Cemal Akar
person- Image

- Sex
- Erkek
- Civil status
- Bilinmiyor
- Date body found
- 24 Şub 1993
- Occupation
- İnsan hakları savunucusu
- Event description
Cumhuriyet gazetesinin 15 Mart 1993 ve Radikal gazetesinin 25 Mayıs 2010 tarihli haberinde yer alan bilgilere göre; Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP) il sekreteri ve İnsan Hakları Derneğinin Erzincan ili yöneticisi olan Cemal Akar, 25 Ocak 1993 günü sivil plakalı araç kullanan kişiler tarafından kaçırıldı. Daha sonra bu kişilerden birinin Yeşil kod adlı M.Y. olduğu tespit edildi. 23 Şubat 1993 günü Erzincan-Dersim yolunda Nazımiye’ye bağlı Doğancık köyü Lüsör Komları yakınlarında işkence görmüş ve başından kurşunlanmış bedeni bulundu. Erzincan'dan kaçırılan Cemal Akar'ın bedeninin bulunduğu yere gidebilmesi (götürülebilmesi) için karayolu üzerindeki dört kontrol noktasından geçmesi (geçirilmesi) gerekiyordu.
Kaybolduğu süre içerisinde ailesi birçok kez Erzincan ve Tunceli Emniyet Müdürlüklerine başvuruda bulunarak durumu hakkında bilgi almak istedi ancak söz konusu kurumlar böyle bir kişinin kendileri tarafından gözaltına alınmadığını belirttiler.
24 Haziran 1993 günü, Özgür Gündem gazetesinde yayınlanan bir haberde, Nevşehir Cezaevinde tutuklu bulunan E.H.'nin gözaltında olduğu Şubat ayı içerisinde, Cemal Akar ile Tunceli ve Erzincan Emniyet Müdürlüklerinde yüzleştirildiği açıklanmaktaydı. Tutuklu E.H., ilk yüzleştirmenin Erzincan Emniyet Müdürlüğünde yapıldığını; daha sonra kendilerinin ağır işkencelere maruz bırakıldığını ve Cemal Akar'ın kendisine yöneltilen örgüt üyesi suçlamalarını sürekli reddettiğini; sorgulamanın bitmesinden sonra Tunceli Emniyet Müdürlüğüne birlikte götürüldüklerini; birkaç gün sonra oradan alınarak araziye çıkarıldıklarını; ve dönüşte sadece kendisinin araca bindirildiğini; Cemal Akar'ı ise o andan itibaren bir daha görmediğini ifade ediyordu. Özgür Gündem gazetesinde yayınlanan bu haberden yaklaşık beş ay sonra Tunceli Valiliği aynı gazetede E.H. isimli tanığın Cemal Akar’ın kaybolmasından önce gözaltına alınıp tutuklandığını, aynı tarihlerde sorgulanmalarının mümkün olmadığını, ayrıca Cemal Akar'ın Tunceli Emniyet Müdürlüğünce hiç gözaltına alınmadığını ifade eden bir tekzip yayınlayarak olayı yalanladı.
Akar ailesi 2006 yılında, 5233 sayılı yasa çerçevesinde “Zararlarının karşılanması” için Tunceli Valiliğine başvurdu. Valilik 3 Mayıs 2006’da verdiği yanıtta, Akar’ın ölümünün “Terör ve terörle mücadele ile ilgisi bulunmadığından” hareketle talebi geri çevirdi. Bu karar üzerine aile, avukatları aracılığıyla Malatya İdare Mahkemesine itirazda bulundu. Mahkeme, 4 Mart 2010’da karar verdi. Kararda, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na göre “Terör” kavramıyla kastedilenin şiddet kullanılarak devlet otoritesinin zaafa uğratılması olduğu belirtilerek, Akar cinayeti de bu kapsamda kabul edildi. Mahkeme kararında, “Buna göre, maktulün kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıp öldürülmesi olayında, faili belli olmasa da terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı, güvenlikten yoksun, şiddete dayalı bir ortam içerisinde meydana gelen bu faili meçhul cinayetin terör eylemleriyle ilgili olduğu kanaatine varıldığından, bu olay nedeniyle davacıların uğradıkların zararın 5233 sayılı yasa kapsamında karşılanmasına karar verildi,” diyordu. Bunun üzerine savcıları göreve çağıran aile avukatı, “Zamanaşımı için geriye az bir zaman kaldı, adaletin tecelli etmesi bakımından Malatya İdare Mahkemesinin kararı çok önemli. Bu, faili meçhul cinayetlerde devletin sorumluluğu bakımından değerli bir karar. Faili meçhul cinayetlerin çözülmesi gerekir, aydınlatılmadığı takdirde, cinayetlerin fail hanesine devletin yazılacağını biliyoruz,” dedi.
- City
- Erzincan
- Date of disappearance
- 25 Oca 1993
- Year of disappearance
- 1993
- Age at the time of disappearance
- 31
- Status of the victim
- Bedeni bulundu ve ailesine teslim edildi
- Type of source material
- Araştırma yazısı/kitabı
- Gazete veya internet haberi
- İnsan hakları örgütlerinin basın açıklamaları veya raporları