Halil Birlik
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- İş insanı
- Olay Özeti
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturmadaki beyanlar, çeşitli basın-yayın organlarında yer alan haberler ve Cumartesi İnsanları’nın basın açıklamalarındaki ifadelere göre, Silopi'de esnaf olarak çalışan Halil Birlik, 1996'da bir yandan Irak'la ticaret yapmaya da başladı. Bir süre sonra adının ölüm listesine alındığı dedikoduları ilçede yayılmaya başladı. Tanıdıkları dikkatli olmasını, hatta Silopi'den taşınmasını öğütlediler ama Halil Birlik başına bir şey gelmesi için bir sebep olmadığını söyleyerek ciddiye almadı.
7 Kasım 1996'da sabah 07.30 civarında eşinin kardeşi Mehmet Bilgeç ile birlikte bir taksiyle Irak'a gitmek üzere yola çıktı ve ikisinden de bir daha haber alınamadı. Evden ayrılmalarından yaklaşık iki saat sonra Mehmet Bilgeç'in evine gelen taksi şoförü Ö.Ö. Habur Sınır Kapısı’nda çıkış işlemlerini tamamladıktan sonra araçlarının bir ekip tarafından durdurulduğunu ve Halil Birlik ile Mehmet Bilgeç'in gözaltına alındığını, kendisinin ise serbest bırakıldığını anlattı.
Birlik ve Bilgeç aileleri Silopi Emniyet Müdürlüğüne ve Jandarma Komutanlığına başvurdu ancak ikisinden de “Bizde yok, Irak'a geçmiş görünüyorlar” cevabını aldılar. Daha sonra savcılığa yaptıkları başvurularda da hep Irak'ta oldukları cevabını aldılar.
Halil Birlik’in akrabalarının Silopi Cumhuriyet Savcılığına dilekçe ile başvurusu ve ifadelerinin alınmasının ardından ertesi gün olayların birebir tanığı şoförün ifadesi alındı. Bir hafta sonra savcı bu şoförü yanına alarak olay yerinde keşfe çıktı. Ancak şoför saat 23.00’e kadar güvenlik gerekçesiyle gözaltında tutuldu ve bu süreçten sonra ifadesini değiştirdi.
Keşiften bir hafta sonra başka nedenlerle Silopi’ye gelen İçişleri Bakanı Meral Akşener’e olay yakınları tarafından bir dosya ile iletildi. Akşener ilgileneceğini belirtti ve bir ay sonra savcılığa konunun araştırılması için kendisine verilen dosyayı gönderdi. Ancak ailelerin bu girişimlerinden de bir sonuç çıkmadı.
Aileler ilk birkaç gün içinde dönemin DYP'li Silopi Belediye Başkanı Neşet Öktem ve DYP'li Şırnak milletvekili Mehmet Tatar ile de görüştüler ancak ikisi de yapabilecekleri bir şeyleri olmadığını söyledi. Birkaç gün hiçbir haber alamayan aileler topluca Habur Sınır Kapısı’na yürüyüş yapmayı düşündüler ancak emniyet müdürlüğünden yapmamaları yönünde uyarı gelince vazgeçtiler.
Takip eden zamanlarda aileler kaybedilen Halil Birlik ve Mehmet Bilgeç'le ilgili bilgi edinebileceğini iddia eden bir sürü kişiye defalarca para ödedi ancak akıbetlerine ilişkin hiçbir bilgi edinemediler. Birlik ailesi Diyarbakır'da istihbarat teşkilatıyla çalıştığı bilinen Lami isimli birisine değişik zamanlarda 100 bin dolara yakın para ödedi ancak hiçbir bilgiye ulaşamadı.
1992-1995 arasında jandarma istihbarat, sonrasında da TSK bünyesinde çevirmen olarak görev yapan ve 2009'da Cihan Haber Ajansına gönderdiği bazı itirafları basına yansıyan Yıldırım Beğler, iki iş insanının adının infaz listesine o yıllarda özel kuvvetler bünyesindeki MAK (Muharebe Arama Kurtarma Birliği) Tabur Komutanı M.L.G. tarafından eklendiğini; iki iş adamının aracını Irak'a geçiş için kullanılan Hezil çayı üzerindeki 48. köprüde durdurarak kendi aracına aldığını, taksi şoförünü ise yeğenini şahsen tanıdığı ve haber elemanı olarak yararlandığı için serbest bıraktığını; iki iş insanını bölgede Yüzbaşı M. olarak bilinen M.L.G.'ye teslim ettiğini; sorgularının ardından infaz edildiklerini ve cenazelerinin Adanalı Astsubay A. ile Başçavuş Ş. tarafından 2. Bölük'ün alanı içinde kalan Ateşalan mevkiine gömüldüğünü anlattı.
Bu itiraflar avukatları harekete geçirdi. Şırnak Barosu, söz konusu yerin kazılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Baro Başkanı Nuşirevan Elçi ve kayıp yakınlarının avukatları başsavcılığa dilekçeyi birlikte sundu. Avukatlar, özel yetkili savcı nezaretinde Beğler'in ifadesinde geçen yerlerde kazı yapılmasını talep etti. Şırnak Savcılığı bir süre sonra adı geçen yerlerde bir keşif yaptı ve hazırladığı raporu kazı işlemlerinin yapılması için Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığına iletti. Ancak Şubat 2010'da yapılan kazılardan herhangi bir sonuç elde edilemedi.
- Konum
Enlem: 37.3055432
Boylam: 42.4983217
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Silopi
- Kaybedilme Tarihi
- 7 Kas 1996
- Yıl
- 1996
- Mağdurun Yaşı
- 57
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Daimi arama kararı ile zamanaşımı bürosuna tevdi edildi
- Hukuki Süreç Özeti
Mehmet Bilgeç'in yakınlarının 2 Şubat 2009'da Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifade sonrasında 2008/3151 soruşturma numarasıyla dosya açıldı. Çeşitli internet sitelerine yansıyan haberlere göre eski jandarma istihbarat çalışanı Yıldırım Beğler'in 2009'da bazı basın organlarında yayınlanan itiraflarından sonra Şırnak Barosu, itiraflarda adı geçen yerlerin kazılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Şırnak Savcılığı bir süre sonra adı geçen yerlerde bir keşif yaptı ve hazırladığı raporu kazı işlemlerinin yapılması için Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığına iletti. Ancak Şubat 2010'da yapılan kazılardan herhangi bir sonuç elde edilemedi.
Haziran 2023 yılında soruşturmanın güncel durumuna ilişkin yapılan sorgulamada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2009/2117 numaralı kazı yapılması amacıyla başlatılan dosyanın 20 Mart 2014 tarih ve 2014/1016 karar numarası ile yetkisizlik kararı verilerek Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/939 soruşturma numarası ile gönderildiği görüldü.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında Halil Birlik ve Mehmet Bilgeç’in isimlerinin geçtiği 2013/509 soruşturma numaralı dosyasının sorgusu sonucunda bu dosyanın 15 Şubat 2013 tarihli 2013/83 karar numarası ile kapatılarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2009/3584 esas numaralı dosya ile birleştirildiği görüldü.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki (TMK 10. Maddesi ile Görevli) 2009/3584 esas numaralı dosya 20 Mart 2014 tarihli 2014/10141 karar no ile yetkisizlik kararı verilerek Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/980 soruşturma numarası ile kaydedildi.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında 2014/939 dosyası incelendiğinde bu dosyada mevcut haliyle yalnızca Yusuf Kalenderoğlu, Mehmet Dansık ve Ahmet Dansık’ın olduğu görüldü. Bunun dışındaki kişilerin zorla kaybedilmesine ilişkin dosya 2014/980 dosyasında görülmektedir. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında 2014/939 numaralı dosyada daimi arama kararı alınmış ve dosya zamanaşımı bürosuna gönderilmiştir. 19 Haziran 2018’de Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı 23507909-0410-8514 sayı numaralı araştırma tutanağı ile daimi arama kararına istinaden yapılan incelemede BOTAŞ Askeri Tesisleri’nde JİTEM örgütünce öldürülen 57 kayıp ile ilgili faillerin tespit edilemediği, olayı aydınlatacak iz emare bulunamadığı, bulunursa bilgi verileceğini Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Her üç ayda bir bu cevaplar benzer şekilde verilmeye devam etmektedir. Bu daimi arama cevapları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 Nisan 2014 ve 2014/939 sayılı karara istinaden verilmektedir.
2014/980 soruşturma numaralı dosyayı incelemek için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan inceleme talebi savcılık tarafından kabul edilmesine rağmen, arşivde ve diğer alanlarda dosya bulunamadı. Bunun üzerine savcı ile görüşüldüğünde dosyada herhangi bir işlemin yapılmadığını, dosyada daimi arama kararı verildiğini ve dosyanın zamanaşımı süresinin dolması beklenerek zamanaşımı bürosuna tevdi edildiğini aktarmıştır.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan 2014/939 ve 2014/980 dosyalarının ikisi de zamanaşımı bürosuna tevdii edilmiştir ve dosyalarda daimi arama kararları mevcuttur. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.