Hüseyin Aydemir
Kişiler- Görsel

- Cinsiyet
- Erkek
- Medeni Durumu
- Evli
- Meslek
- Bilinmiyor
- Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişi Sayısı
- 7
- Olay Özeti
Fehmi Tosun Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Licok (Çavundur) köyünde doğdu. Ailesi ile birlikte köyde yaşıyordu. 1991 yılında köye yapılan baskında gözaltına alındı, yirmi bir gün gözaltında tutuldu, sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve cezaevine kondu. Üç yıl dokuz ay ceza aldı, üç yıla yakın da cezaevinde kaldı. Fehmi Tosun cezaevindeyken köyde yapılan ev baskınları nedeniyle Hanım Tosun çocuklarıyla birlikte 1993 yılında Diyarbakır'a göç etti. Niyetleri bir süre sonra köylerine geri dönmekti. Ancak tüm köylüler üzerindeki korucu olun baskılarına rağmen köydekiler silah almayı kabul etmedikleri için evleri yakıldı. Bunun üzerine köye dönme ihtimalleri kalmadı.
Fehmi Tosun cezaevinden çıktıktan sonra Diyarbakır'a gelmek istemedi. Önce Fehmi Tosun, ardından da Hanım Tosun ve çocukları İstanbul'a taşındı. Fehmi Tosun'un ailesinin yanına, Avcılar'a yerleştiler.
Hüseyin Aydemir ise 1961 yılında Lice’nin Tûtê (Yaprak) köyünde doğdu. İlkokul mezunuydu. Ailesi varlıklıydı, Hüseyin de köyünde hayvan ticaretiyle uğraşıyordu. Evli ve altı çocuk babasıydı. Köyünde yaşadığı süreçte sürekli baskı görüyordu. Köy çevresinde herhangi bir çatışma yaşanması durumunda askerler tarafından köye baskın yapılıyor ve her seferinde köylüler gözaltına alınarak günlerce işkencede tutuluyordu. Hüseyin asker baskıları nedeniyle uzun bir süre evine gelemedi. Onu bulamayan askerler çocuklarının ve eşinin yaşadığı eve baskın düzenliyor onu arıyorlardı. Hüseyin’in bu baskılardan kaçışı on yıl devam etti, kimi zaman ailesini dahi ziyaret edemeden göç ederek yaşadı. Ailesi de bu sürekli göç durumunun ortağıydı. Eşi onun arandığı dönemlerde baskıların en yoğunlaştığı kişi oldu. Baskına gelen askerler eşine Hüseyin’e iletmesi için “elimize geçersen seni panzerin arkasına bağlayacağız, sürükleyeceğiz, öldüreceğiz, paramparça edeceğiz, ölümün bizim elimizden olacak” yazan tehdit mektupları bırakıyordu. Hüseyin’ini bulamayan askerler evine yaptıkları bir baskın sırasında babasını gözaltına aldı. Yirmi gün boyunca ağır işkenceler gören babaya “oğluna söyle gelip teslim olsun” dendi ve gözaltı süresince ailesine gözaltında olmadığı söylendi. Hüseyin ve ailesi önce Diyarbakır'a ardından Bismil'e, baskılar yoğunlaşınca da Adana'ya göç etti. Ancak baskı burada da peşlerini bırakmadı; bu nedenle son olarak 1995 yılı ortalarında İstanbul’a göç ettiler.
Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir 19 Ekim 1995 tarihinde gözaltına alındı. Aynı gün saat 7 civarında Fehmi Tosun beyaz bir Renault arabayla evin önüne getirildi. Tam o sırada eve gelen kızı ve yeğeni, babasını getirdiklerini gören oğlu ve pencereden aşağı bakan eşi Hanım Tosun, Fehmi Tosun'u telsizli kimselerle apartmanın arkasındaki bahçeye girerken gördüler. Hanım Tosun'un da pencerede olduğunu anlayan Fehmi Tosun tam o arada kendisini yere atarak gözaltına alındığını bağırmaya başladı ve yardım istedi. Hanım Tosun aşağı inene kadar Fehmi Tosun'u getirdikleri arabaya bindirmişlerdi. Hanım Tosun arabanın arkasından koştu, yanındakilerden arabanın plakasını not etmelerini istedi. 19 Ekim 1995 tarihinde evinin önünden beyaz Renault marka arabaya bindirilerek zorla götürülen Fehmi Tosun'dan bir daha haber alınamadı.
Hanım Tosun hemen o gün Avcılar Polis Karakoluna başvurdu. Not edilen plaka numarasını da vererek şikayetçi oldu. Yine aynı gece Hüseyin Aydemir'in evine gitti, onun da eve dönmemiş olduğunu öğrendi. Ertesi gün Beşiktaş'ta Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına gidip şikayet dilekçesi verdi. Sonrasında İnsan Hakları Derneğine başvurdu. Eve döndüğünde Hanım Tosun evin darmadağınık olduğunu gördü. Kızı, Hanım Tosun evde yokken polislerin geldiğini, evi aradıklarını, iki fotoğraf alıp götürdüklerini ve Hanım Tosun'a da bir not bıraktıklarını söyledi. Notta, Gayrettepe'ye gelmesi yazıyordu. Hanım Tosun, eşinin kuzeni ile birlikte Gayrettepe'ye gitti, orada görüştüğü polis Hanım Tosun'a korkmamasını, bildiklerini anlatmasını söyledi. Okuma yazması olmadığı halde arabanın plakasını nasıl alabildiğini sordu. “Bildiklerini söyle yoksa yazıktır adam kaybolmasın” dedi. Hanım Tosun, memurun masasında üzerinde Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir'in fotoğraflarının olduğu bir dosya olduğunu gördü. O günden sonra Hanım Tosun savcılığa ve DGM'ye tekrar gitti. Üç gün sonra DGM'ye gittiğinde Hanım Tosun'a dilekçesini geri verdiler ve Avcılar nereye bağlıysa dilekçesini oraya vermesi gerektiğini söylediler. Önce Bakırköy Savcılığına gitti, ancak dilekçesi kabul edilmedi. Sonra Küçükçekmece Savcılığına şikayet dilekçesi verdi. Başvurusuna bir cevap alamayınca İHD'ye tekrar giderek avukat tuttu.
Birkaç ay sonra, Hanım Tosun evdeyken bir telefon geldi. Telefondaki ses ona önce bir süre beklemesini söyledi. Sonra da birkaç el silah sesi geldi. Sonra telefondaki ses ona “tamam kapatabilirsin” dedi. Hanım Tosun kimin aradığını, o silah sesinin ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemedi. Telefon tehditleri uzunca süre devam etti. Arayanlar küfür ederek kapatıyorlardı. Hanım Tosun bununla ilgili de şikâyet dilekçesi verdi ancak herhangi bir sonuç alamadı. Sonunda telefon hattını kapattırdı. Hanım Tosun ilk baştan itibaren Cumartesi Anneleri eylemlerine de katıldı. Bu eylemler nedeniyle çok kez gözaltına alındı. Küçükçekmece Savcısı tarafından bir soruşturma başlatıldı. Savcı Avcılar Karakolu polislerinden birçok defa yazılı olarak Fehmi Tosun'un kaçırılması ile ilgili bilgi istedi ancak yanıt alamayınca polisler hakkında görevi ihmal suçunu işledikleri için ceza davası açtı. Hanım Tosun, 4 Nisan 1997 tarihinde Küçükçekmece Emniyet Müdürlüğüne şikâyette bulunarak eşinin akıbeti hakkında bilgi istedi. Soruşturma halen sürüyor ve Fehmi Tosun'dan o günden beri haber alınamıyor. Hanım Tosun 8 Nisan 1996 tarihinde AİHM’ye başvurdu. Tarafların anlaşması üzerine AİHM 6 Kasım 2003 tarihinde dostane çözüm kararı verdi.
- Konum
Enlem: 40.980198400000006
Boylam: 28.720672099999998
- Konum
- Şehir
- İstanbul
- İlçe
- Avcılar
- Kaybedilme Tarihi
- 19 Eki 1995
- Yıl
- 1995
- Mağdurun Yaşı
- Yaş:34
- Mağdurla ilgili son durum
- Hâlâ kayıp
- Kaynak Materyalin Türü
- Kayıp yakınıyla görüşme (ses ve görüntü kaydı)