber alınamadı.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekon’un Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından öldürülen birçok kişinin Silopi Botaş Askeri Tesislerine gömülmüş olduğu beyanı yer alıyordu. Bunun üzerine Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan Elçi Silopi Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu ve bahsi geçen yerlerde kazı yapılmasını talep etti. Kazıların yapılacağı yönünde çıkan haberler üzerine 54 kişinin öldürüldüğü ya da zorla kaybedildiği iddiasıyla 57 kişi tarafından soruşturmaya dahil olma talebiyle başvuru yapıldı. Başvuranlar arasında Hazım Ünver’in amcası da bulunuyor.
2009 yılının Mart ayında BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde, Aslan tesislerinde (eski adıyla Sinan Lokantası) yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11 Haziran 1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12 Haziran 1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç adet bedenin çıkarıldığı kuyu da bulunuyor.
- Konum
Enlem: 37.3055432
Boylam: 42.4983217
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Silopi
- Kaybedilme Tarihi
- 1 Eki 1996
- Yıl
- 1996
- Mağdurun Yaşı
- HAH/act/177
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses kaydı)
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Soruşturma Sonucu
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Hukuki Süreç Özeti
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda JİTEM tarafıdan öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi BOTAŞ Askeri Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı. Bu beyanlar üzerine Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, 1 Aralık 2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru sonucunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. İddiaya konu eylemlerin soruşturulması yetki ve görevinin özel yetkili cumhuriyet başsavcılığına ait olması sebebiyle soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek talimatlar yoluyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine karar verildi. Soruşturma kapsamında kazılar yapılacağı haberlerinin medyada yer alması üzerine 54 kişinin kaybedildiği veya öldürüldüğü iddiası ile 57 kişi tarafından başvuru yapıldı.
Başvuranlar arasında bulunan Hazım Ünver’in amcası 27 Ocak 2009 tarihinde yeğeninin zorla kaybedilmesi ile ilgili Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alındı. Amca Ünver ifadesinde, yeğeninin zorla kaybedilmesini JİTEM görevlilerinin gerçekleştirmiş olabileceğini düşündüğünü belirtti ve Hazım Ünver’in bedeninin bulunması amacıyla BOTAŞ kuyularında, Sinan Lokantası’nın arkasındaki kuyularda, Silopi Kimsesizler Mezarlığı’nda ve Görümlü Karakolu çevresindeki kuyularda kazı yapılmasını talep etti. Soruşturmaya dayanak oluşturan iddialar doğrultusunda 2009 yılının Mart ayında BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde, Aslan tesislerinde (eski adıyla Sinan Lokantası) yapılan kazılarda kemik ve giysi parçalarına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, çıkarılan tüm kemiklerin hayvan kemiği olduğu; kumaş parçalarının ise DNA incelemesine cevap vermediği belirtildi. Kemiklerin bulunduğu yerler arasında, 11 Haziran 1994 tarihinde Mehmet Güngör’ün bedeninin, 12 Haziran 1994 tarihinde ise kimliği tespit edilemeyen üç adet bedenin çıkarıldığı kuyu da bulunmaktadır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı talimatla yürüttüğü araştırmaları sonucu hazırladığı fezlekeyi 23 Haziran 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Dosya 2009/2117 soruşturma sayısıyla yürütülmeye başlandı. 6 Mart 2014 tarihinde Resmi Gazete’de kabul edilerek yasalaşan 6526 sayılı Kanun ile TMK 10. Maddesi ile görevli cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Mart 2014 tarihinde 2014/10160 sayılı yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına yollandı ve 2014/939 soruşturma numarasıyla takip edilmeye başlandı.
Haziran 2023 yılında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında 2014/939 numaralı dosyaya ilişkin yapılan incelemede, dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık görülmüştür. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 numaralı dosyada görülmektedir. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında 2014/939 dosyasında daimi arama kararı alınmış ve dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam etmektedir. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 tarih ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyayı incelemek amacıyla Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi kabul edilmesine rağmen arşivde ve diğer alanlarda dosya hiçbir şekilde bulunamadı. Bunun üzerine görüşülen savcı dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, dosyada daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiğini aktardı. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 numaralı dosyaların her ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiş ve dosyalarda daimi arama kararları mevcuttur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.