Enver Tatu
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Meslek
- Çiftçi
- Olay Özeti
Cumartesi İnsanları’nın 3 Ekim 2015 tarihli basın açıklamasında ve 13 Ocak 2011 tarihli Birgün gazetesi haberinde yer alan bilgilere göre, korucu olmayı kabul etmeyen 61 yaşındaki Sadi Tatu, köyünde hayvancılıkla uğraşıyordu. 17 Ekim 1994 günü Muş'un Hasköy ve Bitlis'in Mutki ilçesi arasında bulunan Hasköy’e bağlı Ortaç (Zirkêt) köyüne bir kilometre uzaklıktaki Zirkêt yaylasına hayvanlarını otlatmak için götürdü. Öğlen saatlerinde hayvanları sağmak için 59 yaşındaki eşi Gülnaz Tatu ile kardeşi Halil Tatu’nun eşi Kadriye Tatu, Sadi Tatu’nun yanına gitti. Bir daha geri dönmediler.
Eve dönmeyen Sadi, Gülnaz ve Kadriye Tatu’yu aramaya başlayan ailesine Hasköy Jandarma Karakolu Komutanı N. isimli yüzbaşı tarafından “O bölgede günlerdir geniş çaplı bir operasyon yapılıyor. Biz gidemeyiz. Sakın siz de gitmeyin,” cevabı verildi.
Yetkililerin harekete geçmemesi üzerine Sadi ve Gülnaz Tatu’nun 26 yaşındaki oğlu Ferzende Tatu, Kadriye Tatu’nun eşi Halil ve oğlu Enver Tatu ile birlikte, Mutki ile Hasköy ilçesi arasında Zirket yaylasını içine alan Çilingis (Çiringêz) bölgesine yakınlarını bulma umuduyla gitti, ancak onlar da geri dönmedi. Geride kalan aile fertleri ve köyün muhtarı, ikinci kez Hasköy Jandarma Karakoluna gitti. Altı ferdi kaybedilen Tatu ailesi "Güvenliğimiz yok, o bölgeye gidemeyiz. Zaten geniş çaplı operasyon var o bölgede," denilerek köye geri gönderildi.
Tatu ailesinin kaybedilmesinin üçüncü gününde köye gelen Karakol Komutanı Yüzbaşı N., Tatu ailesinin geride kalanlarına "Başınız sağ olsun. Aileniz PKK tarafından Çilingis (Çiringêz) dağının orada öldürülmüş," diyerek köyden ayrıldı. “Öldürüldülerse gidip cenazelerimizi birlikte alalım,” talebi reddedilen Sadi Tatu’nun oğlu, karakoldan kovuldu.
Savcılığa başvurmak üzere Muş’a doğru yola çıkan Tatu, bindiği araçtan indirilerek gözaltına alındı, üç gün boyunca elleri ve gözleri bağlı şekilde gözaltında tutuldu. Üçüncü gün Tatu “Aklın başına geldi mi? Gelin korucu olun, bakın korucu olmazsanız ailenizin geri kalanı da öldürülür,” denilerek tehdit edildi. Jandarmanın aile üzerindeki baskısı bu gözaltıyla da sınırlı kalmadı ve ağırlaşarak devam etti. Aile bu süreçte zorla kaybedilen aile fertlerinden haber alabilmek için, Muş İl Jandarma Komutanlığı, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı, Muş İl Emniyet Müdürlüğü, Hasköy İlçe Karakolu, Hasköy Kaymakamlığı, Hasköy Emniyet Müdürlüğü, Bitlis İl Jandarma Komutanlığı, Mutki İlçe Emniyet Müdürlüğü, Mutki Jandarma Komutanlığı, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı, Bitlis ve Muş valiliklerine dilekçeler sundu. Ancak hiçbir kurum dilekçelerini işleme koymadı ve sözlü olarak aileye "Böyle bir olay yaşandığına dair elimizde bilgi yok," şeklinde cevaplar verildi.
Tatu ailesinin kayıplarının izini sürmesi engellendi. Devam eden baskılar nedeniyle aile önce Bursa’ya göç etmek zorunda kaldı, ardından da soyadını değiştirdi.
2000 yılında tekrar olayın araştırılması için başvuran aileye yetkili kurumlar tarafından “Böyle bir olayın yaşandığına dair ellerinde bilgi olmadığı,” yönünde cevap verilmesi üzerine aile 13 köy muhtarının resmi mercilere beyanda bulunmasını sağlayarak olayın kayıtlara geçmesi konusunda ikna etti. Sadi Tatu’nun oğlu, 13 köy muhtarını yanına alarak Muş Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu ve bunun üzerine olayla ilgili ilk defa resmi kayıt tutuldu. Köy muhtarları savcılıkta verdikleri ifadelerde, olayın yaşandığı dönemde ve askeri yetkililerle yaptıkları konuşmalarda askerin olayın yaşandığından haberdar olduklarını belirtti. Verilen beyanlarla birlikte Tatu, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna başvuruda bulundu. Ancak resmi olarak dosya açılmasına rağmen Muş Cumhuriyet Başsavcılığı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun olayı araştırmak için yazdığı müzekkerelere, Muş Valiliği, Bitlis Valiliği, Bitlis İl Jandarma Komutanlığı, Mutki İlçe Emniyet Müdürlüğü, Muş Emniyet Müdürlüğü, Hasköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Hasköy İlçe Jandarma Komutanlığı, “Olayla ilgili herhangi bir belge bulunamadı,” yanıtını verdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu yerel idari, mülki, askeri ve adli yetkililerden bilgi alamayınca, 22 Kasım 2004’te Jandarma Genel Komutanlığından konuyla ilgili bilgi istedi. Jandarma 27 Aralık 2004’te verdiği yanıtta, olayla ilgili bilgi ve belgenin bulunamadığını ancak olayla ilgili araştırmanın Muş Valiliği tarafından sürdürüldüğünü bildirdi. 27 Ocak 2005’te Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Muş Valiliğinin yaptığı araştırmayla ilgili bilgiler TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna aktarıldı. Aktarılan bilgilere göre zorla kaybedilen Tatu ailesinin fertleri PKK ile işbirliği içindeydi. Yine Muş Valiliği ve Jandarma Genel Komutanlığının verdiği bilgilere göre PKK ile işbirliği içinde olan Tatu ailesi fertleri yine PKK tarafından kaçırılmıştı. Son olarak da olayla ilgili kesin bilgi elde edilemediği, verilen bilgilerin teyite muhtaç olduğu belirtildi. Valilik olay hakkında bilgi bulunamadığını belirtmesinin yanı sıra 59 yaşında olan Gülnaz Tatu’nun, 61 yaşındaki Sadi Tatu’nun, 57 yaşındaki Kadriye Tatu ve 59 yaşındaki Halil Tatu’nun PKK örgütüne katıldığını iddia etti.
- Konum
Enlem: 38.408588
Boylam: 41.92232
- Konum
- Şehir
- Bitlis
- İlçe
- Mutki
- Kaybedilme Tarihi
- 17 Eki 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 30
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları