İlyas Diril
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Çocuk
- Olay Özeti
AİHM’nin 19 Ekim 2006 tarihli kararında yer alan bilgilere göre; Zeki Diril ve kuzeni İlyas Diril 13 Mayıs 1994 tarihinde saat 16.00 civarında Uzungeçit Jandarması tarafından kimlik kontrolü sırasında yakalandı. Diril ailesi olayın meydana geldiği zamanda Şırnak ili Beytüşşebap ilçesinin Kovankaya köyünde yaşıyordu.
14 Mayıs 1994 tarihinde, Zeki Diril ve İlyas Diril, Uludere Jandarma Karakoluna nakledildiler. Uludere Jandarma Karakolunda hazırlanan ve komutan tarafından imzalanan iki adet tutanağa göre aynı gün Zeki Diril gözaltına alındı, İlyas Diril ise yaşından dolayı serbest bırakıldı. 1 Ağustos 1994 tarihinde, Zeki Diril’in babası, tutuklandıkları tarih olan 2 Mayıs 1994 tarihinden beri haber alamadığı oğlunun ve yeğeninin akıbetini Beytüşebap Savcılığına sordu. 5 Ağustos 1994 tarihinde, Zeki Diril’in babası Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlendi. Cumhuriyet savcısı yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı Uludere Cumhuriyet Başsavcılığına sevk etti.
6 Eylül 1994 tarihinde, Zeki Diril’in babası ve İlyas Diril’in babası oğullarının tutuklandıkları 2 Mayıs 1994 tarihinden beri onlardan haber alamadıklarını Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiler ve onları sağ bulacaklarına dair umutlarının kalmadığını söylediler. Oğullarının kişisel eşyalarının Uludere Jandarmasında bulunduğunu iddia ettiler ve onları geri almak istediler. 1 Kasım 1994 tarihinde, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı, Zeki Diril’in ve İlyas Diril’in babalarının ifadelerini aldı. Zeki Diril’in babası oğlunun, 6 Mayıs 1994 tarihinde Uzungeçit jandarmaları tarafından yakalandığını ifade etti. Oğlunun kaybolmasından sonra şahsen araştırmalar yaptığını açıkladı. Zeki Diril’in babası 20 Mayıs 1994 tarihinde Uludere Taburuna gitmiş ve köy korucularını sorgulamıştı; köy korucuları oğlunun ve yeğeninin Şırnak’a nakledildiğini söylemişlerdi. Ertesi gün karşılaştığı Şenoba Alay Komutanı da bu yönde bilgiler vermişti. Son olarak, bir köy korucusu, Zeki ve İlyas Diril’in 20 Haziran 1994 tarihinde, Şırnak’tan Uludere’ye nakledildiklerini belirtmişti.
İlyas’ın babası, köylülerin ve köy korucularının, oğlunun ve yeğeni Zeki Diril’in 2 Mayıs 1994 tarihinde Uzungeçit jandarmaları tarafından yakalandıklarını ve sırasıyla Uludere’ye, Şırnak’a ve yeniden Uludere’ye nakledildiklerini söylediklerini ifade etti. Burada sorgulanan köy korucuları, çocukların burada bulunmadıklarını ifade ettiler. 21 Kasım 1994 tarihi ile 8 Mart 1995 tarihi arasında, Uludere Cumhuriyet Savcısı, Zeki Diril’in babası tarafından 1 Kasım 1994 tarihinde verilen ifadede adı geçen kişilerin ifadelerini aldı. N.Y., Ş.B. ve K.B. Zeki Diril’in akıbeti hakkında, babasına hiçbir bilgi vermediklerini belirttiler. A.Y., Zeki Diril’in babasını görmediğini iddia etti. H.B. Zeki Diril’in babasına oğluyla ilgili bilgiler verdiğini kabul etmedi ve ona alay komutanına danışmasını salık verdiğini belirtti.
Y.B. ve oğlu, Zeki ve İlyas Diril’in yakalandıkları gün evlerinde yemek yediklerini, bu arada buluşmuş oldukları iki kuzenleriyle birlikte yola çıktıklarını, bu dördünün daha sonra yakalandıklarını ve Uzungeçit Jandarmasına götürüldüklerini, Zeki ve İlyas Diril’in Uludere Jandarmasına nakledildiklerini ve diğer ikisinin serbest bırakıldıklarını belirttiler. A.B., Zeki ve İlyas Diril’in şehre geldiklerinde valizlerini kendi dükkânına bıraktıklarını ve sonrasında Y.B.’ye gittiklerini açıkladılar. Kısa bir süre sonra, jandarmalar eşliğinde valizlerini almak üzere geri geldiklerini ifade ettiler.
1 Şubat 1995 tarihinde, olayların geçtiği dönemdeki Şenoba Alay Komutanı, Bilecik Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlendi. Komutan ifadesinde, 17 Mayıs 1995 tarihinde, Bilecik’teki yeni görevine başlamak üzere Şenoba’dan ayrıldığını ve kaybolma olayına ilişkin bir bilgisinin olmadığını belirtti. 28 Mayıs 1995 tarihinde, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcılığı, Zeki ve İlyas Diril’in yakınları olan ve onlarla birlikte yakalanan K.D. ve İ.D. hakkında ihzar müzekkeresi çıkarttı.
31 Ağustos 1995 tarihinde, İ.D., Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısına Zeki ve İlyas Diril’le aynı zamanda, bir gece boyunca Uzungeçit Jandarma Karakolunda tutulduğunu belirtti. K.D.’nin ifadesi, artık belirtilen adreste ikamet etmediğinden alınamadı. 16 Ekim 1995 tarihinde, Uzungeçit Jandarma Karakolu, Cumhuriyet Savcısını, Zeki ve İlyas Diril’in 11 Mayıs 1995 tarihinde, saat 19.00’da karakolda gözaltında tutulduklarına dair bilgilendirdi. Üzerlerinde bulunan paralar emanet alınmıştı ve serbest bırakıldıklarında kendilerine teslim edildi. Paranın teslimi ilgili kişilerin imzasıyla doğrulandı. 3 Aralık 1996 tarihinde, Uludere Cumhuriyet Savcısı, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcılığından kaybolan şahısların köylerinde araştırma başlatmasını ve yakınlarını sorgulamasını istedi. 3 Ocak 1997 tarihinde, Beytüşşebap Jandarması, savcılığa, belirtilen ve terör olayları nedeniyle boşaltılan söz konusu köylerde, kayıp kişilerin yakınlarının ikamet etmedikleri bilgisini verdi. 20 Mayıs 1997 tarihinde, Uludere Cumhuriyet Savcısı, K.D.’nin dinlenmesine ilişkin talebini Beytüşşebap Savcılığında yineledi ve Zeki ve İlyas Diril’in son olarak nerede ve hangi tarihte görüldüklerini belirlemek amacıyla araştırmaların yapılması emrini verdi.
22 Mayıs 1997 tarihinde, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı, Jandarma Karakoluna, 14 Mayıs 1994 tarihli ve 9 Ocak 1997 tarihli ifadeler arasında çelişkiler tespit ettiği yönünde bilgi verdi. Birinci ifadede 14 Mayıs 1994 tarihinde bir kimlik kontrolü sırasında Zeki Diril’in yakalandığı ve gözaltına alındığı belirtilmişken, ikinci ifadede Zeki Diril’in gözaltına alınmadığı ifade edildi. Uludere Cumhuriyet Savcısı, kontrol etmek amacıyla, gözaltı kayıtlarını istedi. Cumhuriyet Savcısı, ayrıca, Jandarma Karakolu tarafından sunulan ifadeden, Zeki ve İlyas Diril’in PKK örgütüne yardım ettikleri ve destek olduklarına ilişkin iddialardan dolayı 11 Mayıs 1994 tarihinde, saat 19.00’da yakalandıklarının ortaya çıktığını saptadı. Jandarmadan, aleyhlerine başlatılan olası cezai soruşturmalardan kendisini haberdar etmelerini istedi. Son olarak, gözaltında tutuldukları süre içerisinde yapılan nakillere ilişkin bilgiler istedi. 10 Haziran 1997 tarihinde, Beytüşşebap Jandarması, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcılığına, K.D.’nin ailesiyle birlikte yurtdışına göç ettiği bilgisini verdi. Bu bilgi 19 Haziran 1997 tarihinde Uludere Cumhuriyet Savcısına iletildi. 16 Temmuz 1997 tarihinde, Uludere Jandarması, Zeki ve İlyas Diril’le ilgili olarak gözaltı kayıtlarının dışında hiçbir belge bulunmadığını bildirdi.
5 Nisan 1998 tarihinde, Uzungeçit Jandarması tarafından hazırlanan tutanakta, yürüttükleri araştırmaların, cumhuriyet savcısı tarafından Zeki ve İlyas Diril’in akıbetine ilişkin istenen bilgileri elde etme olanağı sağlamadığı belirtildi. Uzungeçit Jandarması, ilgili kişiler hakkında bulunan tek belgenin, gözaltına alındıklarını belirten kayıt olduğunu ifade etti. 28 Temmuz 1998 tarihinde, cumhuriyet savcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden kaybolan şahısların özgürlük hakkına müdahale etmek suçundan, Uludere Jandarması aleyhine cezai soruşturma başlatma izni istedi, Zeki ve İlyas Diril’in 11 Mayıs 1994 tarihinde yakalandıklarını ve 14 Mayıs 1994 tarihinde Uludere Jandarmasına teslim edildiklerini belirtti. Karakol tutanağına göre gözaltına alınan Zeki Diril’den ve serbest bırakılan İlyas Diril’den o günden beri haber alınamadı. 27 Nisan 2000 tarihinde, Uludere Jandarma Komutanı olan B.S., Zeki ve İlyas Diril’in PKK mensubu olmaları iddiasıyla yakalandıklarını ifade etti. Komutana göre kısa süren bir sorgulama sonrasında, İlyas Diril serbest bırakıldı, Zeki Diril ise gözaltına alındı. Zeki Diril’in ifadesi alındıktan sonra aynı gece serbest bırakıldı.
11 Temmuz 2000 tarihinde, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı, Zeki Diril’in babası ve İlyas Diril’in babası aleyhine ihzar müzekkeresi verdi. Aynı gün, yetkili makamlar, söz konusu kişilerin köylerini terk ettiklerini, yurt dışına göç ettiklerini ve yeni adreslerini tespit etmenin mümkün olmadığını belirttiler. 12 Temmuz 2000 tarihinde, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, Uludere Jandarmasının gözaltı kayıtlarının bulunamadığı ve bu nedenle gözaltının hangi tarihte son bulduğunun tespit edilmesinin mümkün olmadığı yönünde Adalet Bakanlığına bilgi verdi. 27 Temmuz 2000 tarihinde, Adalet Bakanlığı, Zeki ve İlyas Diril’in kimlik kontrolü nedeniyle yakalandıklarını, İlyas Diril’in genç olması sebebiyle aynı gün, Zeki Diril’in ise kayıtlara geçmeden, kontroller sonrasında serbest bırakıldığını, bu amaçla tutanak tutulmamasının Jandarma Komutanına isnat edilemeyeceğini ve aleyhinde kovuşturma yapmaya gerek olmadığını kaydetti. 13 Eylül 2000 tarihinde, Adalet Bakanlığı, kararını Zeki Diril’in babasının avukatlarına bildirdi. Baba ve yakınları, R.D.’nin, Zeki ve İlyas Diril ile aynı yerlerde gözaltına alındığına ilişkin 23 Ağustos 2000 tarihli yazılı beyanını sundular.
27 Şubat 2001 tarihinde Zeki ve İlyas Diril’in yakınları AİHM’ye başvurdu. 19 Ekim 2006 tarihli kararında AİHM, Zeki ve İlyas Diril’in zorla kaybedilmesinden devletin sorumlu olduğuna hükmetti, zorla kaybedilmesi ile ilgili olarak etkili bir soruşturma yapılmadığı için sözleşmenin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesinin esastan ve usulden ihlal edildiğine karar verdi. AİHM ayrıca, Zeki ve İlyas Diril'in zorla kaybedilmesinin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. Maddesi ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. Maddesinin de ihlal edildiğine karar verdi.
- Konum
Enlem: 37.570015
Boylam: 43.163952
- Konum
- Şehir
- Şırnak
- İlçe
- Beytüşşebap
- Kaybedilme Tarihi
- 13 May 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 12
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- AİHM Kararı
- Sözleşme maddelerinin ihlal edildiği kararı
- İhlal Edildiğine Karar Verilen AİHS Maddeleri
- Madde 2: Yaşam hakkının esastan ihlali
- Madde 2: Yaşam hakkının usulden ihlali
- Madde 3: Kaybedilen kişi açısından işkence yasağının ihlali
- Madde 5: Özgürlük ve güvenlik hakkı
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM’nin 19 Ekim 2006 tarihli kararında yer alan bilgilere göre; 13 Mayıs 1994 tarihinde Şırnak ili Uludere ilçesine bağlı olan Uzungeçit Jandarması tarafından hazırlanan tutanakta, Zeki Diril ve kuzeni İlyas Diril’in, bu tarihte saat 16.00 civarında bir kimlik kontrolü sırasında yakalandıkları belirtildi. Diril ailesi olayın meydana geldiği zamanda Şırnak ili Beytüşşebap ilçesinin Kovankaya köyünde yaşıyordu. 1 Ağustos 1994 tarihinde, Zeki Diril’in, Beytüşebap Savcılığına tutuklandıkları tarih olan 2 Mayıs 1994 tarihinden beri haber alamadığı oğlunun ve yeğeninin akıbetini sordu.
5 Ağustos 1994 tarihinde baba, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlendi. Cumhuriyet savcısı yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı Uludere Cumhuriyet Savcılığına sevk etti. 1 Kasım 1994 tarihinde, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı, Zeki Diril’in babasının ve İlyas Diril’in babasının ifadelerini aldı. 28 Mayıs 1995 tarihinde, Beytüşşebap Cumhuriyet Savcılığı, Zeki ve İlyas Diril’in yakınları olan ve onlarla birlikte yakalanan K.D. ve İ.D. hakkında ihzar müzekkeresi çıkarttı. 31 Ağustos 1995 tarihinde, İ.D., Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısına Zeki ve İlyas Diril ile aynı zamanda, bir gece boyunca Uzungeçit Jandarma Karakolunda tutulduğunu belirtti. K.D.’nin ifadesi, artık belirtilen adreste ikamet etmediğinden alınamadı.
28 Temmuz 1998 tarihinde, cumhuriyet savcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden kaybolan şahısların özgürlük hakkına müdahale etmek suçundan, Uludere Jandarması aleyhine cezai soruşturma başlatma izni istedi. 27 Nisan 2000 tarihinde, Uludere Jandarma Komutanı olan B.S., Zeki ve İlyas Diril’in PKK mensubu olmaları iddiasıyla yakalandıklarını ifade etti. Komutana göre kısa süren bir sorgulama sonrasında, İlyas Diril serbest bırakıldı, Zeki Diril ise gözaltına alındı. Zeki Diril’in ifadesi alındıktan sonra aynı gece serbest bırakıldı.
12 Temmuz 2000 tarihinde, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, Uludere Jandarmasının gözaltı kayıtlarının bulunamadığı ve bu nedenle gözaltının hangi tarihte son bulduğunun tespit edilmesinin mümkün olmadığı yönünde Adalet Bakanlığına bilgi verdi. 27 Temmuz 2000 tarihinde, Adalet Bakanlığı, Zeki ve İlyas Diril’in kimlik kontrolü nedeniyle yakalandıklarını, İlyas Diril’in genç olması sebebiyle aynı gün, Zeki Diril’in ise kayıtlara geçmeden, kontroller sonrasında serbest bırakıldığını, bu amaçla tutanak tutulmamasının jandarma komutanına isnat edilemeyeceğini ve aleyhinde kovuşturma yapmaya gerek olmadığını kaydetti. 13 Eylül 2000 tarihinde, Adalet Bakanlığı, kararını Zeki Diril’in babasının avukatlarına bildirdi.
27 Şubat 2001 tarihinde Zeki ve İlyas Diril’in yakınları AİHM’ye başvurdu. 19 Ekim 2006 tarihli kararında AİHM, Zeki ve İlyas Diril’in zorla kaybedilmesinden devletin sorumlu olduğuna hükmetti, zorla kaybedilmesi ile ilgili olarak etkili bir soruşturma yapılmadığı için AİHS’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesinin esastan ve usulden ihlal edildiğine karar verdi. AİHM ayrıca, Zeki ve İlyas Diril’in zorla kaybedilmesinin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. Maddesi ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. Maddesinin de ihlal edildiğine karar verdi.