Ahmet Kalpar
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bekar
- Meslek
- Esnaf
- Olay Özeti
YAKAY-DER'in kayıtlarında ve İnsan Hakları Derneğinin 2011 yılında yayımladığı kayıplar talep dosyasında yer alan bilgilere göre; Siverek’te fırın işleten Ahmet Kalpar 28 yaşındaydı ve Demokrasi Partisi (DEP) Siverek İlçe Örgütü üyesiydi. 7 Aralık 1993 tarihinde, Ahmet Kalpar işyerine Renault marka bir araçla gelen üç kişi tarafından “S. Ağa seni çağırıyor,” diyerek götürüldü. Fırında çalışan tanıkların Ahmet Kalpar’ın kardeşine verdiği bilgiye göre gelenlerden biri B. aşireti korucularından biriydi, diğer iki kişiyi yüzleri sarılı olduğu için tanıyamamışlardı.
Başbakanlık Teftiş Kurulunca hazırlanan 13 Ağustos 1997 tarihli Susurluk Raporu’nda B. aşireti ve devlet yetkilileri arasındaki ilişkiler ağına dair bazı bilgiler yer alıyordu. Urfa’da gözaltında kaybedilen kişilerin sorumluları listesinin tamamında B. aşiretinin varlığına işaret edilmişti. Rapora göre 1993 Eylül’ünden itibaren güvenlik güçleri bölgede yaptığı operasyonların tamamını B. aşiretine devretmeye başladı ve operasyonları aşiret ileri gelenleri planlayıp uyguladı.
Ahmet Kalpar’ın kardeşi ertesi gün savcılığa giderek abisinin akıbetini öğrenmek üzere dilekçe vermek istedi ancak dilekçesi alınmadı. Emniyete yönlendirilen Kalpar’ın dilekçesi burada da alınmadı. Kalpar birkaç gün sonra Urfa merkeze giderek vali yardımcısı ile görüştü, vali yardımcısı da kendisini emniyete yönlendirdi. Emniyet Müdürlüğünde de dilekçesi alınmayan Kalpar’a “Ağabeyin bizde değil, dağa gitmiştir,” denildi. Kalpar itiraz edince gözaltına alındı. Hiçbir resmi makam dilekçesini işleme almayınca Kalpar, Siverek’e döndükten sonra başbakana, cumhurbaşkanına, içişleri bakanına ve TBMM’ye dilekçe yazdı. İçlerinden sadece Meclis Başkanlığından “Dilekçeniz araştırılmak üzere ilgili birimlere gönderilmiştir,” diyen bir cevap geldi. Yaklaşık 10 gün sonra Kalpar’ı bulan polisler “Sen bizi şikâyet etmişsin,” diyerek gözdağı vermeye çalıştı. Ahmet Kalpar’ın zorla kaybedilmesine ilişkin soruşturma açılmadı.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli bir kitap yayınlandı. Kitapta, Tuncay Güney’in 1990’lı yıllarda öldürülen birçok kişinin Silopi Botaş Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı yer alıyordu. Bunun üzerine Şırnak Barosu Başkanı, Silopi Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu ve bahsi geçen yerlerde kazı yapılmasını talep etti. Kazıların yapılacağı yönünde çıkan haberler üzerine 54 kişinin öldürüldüğü ya da zorla kaybedildiği iddiasıyla 57 kişi tarafından soruşturmaya dahil olma talebiyle başvuru yapıldı. Ahmet Kalpar’ın abisi de 30 Ocak 2009 tarihinde, Botaş Askeri Tesisleri’nde yapılacak kazılar ile elde edilecek bulgular üzerinde DNA incelemesi yapılması talebiyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı kanalı ile Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Adli Tıp Kurumundan gelen rapora göre kazı sonucunda elde edilen kemiklerin tamamı hayvanlara aitti.
- Konum
Enlem: 37.754104
Boylam: 39.317716
- Konum
- Şehir
- Şanlıurfa
- İlçe
- Siverek
- Kaybedilme Tarihi
- 7 Ara 1993
- Yıl
- 1993
- Mağdurun Yaşı
- 28
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Gazete veya internet haberi
- İfade tutanağı
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Bilinmiyor
- Hukuki Süreç Özeti
Ahmet Kalpar’ın yakınları 8 Aralık 1993 tarihinde Siverek Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Savcılık, herhangi bir işlem yapmaksızın aileyi Siverek Emniyet Müdürlüğüne gönderdi. Emniyet Müdürlüğü de dilekçelerini geri çevirdi. Bunun üzerine yakınları 9 Aralık 1993 tarihinde Urfa Valiliğine başvurdu; ancak yine Emniyet Müdürlüğüne gitmeleri söylendi. Emniyet Müdürlüğünde ise herhangi bir işlem yapılmadı.
2008 yılında gazeteci Faruk Arslan’ın kaleme aldığı ‘’Karakutu: Ergenekonun Karanlık İsmi Tuncay Güney’’ isimli bir kitap yayımlandı. Kitapta Tuncay Güney’in, 1990’lı yıllarda öldürülen birçok kişinin bedeninin asitle yakılarak Silopi Botaş Tesisleri’ne gömülmüş olduğu beyanı bulunmaktaydı. Bu beyanlar üzerine Şırnak Barosu 1 Aralık 2008 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Başvuru üzerine Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/3151 sayılı soruşturma başlatıldı. Kazıların yapılacağı yönünde çıkan haberler üzerine 54 kişinin öldürüldüğü ya da zorla kaybedildiği iddiasıyla 57 kişi tarafından soruşturmaya dahil olma talebiyle başvuru yapıldı. Ahmet Kalpar’ın abisi 30 Ocak 2009 tarihinde, Botaş Askeri Tesisleri’nde yapılacak kazılar ile elde edilecek bulgular üzerinde DNA incelemesi yapılması talebiyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı kanalı ile Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi sundu.
2009 yılında ise İnsan Hakları Derneği, 10 ayrı kayıp yakını ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu. Hakkında başvuruda bulunulan kayıplardan ikisi Hüseyin Taşkaya ve Ahmet Kalpar'dı. Kayıp yakınları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan 2008/209 esas numaralı, Ergenekon Davası olarak bilinen davada, açığa çıkan gerçekler ve yeni deliller ışığında zorla kaybetme dosyalarının yeniden açılarak bu dava ile birleştirilmesini talep ettiler. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2008/1756 soruşturma numarası ile yeni bir soruşturma başlattı. Savcılık soruşturmaların yeniden açılması için her kayıpla ilgili dilekçeyi olayın gerçekleştiği yer açısından yetkili savcılıklara gönderdi. Hüseyin Taşkaya ve Ahmet Kalpar'ın zorla kaybedilmesine ilişkin dosya Siverek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi ancak elimize ulaşan belgelerde soruşturmalara ilişkin daha güncel bir veri yok.
Haziran 2023 yılında yapılan incelemede hem Siverek’te açılan dosya bilgisi verilmiş hem de Ahmet Kalpar’ın kardeşinin, abisinin de Silopi Kazı Dosyasına dahil edilmesi için Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunulmuştur. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığında isim sorgusu yapılmış, ancak dosyası bulunamamıştır. Haziran 2023 itibariyle bilgiler günceldir.