Namık Erkek
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Bilinmiyor
- Meslek
- Seyyar satıcı
- Olay Özeti
AİHM'nin 13 Temmuz 2004 tarihinde verdiği karara göre, Mersin'de yaşayan ve pazarcılık yapan 1962 doğumlu Namık Erkek, PKK adına faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla 19 Aralık 1992 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından gözaltına alındı. Namık Erkek’in kardeşi, 28 Aralık 1992 tarihinde cumhuriyet savcılığına başvurarak Namık Erkek’in tutuklanmasının ardından kendisinden hiçbir haber alamadığını belirtti ve akıbeti hakkında bilgi almak istedi. Aynı gün polisler tarafından dinlenen kardeşi, Namık Erkek’in gözaltına alındığı gece saat 03.00 sıralarında bir yer gösterme sırasında firar ettiği cevabını aldı. Polislerin Namık Erkek'in gidebileceği yerleri öğrenmek istemesi üzerine kardeşi, onun gidebileceğini düşündüğü doğduğu köyde oturan bazı yakınlarının adreslerini verdi. Mersin Emniyet Müdürlüğü, 29 Aralık 1992 tarihli yazıyla Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden firarinin yakalanması amacıyla o bölgede bulunan jandarmayla işbirliği halinde araştırmalar yapılmasını istedi.
Namık Erkek’in kardeşi, 20 Kasım 1994 tarihinde cumhuriyet başsavcılığına başvurarak Namık Erkek’in gözaltına alınmasından sorumlu polisler hakkında şikayette bulundu ve emniyet müdürlüğünün kardeşinin kaçtığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, kardeşinin gözaltı sırasında maruz kaldığı işkencenin ardından öldüğünü düşündüğünü belirtti. Cumhuriyet savcısı, 29 Mart 1995 tarihinde olayla ilgili olarak emniyet müdürlüğüne soru yöneltti.
Emniyet müdürlüğü, 11 Nisan 1995 tarihinde cumhuriyet başsavcılığına Namık Erkek’in bir şantaj olayı çerçevesinde tutuklandığı, 1992 yılı 19 Aralık’ı 20'sine bağlayan gece firar ettiği ve firardan sorumlu 11 polis hakkında idari soruşturmanın yürütüldüğü yönünde bilgi verdi. Bu bilgilere, Mersin Polis Disiplin Kurulunun 27 Haziran 1993 tarihli dosya unsurlarının dava konusu polisler hakkında ceza kararının verilmesine neden olamayacağı kararının bir kopyası eklendi.
16 Şubat 1998 tarihinde cumhuriyet savcısı dosya unsurlarının Namık Erkek’in gözaltı sırasında öldürüldüğünü kanıtlamadığı gerekçesiyle soruşturmaya yer olmadığına karar verdi. İç hukuk yolları tükenince Erkek ailesi olayı AİHM'ye taşıdı. AİHM 13 Temmuz 2004'te verdiği kararla Namık Erkek’in akıbetine ilişkin yapılan soruşturma etkili olmadığı için AİHS’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesinin usulden ihlal edildiğine hükmetti.
- Konum
Enlem: 36.8121041
Boylam: 34.6414811
- Konum
- Şehir
- Mersin
- Kaybedilme Tarihi
- 19 Ara 1992
- Yıl
- 1992
- Mağdurun Yaşı
- 30
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- AİHM kararı
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları
- Soruşturma Sonucu
- Soruşturmada delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi
- AİHM Kararı
- Sözleşme maddelerinin ihlal edildiği kararı
- İhlal Edildiğine Karar Verilen AİHS Maddeleri
- Madde 2: Yaşam hakkının usulden ihlali
- Hukuki Süreç Özeti
AİHM'nin 13 Temmuz 2004 tarihinde verdiği karara göre Mersin'de yaşayan ve pazarcılık yapan 1962 doğumlu Namık Erkek, PKK adına faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla 19 Aralık 1992 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi görevlileri tarafından gözaltına alındı. Namık Erkek’in erkek kardeşi, 28 Aralık 1992 tarihinde cumhuriyet savcılığına başvurarak kardeşinin tutuklanmasının ardından kendisinden hiçbir haber alamadığını belirtti ve akıbeti hakkında bilgi almak istedi. Aynı gün polisler tarafından dinlenen kardeşi, Namık Erkek’in gözaltına alındığı gece saat 03.00 sıralarında bir yer gösterme sırasında firar ettiği cevabını aldı. Polislerin Namık Erkek'in gidebileceği yerleri öğrenmek istemesi üzerine kardeşi, onun gidebileceğini düşündüğü doğduğu köyde oturan bazı yakınlarının adreslerini verdi. Emniyet müdürlüğü, 29 Aralık 1992 tarihli yazıyla Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünden firarinin yakalanması amacıyla o bölgede bulunan jandarmayla işbirliği halinde araştırmalar yapılmasını istedi.
Namık Erkek’in kardeşi, 20 Kasım 1994 tarihinde cumhuriyet başsavcılığına başvurarak Namık Erkek’in gözaltına alınmasından sorumlu polisler hakkında şikayette bulundu ve emniyet müdürlüğünün kardeşinin kaçtığına dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, kardeşinin gözaltı sırasında maruz kaldığı işkencenin ardından öldüğünü düşündüğünü belirtti. Cumhuriyet savcısı, 29 Mart 1995 tarihinde olayla ilgili olarak emniyet müdürlüğüne soru yöneltti.
Emniyet Müdürlüğü, 11 Nisan 1995 tarihinde cumhuriyet başsavcılığına Namık Erkek’in bir şantaj olayı çerçevesinde tutuklandığı, 1992 yılı 19 Aralık’ı 20'sine bağlayan gece firar ettiği ve firardan sorumlu 11 polis hakkında idari soruşturmanın yürütüldüğü yönünde bilgi verdi. Bu bilgilere Mersin Polis Disiplin Kurulunun 27 Haziran 1993 tarihli dosya unsurlarının dava konusu polisler hakkında ceza kararının verilmesine neden olamayacağı kararının bir kopyası eklendi.
16 Şubat 1998 tarihinde cumhuriyet savcısı dosya unsurlarının Namık Erkek’in gözaltı sırasında öldürüldüğünü kanıtlamadığı gerekçesiyle soruşturmaya yer olmadığına karar verdi. İç hukuk yolları tükenince Erkek ailesi olayı AİHM'ye taşıdı. AİHM 13 Temmuz 2004'te verdiği kararla Namık Erkek’in akıbetine ilişkin yapılan soruşturma etkili olmadığı için AİHS’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. Maddesinin usulden ihlal edildiğine hükmetti.