Nurettin Toluk
person- Image

- Sex
- Erkek
- Civil status
- Boşanmış
- Date body found
- 1 Ara 1995
- Occupation
- Bilinmiyor
- Event description
Nurettin Toluk’un ailesinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesine göre; 1995 yılı Mart ayında Nurettin Toluk’un oğlu, birlikte oturdukları İzmir Kadifekale’deki evlerinden çıkarak bir işlem için Güzelyalı Mahalle Muhtarlığına gitti. Burada mahalle muhtarıyla aralarında bir tartışma yaşandı. Tartışma sonrası muhtar polise haber verdi. Nurettin Toluk’un oğlu bunun üzerine polis gelmeden oradan ayrıldı. Eve geldiğinde babası Nurettin Toluk’a olayı anlattı ve polislerden çekindiğini belirterek birkaç gün arkadaşlarında kalacağını ve eve gelmeyeceğini söyleyerek evden ayrıldı.
Nurettin Toluk’un oğlu, evden ayrılmasından sonra 16 Mart 1995 tarihinde babasının polisler tarafından gözaltına alındığını duydu. Karakola gitmeye çekindiği için Kadifekale Polis Karakolunu 18 Mart 1995 tarihinde telefonla aradı ve babası hakkında bilgi almak istedi. Konuştuğu yetkili kişi “Gel, baban burada görürsün, babanı teslim almak istiyorsan karakola gel,” şeklinde karşılık verdi. Oğlu karakola gitmeye çekindi ve 15 gün olan gözaltı süresinin dolmasını bekledi. Ancak gözaltı süresi dolmasına rağmen babası Nurettin Toluk’tan haber alamadı. Bunun üzerine avukatı ile birlikte Gülyazı Polis Karakoluna başvurdu ve kendisiyle ilgili herhangi bir arama kararının olup olmadığını, babasının karakolda olup olmadığını sordu. Burada kendisinin aranmadığını, babasının da Kadifekale Polis Karakolunda olabileceği yanıtını aldı. Kadifekale Karakoluna gittiğinde ise ona babası Nurettin Toluk’un gözaltından serbest bırakıldığı, tedavi için hastaneye götürüldüğü söylendi. Nurettin Toluk’un oğlu daha sonra Kadifekale Polis Karokulunun evlerinde arama yaptığını, bazı özel eşyalar ile birlikte babasına ait nüfus cüzdanının da polisler tarafından alındığını öğrendi.
Oğlu, avukatıyla birlikte babasının oturdukları evden alınması işlemini gerçekleştiren polis memurları hakkında soruşturma açılması için suç duyurusunda bulundu. Yapılan girişimlerde Kadifekale Polis Karakolundan Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü, evinin bulunduğu sokakta aşırı alkollü şekilde yerde yattığı, başını yere çarpmış olduğu için tedavi amacıyla Yeşilyurt Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve bu konuda tutanak düzenlendiği öğrenildi. Oğlu ve avukatı tarafından sürdürülen araştırmada Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü Yeşilyurt Atatürk Devlet Hastanesi acil servisine getirildiği ve aynı gün tedavi sonrasında hastaneden ayrıldığı öğrenildi. Ancak kim ya da kimlerle nereye gittiğini öğrenmek mümkün olmadı. Olay 14 Nisan 1995 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde “Gözaltında Kayıp” şeklinde haber yapıldı. Avukatı kimliksiz bulunan ölülerin fotoğraflarından teşhiste bulunulması yoluyla bir sonuca ulaşmak için savcılıklara dilekçe verdi. Tüm hastanelerin kayıtları araştırıldı. İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi bir basın açıklaması yaparak olayı gündemde tutmaya çalıştı. Nurettin Toluk’un oğlu ayrıca 9 Mayıs 1995 tarihinde İzmir Tabipler Odası Yönetim Kuruluna başvurarak yardım talebinde bulundu.
Oğlunun ve avukatının ısrarlı çabası sonrası dokuz ayın sonunda Ege Üniversitesi morgunda yer alan kimsesiz bir kişinin kaydının Nurettin Toluk’a ait olabileceği belirlendi. Kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına gömülen kişinin gömülmeden önce morgda çekilen fotoğraflarından Nurettin Toluk olduğu 1995 yılı Aralık ayında anlaşıldı. Nurettin Toluk, kimliği belirsiz kişi olarak morga getirilmiş ve mutad sürenin sonunda gömülmüştü. Aynı zamanda Nurettin Toluk’un, bir tren kazası kurbanı olarak kayıtlara geçtiği, konuyla ilgili olarak tren makinisti hakkında dava açıldığı, bu kişinin meydana gelen kazada kusurunun olmadığı yönünde karar verilerek beraat ettiği öğrenildi.
Otopsi raporunda bedende çok sayıda darbe olduğu tespit edildiği belirtiliyordu. Ayrıca ölü muayenesi tutanağında ise polislerin Nurettin Toluk’u hastaneye elleri ve ayakları bağlı olarak naylon çuvalın içine sarılmış halde getirdiği, 18 Mart 1995 tarihinde öldüğü yazıyordu. Tüm bu alınan bilgilere göre, Nurettin Toluk, 16 Mart 1995 tarihinde Kadifekale Polis Karakolunda görevli polisler tarafından kendi kimliğiyle hastaneye getirilmiş, sonrasında buradan nasıl ve kim ya da kimlerle birlikte ayrıldığı tespit edilememiş, 17 Mart 1995 günü ise aynı hastaneye elleri ve ayakları bağlı, çuvala konulmuş halde getirilmiş, kayıtlara da kimliği belirsiz kişi olarak geçmişti. Bununla birlikte ölümüne sebep olduğu iddia edilen tren kazasından ve polisin olay yerine gelmesinden üç saat sonra hastaneye getirilmişti. Nurettin Toluk’un oğlunun yetkili kurumlara babasını bulmak için başvurması ile aynı zamanda, Nurettin Toluk hastane kayıtlarında kimliği belirsiz şahıs olarak geçmesine rağmen, iki olay arasında bağlantı kurulmamıştı. Ayrıca, Kadifekale Polis Karakolunda “Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü, evinin bulunduğu sokakta aşırı alkollü şekilde yerde yattığı, başını yere çarpmış olduğu için tedavi amacıyla Yeşilyurt Devlet Hastanesine kaldırıldığı,” yönünde tutanak tutulmuş olmasına karşın otopsi ve ölü muayene tutanaklarında herhangi bir alkol izine rastlanmadığı belirtilmişti.
- Geolocation
Enlem: 38.4144802
Boylam: 27.1441227
- Geolocation
- City
- İzmir
- District
- Konak
- Date of disappearance
- 16 Mar 1995
- Year of disappearance
- 1995
- Age at the time of disappearance
- 67
- Status of the victim
- Bedeni ailesi tarafından bulundu ve defnedildi
- Type of source material
- Adli tıp raporu
- İfade tutanağı
- Otopsi raporu
- Savcılık işlemleri ve kararları
- Savcılık müşteki ifade tutanağı
- Decision by the prosecution office
- Soruşturmada diğer nedenlerle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- Summary of the legal proceedings
Nurettin Toluk’un oğlu, avukatıyla birlikte babasının oturdukları evden alınması işlemini gerçekleştiren polis memurları hakkında soruşturma açılması için suç duyurusunda bulundu. Yapılan girişimlerde Kadifekale Polis Karakolundan Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü, evinin bulunduğu sokakta aşırı alkollü şekilde yerde yattığı, başını yere çarpmış olduğu için tedavi amacıyla Yeşilyurt Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve bu konuda tutanak düzenlendiği öğrenildi. Oğlu ve avukatı tarafından sürdürülen araştırmada Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü Yeşilyurt Atatürk Devlet Hastanesi acil servisine getirildiği ve aynı gün tedavi sonrasında hastaneden ayrıldığı öğrenildi.
Tüm hastanelerin kayıtları araştırıldı. İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi bir basın açıklaması yaparak olayı gündemde tutmaya çalıştı. Nurettin Toluk’un oğlu ayrıca 9 Mayıs 1995 tarihinde İzmir Tabipler Odası Yönetim Kuruluna başvurarak yardım talebinde bulundu.
Oğlunun ve avukatının ısrarlı çabası sonrası dokuz ayın sonunda Ege Üniversitesi morgunda yer alan kimsesiz bir kişinin kaydının Nurettin Toluk’a ait olduğu teşhis edildi. Otopsi raporunda bedende çok sayıda darbe olduğu tespit edildiği belirtiliyordu.
Kadifekale Polis Karakolunda “Nurettin Toluk’un 16 Mart 1995 günü, evinin bulunduğu sokakta aşırı alkollü şekilde yerde yattığı, başını yere çarpmış olduğu için tedavi amacıyla Yeşilyurt Devlet Hastanesine kaldırıldığı,” yönünde tutanak tutulmuş olmasına karşın otopsi ve ölü muayene tutanaklarında herhangi bir alkol izine rastlanmadığı belirtilmişti.
Söz konusu çelişkilerden hareketle Nurettin Toluk’un oğlu babasının kaybedilmesi ve ölümü ile ilgili olarak savcılığa başvurdu. Kadifekale Polis Karakolunda babasının gözaltına alındığı ve öldüğü tarihlerde görevli olan polis memurlarından şikâyetçi oldu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 1995/14032 Hazırlık No, 1996/7446 Karar No’lu kararında polis memurlarının olayda kusurlu olmadığını belirterek takipsizlik kararı verdi.