Mehmet Şah İkincisoy
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Cenazenin Bulunduğu Tarih
- 6 Ara 1993
- Meslek
- Bilinmiyor
- Olay Özeti
AİHM’nin 27 Temmuz 2004 tarihli kararındaki ifadelere ve 22 Kasım 1993 tarihli olay raporuna göre, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi tarafından yürütülen bir soruşturma ile ilgili olarak yakalanan F. ifadesinde, Mehmet Şah İkincisoy’un yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmekte olduğunu iddia etti.
Bunun üzerine, Mehmet Şah İkincisoy’un babasının ifadesine göre; dört sivil giyimli polis memuru, 22 Kasım 1993’te, oğlu Mehmet Şah İkincisoy’u bulmak ve devam eden bir soruşturmayla bağlantılı olarak sorgulamak üzere evlerine geldi. Mehmet Şah İkincisoy’un amcasının evinde kaldığı söylendiğinde memurlardan biri orada kalırken, diğer üç memur, yolu göstermesi için Mehmet Şah İkincisoy’un kardeşi Halil İkincisoy’u da yanlarına alarak amca İkincisoy’un evine gitti. Eve vardıklarında, bir polis memuru apartmanın girişinde kaldı, diğer ikisi ise Halil İkincisoy’la birlikte eve girdi. Ev sakinleri memurlara Mehmet Şah İkincisoy’un iki arkadaşıyla birlikte odada olduğunu söylediğinde iki memur içeri girdi ve odalardan birinde evdekilerden bazılarını sorgulamaya başladı. Sorgu sırasında Mehmet Şah İkincisoy’la aynı odada kalan adamlardan biri ateş ederek, memurlardan birini öldürdü.
Ardından ikinci memur Mehmet Şah İkincisoy’u kalkan olarak kullanmak için kelepçeleyerek, aşağı katlara doğru sürükledi. Bu sırada odada bulunanlardan biri kaçmaya çalışırken aşağıda bekleyen diğer memuru ateş ederek yaraladı. Polis memurları Mehmet Şah İkincisoy’un bu sırada kaçtığını öne sürdü.
Tanık ifadeleri ve gözaltı kayıtlarına göre, ateş edilmesini takiben, baba ve amca İkincisoy’un evlerinde bulunan bütün aile bireyleri gözaltına alındı. İkincisoy ailesi fertleri, ilk önce Çarşı Polis Karakoluna, daha sonra da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne götürüldü. Ancak memurlar ifadelerinde, yakalanan kişilerin sorgulama için doğrudan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne götürüldükleri konusunda ısrar ettiler.
Baba ve amcanın yanı sıra ailenin diğer üyelerinden Nasır İkincisoy ve G.İ. de, Mehmet Şah İkincisoy’u Çarşı Polis Karakolunda gördü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde işkence görürken sesini işitti.
Halil İkincisoy, Çarşı Polis Karakolunda küçük odalardan birine sorgu için çağrıldığında kardeşi Mehmet Şah İkincisoy’u, yüzükoyun ve ceketi başına örtülmüş halde, yerde yatarken gördü. Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde ise Mehmet Şah İkincisoy’un işkence çığlıklarını işitti. Nasır İkincisoy ise, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde, alındığı odada Mehmet Şah İkincisoy’u işkence edilirken gördü. Mehmet Şah İkincisoy yerde yatarken Nasır İkincisoy’a “Ailemiz mahvoldu. Hepimizi öldürecekler. Sonumuz budur,” dedi. Baba İkincisoy, Çarşı Polis Karakolunda yüzüne kapatılan ceketinin ek yerinden, Çevik Kuvvet Müdahale Merkezine götürülürken minibüste oğlu Mehmet Şah İkincisoy’u gördü ve ailenin diğer fertleriyle Çevik Kuvvet Şube Merkezinde yaklaşık yarım saat gözleri bağlı şekilde Mehmet Şah İkincisoy’un işkence çığlıklarını duydu. Garipşah İkincisoy da, polis merkezinde yüzleri duvara dönük halde beklerken omzunun üzerinden yanında duran Mehmet Şah İkincisoy’u gördü ve o da Çevik Merkez Şube Müdürlüğünde onun sesini işitti. Ayrıca gözaltına alınan diğer aile üyeleri nezarethane sorumlularından bir battaniye istediğinde, battaniye yerine Mehmet Şah İkincisoy’a ait olan deri ceket verildi.
Baba İkincisoy’un ifadesine göre serbest bırakıldığında, polis memurları kendisine, eğer birileri oğlu Mehmet Şah İkincisoy’u sorarsa, “Teröristlere katılmak üzere dağa kaçtığını,” söylemesini tembihledi. Baba İkincisoy, serbest bırakıldıktan sonra savcılığa oğlunun akıbetini sormaya gittiğinde, kendisine zaten Mehmet Şah İkincisoy’un hiç gözaltına alınmamış olduğu ve 25 Kasım 1993’te bir çatışmada hayatını kaybettiği söylendi ve Mardinkapı Mezarlığı’na götürüldü. Kendisine işaret konmamış iki mezar gösterildi ve bunlardan birinin Mehmet Şah İkincisoy’a ait olduğu söylendi. Baba İkincisoy’un mezarların açılarak ölüm şeklinin belirlenmesi ve teşhis için otopsi yapılması talebi de reddedildi.
- Konum
Enlem: 37.9249733
Boylam: 40.2109826
- Konum
- Şehir
- Diyarbakır
- Kaybedilme Tarihi
- 22 Kas 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- 23
- Mağdurla ilgili son durum
- Bedeni bulundu ancak belediye tarafından kimsesizler mezarlığına gömüldü
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- AİHM Kararı
- Sözleşme maddelerinin ihlal edildiği kararı
- İhlal Edildiğine Karar Verilen AİHS Maddeleri
- Madde (Eski) 25: Bireysel başvurular
- Madde 13: Etkili başvuru hakkı
- Madde 2: Yaşam hakkının esastan ihlali
- Madde 2: Yaşam hakkının usulden ihlali
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM’nin 27 Temmuz 2004 tarihli kararındaki ifadelere; 6 Aralık 1993’te, baba İkincisoy, Mehmet Şah İkincisoy eve dönmeyince, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısına oğlunun operasyonda yakalanıp gözaltına alındığını ve akıbetinden endişe duyduğunu belirten bir dilekçe verdi. Savcı kendisine bazı fotoğraflar gösterdi ve baba İkincisoy bu fotoğraflardan Mehmet Şah İkincisoy’un bedenini teşhis etti. Savcı kendisine, Mehmet Şah İkincisoy’un ikinci polis memurunun ateşinden sonra kaçtığını ve hiç gözaltına alınmadığını söyledi. Buna göre, Mehmet Şah İkincisoy 23 Kasım 1993 tarihinde bir polisin ölümü, diğerinin de yaralanmasına sebep olan olayın failleri olabilecek silahlı iki adamın On Gözlü Köprü yakınlarındaki bir kulübede gizlenmekte olduğunu bildiren kimliği meçhul bir telefon üzerine, 25 Kasım 1993 tarihinde, On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleştirilen bir operasyonda ölmüş ve bedeni gömülmüştü. Baba İkincisoy mezarlığa götürülerek, kendisine işaret konmamış iki mezar gösterildi; bunlardan birinin Mehmet Şah İkincisoy’a ait olduğu söylendi.
13 Aralık 1993’te, baba İkincisoy Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığından bir dilekçe ile oğlunun mezarının açılması için izin istedi. Talebi sözlü olarak reddedildi.
24 Kasım 1993’te gerçekleştiği iddia edilen çatışmada öldüğü belirtilen Mehmet Şah İkincisoy’un otopsi raporunda, sırtından, omzunun üst tarafından giren ve göğsünün alt tarafından çıkan bir mermiyle öldüğü tespit edildi. Ancak savcı, yoğun bir çatışmaya katılan bir kimsenin, kendisinden konum olarak yukarıda bulunan bir kişi tarafından ve sırtından nasıl vurulduğuna ilişkin daha fazla açıklama istemeye gerek görmedi. Bununla birlikte otopsi raporu, ateş eden kişinin ve kurbanın yaklaşık konumları, atış anında aralarındaki mesafe ve mermi giriş ve çıkış yaralarının büyüklüğü gibi bilgilerden yoksundu. Bunun üzerine, 13 Aralık 1993’te, baba İkincisoy Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığından bir dilekçe ile ölümünün gerçek sebeplerini öğrenmek üzere Mehmet Şah İkincisoy’un bedeni üzerinde ayrıntılı otopsi yapılmasını istedi. Kendisine, otopsi izni için mahkemeye başvurması gerektiği söylendi. Savcı, Mehmet Şah İkincisoy’un ölümüne neden olan şartların, olay raporunda bildirilenlerden farklı olabileceği ihtimalini dışladı. Aynı gün yakalanan aile fertlerinin veya çatışmaya katılan polis memurlarının ifadelerini almaksızın sadece 23 Kasım 1993 tarihli olay ve balistik raporlarını gerekçe göstererek, Mehmet Şah İkincisoy’un bahsedilen çatışmada öldüğü sonucuna vardı ve zorla kaybetme olayı ile ilgili soruşturma başlatmadı. Savcının, olay raporunda bildirilen olguları, olaydan sonra çekilen fotoğraflarla mukayese ettiğine ilişkin de hiçbir belge bulunamadı.
13 Aralık 1993’te, baba İkincisoy bir başka dilekçeyi de İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanına gönderdi ve oğlunun ölüm sebeplerinin araştırılmasını istedi. 21 Mart 1995’te, Bakan kendisine, Mehmet Şah’ın hiçbir zaman gözaltına alınmadığını bildiren bir cevap verdi.
19 Mayıs 1994’te baba ve amca İkincisoy, Mehmet Şah İkincisoy’un, davalı Hükümet’in sorumluluğunu gerektiren şartlarda öldürüldüğünü ileri sürerek Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na başvurdu.
Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışişleri Genel Müdürlüğü, 24 Mayıs 1995 tarihli yazısı ile baba İkincisoy’un Avrupa insan Hakları Komisyonu’na başvurusu konusunda ifadesinin alınması ve bazı belgeler üzerindeki birtakım imzaları doğrulatması için savcıya talimat verdi. Bunun üzerine baba İkincisoy, 6 Haziran 1995’te, Diyarbakır Savcısının bürosuna çağrıldı. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na yaptığı başvuru konusunda sorgulandı ve başvurusunu geri çekmek istediğini belirten bir ifadeyi imzalamaya zorlandı. Daha sonra baba İkincisoy, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesine gitti, olay hakkında bilgi verdi ve Komisyon üyelerinin karşısında, başvurusunu sürdürmek niyetinde olduğunu teyit etti.
27 Temmuz 2004’te AİHM, AİHS'nin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesinin, özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5/3., 5/4., 5/5. Maddelerinin ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini maddi ve manevi tazminata hükmetti.