Kasım Alpsoy
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- İşçi
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 6
- Olay Özeti
Uluslararası Af Örgütünün 2014 tarihli raporuna ve Bianet ve Cumhuriyet gazetelerinde yer alan haberlere göre, Kasım Alpsoy 1964 yılında Mardin Midyat ilçesine bağlıKemê (Yeşilöz) köyünde doğdu. 1980 darbesinin ardından artan baskılar ve ekonomik nedenlerle 1980’li yılların sonunda ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etti. Evli ve dört çocuk babasıydı. Bayrampaşa’da bir deri fabrikasında ustabaşı olarak çalışıyordu. Çalıştığı yere bir gün polis baskın yaptı. Baskın sırasında polisin kendisiyle birlikte getirdiği iki itirafçı polise burada sakladıkları silahları gösterdi. Polis işyerinin sorumlusunun kim olduğunu sordu. Kasım Alpsoy da “Benim,” dedi. Bunun üzerine polisler onu alarak Gayrettepe’de bulunan polis karakoluna götürdü. Burada 15 gün gözaltında kaldı ve ağır işkenceler gördü. 15 günlük sorgu süreci sonunda Sabah gazetesi baş sayfasında yedi-sekiz kişiyle birlikte silahlar önlerine dizilmiş halde “PKK’nın vurucu timi yakalandı” şeklinde fotoğraf ve haberini yayınlandı. Ancak aynı gün savcılık tarafından serbest bırakıldı. Kasım Alpsoy gördüğü işkencelerden dolayı iki ay çalışamadı. İşkencede askıda bırakıldığından dolayı kollarını kullanamıyordu.
Aradan iki ay geçtikten sonra savcılık Kasım Alpsoy ile ilgili yeniden tutuklama kararı çıkarınca amcasının oğlu H.A.’ya “Aynı şeyleri yaşamak istemiyorum, buralardan gideceğim,” dedi. Ailesi İstanbul’da kaldı, o ise hem bir süre uzaklaşmak hem de çalışmak için Tunus’a gitti.
Evde olmadığı süre boyunca polis tarafından ailesinin yaşadığı eve sürekli baskınlar yapıldı. Polisler her ev baskınında onu sormaya, aile üyelerini zorlamaya devam etti. Evine yapılan bir baskında bir polis Kasım Alpsoy’un eşine “Bu adam ya dağa gitsin ya da nereye gidiyorsa gitsin, her taşın altından bu adam çıkıyor,” dedi. Türkçe bilmeyen ve polislere Kürtçe cevap veren eşi “Teröristçe konuşma,” denilerek azarladı.
1990-1991 yıllarında Kasım Alpsoy Tunus’tan döndü ve Adana’ya gitti. Burada bir ev tuttu ve birkaç ay içinde ailesini de yanına aldırdı. Kaldığı adresi güvenliği nedeniyle amcasının oğlu H.A. dışında kimseye söylemedi. Burada eskiden yaptığı dericilik işini devam ettirdi. Bir süre yine başkasının yanında çalıştıktan sonra evinin bir odasını atölyeye çevirerek bir makine aldı ve burada küçük oğluna da bu işi öğreterek birlikte birkaç yıl bu şekilde çalıştılar.
1994 yılının Mayıs ayında kuzeni H.A., eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte bir akraba ziyaretinden İstanbul/Kanarya'daki evine dönerken kimliklerini gösteren polisler tarafından eşinin yanından gözaltına alındı. Yaklaşık 20 gün sonra işkenceden tanınmaz hale gelmiş olan bedeni, ensesinden kurşunla vurulmuş bir halde Kırıkkale'de bir ormanlık alanda bulundu.
H.A.'nın gözaltına alınmasından birkaç gün sonra, 18 Mayıs 1994'te sabah saat beş civarında Kasım Alpsoy’un Adana’daki evinin kapısına vurulmaya başlandı. Kapıyı açmak için giden Kasım Alpsoy’un eşini iterek içeriye giren 30 kadar polis onu yatağının içinden kaldırdı ve hemen gözlerini bağlayıp ellerini arkasından kelepçeledi. Eşi onlara engel olmak isteyince içlerinden biri “Bir şey yok, karakola kadar götüreceğiz, bir ifadesi var, sonra bırakacağız,” dedi.
Kasım Alpsoy, Adana İstihbarat Dairesinde işkenceli sorguya tabi tutuldu. Gözaltına alındığı günün akşamı serbest bırakıldı ancak polisler kimliğini teslim etmedi, "Yarın gel, kimliğini al," dediler. Eve geldiğinde eşine kendisini sorgulayan polislerin İstanbul’da kendisini daha önce sorgulayan polisler olduğunu, içlerinden birinin kendisine “Ooo Kasım Bey, Adana’da baya kilo almışsın,” dediğini söyledi. Yine eşine bu polislerin kendisini askıda bırakıp gittiklerini, daha sonra odaya gelen başka bir komutanın orada bulunanlara “Bu kim, buraya kim getirdi,” diye sorduğunda “İstanbul’dakiler getirdi, sorgulayıp bırakıp gittiler,” dediğini, bunun üzerine komutanın onu askıdan indirdiğini ve “Buradan git ve bir daha gelme,” dediğini anlattı. Kasım Alpsoy bu komutana parasının ve kimliğinin kendisinden alındığını söyledi. O ise “Kimliğin bizde değil, yarın gel al,” dedi ve ona yol parası verdi.
Ertesi gün kimliğini almak üzere bir akrabasıyla beraber Adana İstihbarat Dairesine gitti. Akrabası tüm gün boyunca kapıda bekledi ama Kasım Alpsoy çıkmadı. Eve giderek eşine haber verdi. Bunun üzerine eşi ve 12 yaşındaki oğlu da gelip Kasım Alpsoy’u sordu. Ancak orada bulunanlar yakınının yanında içeri giren ve bir daha dışarı çıkmayan Kasım Alpsoy’un orada olmadığını, hiç gelmediğini iddia ederek oradan gitmelerini söyledi. Aile bunun üzerine İnsan Hakları Derneğinin (İHD) Adana’daki şubesine başvurarak durumu anlattı ve hukuki yardım talebinde bulundu. Eşi İHD tarafından hazırlanan bir şikayet dilekçesi ile savcılığa başvuruda bulunmaya gitti. Savcılıkta yaklaşık iki üç saat kapıda beklediğinden, hamile ve üzüntülü olduğundan ayakta duramayan eşi içeri girdiğinde savcının odasındaki koltuğa oturdu ve dilekçeyi uzattı. Savcı, “Kadın ne diye oturuyorsun karşımda, ayağa kalk hemen ve dışarı çık,” diyerek hazırlanan dilekçeyi onun yüzüne fırlattı. Aile tüm girişimlerine rağmen Kasım Alpsoy’dan bir daha haber alamadı.
Tüm yasal başvuruları sonuçsuz kaldı. Bir kişi Alpsoy ailesine Kasım Alpsoy'un işkencede öldüğünü ve Adana'daki Akkapı Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldüğünü söyledi ancak can güvenliğinden endişe ettiği için tanıklık yapmayı reddetti. Alpsoy ailesinin bu mezarın açılmasına yönelik talebi de reddedildi.
- Konum
Enlem: 36.9914194
Boylam: 35.3308285
- Konum
- Şehir
- Adana
- Kaybedilme Tarihi
- 18 May 1994
- Yıl
- 1994
- Mağdurun Yaşı
- 30
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İfade tutanağı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- Hukuki Süreç Özeti
Dava dosyasına göre, 2009 yılında İnsan Hakları Derneği, 10 ayrı kayıp yakını ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Hakkında başvuruda bulunulan kayıplardan biri Kasım Alpsoy'du. Kayıp yakınları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan 2008/209 esas numaralı, Ergenekon Davası olarak bilinen davada, açığa çıkan gerçekler ve yeni deliller ışığında zorla kaybetme dosyalarının yeniden açılarak bu dava ile birleştirilmesini talep ettiler. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2008/1756 soruşturma numarası ile yeni bir soruşturma başlattı. Savcılık soruşturmaların yeniden açılması için her kayıpla ilgili dilekçeyi olayın gerçekleştiği yer açısından yetkili savcılıklara gönderdi. Kasım Alpsoy'un zorla kaybedilmesi ile ilişkili olan dosya Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi ancak elimize ulaşan belgelerde soruşturmalara ilişkin daha güncel bir veri yok.